Baba-ı Ali baskınını bilir misiniz, 31 Martları?..Abdülhamit’i indirenleri, Abdülaziz'in bileklerini kesenleri, Jön Türkleri… Koskoca Osmanlıyı yiyip bitirip kuşa çeviren, fedai gözüken hainleri… FETÖ onların devamıdır, FETÖ’yü kazın altından tarihin bütün kirli sayfalarına ulaşırsınız. 

Amcası Abdulaziz öldürüldüğünde yerine geçirilen V. Murat’ın “Benide öldürürler mi acaba” diyerek korka korka iyice psikolojisi bozulmuştu. Abadülaziz’i öldürmüşlerdi V.Murat da delirmişti, şimdi devletin başına kim getirilecekti? Hanedanda biri vardı ama İTTİHATÇILARIN istemediği bir isimdi, çok akıllı ve dindar, tasavvufla uğraşan biri, kukla yapılması zor olan biri, Abdulhamit! Ama başka çareleri yoktu, sonunda  Mithat Paşa Abdülhamit’le anlaşarak onu tahta oturttu, anlaşma şartları şuydu: İttihatçıların istediği gibi bir meşrutiyet ilan edilecek hatta layihasını bile Mithat Paşa hazırlayacaktı. Bunun akabinde, Sait Halim Paşa başta olmak üzere meşveret gurubuda bir layiha hazırladı, hasılı meşrutiyetin ilanını emreden Mithat Paşanın, İngiliz Fransız ağbileri İstanbul anlaşmasının yapıldığı anda meşrutiyetin ilanına atılan top sesleri ile bizzat şahit oldular. 1856 Islahatları ile öncedenzorla  içimize giren bu kirli eller, şimdi biraz daha rahat hareket edecekti, ama bekledikleri gibi olmadı. Abdulhamit Hamidiye Alayları kuruyor, Hafiye Teşkilatı kuruyor onların istediklerini yapmıyordu. (Gülen’nin istediklerini yapmayan Erdoğan gibi) İttihatçıların istediklerini yapmayan, kendi elleri ile getirdikleri Abdülhamit bütün oyunları bozuyordu, onlarda Abdülhamit’i hâl etme çabası içine girmişlerdi. 

Abdulhamit’i diktatör ilan ederek halkın kinini kazanmayı onu alt etmeyi denediler. Abdulhamti'e karşı bütün düşmanları birleşmişlerdi, Mizancı Murat gibi dindar olanı da , Paris'in güdümündeki İslam düşmanı Ahrarcılar da… O Koca Sultanın öyle aleyhtarlığını yaptılar ki hatta bizim sevdiğimiz bazı isimler de bilmeden işin içine dahil olmuştu.
Tehditler, arabasına bomba yerleştirmeler… Abdülhamit baskılar yüzünden herşeyi sıkı denetime almıştı, amcası öldürülmüştü, devlet tehdit altındaydı, ona dikatatör diyerek bütün düşmanları birleşmişlerdi. Aslında diktatörlüğü değildi mesele, mesele Abdulhamit'in kendilerinin istediklerini yapmamasıydı… 31 Mart Vakası, Bab-ı Ali Baskını, derken Abdülhamit’i indirdiler. Onu hal eden( darbe ile düşüren) İngiltere Fransa’nın piyonları olan İttihatçılar, devleti yönetmek şöyle dursun felaketten felakete sürüklediler. İttihatçılaryüzünden  bir milyon metrekare toprağımızı kaybettik, bir milyondan fazla insanımızı şehit verdik. 32 devletbizden  koptu şu kadarcık vatan toprağı kaldı elimizde. 

