Evrensel, Kur’an Kurslarını bırak Halk evleri ile Yoğunlaşma odalarına bak!
DiNiHABERLER.COM / ANALiZ


Diyanet Haber- B
ir medyadan beklenen toplumsal barışa, ahlaka, dayanışmaya, kalkınmaya destek vermesidir. 

Ama Evrensel başta olmak üzere sol yayınların tamamı, medyadan beklenilen aksine toplumda kutuplaşmayı artırıcı şekilde toplumun barış ve huzur ortamını baltalamaktan başka bir şey yapmazlar. 


Hak arama ve özgürlük söylemleri altında başkalarının hakkını gasp etme ve özgürlük alanını kısmayı görev bilirler. 


Başkaları özgür olduğunda nedense Evrensel gibi paçavralar kendilerini esir gibi hissediyorlar. 


Yaptıkları tüm haberler, toplumun temel değerlerini yıkma amaçlıdır. 


Yıpranmış ev tamir edilir, tarihi eser restore edilir, bozuk araba tamir edilir, sakat tedavi edilir. 


Ama solun mantığında yıkmak, yakmak, hurdaya atmak ve yok etmek esastır. Tabi daha iyisini koyduklarından değil. Var olanı yok etmeye ayarlı beyine sahip olduklarından…


Evrensel.net adlı site yazarlarından Adnan Gümüş adlı şarlatan bu günkü köşesinde “Yatılı Kur’an Kurslarını” ele almış.


Sayılarından yola çıkarak Kur’an Kurslarının ikinci, üçüncü planda kalan para toplamak, pedegojik sorunlar ve kontrolsüz hallerini birinci plana alıp bir güzel eleştirmiş. 


Bir de ahlaksızca IŞİD’in buralardan beslendiğini söylemiş. 


Bu güne kadar Kur’an Kurslarına ve İmam Hatip okullarına giden öğrencilerden IŞİD’e katılan bir tane öğrenci bile gösterememişken buraları terörün arka bahçesi gibi gösterme uğraşı tam bir şerefsizlik örneği. 


Şunu dese hak vereceksiniz. 


“Bu kurslar pedegojik formasyona sahip olmayan insanların elinde bulunuyor. Eğitim veremiyorlar. Eğitim vermemeleri nedeniyle buraya devam eden çocuklar psikolojik sorunlar yaşayabilir” dese amenna der, alkışlarsınız. Ama bir iki olumsuz örnekten yola çıkıp bu kurumları Ensar Vakfında olduğu gibi toptan kaldırılmasını istemek olsa olsa komünist düşmanlığıdır. 


Ki bu kurumlardaki sorunların tamamı, bu güne kadar dinsizliği ve ahlaksızlığı şiar edinen CHP merkezli sol zihniyetin sonucu…


Sol, her daim başkalarını eleştirir. 


Bol bol akıl verir. 


Solcu, deyince kibirli akıl budalaları göz önüne gelir. 


Herkese akıl verirler ama kendi burunlarındaki pisliği nedense görmezler. 


PKK’ya giden çocuklar komünist KCK ev ve HDP dershanelerinden gider. 


MLKP ve DHKP-C gibi vampirlerin insan kaynağı da halk evleridir. 


Burada teröristler ders verir.
 
Kuran kurslarındaki gibi gönüllülük esasına göre halktan para toplanmaz. Aksine zorbalıkla vergi alınır. Haraç kesilir. 


Uyuşturucu partileri en özel anlardır bu terör yuvalarında…


Uyuşturucuyu aldıktan sonra aradaki engeller kalkar kim kimi tuttuysa götürür o an. Bacıymış, arkadaşmış, akrabaymış, arkadaşın hanımı falanmış denmez. Malı götüren götürene…


Ayılınca yapılan pisliğin utancı çağdaşlık kılıfıyla kapatılır ve çağdaş yaşam için mücadele edilir. 


PKK’nın meşhur yoğunlaşma evlerinde körpe kızların apoya sunuluşunu bolca okumuşsunuzdur. 


Murat Karayılan’ın kucağında ki kızları da görmeyen yoktur. 


Hem şu eylem yapan erkek ve kadınlar nerede eğitim alır. Komünist evlerde ve mağaralarda…


Kızlı erkekli dağda aylarca kalmak ve insan olarak kalabildiğini, birbirlerinin ırzına yan bakmadığını iddia etmek karganın bülbül diye yutturulması gibi bir şey…


Komünist Evrensel ve Adnan Gümüş’e bir hatırlatma daha…


O beğenmediğin İmam Hatip ve Kur’an Kurslarından mezun olan öğrenciler Çanakkale’de destan yazar; Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak, Yüksekova’da eşkıyalara dünyayı dar eder. 


Senin halk evlerin ile yoğunlaşma evlerinden hendek başında eşkıya, gezi parkında çapulcu ve ahlaksızların kucağında gey gibi sapkınlar türer. 


Sen bırak fabrikayı da ortada pazara sürülen ürene bak ki farkı anla Adnan Gümüş…


Adnan Gümüş’ün Evrensel.net’te yayınlanan yazısı:


Kurumsal örgütlü işler: Yatılı Kur'an kursları


Yansın Dünya” da o dünyanın içinde hepimiz yanıyoruz. Anadolu topraklarında çocuklar çoğu zaman sahipsiz: “Kurtarın bizi” diye bağırıyorlar camların arkasından. Yetiştirme yurtları, YİBO’lar, imam hatip yurtları, Kur’an kursları…


En yaygın yatılılık “Kur’an kursları.”


En çok istismar edileni yatılı Kur’an kursları…


Bundan 45 yıl kadar önce, 1970’lerin başı. Dedem “Öğretmen oldu” iki oğlan, büyüğünü Kur’an kursuna gönderdik ama şimdi başka işlerle uğraşıyor, en küçüğü de ilkokulu bitirdi, cenazemizi kıldırır, onu da Kur’an kursuna vereyim, diye Kur’an kursuna yazdırıyor.


75 yıl kadar öncesi, 1940’ların başları. Dayımlardan biri ve en büyük amcam da Kur’an kurslarına yazdırılmış. Amcam bir süre sonra ayrılmış. Dayım Şam, Halep… kurs kurs, medrese medrese dolaşmış.


Anadolu’da tarikat ve cemaatlerin temel kaynağı, adam devşirme yolu, ideolojik aracı yatılı Kur’an kursları.


Amcam da dayım da tarikat eğiliminde değil. Dedemin de tarikatlarla bir bağı yok, öyle saf kendine göre Müslüman biri. Kur’an kursu kimin belli değil. Adı yetiyor. “Eti senin kemiği benim”. Küçük amcam Kur’an kursuna yazdırılıyor. Aradan bir süre geçti. Amcam on üç, on dördünde. Kur’an kursu için birkaç çocuk daha yanına almış, fındık zamanı fındık toplamaya gelmişti. Kim gönderdi sizi diye sorduğumuzda, Kur’an kursundan yardım toplamamız (Fındık toplamamız için) gönderdiler, birkaç çuval toplayamazsak bize kızarlar, diye kaygı içindeydi. Çocuklar köy köy dolaştırılıyor, kimse bir şey diyemiyor; sonuçta din iman kutsal işler söz konusu. Yardımın kime gittiği belli değil. Amcam, daha çocuk amcam, uykusunda bağırmaya, ağlamaya, yılan çıyan görmeye başladı.


Sıkıntı büyük, iş düzgün değil.


Diyanette üst düzeyde dayımlardan biri biliyor o dünyayı. Dedeme verdiğiniz Kur’an kursu izinsiz, Süleymancılara ait, çocuğu daha bilindik bir yere verin diye uyardı.


Diğer öğretmen amcam, TÖBDER’li amcam, kardeşi küçük amcamı yanına aldı, babasını da (dedemi) kırmadı, imam hatibe yazdırdı.


Güncel bazı rakamlar verirsek Diyanet verilerine göre 81 bin cami ve buralarda yapılan Kur’an kursları dışında 16 bin resmi kayıtlı Kur’an kursu var.


