Bismillahirrahmanirrahim
    Yeryüzünde insan nevi, toplu olarak yaşamaya mecbur, hemcinsine bağımlı kılınmıştır. İçtimai hayatın tesisi ve devamına ilişkin eğilim ve elverişlilik, bu seçkin canlının fıtratına yerleştirilmiştir. Nikâh akdiyle bereketlenen evlilik, insan neslinin çoğaldığı yuvaya, birlikte yaşama dair kültür ve hukukun kazandırıldığı okula dönüştürülerek toplumun yapı taşı ve çekirdeği sayılan ailenin manevi zeminde teşekkülü ve işleyişiyle iyi insan yetiştirilmesi amaçlanmıştır.
  

 Akrabalık, komşuluk ve dostluk ilişkisiyle birbirine bağlanan fertleri kuşatan bu karmaşık ilişki ağının güven esası üzerine kurulabilmesi ve hakların tahakkuk edebilmesi, sorumluluk bilincinin özümsenmesine bağlıdır. Aynı ortamı paylaşan her ferdin diğerleri üzerinde hakkı vardır. Sosyal hayatta fertlerin birbirlerine karşı görevleri evvela toplumun en küçük yapısı olan ailede başlar. Ailede ebeveyn, çocuk ve eşlerin haklarına hassasiyet göstermek iyi insan yetiştirmenin temel koşuludur.
    

Hakların ve ödevlerin dengelenebilmesi sorumluluk bilinciyle mümkündür. İnsana has en önemli görev, kendisine en büyük iyiliği yapan Yüce Allah'a kulluk,  sonra sırasıyla ana babaya, akrabaya, yetimlere, ihtiyaç sahiplerine, komşulara, arkadaşlara, dostlara, yolda kalmışlara, emeğinden faydalanılan kimselere ihsanla muameledir.
    

Ana babaya ihsanla muamele, en değerli ikinci ameldir. Doğrudan insana yöneltilen bu emir, Kur'an'da Allah'a ibadette bulunma ödevinden, hadislerde vaktinde kılınan namazdan sonra en değerli eylem olarak tanıtılmıştır.  Fertlerin dünyaya gelmelerinde ve yetişmelerinde ana babanın pek çok zorluğa katlanması, özellikle annenin, hamilelik, emzirme ve bakım hususunda gösterdiği ilave fedakârlık, bu hususun en mühim gerekçesini teşkil etmektedir.  Sırf bu nedenle, ana babamızın kavuştuğu imkânlardan ötürü minnet ve şükür bilincini ilham etmesi için Allah Teâlâ’ya yalvarmamız gerektiğine,  annenin herkesten çok sohbet edilmeye layık olduğuna  dikkatimiz çekilmiş, namazların son oturuşunda ana babaya düzenli bir şekilde dua etmek  gelenek haline gelmiştir. Ana babanın, Allah'ı inkâr etmek yahut ona ortak koşmak gibi gayri meşru olanları hariç, bütün istekleri yerine getirilmelidir.
    

Çocukları için fedakârlıkta sınır tanımayan ana baba, gücün iyice azaldığı, duygusallığın arttığı yaşlılık döneminde, ilgi ve destekten mahrum bırakılmamalı, bezginlik ifade eden ve inciten söz ve davranışlara maruz bırakılmamalıdır. Duaların kuşatıcılığında gönül alıcı sözlerle merhamet eksenli muamele tercih edilmeli, İlahi buyruğun gereği ile hareket edilmelidir.  Bu dönemde ilgisini esirgeyene, Hz. Peygamberin ifadesiyle cennet yüzü gösterilmeyecektir.  
    

İslam, anaların ayakları altına serdiği cennetin,  orta kapısına babayı yerleştirerek  insanların kurtuluşunu kolaylaştırmıştır.  Değişen dünya şartlarına, ilmi ve teknolojik imkânlara ve beşeri münasebet eğilimlerine teslim olmadan ama hepsini de dikkate alarak ve kontrol altında tutarak bizim için değer ifade eden varlıklarla sabır, sevgi, ilgi, tatlı dil ve yumuşak bir üslup ekseninde huzurlu bir hayat yaşayabilir, ahireti de kazanabiliriz.
    

İhsanla muamele ana babanın hakkı çocukların da görevidir. Bunu hak etmek için ana baba olmak yeterli, müslüman olmak şart değildir. Hayata dair bütün münasebet İbrahim Peygamberin babacığım üslubundaki yumuşaklık ve sıcaklık üzerine kurulmalıdır.  Nitekim bir şey istemek için gelen annesiyle görüşmesinin doğru olup olmadığını soran Hz. Ebubekir'e Allah Resulü (sav), annesiyle ilgilenmesini emretmiştir.  Zira evlat için Allah rızası babanın memnuniyetine bağlanmış,  bu memnuniyetin ifadesi olan baba duasının geri çevrilmediğine dikkat çekilmiştir.  Hoşnutsuzluğun gerekçesini teşkil eden isyan, itaatsizlik, saygısızlık, zorbalık ve kayıtsızlık; en büyük üç günahtan, helake götüren unsurlardan biri sayılmıştır.
    

Vefatlarından sonra ana baba için istiğfarda bulunmayı,  meşru vaatlerini yerine getirmeyi, yakınlarıyla münasebeti sürdürmeyi, dostlarına ikramda bulunmayı, ihsan kapsamında değerlendiren hadis;  ana baba hakkının büyüklüğüne işaret etmekte, ölümlerinden sonra da onlar için iyilikte bulunmayı zorunlu kılmaktadır.
    

Ana babaya ihsanla muamele, Allah Teâlâ’nın kesin emri olması cihetiyle insanın en büyük imtihan alanı, cenneti kazanmanın en önemli fırsatlarından birisidir.
    

Yüce Mevla imtihanımızı kolay eylesin
    

Dualarda buluşmak dileğiyle...

__________

[1] 4/Nisa, 36; 3/Al-i İmran, 31

[1] 2/Bakara, 83

[1] Müslim, İman, 137

[1] 31/Lokman, 14

[1] 46/Ahkaf, 15

[1] Buhari, Edeb, 2

[1] 14/İbrahim, 41

[1] 31/Lokman, 15

[1] 17/İsra, 23, 24; 14/İbrahim, 41

[1] Müslim, Birr, 9

[1] Nesai, Cihad, 6

[1]  Müslim, Birr, 11

[1] 4/Nisa, 36; 17/İsra, 23, 24; 46/Ahkaf, 15

[1] 6/Enam, 74; 19/Meryem, 42-45

[1] Buhari, Edeb, 7

[1] Tirmizi, Birr, 3

[1] Tirmizî, Birr, 7; İbn Mâce, Dua, 11

[1] Müslim, İman, 143

[1] Müslim, Vasıyyet 14

[1] Ebû Davûd, Edeb, 129; Müslim, Birr, 11-13

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.