Tarih tekerrür etti, şimdi Sevr'i, Paris Anlaşmasını, Berlin Anlaşmasını, Skyes-Picok’u hortlatmak isteyen dışarıdaki düşmanlar ve onun maşası Gülen, önce Mithat Paşa'nın Abdulhamitle anlaşması gibi Erdoğanla anlaştı ama aynı Abdulhamit gibi Erdoğan'da onların istediklerini yapmadı, ipleri eline aldı, o zaman "boyun eğmiyorsan yok ol" dediler ve kendileri ile anlaşmaya sadık kalan Gülen’i “kainatın imamı yapılacak”, taahhütü ile cemaati sahaya sürdüler. Çünkü, Ekonomik kriz emperyal güçleri sarsmıştı ve yeni sömürü topraklar gerekiyordu, birde en büyük korkuları , Orta Asya'dan Hintistan'a kadar uzanan sömürge toprakları olan  Müslümanlar birleşirse bütün sömürü toprakları kaybolurdu, ya birde halifelik hortlarsa! Erdoğan haddini aşıyordu Somali’ye hatta Arakan'a kadar Müslümanların yanında olduğunu vurguluyor, yardımlar yapıyordu. Hele hele onların kutsal toprakları Filistin’e  uzanıyorduSalahaddinEyyübiyi hatırlatıyordu. Onu alt etmek için her zamanki taktiklerini uyguladılar. 

Bu emperyalist ülkelerin taktiği her zaman şuydu: Sömürmek istedikleri ülkede önce kargaşa çıkartırır, birbirine kırdır ardından kolayca igal eder. İşgal ettikleri, sömürdükleri ülkelere kendi ülkelerinden kendi halklarını yeni topraklara  taşıyamıyorsa o toprakları yönetip kaynaklarını gelirlerini kendilerine aktaracak yöneticiler, başkanlar şahlar, atarlardı. Kendi taraftarı olan yöneticileri çeşitli vaatlerle satın alırlardı. Yani işgal edilen ülkenin halkından ama kendilerinin kuklası olan devlet adamları bulup yönetimi ona devredeler, ülkenin bütün gelirlerini sömürürlerdi. O kukla devlet adamı konu mankeni gibi ülkeyi kendi yönetiyor gözükür ama halkın emeğini büyük güçlere yem ederdi. Örneğin Rusya  Kırımı savaş alanında alamıyordu kirli oyunlarla almaya çalışıyordu, Şahin Giray’ı Osmanlıya ihanet etmesi için teşvik ediyorlardı. Ve Kırım’ı aldılar Şahin Girayı atadılar o gün bu gün Kırım Türkleri için kan durmadı.
 

Son ikiyüz yıldır benim ülkemde de satılık öyle devlet adamları vardı, danışıklı döğüş yapar göz boyarlardı. Hülasa, uzun zamandır Türkiye’yi de onların istedikleri kuklalar yönetiyordu. Islahatlarla eline silah verip nazır yaptığımız paşaların halefleri vardı. Ülkemin kendi halkını aşağılayan, dinini yasak eden devlet ricali vardı. Ama bir Erdoğan çıktı… Bu efe adamı  yok edip yine satılık devlet ricalinden birilerini bulmaları gerekiyordu, zira Erdoğan’ı satın alamıyorlar kandıramıyorlardı.  Erdoğan, Suriye’ye kadar elini uzatıyor, yıllardır hakları olmadan aldıkları pişmiş petrol aşlarına su katıyordu. Fethullah Gülen yıllardır emperyalist ülkelerle teşriki mesai yapıyordu tam istedikleri kıvama da her yöne kıvrılan biriydi, aynı şerif Hüseyin gibi onlar için biçilmiş kaftandı, böylece Müslümanları yumuşak karınlarından, yani İslam ile vuracaklardı, en zor zaman için sakladıkları bu piyonlarını sahaya sürdüler.

Dışarıda bunlar olurken, ülke içinde  de “DERİN DEVLET” kavramı vardı, o daha vahimdi, hafiyecilik oynayanlar kendi halkını fişleyip dışarıdaki ahbaplarına çavuşluk yaparlardı. Terfii için onlardan icazet alır “kim ülkesini daha çok satabiliyor” oyunu oynarlardı. 

Çünkü Soğuk savaş dönemi bitmemişti,  yani Rusya-Amerika çatışması Türkiye üzerinde de bitmedi. 12 Eylül darbesi NEO-CONLARIN ama 67 darbesi Rusya’nındı. YILLARCA NAMAZ KILANLARIN ATILDIĞI TÜRK ORDUSU BAŞKALARINA EMANETTİ. 

Bediüzzaman’adayanan Teşkilat-ı Mahsusa gibi mazileri vardı ama Türkiye’de nefes almak zor olunca kendilerini ülke dışına attılar. Nasılki şehzadeler düşmanlara sığındığında düşmen ülkeler bunu silah olarak kullanırlardı,  batının tıynetinde akreplik vardı.Cem sultanı kullanmaya çalışan papalar gibi cemaati kullanmaya başladılar. Cem sultan başını vermiş ülkesini vermemişti ama Gülen ülkesini çoktan gözden çıkarmıştı. Bir kılıf bulmalıydılar. Güya  dinsiz ateist güruha karşı semavi dinler birleşecekti, aslında bu üstü örtülü , “Bahai” inancının Müslüman ayağını oluşturma gayesi idi. Çünkü onlarda biliyorlardı ki, insanların elinden din zorla alınamaz ama kendi oluşturdukları kendi güdümlerindeki, cihat feth, ruhtan azade bir dinin ve müslümanın onlara zararı olmazdı. Sadece namaz kılan, oruç tutan, fetih demeyen ülke ekonomisi nedir bilmeyen  bir Müslüman’nın bir rahipden ne farkı olabilirdi. Böylece İslamsız islam ürettiler, aynı kendi istedikleri İslam'ı öğretmek  için EL EZHER'İ kuranlar gibi…Allah tuzaklarını başlarına geçirmiş El-Ezher’den büyük islamalimleri yetişmeye başlamıştı. Türkiye’de ise FETÖ laik insanlara kendi istedikleri İslamsız İslam'ı öğretmek için kurulmuş otuz yıllık projeydi… 

Yani, insanları aç bırakıp sonra kendileri fırın açtılar, yani İslamı yasaklayıp kendi istedikleri İslam'ı öğretmeye kalktılar. FETÖ İslam’ın gaza ruhunu öldürdü, sonra Müslümanlar, Yahudi ve Hristiyanları (düşmanlarını) sevmeye,  kendi Müslüman kardeşlerini eleştirmeye başladı. BU TANKLA VERDİKLERİ ZARARDAN BETERDİ. 

Yahudi Hristiyan’a "ehli kitap kardeşlerimiz" diyorlardı, halbuki Kuran-ı kerim onlara" kafir" diyor, ayetler boyu onların düşmanlıkları hakkında bizi uyarıyordu ama FETÖ ve avenesi KARBONARİLER gibi davranıyorlardı, böylece asıl zararı İslam'a veriyorlardı. 

Taaa ki hakan fidan gibi fidanlar boy veren kadar… 
Taa ki “Dünya beşten büyüktür” diyen biri gelene kadar. 

EVET, hangi Müslüman ülke biraz gelişip kalkınsa, biraz palazlansa, tüyünü yolmak için illa bir akbaba gönderiyorlar, akbabaların ayağına tuzağın ipini geçiriyorlar , akbaba avına konunca ipi çekiyorlar hem akbabayı hem avını aynı hamle ile bitiriyorlar.Bu seferde aynı taktiği uyguladılar. 

Ah edişimiz kökümüzü kesen baltanın ağacının da bizden olması. Aslında akbabayla mücadele ederken o ipi tutanlarla mücadele edilmeli yoksa ne akbaba biter ne av olmak sona erer.
 
