Bismillahirrahmanirrahim
Varlık aleminin seçkin türü olan insan kulluk görevini İlahi buyruklar vasıtasıyla öğrenerek yerine getirir. Kullarını dünya ve ahiret mutluluğuna eriştirmek isteyen Yüce Allah, her bir talimatı beşer için birçok faydayı ihtiva eden Kur'an'ı ve onu açıklayan elçisini insanlara yol göstersinler diye göndermiştir.
    
Ölçülü yaşamın tesisine yönelik ferdi ve içtimai hayatın her alanı için gerçekleştirilmiş düzenlemelerin tamamı, itidal eksenli dünya huzuru için lüzumludur. Toplumsal vahdetin gerçekleştirilebilmesi, birlikte yaşama ahlakı ve kültürünün hakim olabilmesi için aile, komşu, yakın ve uzak akraba, eş dost ilişkilerinde canlılık ve kalite, vahiyle oluşturulmak istenen erdemli toplumun en mühim özelliklerindendir.
    
İlahi rahmetin tecellisiyle insanlara rablerinden öğüt, gönüllere şifa ve takva sahiplerine yegane doğru yolu gösteren Kur'an, iyi kul olabilmenin ilkelerini, değer ifade eden hususlar üzerine bina etmiştir. İnsan için en büyük değer, diğer bütün değerlerin kaynağı ve sahibi olan Yüce Allah'tır. O nedenle O'na samimiyetle kullukta bulunma ve O'na hiçbir şekilde ortak koşmama, en yüce görev addedilmiştir. İlahi lütuf ve ikramla değerli kılınan ana, baba, akraba, yetim, yoksul, yakın komşu, uzak komşu, beraber bulunan arkadaş, yolcu ve hizmet gören kimselere iyilikle muamelede bulunma Allah'a karşı yerine getirilen katışıksız kulluğun tezahürü sayılmıştır.
    
Akraba ilişkilerini canlı tutmanın ifadesi olan Sıla- rahim, Kur'an'ın ve peygamber uygulamalarının titizlikle üzerinde durduğu konulardan birisidir. İmanla, sorumlu kul olma taahhüdünde bulunanlar, Allah'tan ve akrabalık bağlarını kesmekten, akrabalık haklarına riayetsizlikten sakındırılmaktadır.  İnsanlar arası ilişkilere atfedilen ehemmiyete binaen bu ilahi uyarıyı dikkate alma, sorumlulukla davranmanın, emre itaat etmenin, Rabbe karşı derin saygı duymanın ve kötü hesaptan korkmanın en önemli göstergesi, öğüt alan temiz akıl sahiplerinin de temel vasıflarından biri olduğu görülmektedir.
    
Kur'an ve Sünnet, en yakından; ana babadan başlayarak yakınlık derecesine göre her fırsatta bütün akrabayla, sevgi ve merhamet zemininde ilgilenmeyi özellikle toplum için anlam ifade eden günlerde ziyaretler gerçekleştirerek gönül almayı, varsa ihtiyaçları karşılamayı, hiç değilse iletişim araçları vasıtasıyla onları gözetmenin zorunluluğunu dile getirir.
    
Ortak koşmaksızın Allah'a kullukta bulunma, namaz ve zekatın ardından akrabayla ilişkiyi gözetme, ömrün uzamasına, rızkın çoğalmasına ve nihayet cenneti elde etmeye vesilesi kılınmış, akrabayı görüp gözetmemenin de amellerin reddedilmesine ve cennetten mahrum kalmaya yeterli gerekçe oluşturmuştur.  Sosyal hayatın muhafazasına, huzur ve güvenin tesisine vesile olması sebebiyle akrabanın sevileni sevilmeyeni, hoşnut olunanı olunmayanı, iyilik yapanı, kötülük yapanı    hatta müslüman olanı olmayanı birbirinden ayırt edilmemiştir. Büyük fedakarlığı ve tahammülü gerektirdiği, yumuşamayı, ünsiyeti ve kaynaşmayı sağladığı, zıtlaşmayı, fitneyi, kini ve öfkeyi önlediği için karşılığında cennet vaat edilmiştir. Ayet ve hadislerde ısrarla üzerinde durulmasının en büyük nedeni de budur.
    
Akrabalık ilişkilerini kesmenin Allah'ın lanetine, görme ve işitme duyularının yok edilmesine,  cennetten mahrum bırakılmaya  sebebiyet vereceğine ilişkin ciddi ikaz ve tehditler bu konudaki duyarsızlığın ahirette en ağır şekilde cezalandırılacağını göstermekte, bu vebalin dünya hayatını derin bir şekilde etkileyeceğine işaret edilmektedir.
    
Akraba ilişkilerini gözetme, güçlendirme ve muhafaza etme ancak güler yüz, güzel söz, selamlaşma, iyi duygu ve düşünce, hayır dileme, ziyaret, mali ve bedeni yardım ve dua... eksenli diyalogla gerçekleştirilebilir. Gönül dünyasının ilgisine muhtaç olanlara karşı sözü edilen toplumsal ahlaki ödevler, akraba için yapıldığında daha çok anlam ifade eder, daha büyük mükafatla karşılık bulur. Nitekim hadiste yoksula verilen sadakanın akrabaya verilmesi durumunda, biri sadaka, diğeri sıla-i rahim olmak üzere iki sadaka sayılacağı ifade edilmiştir.  

Allah yolunda infakı emreden ayetler nazil olduğunda Mescid-i Nebi'nin karşısında bulunan çok değerli hurmalığını hibe ettiğini söyleyen sahabeden Ebu Talha'ya, daha çok mükafata vesile olsun diye  Hz. Peygamber (sav)'in, bu hurma bahçesini yakınlarına hibe etmesini tavsiye etmesi; bunun gibi Hz. Ömer'in, Hz. Peygamber (sav)'in ikram ettiği ipek elbiseyi, henüz müslüman olmayan Mekke'deki kardeşine göndermesi, müslüman değildir diye onunla ilişkisini kesmemesi, akraba ilişkilerindeki disiplinin hususiyetine dair asırlar öncesinin uygulama örnekleridir.  Keza Allah Resulü (sav), kendisine iman etmeyen akrabalarıyla dost olamayacağını ama onlarla ilişkisini de kesmeyeceğini bildirmiş olması,  akraba ilişkilerindeki seviyenin en güçlü referansını teşkil etmektedir.
    
Bayramlar ve diğer özel anlam ifade eden günler vesilesiyle sağlık yerindeyken, mal kazanma hırsı canlıyken, fakirlik endişesi yaşarken ve zengin olma planları yaparken  yaşlı, düşkün, mağdur ve ihtiyaç sahibi olanlar başta olmak üzere karşılık beklemeden, kötülük yapan da dahil akrabayı ziyaret etmek, hediye vermek, ikramda bulunmak, küskünlüklerin ortadan kalkmasına, akrabalık ilişkilerinin güçlenmesine, sevgi ve ülfetin yerleşmesine, sevinç ve üzüntülerin paylaşılmasına, yalnızlık hissinin yok olmasına, huzur ve mutluluğun yerleşmesine vesile olur.
    
Bütün talimatları insanın menfaatine yönelik olan dinin öngördüğü kulluk ilkelerine göre yaşamak söz dinleyen ve itaat eden kul olmanın zaruri sonucudur.
    
Dualarda buluşmak dileğiyle...
  ________
1- 4/Nisa, 36
2- 4/Nisa, 1
3- 13/Rad, 19-21; 2/Bakara, 83, 177, 215
4- Buhari, İlim, 37; Müslim, İmam, 74-77
5- Buhari, Zekât, 1; Edeb, 12
6- 47/Muhammed, 22, 23
7- Buhari, Edeb, 11
8- Tirmizi, Zekat, 26
9-Buhari, Zekat 44; Edeb, 9
10- Buhari, Edeb 14
11- Müslim,Zekat, 92


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.