SSCB (Sovyet Rusya İmparatorluğu’nun) 1990’lı yılların başında yıkılması ile tek kutuplu hale gelen dünyada tek süper güç olarak kalan ABD’nin büyüsü, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de püskürtülen darbe girişimi ile açık ve net bir şekilde bozuldu. ABD, Türkiye’de gerekmesi halinde devreye sokmak üzere yedekte tuttuğu özel kuvvetlerini (paralel yapı), ABD’den bağımsız uluslar arası politika izleyen Cumhurbaşkanımız Sayın R.Tayyip ERDOĞAN’ı bertaraf etmek için 15 Temmuz gecesi harekete geçirdi. Büyük oyunu gören Türk halkı, birkaç saat içinde destan yazdı. Milletimiz; millet olmanın, ülkeye sahip çıkmanın, zorbaya karşı durmanın en güzel örneğini sergiledi.

Darbe girişimini önleyen faktörleri maddeler halinde zikredecek olursak şunları söyleyebiliriz:

1- Darbecilerin, TSK içinde bir cunta hareketi oluşu, cunta dışındaki subayların bu girişimi ihbar etmeleri, karşı koyup direnmeleri,

2- MİT’in, darbe girişimini haber alır almaz harekete geçmesi, Genel Kurmayı uyarması, bunun üzerine operasyon saatinin 03.30 yerine akşam 20.00’ye alınması,

3- Özel Harekat Kuvvetlerinin ve Emniyet güçlerinin canları pahasına direnişi ve karşı taarruzu,

4- Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın, hükümetin ve meclisin dik duruşu,

5- Tayyip Bey’in halkı sokağa çağırması üzerine halkın sokağa dökülmesi,

6- Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Bey’in camilerin açılması ve sala verilmesini emretmesi üzerine camilerden sala verilmesi ve olayın vahametinin halk tarafından daha iyi anlaşılmasının temin edilmesi,

7- Belediyelerin, iş makinalarını kışla çıkışlarına konuşlandırarak askeri araç çıkışlarını engellemeleri,

8- Halkın canı pahasına direnmesi, tankların önüne yatması, korkusuzca şahadete yürümesi,

9- Vali ve kaymakamların darbeye karşı duruşu ve imkanlarını darbeyi önlemek için seferber etmeleri,

10- Halkın iradesine ve liderine sahip çıkmasının ilahi bir mükafatı olarak Allah’ın, darbecilerin kalbine korku salması ve daha fazla tahribat yapmadan teslim olmaya başlamaları,

Darbe girişimi gayretullaha dokunmuştur. Allah, önce kullarının başına gelen bir musibete karşı duruşunu görmek ister. İnancımız o dur ki Allah o gece milletimizin kahramanca direnişinden razı olmuş, manevi desteği ile mukavemeti zaferle sonuçlandırmıştır.

Allah korusun darbe girişimi başarılı olsaydı neler olurdu?

1-Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hükümetin önde gelen bakanlarını ve vekillerini ortadan kaldırırlardı.

2-Abiler hükümeti kurulur, günlük işleri sevk ve idare etmeye çalışırlardı.

3-Tepeden tırnağa bütün yöneticiler değişir, paralel yapı içinde mensubiyeti ve sadakati tescilli abi ve ablalardan oluşan yeni bir yapı oluşturulur, paralel yapı, asıl devlet yapısı üzerine monte edilirdi.

4-Fetullah Gülen, halife sıfatı ile ABD’den gönderilir, havaalanında yüzbinlerce taraftar tarafından karşılanmak üzere hazırlık yapılırdı. Milyonlarca kişi de protesto için hava alanına yürür, karşı atışmalar çatışmaya dönüşür ve bu çatışma ülke sathına yayılırdı.

5-Sıkıyönetim komutanlıkları, kargaşayı önlemek için şiddete başvurur, onbinlerce insan şehit olurdu.

