Çürük eğitim sisteminin yetiştirdiği robotlar
Almanya'da onaylanan "soykırım yasası" tarih alanında yazıları köşe yazan Murat Bardakçı tarafından "Küfür tek millettir" yaklaşımı ile ele alındı. 

Bardakçı soykırım yasasını meclise getiren Cem Özdemir'i de ele aldığı yazıda cumhuriyet tarihinde verilen çürük eğitim sisteminin atasına küfreden robotlar yetiştirdiğini dile getirip eleştirdi. 

İşte Bardakçı'nın o yazısından ilgili bölümler...

ALMAN Federal Meclisi’nin 1915 olaylarını “soykırım” olarak niteleyen metni kabulünden hemen sonra Meclis binasının önünde yapılan kutlamalar bilmem dikkatinizi çekti mi?

Ermenistan’ın kırmızı, mavi ve turuncu bayrağını açan Ermeniler önce birbirlerine sarıldılar, sloganlar atıldı, şarkılar söylendi, derken kadınlı-erkekli gruplar bizim Erzurum barını andıran folklorik danslara başladı...

Dolayısı ile tepine tepine eğlenmeleri gayet normaldi, zira hayli uzun zamandır bu ânı bekliyorlardı!

Federal Meclis’in önünde üç renkli Ermenistan bayrakları ile şenlik yapan Ermeniler yalnız değildiler, eğlenceye başka gruplar da iştirak ediyordu: Sol üst köşesinde haçın yer aldığı mavi-beyaz Yunan bayrakları açmış Yunanlılar! Apostol ile Helen’in gönlü Agop ile Takuhi’yi bu mutlu günlerinde yalnız bırakmak istememiş ve Alman Federal Meclisi’nin kararını kutlamak için onlar da koşa koşa gelmişlerdi!
Ekranda bu manzarayı görünce, “Kâfirler tek millettir!” sözündeki hikmeti hatırladım...

HANGİ BİRİNİ SAYAYIM?

Bu ifade Kur’an’da geçer, yani âyettir; Enfal Suresi’nin 73. âyetidir, aslı “Kâfir olanlar birbirlerinin dostlarıdır” şeklindedir ama asırlar boyunca böyle kim bilir nelerle, nasıl dertlerle ve kahredici işbirlikleriyle karşılaşmış olduğumuz için âyet Türkçe’de böylesine kuvvetli bir deyim hâlini almıştır.

Ama âyetteki ile deyimdeki “kâfir” arasında anlam farkı vardır. “Kâfir”, âyette tabii ki dinî bir kavram olarak ve dinî mânâda geçmektedir; ifadedeki “kâfir” ise hem âyet ile aynı mânâdadır, hem de mesele çıkartmak maksadıyla bir araya gelip başkalarının başına dertler açanlar hakkında kullanılır.

Alman Meclisi’nin önünde ellerinde bayrakla şenlik yapanlar gibi...

TEK SORUMLU CEM ÖZDEMİR Mİ?

Politikacılarımız, basınımız ve halk, tasarıyı hazırlayan Cem Özdemir’e günlerden buyana demediklerini bırakmıyor; “Bir Türk nasıl olur da böyle bir iş eder?” diye hayrete düşüyorlar...

Neden hayret ediyoruz ki? Son dönem tarihimizin ayrıntıları, özellikle de 1915 tehciri gibi üzücü hemen her hadise neredeyse yüz küsur sene buyana gizlenir, ders kitaplarında bu konularda tek bir satıra bile yer verilmez, çürük bir eğitim sistemi ile sadece robot yetiştirmeye çalışılırsa, netice işte böyle olur! Ortaya değil memleketinin, kendinin bile farkında olmayan, âidiyet hissinden nasibini almamış bir nesil çıkar ve bu nesil tasarı da hazırlar, kendi geçmişine demediğini bırakmayıp beterini de yapar ve dünya savaşı sırasında cephelerde can vermiş iki nesil önceki büyükbabasını böyle “soykırım cellâdı”, yani “katil” ilân eder!

Senelerden buyana dünyanın 1915 olaylarını “soykırım” olarak kabul etmesine aldırmamamız gerektiğini söylüyor, “Etseler ne olacak?” diyorum ve Almanya meselesinde de aynı kanaatteyim!



 

Kaynak: Dinihaberler.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
turgut 7 ay önce

çok güzel tespitler