Mustafa Kemal'de Rakı İçerdi!
DİNİHABERLER.COM / ANALİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Zaferin 100.yılında yaptığı konuşmaya atıfla, “Milletimizin, medeniyetimizin binlerce yıllık tarihini, neredeyse 1919 yılından başlatan bir tarih anlayışını reddediyorum. Her kim ki zaferleriyle ve yenilgileriyle son 200 yılımızı, hatta son 600 yılımızı soyutlayıp eski Türk tarihinden Cumhuriyete atlıyorsa biliniz ki o kişi milletimizin de devletimizin de hasmıdır" sözlerini aktaran gazete bu sözlerin üzerine tarihçi Necdet Özgelen’in Habertürk’te yaptığı açıklamaları çekerek, “Kut’ül Amare komutanı: Mezarıma Rakı dökün” manşetiyle aklınca zaferi gölgelemeye çalıştı.


Zaferin kahramanı Halil Paşa’nın “Arslanlar! Bütün Osmanlılara şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın güneşli semasında şehitlerimizin ruhları sevinçle gülerek uçarken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum. Ordum gerek Kut karşısında ve gerekse Kut'u kurtarmaya gelen ordular karşısında 350 subay ve 10 bin erini şehit vermiştir. Fakat buna karşılık bugün Kut'ta 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum. Bu teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetleri de 30 bin zayiat vererek geri dönmüşlerdir. Şu iki farka bakılınca, cihanı hayretlere düşürecek kadar büyük bir fark görülür. Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte Osmanlı sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci zaferi Çanakkale'de, ikinci zaferi burada görüyoruz” telgrafı ile tescil edilen zaferi görmezden gelen Cumhuriyet, İngiliz dostlarının yanında saf tuttu. 

OSMANLI RAKICI HALİL PAŞA’YA ORDU TESLİM EDİYORDU

Zaferi gölgelemeye çalışan İngiliz medya uzantısı Cumhuriyet, bu haberiyle Osmanlı’daki kişisel hürriyeti de gözler önüne serdi. 

Laik-Kemalist cumhuriyetin iddiasının aksine Osmanlı, içki içmesine rağmen Halil Paşa’yı komutan atamaktan imtina etmemişti.  
Halil Paşa bizim Kemalistler gibi rakı içmesine rağmen şerefli bir Osmanlı subayı olmuş asla İngilizin sözcülüğüne soyunmamış, hep ülke menfaatlerini düşünmüştü. 

RAKICI KEMALİSTLER MİLLETİ İŞTEN ATMAKLA MEŞGULDÜ

Oysa rakıcı Kemalistler Halil Paşa’nın aksine bu gün tam bir İngiliz hayranı iken aynı zamanda millet düşmanı hainler…


Kemalistler namaz kılan, oruç tutan, başını örten Müslümanları kamudan atar, dışlarken Osmanlı devleti rakı içen bir komutana orduyu teslim etmekle özel yaşama olan saygısını en güzel şekilde göstermiştir. 

Hatırlanacağı üzere emrine ordular teslim edilen Mustafa Kemal’de bir Osmanlı subayı idi ve rakı içerdi.


Necdet Özgelen, Halil Paşa için, “Halil Paşa gırtlak kanseri olmuştu. Paşa babam burnundan geçirilen bir sondayla ancak sulu gıdalar alabiliyordu. Paşa babam soldayla rakı içiyordu. Bana daima vasiyet ederdi. 'evladım ölürsem, benim mezarıma ziyarete gelirsen, başucuma bir şişe rakı dök... Kayınbirader ile gittik, mezarı da bulduk, ama rakıyı dökemedik. Nasıl dökerdiniz, mezarlık ve rakı nasıl bir arada olabilir” açıklamasında bulundu. 

Halill Paşa rakı içer miydi? 

İçmez miydi?

Tarihi belgeler ne der? Bu, tarihçilerin işi ama şu bir gerçek ki Kemalistlerin kınadığı Osmanlı devleti, Osmanlıyı yıkmakla övünen laikçilerin cumhuriyetinden çok çok özgürlükçü idi. 

Kaynak: Dinihaberler.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol