Allah’a (c.c) hamd olsun, O’nun Resulüne selat ve selam olsun. Üzerimize farz olan görevlerimizi yerine getirdikten sonra, nafile ibadetlerle Yüce Rabbimizin sevgisini kazanmanın yollarını aramalıyız. Bu hususta, yolumuzu aydınlatan âlimlerden biri, Büyük İslam Mutasavvıfı El- Muhasibi’dir.  Haris el Muahsibi İslam’ın ilk sufilerindendir. Hicri 243 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. Hadis, Kelam ve Tefsir ilimlerinde eserleri bulunan Muhasibi’nin asıl önemli yanı züht ve takvasıdır. Tasavvufla felsefe’yi yaklaştıran ilk sufi olduğu söylenen Muhasibi’ye göre Allah sevgisini kazandıran amelleri şu şekilde sıralayabiliriz.

Kur’an okumak; düşünerek ve manasını anlamaya çalışmakla beraber okunan ayetlerden Allah-u Teala’nın muradını tahsil etmek.

Farz olan namazların dışında Allah-u Teala’ya yakınlık için nafile namazları kılmak. Zira bunu yapmakla muhabbetten sonra mahbubiyet derecesine ulaşma imkânı doğar.

Yüce Yaratıcı’yı her hâlükârda lisanla, kalple, amelle ve hâl diliyle zikre devam etmek. Çünkü sevenin sevgiden nasibi yapılan zikrin miktarı ile doğru orantılıdır.


Kişinin arzu ve isteklerinin üstün geldiği anda, Allah’ın sevdiği hususları tercih etmesi.

Kalbin; Allah’ın sıfatlarını ve Esma’sını mütalaa ve müşahede etmesi, bu marifet bahçesinde kalbin evrilip çevrilmesidir. Kim ki Allah-u Teala’yı Esma’sı, sıfatları ve ef’alı ile tanırsa, şüphesiz Allah onu sever. Zira “Sen Allah’ı seversen, Allah seni sevmez mi?”

Yüce Allah’ın, açık-gizli iyiliğini, ihsanını ve nimetlerini bilmek.

Kalbin tamamıyla Allah’ın huzurunda mahzun olmasıdır. Mahzun olan kalbe sevgi tecelli eder.

Allah-u Teala’nın rahmetinin tecelli ettiği seher vaktini; yalvarmakla, kelamını okumakla ve huzurunda kalbiyle beraber kalıbını hazır bulundurmakla, yalnız kalarak tövbe ve istiğfarla tamamlamak.

Doğru ve hak dostu insanlarla beraber oturmak; nitekim Yüce Kitamızda “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun” (Tevbe 119) buyrulmaktadır


Aziz ve Celil olan Allah-u Teala ile kendi kalbi arasında perde olan her türlü engelden uzak durmak.

Yukarıda sıralanan amellerin yerine getirilmesi sebebiyle müminler muhabbet derecesine ulaşırlar.

Allah-u Teala’yı seviyorum diyen kişi; şu üç sevgiyi birlikte taşımalıdır. Aksi halde Allah’ı seviyorum iddiasında bulunamaz.

Allah için müminleri sevmek, bunun alameti; müminlere eziyet etmemek ve bilakis onlara faydalı olmaktır.

Allah Resulünü (s.a.v) sevmek; bunun alameti onun sünnetini yaşamaktır. Zira Allah’u Teala Ayet-i Kerimesinde “De ki; eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin” (Ali İmran 31) buyurmaktadır.

Aziz ve Celil olan Allah’u Teâla’yı sevmektir. Bu da günahları terk edip taat ve ibadetle onu anmakla mümkündür. Denilir ki, nimetin çokça anılması sevgiyi doğurur.

Allah sevgisinin bir başlangıcı ve bir de sonu vardır. Muhabbetin evveli Allah-u Teala’nın nimetleri ve bereketleri sebebi ile başlar. İbn-i Mesud (r.a.) der ki: “Kalpler iyilik ve ihsan gördükleri kimselere meftun olurlar. 
Sevginin son ve en yüce derecesi ise aziz ve celil olan Allah hakkının gerekliliğini bilmektir.. Ali Bin Fudayl şöyle der: “Ancak Allah sevilir, Zira Allah O’dur.”

Allah dostu Tavus, kendisinden nasihat isteyen adama der ki: Allah’u Teala’yı öylesine sev ki, ondan daha çok hiçbir şeyi sevmeyesin; Allah’tan öylesine kork ki, ondan daha çok hiçbir şeyden korkmayasın; Allah’tan öyle ümit et ki, ondan başka hiç kimseden ümit etmeyesin, senin için hoş gördüğünü insanlar içinde hoş gör. Artık kalkıp gidebilirsin zira sana Tevrat, İncil, Zebur ve Furkandan derleyip toparlayarak nasihatte bulundum.

Tevfik ve hidayet Allah’tandır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hami işbilen 1 yıl önce

yunus'un çok yerinde dizelerini eklemek gerekir;
cennet cennet dedikleri,
birkaç köşkle birkaç hurı,
başkasına ver anları.
bana seni gerek seni...evet bize mevlamızın rızalığı gerek.Allah bes bakı heves,,,yani,Allah tealanın sevgisi yeter gerisi angaryadır...

Avatar
manisalı 1 yıl önce

kaleminize yüreğinize sağlık hocam Allah razı olsun.

Avatar
İsmail DAĞDELEN 1 yıl önce

bu dünya 2 kapılı bir handır. nasip oldu birinci kapıdan girdik. bundan sonra diğer kapıdan çıkmadan Allahın hoşuna gidecek davranışlarda bulunmalıyız. bu noktada yazınız bu konuyu iyi bir şekilde açıklıyor. yazılarınız devamı temennisiyle.

Avatar
Halit ÇELİK 1 yıl önce

selamun aleykum sn araklı ilçe müftüm osman zeki yağcı bu güzel nasihatları yaşamayı bizlere mevlam nasipeylesin bizede okumayı sevdirdiğiniz için Allah cc lu sizlerden razi olsun

Avatar
Aziz Can 1 yıl önce

Allah razı olsun.Çok faydalı bir yazı olmuş Hocam...

Avatar
berkant birbilen 1 yıl önce

veli olmaz kişi taşlanmayınca mevlası kukundan hoşlanmayınca..önemli olan Allah tealanın hoşnutluğudur....lakin yine de güzek bir makale ..teşekkürler...

banner205