Diyanet yurt dışında misyonerlik yapmıyor

Haçlıların içimizdeki Truva atları olan Komünistlerin Anadolu insanından çok gavurun hakkını savunduğunu artık bilmeyen yoktur. 

Sosyalistlerin Birgün Gazetesinde dünyadan habersiz yaşayan Bülent Mumay adlı bir köşe sahibi “Devletimiz, 20 yıldır Türkiye’de yaşayan pastörAdrewCraigBrunson ve eşini, ‘milli güvenlik’ tehdidi oluşturdukları iddiasıyla sınır dışı etme kararı almış.” deyip başladığı satırlarda haçlıları savunmuş.

PASTÖR, PROTESTANLARIN PAPAZLARINA VERDİĞİ İSİM

Beyefendi milletin cahilliğinden istifade ile AdrewCraig’e “pastör” demeyi de ihmal ediyor. Hani “pastör” deyince insanın aklına kuduz aşısını geliştiren namı değer “Louis Pasteur” gibi bir bilim adamı da gelmiyor değil. 

Tabi buradaki pastörün bilim adamlığıyla uzaktan yakından alakası bulunmuyor. Bizim sınır dışı edilen “pastörümüz, özellikle Protestanların papazlarına verdiği bir isim olan türden bir pastör yani papaz. 

Müslümana gelince “Karasakal, karacübbe, karafatma, habis ur, yarasa, gerici…” gibi olmayan sıfatları bulup buluşturup yakıştıran Komünistler, papaza gelince saygı ve koruma iç güdüsüyle papaz demeye bile cesaret edemiyorlar. 

Andrew adlı papazın sınır dışı edilme gerekçesi ise “yurt dışından kaynak alarak misyonerlik yapmak.”


ANDREW MİSYONER DEĞİL AJAN FAALİYETLER İÇİNDEYDİ

Tabi bu kağıt üzerinde veya basına yansıyan haliyle görünen suç.

Türkiye’de kendi görevini yaptığı için bir papaz sınırdışı edilecekse en başta Ortodoks Rum Patriği ve bağlı kilise papazlarının sınırdışı edilmesi lazım. 
Ama edilmiyor.

Demek ki birileri kendi dindaşlarına hizmet ederken birileri de papaz Andrew’de olduğu gibi yerinde duramayıp kendi kalmayan dinine cemaat bulma adına başka dinlerden özellikle de Müslümanlardan cemaat devşirme derdine düşmüş. 

Tabi bu suç mu?

Değil elbette…

Bu nedenle kanunlarda misyonerlik yapan değil misyonerliğe engel olana cezayı öngören “Bir kimsenin dini, siyasi, sosyal, felsefi düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlamak ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan men etmek; toplu dini ibadet ve ayinleri engellemek 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” kanun maddesi bulunuyor.

Peki, Papaz Andrew’in yaptığı ne?

TSK’NIN KORKUNÇ MİSYONERLİK FAALİYET RAPORU

Onu da 2004 yılında TSK’nın yaptığı "Ülkemizde ve Dünyadaki Misyonerlik Faaliyetleri" isimli araştırma sonucundan öğrenelim.

TSK araştırma sonucunda öz olarak şu tespitlerde bulunuyor: “Irak savaşı sonrasında ülkemizde mülteci durumunda olan Iraklı vatandaşlar, Aleviler ve Kürtler misyonerlerin hedef kitlesi. Misyonerlik faaliyetlerinin Türkiye’de yoğunlaşma nedeni ise Ortadoğu’da kurulacak yenidünya düzeninde Türkiye’nin anahtar ülke konumunda olması. Bu plana göre amaç Anadolu’da Hristiyan nüfusu arttırmaktan ziyade ülkenin jeopolitik konumundan kaynaklanan ajan faaliyetler. Hedef kitle, ‘İşsiz, yoksul, kimsesizler, dini bilgisi zayıf olanlar, dini konuda tereddütlü ve şüphe içinde kıvrananlar.’ Bunlarında elde edildiği ortamlar deprem, sel gibi doğal afetler sonrasında çaresizliğin kol gezdiği bölgeler ile terör nedeniyle güçsüz ve işsiz kalan insanların bulunduğu alanlar. (Yani bu noktada ülkede estirilen terörün misyonerlere zemin açmak amacı da ortaya çıkmış oluyor.)Lozan Anlaşmasına göre azınlıklara tahsisli 269 Kilise ve 34 Havra hizmet etmekte ve yeterliyken hiç alakası olmamasına ve cemaati bulunmamasına rağmen apartman altlarında ve dairelerde kaçak binlerce açılan kiliselerin niyeti, ülke üzerinde istismara açık taban bulma amacıdır. Apartman içlerinde açılan bu kiliselerde İncil ve Tevratla başlayan harçlık vermeler ücretsiz ilkokul, dershane ve lise eğitimiyle devam ediyor…”

Protestanlığın merkezi nerede?

İngiltere’nin başkenti Londra’daki Anglikan Kilisesi.

Ortadoğu’da söz sahibi ülke İngiltere ve İngiltere’nin Ortadoğu planlarıyla papaz Andrew’ün çalışmaları tesadüf olamaz.

Bülent Mumay bu gerçekleri bilmez mi?

Elbette bilir. Demek ki Papaz Andrew misyonerlik dışında ajan faaliyetler içesinde olduğu tespit edilmiş ve sınır dışına postalanmış. 

TÜRKİYE’DE SOL, HRİSTİYANLIĞIN SİYASİ UZANTISIDIR

Ama solun Türkiye’de konuşlandırılma nedeni, zaten siyasi olarak Hristiyanlığın İslam ülkelerinde etkinlik kazanmasından başka bir şey değildir. 
Papaz Andrew’i kollayan Bülent Mumay, Türkiye’yi barbarlıkla suçlarken Diyanet’in yurt dışındaki görevlilerinin görevlerine devam etmekle batının ne kadar özgürlükçü olduğunu da söylemeden geçemiyor. 

Oysa Diyanet’in görevlileri yurt dışında sadece Türkiyeli Müslümanların din hizmetlerini yapmakla mükellef iken Türkiye’de çalışan misyonerler gibi asla Hristiyan çocukların zaaflarından faydalanıp Müslümanlaştırmak gibi bir görev kendilerine addetmiş değiller. 

PAPAZ ANDREW’Ü GÖREN BİRGÜN GAZETESİ ALMANYA’DAN SINIR DIŞI EDİLEN ONLARCA DİYANET İMAMINA NEDEN KÖR?

Bülent Mumay’a Almanya’nın nüfus açısından en büyük eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya’da, “genç Müslümanların radikalleşmesini engellemek” amacıyla yürütülen projedeDiyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB) ile işbirliğini sonlandırmasını” hatırlatmak lazım. 

Almanya bırakın başka dinlerden Müslüman devşirilmesini, Avusturya örneğinde olduğu gibi Diyanet’in kendi Türk vatandaşlarına kendi din hizmetlerini sunmasını dahi radikalleşme deyip yasak getirebiliyor.

Haydi Bülent Mumay!

Andrew papazını savunduğun kadar onlarca Diyanet imamının kendi Müslüman vatandaşlarınaAvusturya ve Almanya’da veremediği din hizmetlerini de yaz ki vatanseverliğini görelim.



 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.