Kızıllar İlker Başbuğ'un üzerini çizdi
İlker Başbuğ Genelkurmay Başkanlığı esnasında Müslümanlara esip gürlerken el üzerinde tutan, hapse girdiğinde uğruna Silivri önünde kamp kuran Kızıl Medya, Başbuğ'un İmam Hatip desteğinden sonra bir anda çark etti.

3 günlük şaşkınlığın üzerinden Başbuğ'a saldırıya geçen Solhaber yayınladığı "Generallerin İmam Hatip sevdası" adlı köşe yazısında, "Sol için iyi asker yoktur, kullanışlı asker vardır" sözünü adeta teyit etti.

Bir zamanlar aydın deyip göklere çıkardıkları İlker Paşa'yı "cahil" olarak niteleyen solhaber ilgili yazıda şu ifadeleri kullandı:
“Yüzde 99’u müslüman olan bir ülkede…”

“İmam hatiplerin kapatılması cumhuriyet tarihinin en yanlış noktalarından biridir…”

Bu sözleri kim söylemiş olabilir?

Tayyip Erdoğan mı?

Kemal Kılıçdaroğlu mu?

Hayır hayır… Türkiye Cumhuriyetinin 26’ncı Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ.

Türkiye’nin yakın geçmişini, Cumhuriyet tarihini, siyaseti okuyamayan, siyasal körlük içinde kıvranan bir orgeneralle karşı karşıyayız.

İlker Başbuğ’a göre, bugün ülkenin DNA’larına kadar yerleşen tarikatların, memleketin hücrelerine sızan cemaatlerin, kamusal alanın en derinlerine sinmiş gericiliğin nedeni, 1930’lu yıllarda imam hatip okullarının ve ilahiyat fakültelerinin kapatılmasıymış!"

PKK ile mücadele ederken PKK safında askere ve devlete katil diyen sol-kızıllar askerin ve devletin hala ahmakça kendileriyle aynı kulvarda Müslümanlarla mücadele etmesini bekliyor.

28 Şubat'ın o iğrenç zulmüne rağmen Müslümanlar hiç bir zaman TSK'ya cephe almamış, "Peygamber ocağı" demekten geri durmamıştı. Yine PKK ile mücadele de İmam Hatipler ve Müslümanlar asker ve polisin yanında tam kadro yer alarak kızıllara karşı ülkesinin ali menfaatlerini gütmüştü.

İlgili yazıda İmam Hatipleri IŞİD'çi olarak niteleyen solhaber, bu güne kadar İmam Hatip mezunu kaç öğrencinin IŞİD saflarında yer aldığını, varsa oranının ne olduğunu ortaya koyabilmiş değil. Oysa gerçekler solhaber'i yalanlarcasına IŞİD, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin tamamına katılımın maneviyatsızlık içinde bocalayan ve maneviyatsızlığı tetikleyen sol ideolojiden beslendiği gün gibi ortada.

Solhaber'in yazısında İmam Hatipler şu satırlarla aşağılanırken yapılan "aydın" tanımı PKK'nın ardında yer alan hain akademisyenleri hatıra getirdi:

“İmam hatipler ‘aydın din adamı’ yetiştirmek için açıldı” diyen İlker Başbuğ’a sormak lazım: Memleketin her köşesi imam hatip olduğuna göre niçin her taşın altından IŞİD kafalı çıkıyor?

İşte konunun bam teli burada: “Aydın din adamı” tanımı, dinin, dinselleşmenin, mistifikasyonun doğasına aykırı bir tanım… “Aydın din adamı” olmaz. “Din adamından” aydın olmaz. Aydın, aklı, bilimsel bakışı, inadı ve kararlılığıyla toplumun tarihsel ilerlemesini savunan, bu ilerleme için toplumu zorlayan kişidir. Aklı, dinsel vesayet ve hiyerarşi altına alınmış kişiden aydın olmaz, olamaz. Oradan çıksa çıksa şeriatçı militan çıkar, IŞİD kafalı çıkar, gerici yobaz çıkar.


İlker Başbuğ fena halde yanılıyor…"

Geçte olsa gerçekleri farkeden İlker Başbuğ'a "günaydın" diyoruz. 



Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol