İkinci eş mi, ikinci ev mi?

Visal BABAYİĞİT / DİNİHABERLER.COM

17 Şubat 1926’dan beri medeni kanunlu ve tek eşliyiz. Kanunlar bize kadın ve erkeğin eşitliğinden bahsetti önce. O güne kadar kullukta eşitliği bilirken evde eşitliği öğrendik bir anda. Sonra aynı kanunlar bize çok eşliliğin mümkün olmadığını ancak resmi nikâhla bir kadın ve erkeğin evlenebileceğini söyledi. Çünkü ülkemizde köklü reformlar yapılmış rejim değişmişti ve nikâh boşanma gibi işleri takip edecek, tarafların başvuracağı kadılık makamı da lağvedilmişti. Diğer pek çok yenilik gibi bunu da kabul ettik. Büyüklerimizin içine sinmeyen resmi nikâhlar kıyılmaya devam ederken yüzlerce yıldır süregelen nikâhta dini nikâh olarak yer buldu toplumda. Belediyeler eliyle kıyılan resmi nikâh ve imamlar yahut aile büyüklerinin eliyle gerçekleştiren dini nikâh törenleri yapıla geldi bunca yıldır. Doğuya nispetle batıda daha çabuk kabul görse de bu durum, örfün ağırlığını koruduğu doğu şehirlerinde hele köylerde böyle kolay olmadı değişim. Çok eşliliği dini bir ruhsat olarak kabul eden çevrelerde örf de müsaade ediyorsa çok eşli hayatlar bir şekilde devam etti. Genellikle ikinci eş dini nikâhlı eş, ilk eş resmi nikâhlı eş oldu bu uygulamada.

Geçtiğimiz günlerde AK Parti İzmir Kadın Kolları Başkanı Özen Irmak’ın “Camilerde resmi nikâh kıyılması için diyanete başvuracağız” sözleri ile zaman zaman alçak sesle de olsa dile getirilen çift nikâh mevzuu bir kez daha gündeme taşındı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Bey’e bir tv programında Özen Irmak’ın cümleleri sorulduğunda Başkan Bey “Türkiye’de resmi ve dini nikâh ikileminin olduğunu ve hukuki bir bağlayıcılığı olmayan dini nikâhın kadınlar aleyhine mağduriyetlere sebep olduğunu” ifade etti.

Pek çok kişi konuyu imamların resmi nikâh kıyma yetkisi olsun da bu ikilem ortadan kalksın gibi okusa da bence mevzu bundan öte bir derinliğe sahip. Kanunların insanlığın huzur ve selameti için olduğunu düşünürsek insanların zarar gördüğü yerlerde kanunlar düzeltilmek değiştirilmek vardır deriz. Üzerinden geçen 90 yıla rağmen bu ülkede erkekler hala birden çok evlilik yapıyorsa bunda dinin kendilerine verdiği ruhsatı o yahut bu sebeple kullanmak istemelerinin etkisi örften ziyade olsa gerek.

Kaldı ki son yıllarda kırsal kesimde olduğu kadar büyük şehirlerde de ikinci evliliklerin oranı artmaya başladı. Dinin açıkça verdiği bir izni özel durumlara münhasır kılmanın, ikinci bir evlilik yaparsan seni terk eder çocukları alır giderim tehditlerinin işe yaramadığını hep beraber görmüş olduk. Pek çok kadın bu sözlerle eşlerinin dürüstlüğünü kaybetti sadece. Çünkü ikinci bir eşe sahip olmak isteyen erkekler örfün geçer akçe olmadığı büyük şehirlerde aşikar olmasa da gizlice ikinci evlilikler yapmaya başladı. Dini kaygıları olmayan insanlar için zinanın sorun olmadığı, fuhşun ve gayri meşru ilişkilerin arttığı bir ülkede dindar kadınların “eşim nasılsa beni aldatamaz, bunca yıldan sonra boşayamaz, e ikinci bir evliliği de zaten çevre kabul etmez.” Diyerek eşlerine kendi kadınlıklarını kullanarak zulüm ettiklerini de bilmekteyiz.

Şimdi birileri çıkıp çok eşliliğin Araplarda örfi olduğunu ülkemizde Türklerden ziyade Kürtlerin çok eşli olduğunu, Kuran’ın sadece özel durumlar için ruhsat verdiğini, hiçbir erkeğin keyfi olarak 2.bir eş alamayacağını söyleyecek. Yıllardır söylenen de bu nitekim ama netice değişmeyecek. Yine bazı erkekler eşlerinden çevrelerinden gizli evlilikler yapacak, bazı kadınlar, genç kızlar ikinci eş olmaya razı olduğu için aileleri ve çevreleri tarafından reddedilecek, bazı çocuklar ortada nesebi gayri sahih çocuklardan farksız büyüyecekler. Sistemin kanunlar eliyle izin verdiği bir mağduriyeti inananlar olarak ayetleri görmezden gelerek hatta inkâr ederek desteklemeye devam edeceğiz bizler de. Eşim zina bile edebilir ama yeter ki ikinci bir eşi olmasın cümlesi kıskançlık olarak yer bulacak kadınlar arasında. Biri çıkıp madem bu kadar seviyorsun ateşe atılmasına nasıl razısın demeyecek mi bu kadınlara? Allah aşkına bunun bir evi satın alır gibi bir erkeği sadece kendine tapulamaktan farkı nedir biri söylesin? Gönlüm razı değil demekle eşim asla bir kadınla daha evlenemez demek arasındaki farkı biri artık kadınlara anlatsın.

Yasalarla ikinci evlilik meşrulaştırılmadığı ve kabul görmediği sürece modern müslüman kadınların en büyük handikapı olarak 2. eşler zihinlerin bir köşesinde durmaya devam edecek. Yine bazı kadın ve erkekler de inandıkları dinin hilafına bir şey yapmadıkları halde bir suçlu gibi kınanarak yaşayacaklar. Erkekler de nefislerine hâkim olsun bir eşle yetinsin! diyen kadınlara rağmen zina artacak hem de dindar camiada. Müftülüklerin fetva hatlarına zinaya, tövbeye dair sorular artarak gelmeye devam edecek. Eş olmanın haklarından faydalanamayan kadınlarla ikinci evler yine de açılacak.

Kimse kendini kandırmasın. Bir helalin yasaklandığı yerde bir haramın türemesine mani olamazsınız. Şunu herkes bilir ki hayat boşluk kabul etmez ve sizin helal ile doldurmadığınız yeri birileri gün gelir haram ile doldurur. Oluşturmuş olduğumuz açık kürsümüzde İkinci eş mi, ikinci ev mi?” konusunu görüşlerinize sunuyoruz.

Diyanet camiasının en tepesinden en alt kademesine kadar, herkes tarafından ilgiyle okunan ve takip edilen sitemizde yapmış olduğumuz haberlere gelen yorumlar, bazen istenmeyen türden olsa da camianın sorunlarını ve gerçeklerini bizzat yaşayan sizler tarafından yapıldığından, büyük önem taşımaktadır. Belki yapılan bir yorumla, ortaya sunulan bir gerçekle bu güne kadar gözden kaçırılmış ya da ihmal edilmiş bir soruna sizler çözüm bulacaksınız.

Gelen bu talepler karşısında, Dinibaberler.com olarak bütün okurlarımıza sormayı uygun gördük.

Şimdi sizlere soruyoruz: İkinci eş mi, ikinci ev mi?



Grup sayfamız İçin  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Demirci 2 yıl önce

Valla Dinen ve Hukuken ikisine de evet... Bir gül ile yaz gelmiyor...

Avatar
EMİN 2 yıl önce

İNSANLAR İNSANLARI HAŞA ALLAH'TAN DAHA MI İYİ BİLİYORLAR Kİ ALLAH'IN MÜSADE ETTİĞİ HELALE, KADINLARIN KISKANMASINI ÖNLEMEK İÇİN KANUNEN YASAK GETİRİLİYOR. ZATEN O ZAMAN GÜNÜMÜZ TABLOSU KAÇINILMAZ OLUYOR. ORTADA GAYR-İ MEŞRU İLİŞKİLERİN KOL GEZDİĞİ GÜNÜMÜZDE BUNA BİR DUR DİYEN OLMAZSA DAHA KÖTÜYE GİDİYOR ALLAH KORUSUN. HELALİN KAPISINI KAPATIRSANIZ, NEFİS HARAM KAPISINI ZORLAMAYA BAŞLIYOR O ZAMAN.

Avatar
Zeynep Kısın Durmuş 2 yıl önce

dini her yerini halletiniz evlilik kaldı bir eşe bakamıyorlar kimse kenidini abaz konularla kandırmasın

Avatar
Mehmet Tenekeci 2 yıl önce

Bence bir eş Bir ev

Avatar
Yakışıklı İmam 2 yıl önce

Hiç kimse bu soruya cevap veremez. Hanımlarından korkarlar. İkinci evlilik erkeklerin en doğal hakkıdır

Avatar
saliha 2 yıl önce

öyle bir yazı yazmışsınızki sanki ikinci eş zorunlu ben bir bayan olarak ikinci bir eşi kabul etmiyorum erkeklerde nefsine hakim olmayı öğrensin ikinci eş peşinde koşuncaya kadar islam ikinci eşe hangi şartlarda cevaz vermiş iyi öğrensinlerr

Avatar
Ayşe 2 yıl önce

Ya gidin Allah aşkına ben eşimi başka bir bayanla paylaşamam. Öyle bir şey olursa param parça ederim. bu yorumu yaparken eşimde yanımda duruyo.

Avatar
asilzade 2 yıl önce

yorum benim, onun. bunun, şunun değildir hüküm ALLAHındır . haşa ALLAH helal kılmışsa kimse kusura bakmasın hoşumuza gitmesede bu helaldir. ama ALLAH u tealanın dediği gibi adaletle davranamayacaksak bırakın 2. eşi 1. sini bile almamız caiz olmaz.