Gazeteciliğin ilk şartı,namuslu olmaktır
DiNiHABERLER.COM / ANALiZ


Her fırsatta laiklik adına inançlı insanları kötü göstermeye kalkanlar yine iş başında, sözde basın özgürlüğü adı altında  "Diyanet'e" saldırmayı bir maharet sanarak bidat görüşlerini revaçta tutmaya çalışıyor.

Son dönemlerde Diyanet camiasına yönelik Cumhuriyet  Gazetesi gibi İslam düşmanları ve masonik solcular tarafından bir linç kampanyasının sahneye konulduğunu, bir yıpratma ve hedef gösterme tiyatrosunun sahnelendiğini ibretle ve kaygıyla izliyoruz.

Maddi ve manevî çıkar hesabı yapan, dünyevi menfaatler elde etmek için evrensel hukuk ve ahlak ilkelerinden taviz veren ve yanlışta ısrar eden Cumhuriyet gibi imansızların hepsi de bir bir kaybetmeye mahkumdur.

Hiç şüphesiz ki, ülkemizde toplumumuzun güven duyduğu, itibar ettiği kurum ve müesseseler vardır. Anayasal bir kuruluş olan Diyanet İşleri Başkanlığımız da bunlardan birisidir.

Gazeteciliğin ilk şartı, dürüst ve namuslu olmaktır. Ama Cumhuriyet gibi bazı solcu ve paralel medya da bunlar gözükmemektedir. Gazeteci, milyonlarca insanın gönlünde bir emniyet ve ahlâk âbidesi gibi yaşamalıdır.

Halkımız kavgayı istemiyor ve sevmiyor. Hiç şüphe yok ki, bilim ve din ancak bilginler elinde ışığını yayabilir. Bu itibarla bilgisizce dine, ilme yaklaşmak, gerçekleri karartmaktan başka bir işe yaramaz.

Milletimiz sevgi, barış ve umuttan yana sözler ve beyanlar duymak istiyor. Düşmanlığı, kavgayı, sürtüşmeyi ortadan kaldıracak işaretler bekliyor; bağlandığı dinî ve millî değerlerin, birbirinin karşısına dikilerek, yıpratılmasını istemiyor.

Spekülatif medyanın özellikle Cumhuriyet ve Sözcü'nün eleştiri adı altında iftira ve dedikodu üreten ruh sağlıkları bozulmuş bireylere ve çevrelere maalesef ibretle şahit oluyoruz.



Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol