Başbakan Davutoğlu ve Stratejik Hataları

DiNiHABERLER.COM / ANALiZ


Özellikle Kasetten Başkan Kılıçdaroğlu, 4 Mayıs Saray Darbesi diyen Cumhuriyet Gazetesi, Sözcü ve tüm sol medya Davutoğlu’nun arkasında saf tutmuş durumda.


Görevi başında iken “Erdoğan’ın kuklası” diyenler görevden ayrıldığını söylemesi ile birlikte “Davutoğlu’nun darbe yediğini” iddia etmeye başladılar.

Aynı tavrı çözüm sürecinde de göstermişti aynı çevreler. Çözüm sürecinde “teröristlerle müzakere mi olur? PKK işbirlikçileri… Ülkeyi satıyorlar” diye ortalığı ayağa kaldıranlar, PKK’ya yapılan operasyon sonrası “barış, çözüm süreci başlasın” sözleriyle hep birlikte PKK yandaşı olup çıkmışlardı.


Muhalefet aynı politikayı sürdüre dursun muhalefetle aynı düşüncede olan Ak Partililer de az değil…


Davutoğlu’nun yaptığı konuşmadan etkilenip Davutoğlu’nun görevi bırakmasına neden olanlara bedduaya duranlar bile var.


Oysa Davutoğlu başarılarını sıralarken MKYK’da neden yetkilerin elinden alındığı ile ilgili bölümleri es geçmişti. Bu konuda asıl konuşması gereken kendisi idi ama konuşmadı.


Biz kendisini elinden giden başbakanlığın duygusal sonucu diye düşünürken piyasayı okumaktan aciz bazı Ak Partililerin durumdan etkilenip sitemkar sözlerini görünce bazı şeyleri konuşmanın zamanının geldiği anlaşılıyor.


Her şeyden önce Erdoğan seçilmiş biridir, her ne kadar seçimle iş başına gelse de Davutoğlu atanmış bir liderdir. Liderler yerlerine adam bırakırken ki bu güçlü bir parti ise kendilerine vefa beklerler. Davutoğlu ise bu konuda vefasızlık demeyi kendisine yakıştırmasak da yerine göre ortamdan etkilenip Cumhurbaşkanını zor durumda bırakacak adımlar attı.


İŞTE DAVUTOĞLU’NUN GÖREVİ BIRAKMASINA NEDEN OLAN NEDENLER


Şeffaflık konusunda piyasanın nabzını iyi yakalayamadı. Dürüstlüğünü gösterme adına partiyi FETÖ’nün darbesine açık hale getirdi. Davutoğlu’nun şeffaflık yasasıyla Erdoğan’ın ekibini dağıtma çalışması yaparken arada ilk kurban Ali Babacan oldu.


FETÖ’cusundan PKK'lısına, tüm hainlerin REİS'e “hırsız” diyerek ortalığı inlettikleri bir dönemde cevap mahiyetinde tek kelam etmemiştir. Bu tabloya seyirci kalan Davutoğlu’nun pasifliği oyların yüzde 37’ye kadar düşmesine neden oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meydanlara inmesiyle birlikte oylar yüzde 41 zoraki yükselebildi.


Bahçeli’nin koalisyon şartları içinde “Bilal’i ver al koalisyonu” önerisi karşısında bocalayan Davutoğlu bu ahlaksız öneriyi getiren Bahçeli’nin meclis konuşmasını alkışlamaktan geri durmaz.
 
DOKUNULMAZLIKLAR


Dokunulmazlıklar da Reis ile karşı karşıya geldi. İşi anladığında iş işten geçmiş ortalığı fitne ateşi sarmıştı bile.


KARARLI DAVRANAMADI


Kimse Davutoğlu’nun sertliğinden söz edemez. Çünkü Davutoğlu’na ülke bırakılmış olsa idi parti çoktan dağılmış, FETÖ galip gelmiş. PKK doğuda kök söktürüyor olabilirdi. Davutoğlu her şeye akademisyen gözüyle bakan biri. Sorunları güzel tespit eden ama neşter vurmada adaletin kılıcı olmayı beceremeyen yapısı belki de akademisyenleri gaza getirdi. Can Dündar’ın haddini aşan başlıklar atmasına neden oldu.


Devlet adamının adil ve ahlaklı olması güzeldir ama hele Osmanlı payitahtında oturan bir yer için kılıcı sallamayı bilmek en azından kendisini o koltuğa oturtanla uyum içinde olması gerekti.


Bu da olmadı.


ÇÖZÜM SÜRECİNDE ACEMİLİK


Dolmabahçe mutabakatı, Yalçın Akdoğan, Mahir Ünal ve Efgan Ala’nın katkılarıyla çözüm süreci PKK lehine değişti. Dolmabahçe mutabakatı, Ak Partiye 3 puan kaybettirirken, 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin oy hanesine en az 2 puan olarak yazıldı. Mutabakat ile HDP söz sahibi olup puan toplarken Ak Parti terör yanlısı parti olarak anıldı. Taki bu gidişat Erdoğan’ın mutabakata ve akil heyetinin Apo’ya yapacağı ziyarete itirazı ile bozuldu.


HAKAN FİDAN’IN VEKİLLİĞE ADAY OLMASI


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini zayıflatmak için tezgâhlanan Hakan Fidan’ın vekilliğe aday gösterilmesi Erdoğan’ın itirazıyla son anda engellenen bir adımdı.


BÜLENT ARINÇ


Dolmabahçe mutabakatında Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi dahilinde olduğu açıklamasına Davutoğlu’nda hiçbir itiraz gelmediği gibi tebrik ettiği haberleri de gelen bilgiler arasında.


REİS'in “yalan söyleyen zat” dediği, “paralel için cübbemi giyerim” diyen Arınç, Manisa'da özel törenle Davutoğlu tarafından karşılandı ve ağırlandı.
 
ERDOĞAN’A RAĞMEN TÜSİAD’IN AYAĞINA GİDİLDİ


Seçimde alınan ağır yenilgi sonrası Aydın Doğan, Koç ve TÜSİAD’çıların ayağına gidildi.


Erdoğan'ı yeniçeriler tarafından katledilen III. Selim'e benzeten Economist Dergisi'ne Davutoğlu röportaj vermesi yakışıksızdı.


Doktoruna kadar bütün akraba ve ahbaplarını vekil listesine koyması kendi ekibini oluşturma sürecinin göstergesiydi.


SEÇİM SÜRECİNDE BAŞKANLIK SİSTEMİNİ AĞZINA ALMADI


Başkanlık sistemini seçim süresince ağzına almadığı gibi inanmadığım bir şeyi asla yapmam diyerek bu konuya mesafeli olduğunu her halükarda gösterdi.  


Seçimden hemen sonra “başkanlığı getirmek istedik, halk yetki vermedi” açıklaması yapar.


KOALİSYON SÜRECİNDE DİRAYETSİZLİK


Koalisyon pazarlıklarının yapıldığı anlarda Erdoğan’ın tüm ikazına rağmen koalisyon ısrarı devam eden Davutoğlu, Kılıçdaroğlu’nun “Erdoğan koalisyon istemiyor” kampanyasına seyirci kaldı.


REİS MEDYASINA KARŞI HOCA MEDYASI


Mustafa Karaalioğlu Ethem Sancak'ın bütün telkinlerine rağmen Feto'nun beddua haberini bile manşetten girmedi. Ekrem Dumanlı'nın Akit muhabirine attığı tokatı arka sayfadan verdi.


Mahçupyan REİS hakkında eşcinsellik imasında bile bulundu.


Hakan Albayrak “hocayı savunacağım, REİSçilere çakacağım” derken Ahmet Hakan'ı bile gazetesi Diriliş Postası’nda savundu.


Yıldıray Oğur ve Ceren Kenar “bakanların Yüce Divan'a gönderilmesi gerektiğini yazdılar. Mahçupyan'a siper oldular. Babacan'a sahip çıktılar. Can Dündar bırakılınca sevinçten havalara uçtular. Genç Siviller ekibi denen FETÖ’cü ekip Yıldıray Oğur'un talimatıyla AK Parti gençlik kollarının üst kademelerine kadar sızdı.


İbrahim Karagül 1 Kasım seçimlerine bir hafta kala, içinde Ali Bulaç gibi paralellerin de ilk sayfada yer aldığı “gelin uzlaşalım kampanyası” başlattı. “Kabinede mason bakan korkusu” türü haberlerle kabineye ayar vermeye çalıştı.


Abdülkadir Selvi Yeni Şafak'ta yazdığı dönem, eskiden Aydın Doğan'ın 28 Şubat sürecindeki rolü üzerine yazdığı yazıları unutup CNN ekranlarına çıkmaya başlayarak Doğan medyasıyla dirsek temasına girdi.


