BİMER'e Şikayet Edelim mi?
DiNiHABERLER.COM / öZEL iÇERiK

 
Açılımı; Başbakanlık iletişim merkezi olan BİMER, toplumsal bilincin arttırılmasına yönelik tedbirler kapsamında; istek, öneri ve şikayetlerin bilgi edinme hakkı gereğince, yetkili kişilere bildirmek ve gerekli sürecin başlatılmasını talep etmektir. Bireyler kendinin ya da toplumun mağduriyetini bildirmek ve uygulamalardaki menuniyetsizlikleri dile getirmek adına dilekçe veya ihbarda bulunma hakkına sahiptirler.  Yapılan yanlışlıkları, eksiklikleri ortadan kaldırmak adına güzel sonuçlar da elde edilmektedir. Fakat ihbarda bulunan kişiler, yaptıkları isnadlardan sorumludurlar.  Zanna veye tahmine dayalı şikayetler kişilik haklarını ilhlalidir. Dilekçe hakkını kötüye kullanmamak için gerçekte olmayan şeyleri olmuş gibi göstermek, hakları kötüye kullanmak  demektir. Bu itibarla, bir hakkı kullanırken, başka bir hakkı çiğnemenin hem  kul hakkı hem de yasal haklara tecavüz olduğunu unutmamak gerekir. 
 
Toplumuzda bazı kompleksli kimseler maalesef şikayet etmeyi kendine vazife sayarak bir çok kişinin gereksiz yere yıpratılmasına ve damgalanmasına sebebiyet vermektedir. 
 
İnsanları damgalamak bu kadar kolay mı? 
 
Aslında olmayan şeyleri olmuş gibi gösterip insanları yaftalamak bu kadar basit mi? 
 
Bu sevimsiz tabloları din görevlileri arasında da görmekteyiz maalesef... Kimi zaman hedefte; bir imam bir müezzin... kimi zaman, Kur\'an Kursu Öğreticisi... bazen bir müftü... hatta bazen de başkanlıktaki üst düzey bir yetkili...  

Din görevlileri kolayca yaftalanıp bir çocuk gibi şikayet edilebiliyor.  Basit gerekçelerle şikayet edilip hakkında soruşturma başlatılmasıyla karşı karşıya kalınabiliyor.  Söz konusu vakalarda, olumlu sonuçlar görüldüğü gibi olumsuz sonuçlara da yol açabiliyor.   Yapılan bu şikayetler karşısında kişi önce kendi kurumuna hesap veriyor ve soruşturulmaya alınıyor. Sonrasında meslekten atılmaya kadar gidiyor. Bu sorgulamalar ise çoğu zaman yargılayıcı ve incitici olabiliyor.  İncir çekirdeğini doldurmayan nedenlerle kişiler kolayca  rencide edilip harcanabiliyor. Tabi buna karşı dava açma yetkisi de karşı tarafta mevcuttur fakat bu nahoş durum da insanların yıpranmasına ve yorulmasına neden oluyor.
 
Her türlü iletişim imkanlarının ve hakların elimizin altında olduğu bu teknoloji çağında en ufak bir haksızlığa bile tahammül göstermeyip   pek tabi olarak vatandaşlık haklarımızı kullandığımız gibi toplumda birlikte yaşama ahlakına ve haklarına karşı aynı hassasiyetleri titizlikle gösterebiliyor muyuz? Yalnızca ihbar ve şikayet hattı olmayan  BİMER'e beğenilerimizi ve takdirlerimizi bildirme gayretini de gösterebiliyor muyuz? Zihin dünyamızda bu soruların yanıtlarını verebilmeli ve vebalini iyi  düşünmeliyiz...
 
Son günlerde sıkça karşılaştığımız "BİMER'e şikayet ederiz olur biter" anlayışıyla pek çok din görevlisinin mağduriyetine ve meslekten ihracına çevremizde hep birlikte şahit olmaktayız.  Gerekli görülen usulsüzlükleri tenzih edersek çoğu  eften püften sebeplerle asılsız ihbarlarda BİMER'i yol geçen hanına çevirmekteler. Muhbircilik ruhuyla gereksiz yere yetkilileri meşgul edenler, bu işin çocuk oyuncağı olmadığını bilmelidirler. İyi niyetle kurulan bu kurumu, kötü düşüncelere ve çıkarlara da alet etmemek gerekir. Hiç şüphesiz herkes işini layıkıyle yapıp hakkını vermelidir. Ancak, şahıslara,  kişisel haklara saldırıda bulunup "çamur at izi kalsın" mantığının, ne dinimizde ne de kültürümüzde yeri vardır.  Çeşitli iftiralara maruz kalanlarsa,  kendilerini temize çıkarana  kadar akla karayı seçmek durumunda kalmaktadırlar.
 
Günübirlik kişisel çatışmalarla haksız yere bir insanı işinden edip meslek hayatını ve onurunu zedelemek;  buna da devletin halkın hizmetine sunduğu bir merkez olan BİMER'i alet etme son derece çirkin bir usluptur. 
 
Karşıdaki insanı anlamadan dinlemeden sırf  önyargılarla ve su-i zanlarla hareket edip kolaycılığa kaçmak ne derece etiktir artık siz düşünün... Mahkeme-i Kübrada kul hakkıyla çetin bir sorguya tabi olmakta var...   Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan da olmamalı fakat, nerde nasıl bir tavır takınmak gerektiğini de iyi düşünmek gerekmektedir. Bu dengeyi iyi kurup önce vicdanlarımıza daha sonra yetkili mercilerde hak arama yoluna gidilmelidir. Şimdi bir kez daha düşünelim  BİMER'e şikayet edelim mi?...
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sabire 9 ay önce

Allah tan korkunda doğru söyleyen yasin gündogdu ve yasin hoca gibilerle uğraşmayın işini para ve menfaat için yapanlarla ugraşın

Avatar
hizmetli 2 yıl önce

arkadaşlar hiç bir müftü,vaiz adam gibi görev yapmıyor aldıkları paralar onlara haram olsun vaizler günlük vaazlarına gitmiyorlar cuma vaazlarına ayda bir gidiyorlar oda işlerine gelen camilere gidiyorlar cuma namazı sonrası zorla ,baskıyla hocalara yemek ısmarlatıyorlar bir de üstelik gittikleri camilerden para talep ediyorlar bayan vaizler ise kendi görevlerini bayan kuran kursu hocalarına yaptırıyorlar vaizler müftülükte hiç nöbet tutmuyor gelen fetvaları hep il müftülüğüne yönlendiriyoruz diyanette bunları adam yerine koyuyor

Avatar
BİMER=İFTİRA 2 yıl önce

BİMER şikayet birimini her kim kurdurduysa Allah ona hidayet versin, verdiyse hizaya gelsin. Kuru iftiraların biri bin para ettiği böyle bir devirde, böyle bir mekanizma kurulabilir mi acaba, devlet memuruna güveniyorsa böyle bir müessese niye o zaman, devletin müfettişleri yok mu da bir de böyle bir kurumsal sistem kuruluyor kardeşim? Sayın editör haber başlığındaki üslubunuz dahi yanlış, sanki hep vatandaş haklıymış gibi bir intiba çağrıştırıyor, hani bir zamanların başbakanının da ( benim memurum işini bilir ) dediği gibi bu sefer de çark kendini bilmez, ukalâ vatandaşların ( insanların ekmeğiyle oynamasına ) lehine dönmeye başladı; bilin ki böyle kaoslu devirlerde durumdan medet umanlar, devlet ricalini bile ( Hz. Ali -kerremellahü veche- Efendimiz'in şehid edilmesi: şehid olurken söylediği manidar söz de: iyi ki bir Müslüman tarafından şehid edilmedim, olmuştur. ) oyuna getirip, devleti zaafa uğratmışlardır, Peygamberimiz s.a.v bu müfterilerin cehennemlik olduğunu söylemiştir.

Avatar
idil kosucu 1 yıl önce

sayin merci size istirhamim cok degerli hocamiz Yasin Gundogdu beyefendi ile alakali olucak Fransada yasayan bir vatandas o larak hala kursu yasaginin kaldirilmamis oldugunu esefle goruyorum cok yazik boyle muhterem dogru sozlu bir hocamizi aciga almak cok utanc verici umarim yakin bir zamanda tekrar layik oldugu yere yani kursusune geri oner vede ummetine vermis oldugu hizmetlerine devam eder saygilarimla

Avatar
Imam 2 yıl önce

bimere şikayet etmişsiniz Diyanet'in disiplin değerlendirme başkanlığı kendine yakın olan hakkında soruşturma açmıyor. Yakın olmayan hakkında şikayeti hemen işleme alıyor. Diyanet'in adaleti bumu. Yazık

Avatar
imam 2 yıl önce

haddini bilmeyen eder malesef....

Avatar
kkö 2 yıl önce

Etmedik herşeyi sineye çekiyoruz ama inann sabrımın son demlerindeyim hem diyanet gibi bi kurumda çalışcaksn hem hak hukuku bilmeyip hakkımızı yiceksin bizde şikayet etmicez öylemi!! Önce onlar vebali düşüncek bizim haklarımızı ihlal etmicek alışmışlar yan gelip yatmaya fahriyiz diye ezmeye ama artik eski Türkiye yok görevini layıkıyla yapamiyosa inek beslesin a

Avatar
din gönüllüsü 2 yıl önce

Din görevlileri kim ki? Önce başta adam gibi bi Müftü olması lazım çalışanlarina sahip çıkan insan gibi muamele eden. Müftü gider şikayeti eden mahluka akıl verirse olacağı bu..