DARBE BAŞARILI olsaydı, Erdoğan sokaklarda rezil edilecek,"Para çaldı" diyerek aşağılanacak, iki saatte onlarca kişi öldü o zaman binlercesi ölecek, Fetö Humeyni gibi coşkuyla karşılanacak, Musul petrollerinden elimiz ayağımız çekilecek, Suriye’den elimiz ayağımız çekilecek, Filistin’de İsrail toprağı iyice genişletilecek, değil başörtüsü,“dini/İslami”hiçbirşey serbest olamayacak, yalancı kof insanları rüyalarla ağlatan, fetih ruhu olmayan düşmanın çizmesinin altında namaz kılan yumuşak Müslümanlar türeyecek, zillet tasması boynumuza şeref madalyası diyerek geçirilecek, Kuran'nın ayetleri tartışmaya açılacak, Amerikalı dostlarımız her şehire bir üst kuracak, Rusya buna razı olmaycak (Rusya onlardan da tehlikelidir) bende payımız isterim diyecek kalan şu bir avuç toprağımızda bölünecek, önce bir Kürdistan diyerek aslında büyük Ermenistan kurulacak. Aklı başında Müslümanlar ya ölecek ya hapislerde çürüyecekti. Tehlike geçti mi?Geçer mi, hak batıl kavgası dar-ı imtihan dünyasında hiç biter mi tehlikenin adı FETÖ, PKK, ASALA, fark etmez isimler değişir aktörler değişir ama bu kavga bitmez, tehlikeler geçmez.

Ey REİS, sana Suriyeli yetimlerin duası kalkan oldu, Afganistan’daki aç insanların duası kalkan oldu…EyEbu’l Müminin! Milli Eğitim Okullarına koyduğun Kuran-ı Kerim sesleri kalkan oldu, Filistin'e sahip çıktığın için melekler kalkan oldu, kaç darbe görmüş sindirilmiş şu masum Türkiye halkı senin yüreğindeki kuvveti görüp kalkan oldu ….

Yürü sen Fatih gibi İstanbul’u feth ettin, yürü sen ne oyunda oldun ne oynaştasın , şahidiz sen Fatih olma yolundasın
Ey koca hakan, Ey Abdülhamit Han, 
Yarım kalan hayallerini tamamlamaya geldi torunun Erdoğan,
Kuzgunlar kurtlar pusuda yine,
İnlerinden meydana indiler de,
Kalk mezarından kalk! 
Erdoğan’a söylenenleri bir dinle!
Oynan oyunlar, tuzaklar, 
Sana yapılan hileleri çoktan geçti bile…
Müslüman kanı içen zağarlar,
Önce öldürüp sonra ölene ağlarlar.
Katile Müslüman kıyafeti giydirdi,
Senin düşmanların bu kadar sinsi değildi
Hat belli, safha belliydi
Şimdi kanlı katiller mazlum hırkası giydi
Bizden gözükerek aramıza girdi
“Müslümanım” dedi namaza durdu,
“Himmet” dedi cebimizi soydu
Söyle Ey Koca sultan! Söyle Ey Aziz Hakan!
Kim bunlar? 
Ağızları kan dolu, ülkemi düşmana satan
Yem yiyip kan kusan
Adını sorsan Ahmet Mehmet güya Müslüman!
32 devleti kopardılar da bizden
Elimizde kaldı şu kadarcık kutsal vatan
Yutacaklar yine bir oldu Yılan, çıyan ayı, sırtlan,
Önlerindeki tek engel Recep Tayyip ERDOĞAN


 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
erdoğan başkan seninleyiz 2 ay önce

devletimiz fetö ve pkk operasyonlarını sulandırmak için mağdur rolü oynayan çetecilere karşı inşaAllah tuzağa düşmez...şimdi aldıkları talimatla hepsi kamuya geri dönebilmek için ayak oyunları yapıyorlar.. inşaAllah birgün sıra süleymancılık adı altında ümmeti parçalayanlara da gelir.

Avatar
bayram balkaş 2 ay önce

r.t.erdoğan ı yedirmeyeceğiz...büyük türk milleti sokağa çıkacak ve şerefsizleri etkisiz hale getirecektir...amerika ve ingiltere yi islam bölgesinden kazıyacağızzz...

Avatar
heyyy 2 ay önce

kalemine diline aklına sağlık eski günler geride kaldı heeeey satılmışlar abd ab uşakları siz başınıza geleceği düşünün biz onları içten fethettik islama geçenleri durduramıyorlar onlara telaş sardı ondan elleriyle terörist yetiştrib karalıyorlar nafilee. Allah nurunu tamamlayacaktır bize düşen de mevlanın safında olmaktır slmlar