Rahmet gecelerinden geçerek magfirete nail olma çabasıyla müstesna gecelerin müstesna vakitlerinde Rızayı İlahiyi kazanma adına sofralarımızı ve lokmalarımızı paylastığımız yardımlaşma ve dayanışmanın en üst sınırlarını yaşadığımız Ramazan'ı Şerif-i bitirmiş bulunuyoruz.
 
İnsanoğlunun ilk sorumluluklarından olan yardımlaşma ve dayanışma ruhu ile Rabbimizin sevgisini kazanmak muhtaç ve yoksullara yardım etmek, onların geçimlerini sağlamakla  bu vakitleri kendimize fırsat bilmeli İnfak ruhumuzu yeniden harekete geçirmeliyiz.
 
Kur'an'a göre varlıklı müslümanların mallarında yoksulların hakkı olduğu bunlardan fitır sadakası, zekat, kurban, tasadduk, hediye hepsine genel anlamda İnfak denildiğini hepimiz biliyoruz.
 
Allah-u Teâlâ da Kur'an'ı Kerim'de  infaktan söz etmiş ve malını Allah yolunda harcayanlara üstün dereceler verileceğini, kişinin iyiliklerinin sevabına bire on verildiğini ve infak edenlere de yedi yüz ecir verildiğini ayetlerle bildirilmiştir.
 
Mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler işte onların rabb-leri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar hiç üzüllmeyeceklerdir.(Bakara/274)
 
Sevdiğiniz şeylerden allah yolunda harcamadikca iyiliğe asla erişimezsiniz. Her ne harcarsaniz Allah bilir. (Ali İmran/92)
 
Bizlerde takvamız ve kulluğumuzla malın en güzel ve en sevilen çeşidinden Allah yolunda harcamakla rahmetsizlikten kavrulan yüreklerimizi esenliğe çıkaracağını ve bizlere  üstünlük derecesi vereceğini Cenab-ı Rabbül Aleminden umuyoruz.
 
Şüphesiz ki infakın bir çok faydası  vardır. Bunların en başında geleni infak kişiyi kötü hasletlerden olan kibir, gurur, bencillik, cimrilik gibi davranışlarından arındırıp iyi hasletlerle donatır. Böylece toplumlarda fakir zengin ayrımı  yerine sevgi ve saygının var olduğunu kin ve nefretin biterek islam kardeşliği bilincinin oluşmasına vesile olduğunu görürüz.
 
Rasûlullah'ın buyurduğu üzere müslümanlar yek vücut gibidir. Vücudun bir azasında bir acı varsa diğer azaların onu hissetmemesi mümkün değildir der. Bizlerde vücudumuzun acıyan bir azası gibi toplumumuzun kanayan yarası olan fakirlerin haklarına riayet etmeli onları ihmal etmemeliyiz.
 
Fakirlerin haklarını ihmal etmemiz sosyal kanamanın büyümesine ve vaktinde tedbir alınmazsa sosyal bünyenin varlığının yitirilmesine sebebiyet verir buda toplum üzerinden İlahi yardım, rahmet ve bereketin kesilmesine yol açar.
 
Bizler infak eylemini hayata geçirmeli dağıttığımız malın özel malımız olmadığını,bir emanetçi ve veznedar olduğumuzu hatırlamalı, malın tükeneceğinden korkmamalı aksine nimetin artacağını bilerek cimrilik gibi kötü hasletten nefsimizi temizlemeli, bencillik duvarını yıkmalıyız. Rasûlullah'ın söylediği gibi cömert Allah'a ve insanlara yakın, cehennemden uzaktır. Cimri Allah'a uzak, insanlara uzak, cennete uzak, cehenneme yakındır. (Tirmizi)
 
Bizde bayrama giden infak yürüyüşünde sabrımızın ve şükrümüzün test edildiği nefislerimizin terbiye edildiği servet ve makamların emanet olduğunu kibir ve gururun kulu küçük düşürdüğü tek bir damla suya ve tek bir lokma ekmeğe muhtaç olduğumuzu hatırlamalıyız.
 
Bu kutlu infak yürüyüşünde Efendimizin insanlığa getirdiği merhamet ve sevginin yüreklerimize dolmasına birlik ve beraberliğimizin yeniden tesisine ümmetin birlik ve dirliğine bu vatan topraklarının Barış ve Selamet yurdu olmasını temenni ediyorum 
 
Dua ve muhabbetle.....
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol