İlim erbabını karalayan bu maskeli şovalyeler hangi eğitimin ürünü?
DİNİHABERLER.COM / ANALİZ

Maskali Şovalyeler!

Haber sitemizle birlikte İlahiyat Fakülteleri, Müftülükler ve Diyanet Merkez Teşkilatında birçok kimseye gönderildiği bilgisini aldığımız 7 parçalık bir mail dikkatimizi çekti.

Hedefte üç-dört diyanet mensubu yer alsada yapılan suçlamalara bakıldığında tüm İslam alimlerinin hedef alındığına şüphe yoktu. Tekfirci bir anlayışla kaleme alınan yazı tam bir cehalet örneği idi. 

Yazının ihtiva ettiği anlam bütünlüğüne bakılırsa bu maili yazan kişi veya kişiler en az İlahiyat mezunu ve Diyanet teşkilatında görevli/ler. Mail muhtevasınca kendi arkadaşlarına ve ilim erbabına dil uzatan bu tip serseriler hala piyasada gezebiliyorsa Diyanet'in olduğu kadar İlahiyat Fakültelerinin ciddi anlamda ilmi bir çalışma yapmasında fayda var. 

Gönderi sahibinin kim olduğu belli değil ama canının yanmasına bağlı kin ve intikam hırsıyla bu satırları kaleme alıp birçok kişiye ulaştırdığına şüphe yok.
Maillerdeki dile bakılacak olursa bu kişi veya kişiler edepsizliğin daniskasını yaptılar.
Bazı sürgün edilen kişilerden söz ediliyor mailde.
Aradığımız kurum yetkilileri kendilerinin edepsizliği ve patavatsızlığı ile sürülmelerinin normal olduğu bilgisini verdiler.
Anlaşıldığı kadarıyla muhteremler arkalarında pek de hoş bir sada bırakmış değiller.
Velev ki haklı olsunlar.

Tek taraflı olarak insanlara gönderilen fitne mailinin içeriğine bakılırsa bu kişiler başkalarını İslam’a davet ederken kendileri İslam’ın ruhuna aykırı davranıyor.

Ortada bir dava var ise konunun muhatabı, millet değil ilgili teftiş büro ve mahkemelerdir.
Maildeki diğer bir sakatlık ise Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile aynı kulvarda hadis ilmiyle ismini duyurmuş değerli bilim insanı, âlim Yavuz Ünal, Emin Özafşar ve Ali Bardakoğlu hakkında edilen mesnetsiz bilgiler.

Yazıyı kaleme alan ya kininden gözleri kızarmış bir kindar ya bağnaz bir cahil veya dumura uğramış aklıyla gerçeği gelenekselleşmiş zihnine enjekte etmekte zorlanan bir budala…

“Hadis usulünün bugün hadisleri anlama yöntemi olamayacağını; kaza-kader, kabir azabı ve sırat köprüsü gibi itikadi konularda şüpheleri dile getiren teolog” şeklinde bu insanlara uzatılan dil, tam bir cehalet örneği.

Evet, ilimler her gün gelişmekte ve her bilimde olduğu gibi hadis biliminde ortaya konulan usuller artık hadisleri anlamak ve delil çıkarmakta yetersiz. Yeni gelişen bilim dalları ve insanların sorunları karşısında farklı usullerin geliştirilmesi talebi normal bir taleptir.

Eksiklik değildir.
Dinde reformculuk değildir.
Hadis inkarcılığı hiç değildir.
Kaza-kader, kabir azabı ve sırat köprüsü ile ilgili geleneksel anlayışın aksine Kur’an ile Hadisler arasında büyük tenakuzlar olduğu inkar edilemez. Bir hadisin Kur’an’a aykırı olduğunu söylemek veya sahih olmadığını belirtmek insanı dinden çıkarmaz. Ki bunu diyen hadis alanında bir kariyer sahibi hayatı ile ortada örnek bir şahsiyet ise asla hakkında art niyetle düşünülemez.

Aynı mantıkla Buhari, binlerce hadisi toplamış nihayetinde içinden 2-3 bin hadisi seçip kitabına geçirmiştir. Bu noktada kitabına almadığı hadislerle ilgili olarak Buhari nasıl ki hadis inkarcılığı ile suçlanamazsa bir hadis aliminin ele aldığı hadisleri, Kur’an’a ve diğer hadislere olan tenakuzunu belirtmesi hadis inkarcılığı değildir.

Her şeyden önce kaza-kader, sırat köprüsü ve kabir azabı gibi konular itikadi değil gaybi konulardır. Hakkında kesin delil bulunmadıkça ahad olan hadislerle ünlü fıkıh alimleri dahi amel etmemişken bu hadislerin delil teşkil etmeyeceğini iddia eden bir kimseyi itikadi olarak tekfir etmek ne büyük bahtsızlık!