6-HDP, özerklik vaadi ile harekete geçirilir, alevi dedelerine yapılacak suikastlarla alevilerin de iç çatışmanın unsuru haline getirilmeye çalışılırdı.

7-Ekonomik kriz başlar, dolar 4.000, Euro 5.000 TL ye yükselir, borsa çöker, enflasyon % 100’ü geçerdi.

8-Hükümet, ekonomik krizi de bahane ederek kendi cemaatinden olmayan kamu personelini işten çıkarırdı.

9-Camilerde imamlar, ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durumu anlatarak, himmet parası toplamaya zorlanırdı, Cum vaaz ve hutbelerinde Gülen’in kitaplarından pasajlar okunması emredilirdi.

10- Darbeye karşı olan Ak Parti, MHP ve CHP’nin makul tabanı ile ekonomik krizden etkilenen milyonlarca vatandaş, halen uygulanan meydanlarda gece nöbetine katılanların bin katı ile meydanlara dolar, darbeciler bu duruma üç ay veya en fazla altı ay direndikten sonra hazinede kalan son külçeleri alarak asli vatanları Pensilvanya’ya kaçardı.

Allah korusun yukarı da saydığımız ya da göz ardı ettiğimiz bir çok menfi gelişmenin ardından ülkenin 14 Temmuz 2016’da bulunduğu seviyeye gelmesi ve kendini toparlaması için en az on yıl daha çaba sarf etmesi gerekirdi ve ülke en az on yıl geri giderdi.

ABD, peyk (uydu) devlet gibi gördüğü müttefiklerini kendi kontrolü altında tutabilmek için sürekli stratejiler geliştirir. Türkiye için de bunu yapmıştır ama çok şükür başarısız olmuştur. Türkiye’de 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin püskürtülmesi ile ABD’nin karizması fena halde çizilmiştir hatta ABD’nün küresel büyüsü bozulmuştur. İngiltere’nin AB’den ayrılması, AB büyüsünü bozmuştu, Türkiye’deki başarısız darbe girişimi de ABD büyüsünü bozdu. Kanaatimce ABD bundan böyle Türkiye’de darbe planlamaz ancak daha stratejik hedeflere operasyon düzenleterek kaos çıkarma ve ülkeyi sıkıntıya sokma hamlelerini deneyebilir.


“Su uyur düşman uyumaz.” Atasözüne göre ABD işini yapıyor, bunu anlarız da bizdeki haiz, işbirlikçi, gafil ve ahmaklara ne oluyor? Gülenistlerden oyunun büyük fotoğrafını göremeyenlerin inancına olay şudur:

F.Gülen, Peygamberimizle anlık iletişim halindedir. Her girişimini Hz. Peygamberin emri ile ya da ona danışarak yaptığı için yanılmaz ihtimali yoktur. Hz. Peygamber Gülen’e güya 15 Temmuz 2016 tarihi itibarı ile Türkiye’nin yönetimini size verdik, demesi üzerine Gülen kilit noktalardaki adamlarına “Pervaz olup kanatlanın” şeklinde bir parola göndermiştir. Bu parola, yönetime el koyun şeklinde algılanmış ve gereği yapılmaya çalışılmıştır.

Bazı tarikat muhitlerinde şehir efsanesi olarak anlatılır. 2001 yılında “kırklar” Mescid-i Nebevide toplanmışlar ve Türkiye lider olarak Tayyip Bey’i belirlemişler. O mezkur toplantıya katıldığı rivayet olunan akl-ı evvellerden biri birkaç ay evvel, “Biz mana aleminde Türkiye’nin yönetimini Ahmet Davutoğlu’na verdik, Tayyip Bey artık yasal sınırlarına çekilsin.” demişti. Bu nasıl bir yetkilendirme ise şu an hükümetin başında Sayın Binali Yıldırım, var. Bunların önde gelenine bu tezviratı duyduğumda şöyle dedim: Madem şeyhinizin nefesi bu kadar kuvvetli idi, 28 Şubat’ı neden engellemedi merhum Erbakan’a neden dua etmedi. Cevap, büyüklerin yaptığı işlerin hikmetinden süal olunmaz. Bu gibi tezviratlar, güzel dinimizin siyasi ve ticari emellere nasıl alet edilebildiğinin somut örnekleridir. Diğer kurumlara nispeten Diyanet Camiasında bu ve benzeri oluşumlar kendine fazla yer bulamazlar zira hocalardan oluşan Diyanet Camiası ekseriyetle hurafelere itibar etmez.

Bütün bu hain saldırıları bertaraf etmek için;

1-Diyanet olarak kitap ve sünnet ekseninde dinimizi iyi anlatmak ve yeni nesli daha bilinçli yetiştirmemiz,

2- Devlet ve millet el ele milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirerek sadece oyun bozan değil, yeni oyunlar kuran uluslar arası bir aktör olma yolundaki ilerleyişimizi sürdürmemiz gerekir.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sy 7 ay önce

15 temmuzda da goruldugu uzere kendilerinden olmayan herkesi gozunu kirpmadan oldururlerdi

Avatar
Ağasarlı 7 ay önce

Allah razı olsun hocam. Yalnız şunuda unutmamak gerekirki sıyonızmin bir planı açığa cikarsa anında başka planları devreye sokarlar. Müslümanlar olarak uyanık olmamız lazom

Avatar
Karalı 7 ay önce

Hocam tesbitleriniz çok doğru.duruşumuza bakarak Allah milletimize merhamet etti.reisimizin hukumetimizin halkımızın ve güvenlik güçlerimizin verdiği mücadele.tam istiklal ve istikbal mücadelesiydi.

Avatar
Recep Yüksel 7 ay önce

"Bütün bu hain saldırıları bertataf etmek için" başlığı altında yeni bir yazıdaha yazmalısınız.Bu saatten sonra bu na tüm tarikat ve cemaatler açıkca kafa yormalı. **Devlet tarikat ve cemaat ilişkisi nasıl olacak sınırı nedir?
**Bir tarikata ve cemaate mensub bir devlet memuru bu görevindeki emir komuta durumu ne olmalı
**Tarikat ve cemaatlerdeki teslimiyet sınırları ne olmalı"cahilin teslimiyeti kolay seyrüsülüğü zor,alimin yrslimiyeti zor seyrüsülüğü kolay olurmuş" bu vesile
**Diyanet işleri başkanlığı çalışma esasları arasına bu nu alıp ayrı bir iştişare meçlisi kurup hükümetle tarikat ve cemaatler arasında aracı olabilirmi.

Avatar
ali 7 ay önce

türkiyenin israil ve suriye politikası değişir. türkiye israile peşkeş çekilirdi

Avatar
Tahmici 7 ay önce

Esas mesele Ermenistan a vilayet olur bakanların yarışı ermeni Yahudi Hristiyan olurdu katliam cinayet failimechuler yıllarca devam ederdi

Avatar
yorgun 7 ay önce

Hepsi cehennemin dibine gitsin ,lakin bu ne arkadaş felaket tellahligi yapmaya ne gerek var herkes her şeyi biliyor,Bu Aziz millet Allahın izniyle her zaman galip gelecektir doğru güzel şeyler yazın boş sözlerle haber yapmayın.Allaha çok şükür,Sayin Recep Tayyip Erdoğan'a ve Milletime çok Teşekkür ederim (La tahzen innAllahe meanâ)

Avatar
Efe 7 ay önce

rabbim bu millete devlete zeval vermesin. fetocuları, pkk lıları ve dahi bütün örgütleri ve sahiplerini kahru perişan etsin...kurdukları tuzakları başlarına geçirsin.
rabbim bu millete ve devletimize alemi islamı yeniden toparlamayı ve tek çatı altında birleştirmeyi nasip eylesin. bilhassa feto gibi sahtekar alimlerden de dinimizi ve müminleri hıfz-ı emin eylesin...

banner205