İkiyüzlü Kılıçdaroğlu'ndan İslam düşmanlığı
DiNiHABERLER.COM / öZEL iÇERiK


KILIÇDAROĞLU VE CHP’NİN İSLAM VAKIFLARI DÜŞMANLIĞI


Berkin Elvan’ın doğum gününü hatırlatıp toplumun yaralarını deşen Kılıçdaroğlu, CHP’nin destek verdiği Gezi Olaylarında ölen Şehit Polisleri ağzına bile almadı. 

1300 lira asgari ücretin 110 lirasını karşılayan hükümetin fedakarlığını görmezden gelip bu zammın kendi sayesinde verildiğini iddia etti. 200 lirayı bile vermeye zorlanan işverenlerin Kılıçdaroğlu’nun vadettiği 2000 lirayı nasıl vereceğine ise değinmedi.

İğneden ipliğe gelen zamlarla işçi ve memurlara verilen zammın buhar olduğunu söylerken Gezi Parkıyla birlikte başlayıp Terörist Fethullah’ın 17-25 Aralık darbe girişimine verdiği destekle devlete ve millete açtıkları 250 milyar dolarlık zararı ağzına bile almadı. 

PKK’ya bir kez bile ciddi eleştiri getirmeyen Kılıçdaroğlu, “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganıyla kendi saflarına çektikleri HDP ile baltaladıkları “Çözüm Sürecini” görmezden gelerek doğuda PKK’nın şehre inmesini de hükümete bağladı. 

ETNİK VE İNANÇ AYRIMI YAPMADIKLARINI SÖYLERKEN YÜZÜ BİLE KIZARMADI

Çarkçılığı ile ünlü Kılıçdaroğlu, CHP’nin “ulusal Türkçü” yaklaşımının yanı sıra Kürtçe şarkı söyleme, kitap basma, yayın yapma yasağı gibi bir yığın yasağı unutup “hiç kimseye inancından, etnik kimliğinden ve inancından ötürü ötekileştirmedik” dedi. 

Oysa CHP milletvekillerinin Dersim’in bombalanması olayıyla ilgili olarak “onları medenileştirme adına Dersim’in bombalandığını” söyledikleri sözler hala arşivlerde yerini koyuyor. 

CHP milletvekillerinin İmam Hatip ve Diyanet düşmanlığı yaptığı yetmezmiş gibi Ezan sesinden ve Mezarlık girişindeki ayetlerden rahatsız oldukları, başörtüsü yasağının faili oldukları, katsayı zulmünün destekçisi oldukları biliniyor. 

İSLAMİ KURUMLAR CHP’NİN HEDEFİNDE

Kılıçdaroğlu, TÜRGEV’e yapılan yardımlar kapsamında Kral Abdullah’ın yaptığı yardımdan söz ederken Anayasal bir suç işlediğinin farkında bile değil.

Oysa 5737 sayılı kanun dernek ve vakıfların yurt dışından yardım almasını düzenlerken yine CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun yurt dışından yardım alan vakıflarla ilgili verdiği soru önergesini yanıtlayan Bülent Arınç, sadece 2013-2014 tarihleri arasında 4 bin 556 vakfın yurt dışından para yardımı aldığını söylemişti. 

Provokatörlük yaparcasına TÜRGEV’i suçlayan Kılıçdaroğlu, çocuk gibi “Bir de beni mahkemeye verdiler, bu belge ne?” deyip Kral Abdullah’ın yaptığı bağış dekontunu gösterirken cahilliğini de ortaya koymuş oldu. 

Devlet adamı ciddiyetinden uzak Kılıçdaroğlu, Türkiye’de var olan azınlık vakıfları, kiliselere ait vakıflar ile Deniz Feneri, İHH gibi uluslararası vakıfların yurt dışından da aldıkları yardımlar ile faaliyetlerini yürüttüklerini bilmiyor olamaz. 
Kılıçdaroğlu’nun İslami Kuruluşlara olan yakın ilgisi kendisiyle de sınırlı değil. Daha önce de CHP’li Bülent Kuşoğlu Diyanet Vakfında yolsuzluk iddiasıyla soru önergesi vermişti.

Gerek Kuşoğlu’nun Diyanet Vakfı hakkında verdiği önerge gerekse Kılıçdaroğlu’nun TÜRGEV’i sorgulama amacının bu tür vakıflara yapılan bağışlardan çok İslam ahlakına uygun olarak yaptığı eğitim yatırımlarını hazmedemedikleri biliniyor. 

Grup toplantısında “etnik, inanç ve yaşam tarzından dolayı hiç kimseyi ötekileştirmediklerini” söyleyen Kılıçdaroğlu ve CHP’nin eleştiri oklarının hedefinde Müslümanlar ve Müslümanlara ait kurum ve kuruluşların olması samimiyetsizlik ve İslam düşmanlıklarının en açık göstergesi. 

Kılıçdaroğlu’nun Diyanet Vakfı ile TÜRGEV dışında özellikle Almanya merkezli 10 milyon EURO’yu bulan bağışların nereye ne amaçla yapıldığını, Dünya Kiliseler Birliğinden yapılan yardımlar ve PKK ile bağlantılı vakıflara yurt dışından yapılan yardımları neden araştırmadığı ise ayrıca merak konusu…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol