Diyanet haklı iken neden haksız duruma düştü!

Hilalin gözlenmesi ile ilgili bilgi, beceri, teknik imkanlar ve siyasi propaganda üstünlüğüne sahip Diyanet, haklı iken haksız duruma düştü

Diyanet haklı iken neden haksız duruma düştü!

Hilalin gözlenmesi ile ilgili bilgi, beceri, teknik imkanlar ve siyasi propaganda üstünlüğüne sahip Diyanet, haklı iken haksız duruma düştü

İsmet DEMİR
İsmet DEMİR
10 Temmuz 2016 Pazar 21:58
Diyanet haklı iken neden haksız duruma düştü!
banner221

DiNiHABERLER.COM / öZEL iÇERiK

Diyanet işleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, bu güne kadar yaptığı çalışmalar ile İslam alemi ve ülke Müslümanlarının medarı iftiharı oldu.  Diğer başkanlar, iktidarlar açısından Diyanet’i bastırıp susturmakla görevli tutulmuşken Görmez’in başkanlığı aksine Diyanet’i coşturmaya ayarlı bir iktidar dönemini kapsıyor.

Mehmet Görmez bu yönüyle oldukça şanslı…

Mehmet Görmez’in başkanlığında çalışmalarına devam eden Diyanet’in tüm yaptıkları işlerin arkasında Cumhurbaşkanı Erdoğan sathında AK Parti ve millet bulunuyor.

Yani Görmez’in konuşmaması için hiçbir neden yok. 

O da kendisinden beklenildiği şekilde yerine göre konuşmaktan çekinmiyor. Yapılacak ne varsa yapıyor. 

YURT İÇİ ÇALIŞMALARDA DİYANET YOK GİBİ

Mehmet Görmez’in gündeme dair yaptığı açıklamalar ile yurt dışı çalışmalarında Diyanet oldukça başarılı iken Görmez’in olmadığı yerde Diyanet adeta ortada yok gibi.

Görmez’in başarılı çalışmalarının yanında stratejik hataları olmadı değil. Ama çalışmalarına bakıldığında bu hataların kendinden ziyade çalışma ekibinden kaynaklandığı dikkat çekiyor.

Tıpkı başbakanlığı danışmanlarından dolayı elinden alınan Ahmet Davutoğlu gibi.

DANIŞMANLARI YÖNÜYLE GÖRMEZ DAVUTOĞLU’NA BENZİYOR

Davutoğlu’da çok çalışkan ve başarılı bir başkanlık sergilemesine rağmen yanına atanan yada kendi yanlış tercihleri sonucunda başına bela ettiği strateji bilmez danışmanlardan dolayı makamından olmuştu.

Aynı sıkıntının Mehmet Görmez için geçerli olduğunu görüyoruz. Görmez’in çalışma ekibi ve bazı danışmanlarının Diyanet’i değiştirmede ve geliştirmede etkisiz, koltuğunu koruma heveslisi, yeniliklere kapalı, güncelleme sorunu olan, ümmeti kucaklamaktan yoksun, Diyanet Teşkilatınca ve İlahiyatçılarca da kabul görmeyen danışmanlardan oluştuğu yüksek sesle dillendiriliyor. 

Tabi Görmez’in yakınındaki çevre, tabanın sesini bastıyor olmalı ki bu sesleri duymamak için Görmez özel bir gayret sarf ediyor olmalı!!!
Bu danışmanları ve mevcut ekibi, Mehmet Görmez kendisi hazır buldu ise Allah sabırlar versin kendisine…
Yok, bu danışman ekibi kendi tercihi ile atamış ise Görmez adam seçme konusunda Davutoğlu kadar acemi demektir.

KALİTELİ İNSAN, KALİTELİ TERCİHLER YAPAR

Malum insan kadar çevresi ve tercihleri de kaliteli olmak zorunda. 
Nice kaliteli ve işinde mahir hükümdarların danışman kadrosundan dolayı başarısız oldukları tarihi bir vakıa.
Mehmet Görmez’in Diyanet’i aktive etmek gibi bir kaygısı varsa yanındaki danışmanları ve çalıştığı ekip dahil büyük bir değişikliğe gitmesi ümmet için bir zorunluluk ve bu değişimimi yapmaması büyük bir vebal. 