Akif Beki, REİS'in basın başdanışmanlığı sebebiyle adam yerine konulan, sonra kapağı Radikal ve Hürriyet'e atan, Karar'ın kuruluşunda bizzat etkili olan, ve bugünlerde köşesinden REİS'e “işler daha da çirkinleşebilir” tehditler savuran bir yazar.


Hakan Albayrak “artık konuşma reis!” “artık köşene çekil reis!” yazıları kaleme alır.


Tüm yazar takımı “REİS meydanlara indiği, “Başkanlık” dediği için seçim kaybedilmiştir” derken Davutoğlu’ndan en ufak bir itiraz gelmez.


Hoca artık kendisine ait müstakil bir medya kurma vaktinin geldiğine KARAR verir.


Bir siyasetçinin kendine ait yeni bir medya kurması, kendine ait yeni bir parti kurmasından farksızdır.


Basın danışmanı Osman Sert'in desteğiyle KARAR'ı kurar. KARAR'ın finansmanı “örtülü” olarak halledilir. Ama 2 binden fazla satamaz gazete…


Davutoğlu, Osman Sert eliyle Taha Ün'ü kendi trol ekibine dahil etti. İşin kötüsü Taha Ün'ün eşi, Emine Erdoğan hanımefendinin özel kalem müdiresi Sema Silkin. REİS açısından ne kadar berbat bir durum değil mi? Taha Ün ve ekibi, yanlarına birkaç hırdavatı da alıp, hocayı eleştiren herkesi twitter’da FİTNEci ilan etmeye başladı.


Erdoğan’a yönelik hemen her gün hakaretamiz haberlerin çıktığı Taraf gazetesinin sahibi Arslan'la Alkım Kitabevi'ne ziyaretine giden Davutoğlu’nun el sıkışması sonrası Taraf, hocaya taraf.
 
 
MKYK’DAN GÜL EKİBİ SON ANDA TASVİYE EDİLDİ


Eylül'de MKYK'yı baştan sona kendi şekillendirmek isteyen Davutoğlu’na karşı, REİS'in talimatıyla Binali Yıldırım devreye girdi. 1353 delegenin 900'ünün imzasını topladı. Gül'ün ekibinden Hüseyin Çelik, Ali Babacan, Mehmet Şimşek vs… saf dışı edildi.


DESTEK BULMAK İÇİN HDP’YE BİLE ŞİRİN GÖZÜKÜLDÜ
 
PKK'nın ortalığı kan gölüne döndürdüğü, HDP'nin terör propagandası yaptığı, canlı bomba taziyelerine gittiği dönemlerde bile HDP'ye yönelik bir tepki ortaya koymayan Davutoğlu, MHP’nin kendisini eleştirmeye başlaması sonrası “bütün dokunulmazlıkları kaldıralım” dedi.


Daha kötüsü hocanın iki adamı, Naci Bostancı ve Ali Sefer Üstün, dokunulmazlık meselesini görüşmek üzere katil HDP'nin ayağına gitti. Sırrı Süreyya bu şaşkın ikiliyi ceketsiz, kravatsız, gömleksiz, basit bir kazakla karşıladı. Dayı dayı konuştu. Artistliğini yaptı, bunlar da Sırrı'ya hürmetlerini arz edip gittiler.


HDP tabanına ve PKK destekçilerine şirin görünme çabası Davutoğlu’nun, “2013 Mayıs şartlarına dönülürse her şey konuşulabilir” açıklamasıyla zirve yaptı.


Barış zamanında savaşı konuşan ne kadar hainse, savaş zamanı barışı konuşan da işte o kadar haindir.


Paralel yapıya şirin görünme adına AK Parti milletvekili Özhaseki’nin “paralel fabrika ayarlarına dönerse mücadele biter” açıklamasına da Davutoğlu’ndan hiçbir tepki gelmedi.


Avrupa Parlamentosu başkanı Schulz, REİS'e en galiz şekilde küfreden video klibe yönelik Türkiye'nin verdiği tepkiye karşı yine REİS'e yönelik “otoriter” kabilinden hakaretler etti. Davutoğlu ise Schulz'a karşı tek kelam etmedi. Schulz, “Biz Erdoğan'la anlaşmadık. Bizim muhatabımız Davutoğlu'dur, hükümettir, onlar da gayet ciddi muhataplar” sözleri üzerine Davutoğlu yine tek kelam etmedi.