Mülkiyet Durumuna Göre Kur’an Kursu Sayısı (2013-14 itibariyle açık olan 15 bin 457 kurs)


                                     Sayısı
Toplam                           15 bin 457
Hazine                              693
Vakıflar Genel Müdürlüğü 348
Türkiye Diyanet Vakfı     2 bin 211
Diğer Vakıflar                  306
Dernekler                        3 bin246
Şahıslar                           929
Belediye ve özel idare   1259
Köy tüzel kişilikleri          3 bin 199
Diğer                                 3 bin 266


Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı İstatistikleri, http://www.diyanet.gov.tr/tr/kategori/istatistikler/136


Bunların çoğu yatılı. Milyonlarca kişiye ulaşıyorlar.


Milli eğitim reformları dinci eğitim reformları oldu. 1945’lerden bu yana, özellikle de 12 Eylül’den bu yana din diyanet koşulsuz müsamaha ve destek görüyor.


IŞİD’i de Ensar’ı da derin NATO, DP, AP, Milli Selamet, AKP tarafından oluşturuluyor ve destekleniyor.
Geçen yılki adı Milli Eğitim Şûrası diye geçen dinci şurada ilkokulu bitiren tüm çocuklara iki yıl ortaokula karşılık sayılmak üzere “hafızlık” izni verilmesi kararı çıktı.


2012’deki düzenlemelerle zaten bir yıl hafızlık izni veriliyordu. Ortaokul 1 yerine, zorunlu eğitimin bir yılına karşılık da sayılan daha dokuz yaşında yatılı Kur’an kurslarına gönderiliyor.


Hafızlık, hemen tamamı yatılı Kur’an kurslarında yapılıyor. Bu dinin de, ailelerin de, en çok da çocukların hayatını alt üst ediyor.
Neler yaşanıyor oralarda, soran bilen yok.


Ensar Vakfı veya oradaki bir iki hocayı çok aşan bir mesele bu.


İktisadi, siyasi, zihni, fiziki, biyolojik ve seksüel gelişimlerinin istismarıdır 8-9 yaşındaki çocukların yatılı Kur’an kurslarına gönderilmesi.
Milli Eğitim Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı çocukların ortaokul yerine “hafızlık” adı altında buralara bir yıl gönderilmesini teşvik ediyor.
İdeolojik ayağını herkes biliyor, burada tekrarlamaya gerek yok. AKP de IŞİD de, Taliban da Kur’an kursları ve medreselerden (imam hatiplerden) besleniyor.


Olay münferit değil kurumsal.


Kurumsal olan, bireysel olanı katbekat aşar.


Tacize ortam sağlayanlar kim, aracılık edenler kim?


8-9 yaşındaki çocukların cemaat tarikat tarzı evlere veya on binlerce resmi ve kaçak yatılı yurtlara alınmasına kim göz yumuyor, kim buralardan besleniyor, ana sorun bu.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Okuyucu 9 ay önce

toplumsal barış deyip insanları ötekileştirmeyi bırakın. hoca gayet de önemli noktalara değinmiş; ama daha kim tarafından yazıldığı belli olmayan şu yazınızda bile insanlara emirler yağdırmayı şiar edinmişsiniz. emir kipiyle konuşmamalısınız, insanları yönlendirmeyi bırakın, bırakın da biraz düşünsünler. doğru düşünsünler, yanlış düşünsünler; sağlıklı düşünme süreç işidir hata yapa yapa insan doğruya yaklaşır. rahatsız olmayın bu kadar, düşünceden. ne kadar kolay değil mi üç tane ezbere kelimeyle konuşmak. müslümanın da, insanın da savaşı cahillikle olmalı, cahilliğe destek olmayın, insanlardan öğrenmeye, paylaşmaya açık olun. biraz bu ülkenin gerçek aliminden, aydınından utanın, onlardan feyz alın. hepiminizin derdi dünya malı, dünya övüncü, yazık! kötünün takdirini, onayını kazanacağıma, yalnızlık içinde o günü beklerim daha iyi.