Türkiye, Osmanlı hinterlandında olup bitenlerden tarihsel anlamda sorumludur.

Kerkük, Musul, Sincar da buna dâhil.

Tabiat boşluk kabul etmez. Eğer bu coğrafyalarda biz yoksak, başkaları mutlaka gelip bu boşluğu dolduracaktır ve doldurmaktadır da.

Türkiye izlediği barışçı politikalarıyla özellikle Müslüman ülkelerin halk tabanında rüzgârla yelkenleri doldurmuştur. Bu politikalar, tüm moral bozucu ve caydırıcı etkilere rağmen devam ettirilmelidir. Türkiye din, medeniyet ve kader birliği ettiği Balkanlar, bilumum Türk Dünyası ve İslam ülkeleriyle yakın, kalıcı ve sürdürülebilir ilişkiler içinde adımlarını güçlendirmelidir.

Türkiye’nin yıldızı parlamıştır.

16 Nisan referandum sonuçlarıyla da bu taçlandırılacaktır.

Güçlü manevi potansiyelimizin farkında olmalıyız.

Türkiye güçlü, sözü dinlenir ve kendisine rağmen adım atılması mümkün olmayan bir pozisyonu yakalarsa, ABD, Rusya, Çin ve Batılı ülkelerin kıskacında yaşayan tüm dünyanın mazlum halklarını, Türk Cumhuriyetlerini ve İslam ülkelerini yanına çekecektir.

Böylece, maddi ve psikolojik anlamda yalnız olmadığını gören bu halklar ve ülkeler, Türkiye’nin etrafında toplanacaktır. Adalet ekseninde gelişen bu değişim bütün bir dünyaya rahmet, barış ve ötekine saygı çerçevesinde esintiler taşıyacaktır.

Türkiye, çoktandır işlevini kaybetmiş olan uluslararası kurumlara da yeniden adalet eksenli bir yapılanma için çaba sarf etmelidir. Çünkü bugün Avrupa merkezcilik, dışlamacı bir politika gütmektedir.

Başta BM ve Avrupa Güvenlik Konseyi bunun en açık delilidir.

Geçmişte ABD, BM’in bütün kararlarına rağmen Irak’a girdi. İsrail, BM’in hiçbir kararına uymuyor. Bu konuda Batılı ülkelerin kılı bile kıpırdamıyor.

Aksine, İsrail başbakanının çağrısına coşkusal bir havada koşarak gidiyorlar. Üstelik İsrail’in Gazze’de giriştiği bütün insanlık dışı uygulamalarına rağmen kılı bile kıpırdamıyor. Saldırıyor, işgali sürdürüyor ve işgal ettiği Filistin topraklarında yeni yerleşim yerleri kurmaya devam ediyor.

Gün geçtikçe Kudüs’ün İslamî kimliğini silmeye çalışıyor. BM’le dalga geçiyor. ABD, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve bir kısım Arap ülkeleri İsrail’in Filistin’de işlediği cürümlere yeşil ışık yakmaya devam ediyor.  Ortadoğu’da büyük güçlerin genel politikası:

Tavşana kaç, tazıya tut..

Siyonist İsrail’in Filistin’de yaptığı saldırılarda bugüne kadar binlerce Müslüman şehit oldu, binlercesi yaralandı. Evler, işyerleri, ekili araziler, okullar, üniversiteler, sağlık kuruluşları, yollar, camiler, kısaca tüm alt ve üst yapı tahrip oldu. Gidenler geri gelmeyecek ama hiç olmazsa,  bu soykırım ve katliamı yapanlar yargılanmalı, yaptıkları yanlarına kar kalmamalı.

Bir başka kanayan yara, Suriye...

Altı yıldır Suriye’de başta uşak Esed olmak üzere büyük güçler ve onların taşeronları eliyle savunmasız halklar; kundaktaki bebeler, çocuklar, kadınlar, hastalar, yaşlılar vahşice katlediliyor. Evler, camiler, hastaneler, eğitim kurumları, tarihi eserler bombalanıyor, yok ediliyor.

En son İdlip’te çocuklar katledildi. Esed ve onun şürekası savunmasız insanlara karşı kimyasal silahlar kullandı. Bu bir insanlık suçu değil mi? ABD, Irak’ta olmayan kimyasal silahları aradı ve var kabul ederek Saddam Hüseyin’i astı. Niye aynı cezayı kasap Esed hakkında düşünmüyor? İdlip’te, Hama’da, Dera’da yükselen masumların sesini kim duyacak? Yüreklerden merhamet gitti mi? Bu soykırıma artık kim dur diyecek?

Nerede İslam İşbirliği Teşkilatı? Ne zaman konuşacak Arap Birliği? Nerede vicdanı kalmış dünya insanları? Bu elim olaylar karşısında susuldukça onların acısı ve etkisi bütün yürekleri yakacaktır.

Şimdi, zalimlere karşı sesimizi, soluğumuzu yükseltme zamanı.

Şimdi, İdlip’e, Hama’ya, Dera’ya Gazze yardım zamanı.. Bir nebzede olsa acıların dindirilmesi, öksüz ve yetimlerin gözyaşlarının silinmesi için seferberlik zamanı.

Lütfen,   mazlumlar  nisyana terk edilmesin.

Haydi, kimin neye gücü yetiyorsa ortaya koyma zamanı.

Ne zaman? diye sormayalım, hemen şimdi, âcilen..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273