Nuray Mert: Laiklik Tartışılsın
DiNiHABERLER.COM / ANALiZ


Cumhuriyet Gazetesi’nde Nuray Mert alışılanın dışında bir çıkış yaparak “Laikliği tartışalım” başlıklı kaleme aldığı yazısında, “TBMM Başkanı Kahraman’ın, laiklik konusundaki görüşleri ‘tartışma yarattı’ demek isterdim, ama ortada ciddi bir tartışma zemini göremiyorum. En tepede, Başbakan tartışma yok dedi, kesip attı. Sahi, neden yok, neden olmasın? Bence her şey gibi ‘laiklik’ de tartışma konusu olmalı, herkes laiklikten ne anlıyor, niye benimsiyor, niye benimsemiyor tartışmalı” diyerek Müslümanların bu konuda fikir beyan etmeye çağırdı. 


Aldıkları oy oranı ve temsil ettikleri zihniyetin azınlığını görmeden 80 milyona dayattıkları laikçiliği görmeyen Nuray Mert, “Bu ülkenin çoğunluğunun Sünni Müslüman olması, Sünni İslamın diğerlerine dayatılması için bir gerekçe olamaz, dahası, kendini Sünni Müslüman olarak tanımlayan insanların, yaşam biçimlerini devlet tarafından kontrol edilmesi de düpedüz din dayatması olur kanaatindeyim” şeklinde görüş belirtti. 


Nuray Mert, dinin hayatın bir parçası olduğunu ve hayatı yönlendirdiğini çok güzel analiz etmesine etti. Ama devlet konusunda çekincelerini de, “dini inançlarımız siyasi kanaatlerimizi de etkiler, bunu da açıkça ifade edebilmek gerekir, demokratik tartışma zemini bu bakımdan önemlidir. Sorun burada değil, dinin devlet otoritesinin zeminini oluşturması, toplumsal ve özel hayata müdahale aracı olup olamayacağıdır. Ben olmasın diyenlerdenim” sözleriyle net olarak ortaya koydu. 


Ama asıl can alıcı noktayı da en güzel şekilde ortaya koydu. “Maalesef, şimdiye kadar bu konuları özgürce tartışmak mümkün olmadı, bir yandan laikliği savunanlar tartışmaya açmak istemedi, diğer yandan laikliğe aklı yatmayan muhafazakâr, dindar, İslamcı çevreler, riske girmeden karnından konuşmayı tercih etti. Bari şimdi konuşsunlar diyorum. Nedir, laiklik konusundaki rahatsızlıkları? ‘Müslümanlar, doğal olarak İslami bir devlet tarafından yönetilmeli’ diyorlar ise nedir ‘İslami devlet’? Özü şudur; ‘inanç sadece bireysel hayatla yetinmek değil, doğru olanı yaygınlaştırmak, kötüğü engellemekle mükelleftir’ bunu da ancak ‘kamu otoritesi’ aracılığı ile yapabilirler. Peki kim temsil edecek İslami kamu otoritesini?” 


Evet…


Dün Diyanet’in “mezhepler ve meşrepler üstü hutbesini” eleştiren Mehmet Şevket Eygi abimiz bu konuda ne buyurur. İlahiyatçılarımız ne der?


İslam’ın gönül eri olduğu iddiasıyla peşine milyonları takan cemaatlerimizin önerisi nedir?


Karşıdan okkalı bir soru geldi. 


Gerçekten laikliğin karşısında İslam’ın devlet anlayışı ve modeli ne?


“Haydi, İslam kanunlarını uygulayalım” deseler Müslümanlar mezhep, meşrep ve cemaat sarmalında bu işi çözebilecekler mi?


Laiklerin karşısında Müslümanlar onların sempatisini alacak bir proje, yaşam tarzı ve ahlak anlayışı sundular mı ve sunabilecekler mi?
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tamer 8 ay önce

dalaksız oğlan bunun hakkını verememiş içinde ukde kalmış .i̇slamcılar derken nuray mert kendisinin i̇slamcı olmadığını itiraf etmiş oluyor. maalesef içimizdeki iliştir-ilmişler yıllardır bizden gibi görünerek bizleri yıllardır aldatmışlar ne zaman reis 14 senedir yönetimi elinde tuttu gerçek maskelerini çıkarıp islam düşmanı olduklarını açığa vurdular.