İş Erdoğan’a düştü. REİS ise önce bu Nazi bozmasına çaktı: “Bahsettiğiniz kişi, benimle ne zaman görüşse, liderliğimin ne kadar saygın olduğundan söz eder. Yüzüme karşı böyle konuşan bir insanın şimdi o türden tavırlara girmesine ne demeli? Ben bu tür davranışları, Alman ekolünün Türkiye'ye bir operasyonu gibi görüyorum.” Sonra da mülteciler konusunda Almanya'ya övgüler düzen hocaya: “3 milyar euro meselesinde en büyük yükü Almanya alıyor deniliyor. Halbuki cüzi bir miktar hariç, Türkiye'ye gelen bir şey yok. Bizden neyin projesini istiyorsunuz? Sizin proje dediklerinizi biz çoktan yaptık. Proje diyerek kimse bizi aldatmasın. Birileriyle fotoğraf verebilmek için böyle şeylerin içine girmeye gerek yok”


AKADEMİSYENLER KARŞISINDA PASİFLİK


Hocamız, REİS'in şiddetle eleştirdiği, 1100 terör destekçisi Akademisyen'in imza kampanyası için “görmezden gelsek olay bu kadar büyümezdi” yorumu yaptı.


Sonuç olarak Davutoğlu, çok başarılı bir çizgi takibetmekle birlikte FETÖ ile Kemalist medyanın oyununa gelmiş Erdoğan ve millet karşıtı kim varsa onlarla işbirliğine giderek onların basın desteğini almak istemiştir.


Düşman çok akıllı bir şekilde hareket etmiş ve Davutoğlu ve ekibini ustaca bir manevrayla kendilerine çekmeyi başarmışlardır. Davutoğlu için artık çok geç lakin bundan sonra gelen liderin TÜSİAD, FETÖ, SOL MEDYA ve ULUSALCI DOĞAN MEYDA gibi unsurlardan uzak durmasında kendisi ve millet adına faydalar var.

    

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ramazan karabag 8 ay önce

sen klevye erkegisin
syn davut ogluna
laf soyleyecek adam degilsin

Avatar
mehmet 8 ay önce

bu yazıyı yazan arkadaş sen halt etmişsin niye şimdiye kadar yazmadın ya sende reisin kulu olmuşsun

Avatar
tek sucu var 8 ay önce

ağanın emrinden çıkması, o başbakan istemiyor kapıkulu istiyor...

Avatar
abdüssamed 8 ay önce

ulan reis dediğiniz adam peygamber değil ,evliya değil .bir adama körü körüne bağlanmış bütün yapılan iyilikleri ondan kötülükleri başkasından biliyorsunuz. cemaatin hayrını tek bir şahısa yükleyerek zulüm yapıyorsunuz.kemalistlerden ne farkınız var .onlarda tüm ordunun başarısını mustafa kemale yükledi m.kemali ilahlaştırdılar. sizde aynısınız erdoğanı ilahlaştırıyorsunuz.yazık

Avatar
Msb 8 ay önce

Bu yazıyı yazan neyin kafasını yaşıyorsun. Atıp karalamissin.bizler kimin başarılı kimin başarısız olduğunu görmeyecek kadar acizmiyiz.davutoğlunu oraya getirenlerın hiç mi suçu yok muş. Günah keçisi bulmussunuz yazık Size.

Avatar
Ramazan 8 ay önce

Memlekette işler böyle yürüyor işte saha düne kadar şeker gibi adamdı şimdi bütün foyasını ortaya dökmüşsün ama reis dediğin Ada'm anladığım kadarıyla şeker gibi Adam bak bu davayı bırak tamam mı ileride RTE E de düşecek ve hataları wörd de bir sayfa değil kitap yazılacak eski başbakanlar gibi yargı önüne çıkacak bu kadar fanatik olma

Avatar
Hfz 8 ay önce

Adamın sen kimsin tahsilin ne ki Prof davutoglunun hatalarını sayabiliyorsun
Onun gibi prof ol sonra konuşun.ayıp
Ayrıca bu gidişatınıza bakılırsa ilerde CHP iktidar olsa onların tarafını tutacaksın Erdoğanı karalıyacaksın

Avatar
Ayiptir 8 ay önce

Dunku haberinizi bi okuyun kendi haberiniz yoksa dun dun bugun bugun mu ... yanlis