Hakkında ayet ve tevatür derecesinde bir hadis ile varlığı ispat olunmayan konularda kişinin İslam’ı ve Peygamberi aşağılama kastı olmaksızın o konuyu reddetmesi, o kişinin küfrüne sebep olacaksa; kitabına binlerce hadisi almayan İmam Buhari itikaden mahvoldu demektir.

Bir de şu Fazlurrahman konusu yok mu?
Hadisçi geçinip önüne geleni hadis inkarcılığı yapmakla suçlayan cahillerin ağzına doladığı Fazlurrahman…
Sorsan Fazlurrahman kim? Nerede yaşadı? Ne zaman yaşadı? Ne iş yapardı? Ne yaptı da senin diline dolandı? Hangi eserleri var? Hangi eserlerini okudun?...
Bu sorulara tek kelime ile cevap veremeyecek bu insanlar, Fazlurrahman ile girerler işin içine, sizi Fazlurrahmancı ilan eder, din düşmanı yapar, kafir eder çıkarlar.
Milletin hele koskoca Profesör olmuş insanların aklı fikri yok! Fazlurrahman’a göre bir anda şekil alacaklar.
Maksat çamur at, izi kalsın olunca elbette bu art niyetlilere göre Mehmet Görmez, Yavuz Ünal, Emin Özafşar gibi nice alimlerin kendi akıl ve yetenekleri ile ortaya bir şey koymaları imkansız.

Bu maili gönderen cahil, Kemalist laikçilerden öylesine etkilenmiş ki yeni bir pozitif buluş varsa o kesinlikle ve kesinlikle Avrupa’nın, ortaya konulan yenilik İslami bir şey ise geçmişteki alimlerin eseridir.
Türkiye insanı bir şey yapamaz, ortaya koyamaz, düşünemez, akıl yürütemez.
Bu tip insanların üç beş eserden öteye geçmeyen malumatları olunca herkesi de kendileri gibi görüp neden farklı düşündüklerini görüp sitem ediyorlar. 
İnsanlar farklı düşünebilirler. Bu farklılıklar dinin güzelliğidir. Kur'an'ın zahiri hükmüne aykırı olmadıkça tüm yorumlar muteberdir ve zenginliktir. 
Çamur attığınız insanlar eserleri ile ortadalar, ey mail sahibi yada sahipleri!
Peki sizin karşı eser ortaya koyacak kadar ilminiz var mı?
Buyurun, cevap verin!
İlme, ilimle karşılık verilir.
Çamur ve iftira ile değil…
 

 

Kaynak: Dinihaberler.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Efe 6 ay önce

bizler diyanet personeli olarak öncelikle muhterem mehmet hocamız ve teşkilatımızın arkasındayız. birbirinden değerli hocalarımızın ve teşkilatımızın tek amacı dinimizi en doğru şekilde yaşayıp yaşatmaya çalıştığı ve ümmetin birliğini sağlamaya çalıştığı şu dönemde elbette bu birilerinin zoruna gidecek ve bu başarıyı durdurmak isteyeceklerdir. bize düşen sayın başkanımızın şahsında tüm teşkilatımızın çalışmalarına destek olmaktır...

Avatar
Al_i osman 6 ay önce

Bu millete fazlurrahmanı anlatıpta,kafasını bulandırmaya uğraşmayın.Bu kadar itikadı bozuk fırka varken,birde siz zırvalamayın.Bu milletin bozuklardan çektikleri yeter. Cehenneme odun olmaktan vazgeçin.

Avatar
Mail 6 ay önce

Yahu maili de yayınlayın da bakalım ne yazmışlar. Kör kuyuya taş atmayın.

Avatar
Şakir 6 ay önce

Fikirlerine gelince; O hazreti peygamber’in “Miracı” hakkında şu sapık görüşleri ileri sürmektedir:
“Sünniler tarafından İsa’nın göğe çıkışına benzer bir şekilde geliştirilip, hadislerle desteklenen miraç anlayışı, malzemelerini çeşitli kaynaklardan alan tarihi bir kurgudan başka bir şey değildir.” (Fazlurrahman, İslam, (terc: Mehmed Aydın, Mehmed Dağ) Ankara 2004, sh:57)

Diğer taraftan “Garanik” hadisesi ile ilgili olarak, Hazreti peygamberi müşriklere haşa taviz vermek zorunda kalarak, onların putlarını övme durumunda kaldığını ve bu sebeple, güya nesh edilmiş ilgili ayetleri Necm Suresi’ne ilave etmiş olabileceğini ifade etmektedir. (Fazlurrahman, İslam ve Çağdaşlık (terc: Alpaslan Açıkgenç, Hayri Kırbaşoğlu) Ankara 1996)

Avatar
Şakir 6 ay önce

Fazlurrahman, “Hazreti Peygamber’in (SallAllahu Aleyhi ve Sellem), Hazreti Hatice’den (RadıyAllahu anha) sonra bir çok kadınla evlendiğini, bunlardan tek bakire olanın Hazreti Aişe olduğunu, bununla birlikte O’nun kadınlardan hoşlandığı gerçeğinin inkar edilemeyeceğini” iddia etmektedir. (zırvlamaktadır) (Fazlurrahman, Alah’ın elçisi ve Mesajı (Terc, Adil Çiftçi) Ankara 1997, sh: 43)

Talak bahsinde ise, üç bain (kesin) boşamadan sonra, bu şekilde boşanan kadının, önceki kocasıyla tekrar evlenebilmesi için Kur’an’da belirtilmiş olan, başka bir koca ile evlenmesi şartının, Hazreti Ömer tarafından konulmuş bir kaide olduğunu iddia etmektedir.” (Fazlurrahman, İslam Geleneğinde Sağlık ve Tıb, sh: 178-179)

Halbuki bu husus Kur’an ayetleriyle sabit olan bir hükümdür: “Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde onlar (kadın ile ilk kocası) Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.” (Bakara 230)

Avatar
Şakir 6 ay önce

Hür ve çağdaş dini yorumu üzerine bina ettiği akli yoruma büyük bir önem atfeden Fazlurrahman “Ehl-i Sünnet”i dini akılcılık hareketini yok eden bir müessir olarak görmekte ve bu yüzden Ehli Sünnete saldırmaktadır. O kadar ki, Ehli sünnet ve’l Cemaat’i Hıristiyanlıktaki Ortodoksluğa benzeterek “İslam Ortodoksluğu” olarak nitelemektedir. (Fazlurrahman, İslam, Ankara 2004 sh. 47)

Fazlurrahman tarafından “yaşayan sünnet anlayışı önünde birer engel olarak hadisleri görmektedir. O’na göre “yaşayan sünnet” çoğa göre yapılan değişken ve hür yorumdur. Bu sebeple nebevi hadislerin çok az olduğunu, ilk dönemden itibaren hadislerin çoğunun uydurma olduğunu, sadece ahlak ve ibadetle ilgili hadislerin Hazreti peygamber’a ait olduğunu iddia etmektedir. (Bu konuda çelişmektedir. Zaten bütün tahrifçileri itikadi yöndeki hadisler rahatsız etmektedir)

Avatar
küllü beleş 6 ay önce

sünnet ve hadisin anlaşılmasında metodoloji sorunu isimli doktora tezi ile mehmet görmez hakkındaki ilim erbabının kanaati onun modernist olduğu yönündedir. bu konuda selahattin polat ve yavuz köktaşın makalelerine bakılabilr. ayrıca kendisi üçüncü baskısında fikirlerinin hala arkasında olduğunu savunur. ama cübbeyi hangi akılla giydiğini veya sakalı hangi gerekçelerle bıraktığını söylemez. dib başkan yardımcılığı döneminde neden bırakmadı sakalı? hadis mi bulamadı yoksa sakal yerine kıllandı mı başkan bey. gelelim teziyle ilgili görüşlere. sünnet ve hadisin yeniden anlaşılması için başkan usul-i fıkhın düzenlenerek yeniden ele alındığı bir metodoloji öneriyor. ayrıca çağdaş anlambilim ve yorum bilimden oluşturduğu bir anlama teorisi sunuyor. görmezi kendi hocası h.kırbaşoğlu nasıl anlatıyor bi bakalım. birde on küsür yıldır icraatlarına da bakalım. beğenilmeyen t.altıkulaç bile neler yaptı. görmez ve ekibi yolluk hesabı yaparken on yıl geçti dib hala diplerde geziyor.

Avatar
Şaşkınm 6 ay önce

Dinihaberler. Asenayı geçtiniz haa. Yahu sizin bir fikriniz politikanız yok mu. İslamoğlu darbe yapmış bu siteye anlaşılan. Şimdi de fazlureahmancı kesildiniz başımıza. Ya da o kadar cahilsiniz ki kim şeyim hıyardır dese tuzluğu alıp koşuyosunuz peşinden. Bu site yalnız sahip değil zihniyet de değişmiş. E tabi ilim yoksa şeytanın oyuncağı olursunuz. Eski cesur ve ehli sünnet müdafii siteyi özledik. Ama sanırım artık öyle bir site yok. Mustafa islamoğlu sevinmiştir bu işe. Hee. Sakın yayınlamayın bu yorumu özafşar kulağınızı çeker.