İslam’da işi bilenlerin tercih edilmesi esastır. Arkadaşlar, dostlar, Allah'ın adamları veya bizim mahalle çocukları değil…


DEVLET ADAMLIĞINDA VEFA DEĞİL İŞ BİLMEK ESASTIR

Devlet işi başka işe benzemez. Başkaları adına kullanılan bir yetki olduğu için devlet adamlığın sorumluluğu kadar aynı oranda vebali olan bir iştir. 
Öyle bir sorumluluk ki milyonlarca kişinin beklentilerinin anında yerine getirilmesi kadar ertelenmesi de söz konusu olabilir. Hele bu, bir de din hizmeti alanı ise sorumluluk kat kat büyür.

Belki başka devlet kurumlarında atanan kimsenin koltuğuna yapıştırıcı ile yapışması doğal karşılanabilir. Ama Diyanet’e atanan bir bürokratın denendiği ve hiçbir ivme kazanmadığı bir yerde o koltukta tutulması birinci derecede Diyanet İşleri Başkanı’nın sorumluluğu altındadır.

DİYANET YURT İÇİNDE BAŞARISIZ

Mehmet Görmez ikinci dönemine girmesine rağmen farkında mı bilemiyoruz ama kendi kontrolündeki dış ilişkilerdeki başarısının kontrol altına alamadığı iç işlerde sağlayamadığı bir gerçek.

En alt birimdeki din görevlisinden, il ve ilçe müftülerine varıncaya kadar genel kanı, merkez teşkilatına atanan birkaç kişi dışında çoğunluğun koltuğunu doldurmaktan başka bir işe yaramadığı şeklinde…

Diyanet, 1950 model zihniyet ile içine kapanık, güncelleme mekanizması devre dışı kalmış, medyadan habersiz, dünyadan kopuk, değişen dünyaya ayak uydurma sorunu olan, yeni hiçbir veri ortaya koyamayan, teşkilatın alttan üste birliğini sağlayamayan, Diyanet dışında devlet ve halk alimleri ile bir araya gelme gayreti içinde olmayan hantal bir ekibe sahip olduğunu dünya alem biliyor.

Mehmet Görmez ekibin yetersizliğini, birçok konuda olduğu gibi haklı iken haksız duruma düştüğü Bayram hilalinin görülmesi” konusunda en azından görmüş olmalı.

BAYRAM HİLALİNİN GÖRÜLMESİ TAM BİR FİYASKO

Çığ,“geliyorum” demesine rağmen hiçbir tedbir almayan sorumluluk makamında bulunan bürokratların vurdumduymazlığı, iş bilmezlerin “dost, ahbap, arkadaş, iyi adam…” adı altında bulundukları sorumluluk makamına getirilmesinin sonucunu Diyanet, bir kez daha canlı canlı yaşamış oldu. Ve göz göre göre gelen çığın altında kalıverdi.

Tüm teknik imkanlara sahip olmasına rağmen Diyanet, neden Şili’ye hilali gözlemeye gittiğini ve en uygun yerin Şili olduğunu açıklamaktan aciz bir şekilde alay konusu oldu.

Hilalin görülme anlarının yaklaştığı günlerde toplum bilgilendirilmedi, siyasetten ve gündemden kopuk Diyanet’in bürokrat takımı, propaganda faaliyetinde sınıfta kaldı.

BU İTİBAR KAYBININ HESABI SORULMALI

Altında uçak, cebine koyduğu yollukla Şili’ye yol alan Diyanet yetkilileri, dünyanın ne diyeceğini, verecekleri haberin kimler tarafından ciddiye alınıp alınmayacağı konusunda hiç bir kaygı duymadan gözlemde bulundu. Ve sonuçta verdikleri kararla ortada kalıverdiler.

Her yıl bir yerde astromik olarak ayın görüleceği yerleri tespitte haklı ve mahir olan Diyanet, hilali gözleme konusunda İslam ülkelerinden istişare ile temsilci almayı düşünemedi. Düşündü ise de bunu kamuoyuna anlatamadı. İslam alemiyle icmaya varılmayan bir kararda dikine giderek yaptığı içtihatta tek kaldı.

Hicri takvim birliği kongresinde birlik kararı almayı başaran Diyanet, “Hilalin gözlenmesinde bir yerden görülen hilalin dünyanın tamamını bağlayıp bağlamayacağı” konusunda icmaya varmayı akledemedi. İcma olmayan bir konuda kendi başına karar alan İslam ümmeti ile çeliştiği yetmezmiş gibi ciddiyetinden de ödün verdi.

TEKNOLOJİYİ YETERİNCE KULLANAMAYAN DİYANET

Bangladeş, Endenozya ve Avustralya’da hilal görünmesine rağmen Mekke’ye tabi olmayı tercih edip oruç tutmaya devam eden ülkelerin bu hali, Diyanet’in ciddiye alınmadığının en açık göstergesiydi. Diyanet, bu ülkelerde hilalin göründüğünü ama buna rağmen Türkiye ile hareket etmediklerini dahi kamuoyuna elinde bulunan Diyanet TV, Diyanet Radyo, TRT ve kendi internet sitesinden dahi duyurmayı düşünemedi. 

Tabi bu arada Diyanet Şili'ye Hilal gözlemeye adam gönderirken Türkiye ile aradaki saat farkının 6, Çin ile 12 saat olduğu düşündünüldüğünde İslam ülkelerinin Diyanet'in hesabına uymamakta ne kadar haklı ortadadır.

Dünyanın yuvarlaklığını namaz saatlerinde uygulamayı akladen Diyanet, Asya’da 30’a tamamlanan oruçların, Amerika’da aynı günde bayram yapılması durumunda 29’da kalacağını da kamuoyuna açıklayabilmiş değil…

Hilale göre oruç açma ve bozmada dünyayı genellemek yerine aynı meridyenler(boylam) üzerinde bulunan ülkelerin birlikte hareket etmesi enlemlerin hesaba katılmaması gerekir. Nihayetinde ayın hareketleri tıpkı güneş gibi batı-doğu doğrultusunda olduğuna göre burada esas alınması gereken meridyenlerdir. Meridyenleri bırakıp enlemi esas alan Diyanet, tüm dünyaya oruç açtırma yada tutturma noktasında birlik çağrısı yapmak yerine en azından 4,6 veya 8 parça halinde meridyenlere göre coğrafya bölümlemesi yaparak Hilali gözleyebilir ve o bölgeler için Ramazan başlangıç veya bitiş saatleri belirleyebilir. Tabi bu konuda da Diyanet bildiğini yapmaktan uzak kalıp İslam ülkelerinin onayına muhtaçtır. Ümmetin icmasının olmadığı işlerde birliği sağlamak İslam ülkeleri açısından malumdur ki en zor iştir. Bu konuda icma kararı çıkması gerekir ki herkes altına imza attığı kağıda mutabık kalabilsin.

MİLLET LAF DEĞİL İCRAAT İSTİYOR

Her yıl bu konu gündeme gelir. Basında ayrıntılı bir şekilde işlenir. Konuyla ilgili lehte ve aleyhte dost yada Diyanet düşmanı kimselerce basında bir yığın bilgiler verilir. Ama Diyanet, bildiğinden şaşmadan yoluna devam eder. Teftiş kurulundan bir üst düzey bürokratın dediği gibi “Diyanet’in medyaya ihtiyacı yok”, “Devlet kendini korur” zihniyetinde bürokratlara sahip olduğu için en ufak bir şekilde piyasada ne denildiğinden haberi olmadığı gibi cevap vermeye de tenezzül etmeyen gayet rahat bürokratlarla yoluna devam edemez.  Ederse sonuç ortada.

Diyanet ümmetin göz bebeği ve birilerinin keyfine bırakılamayacak kadar önemli bir kurum. Dünya yuvarlak diyenlerin yanında dünyanın düz olduğu rahatlığı içinde olan bürokratlarla bu kurum ivme alamaz. Hiç kimsenin Türkiyeli Müslümanları, dünya ölçeğinde Diyanet üzerinden haklı iken haksız duruma düşürüp alay konusu etmeye hakkı yok.

Sayın Görmez! Millet, gece yattığı yerden ümmetin sorununu dert edinmeyen, rüyasında ümmeti görmeyen bürokratların Diyenetten temizlenmesinini ve  sizin gibi çalışan değerli alimlerin işbaşına getirilmesini istiyor.

 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Son Güncelleme: 21.03.2017 21:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ehl-i İmam 2016-07-10 23:40:54

dört dörtlük bir haber. fazla söze ne hacet.

Avatar
ali Er 2016-07-11 00:37:47

En alt birimdeki din görevlisinden, il ve ilçe müftülerine varıncaya kadar genel kanı, merkez teşkilatına atanan birkaç kişi dışında çoğunluğun koltuğunu doldurmaktan başka bir işe yaramadığı şeklinde…

Avatar
Osman 2016-07-11 00:45:01

25 yıllık bu camiada görevliyim 6 il müftüsü 20 ye yakın ilçe müftüsü ve müftü yardımcısıyla çalıştım sadece 2 si yürekten çalışıp yürekler fethetti lakin diğerleri sanki orgeneral sanki firavun vari gibilerdi makamlarina girmek randevuyla konuşmak ne mümkün .....hep havadalar yukiradalar bekliyoruz bakalim yere çakilmalarini

Avatar
imam 2016-07-11 01:31:08

duygularımızın tercümanı olmussunuz Allah razı olsun.en kısa zamanda değişim rüzgarlarının estiğiğini göreceğiz görmez ve ekibinin gitmesi lazım.

Avatar
mustafa emin 2016-07-11 12:01:49

acı ama gerçek olan bi haber. diyanette körler sağırlar birbirini ağırlar türkiyede ahbap çavuş ilişkisinin yegane olduğu kurumlardan bir tanesidir. iş yapmayan ödüllendirilir. yalakalar iş bilmeyenler terfi ettirilir. çoğu idareci attığı evrak imzasının ne anlama geldiğini bilmez hele hele mali konularda tamamen boştur. başkanlık tüm idarecilere en az 3 ay mali ve özlük konusunda genel kültür protokol beşeri ilişkiler personel ve aileleri ile iletişim konusunda seminer vermeli,lakin seminerlere diyanet dışından eğiticiler katılmalı. ve kursiyer idareciler denetlenmeli. ah sayın başkan görmez maalesef çoğu şeyi çevrendeki yalakalar gördürmüyor işin açığı sende görmek istemiyorsun zannımca.

Avatar
mele 2016-07-11 06:09:25

diyanet işleri başkanı ikinciye seçilmemeliydi saygılar başka türkiyede profösörmü yok stop saygılar

Avatar
İmam Hatip 2016-07-11 02:14:04

_____ADMİNİN YORUMU___ ÇOK ZEKİSİNİZ!! BU AKLI SİZE KİM VERDİ BİLMİYORUZ AMA YANLIŞ YOLDASINIZ. TÖVBE İLE YOLA GELİNİZ. DAHA DOĞRU DÜZGÜN HABERİ DAHİ OKUMASINI BECEREMİYORSUNUZ FİTNE ÇIKARMAKTA MAHARETİNİZ BİR HAYLİ FAZLA.

Hayırdır dini haberler Sayın Başkanımızın görevden alınacağı bilgisine mi ulaştı yoksa

Avatar
? 2016-07-11 02:38:50

Milletin içimden çıkmış çağı iyi okuyan samimiyetinden zerre kadar Şüphe olmayan bütün halkları ve milleti kocakliyan imamların kendiside daha cok GÜVEN duyduğu ortamı sağlamaya çalışan diyanetin başta doğu ve güneyduğuda varlığını her zamanda daha çok hissettirdiği bir dönem Aşk ve şevklerini lütfen kirmayın yok eğer sizin istetrdiğiniz gelmesini isttiyosanız o başka birde takva her güzel hizmetin başıdır Allah aşkın diyanet calışanlarına takvalı olmayacakta Kim olacak Tabiki riyakarlar bunda mahrumdurlar geliyorlar mehmetler yavuzlar Biraz Sabır slm ve hurmetlerimle bahtıkara nusaybinden dertli ve kederli fakir melekfaysal