Soner Yalçın'dan Diyanet'e ve Mehmet Görmez'e İftira!
DiNiHABERLER ANALİZ MERKEZİ

Diyanet'e ve Mehmet Görmez'e İftira!

Çamur at izi kalsın! 

İzi kalmazsa tozu kalsın hesabı yalan yanlış bilgilerle milleti uyutmakta üstlerine yok.

Karamandaki cinsel istismarda Aile Bakanı Sema Ramazanoğlu bir kez bile ağzına “Bir kereden bir şey olmaz” lafını almadığı halde söylemişçesine günlerce eleştiri ve küfür yağmuruna tutuldu.

Bu hafta sıra Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’de.

Görmez’in, “Cami, şehit, tekbir, Kuran’ın arasına, bu yüzyılın başında Polonyalı bir müzisyenin Cenaze Marşı adını verdiği bir müziğin girmesi doğru değildir. Itri’nin ‘Tekbir’i var ki, muhteşem bir bestesidir. Cenazenin İslam geleneğinde bir adabı vardır, hele şehit cenazeleri hem hüzünle hem vakarla uğurlanıyor. O esnada herkes dualarını yapıyor, hafızlar Kuran-ı Kerim okuyor. Onların arasında; ülkemize, kültürümüze, geleneğimize yabancı böyle bir unsurun şehit cenazesiyle buluşması doğru değil. Daha önce Kültür Bakanlarımızdan birisi, zannediyorum Ertuğrul Günay Bey, Konya’da veya Antalya’da bir şehit cenazesinde isyan edip bandoyu susturmuştu” açıklamaları Itri üzerinde yoğunlaştı kaldı. 

Siyonist, İslam düşmanı Sözcü Gazetesi’nin çok bilmiş yazarı Soner Yalçın, bu gün köşesinde Itri’nin bestesinin de nihayetinde Bizans Kilise Müziğinden esinlendiğini belirtip bestenin Polonyalı Wojciech Bobowski’ye ait olduğunu iddia etti.


Başkan Mehmet Görmez’i aşağıladığı yazısını Soner Yalçın Müslümanlara hakaretle, “Dincilik, cahilliktir” sözleriyle tamamladı.

Oysa İslam dininin, gelenekleri, örf ve adetleri yok etmek ve dönüştürmek diye bir hedefi bulunmuyor. 
Örf ve adetleri yok etmek ve dönüştürmek Soner Yalçın gibi cahil komünistlerin ideolojileri ile yazdığı Kemalist Gazetenin çağdışı ideolojisinin hedefidi. 

İslam dışında tüm din ve ideolojiler insanlar arası farklılıkları ortadan kaldırıp “ulusal halk” şekillendirme idealindedir. 


Tarihe baktığımızda gerek Yahudi ve Hıristiyan gerekse Komünizm, Kemalizm ve Faşizm gibi ideolojilere baktığımızda girdikleri her yeri dönüştürme adına kan revan içinde bırakmaktadırlar. 

İslam, diğer din ve ideolojilerden farlı olarak örf ve adetleri sadece Kur’an ve Sünnete uygunluğu noktasında yontar, eksilerini artılarını gözden geçirir, hidayet yoluna uygun hale getirir ve varlığını devam etmesine yardımcı olur. 

Bu nedenle İslam’ın yaşadığı yerlerde 1400 yıl önce Türk, Kürt, Arap, Azeri, Ermeni, Hindu, Japon, İngiliz, Doğulu, Batılı… ne ise bu günde aynıdır. Hiçbirinin dili, giyimi, kuşamı, renk ve zevk tercihleri yok edilmeden aynen yaşayıp gelmiştir. 


İslam dilleri ve ırkları Allah’ın bir ayeti gördüğü içindir ki İslam toplumlarında çok kültürlülük esastır. Dikkat edilecek olursa bu anlayışın bir yansıması olarak Osmanlı devletinin Anadolu’da yaptırdığı eserler Selçuklu-Türk karışımı iken, Mısır’da Mısır anlayışına, Sudan’da Sudan, Cezayir’de Cezayir mimari anlayışına uygun olarak imar edilmiştir. 

İslam zevklere karışmaz. Renklere de…

Kıyafetin tesettüre aykırı olan yerlerini giderir ama elbisenin kumaşına ve rengine müdahale etmez.

İnsanların içeceklerinde alkol olup olmamasını dikkat çeker ama yerel içeceklere karışmaz.

İnsanların dinledikleri müziklerin içinde nefsi duyguları tahrik eden unsurları arındırır ama müziğin çeşidine, kullanılan enstrümanları tek tipe asla indirgemez.

Tekbir, ilahi, vaaz, nikah, boşanma, düğün yapma gibi her tür kültürel etkinlikte İslam; haram ve helal noktasında çizgilerini çeker ve toplumları kendi kültürü içinde serbest bırakır. 

Allah yarattığı kulun gelişen ve geri kalan toplumlar arasında var olan “değişmez etkilenme yasasından” bihaber değil ki insanların etkilendiği alanlara yasaklar koyup iman edenlere zulm etsin.

Soner Yalçın tek tipçi Kemalist-Komünist mantığıyla düşündüğü için işin kabuk kısmıyla meşgul. Tekbir tekbir olduktan sonra bunu ha Arap bestelemiş ha Polonyalı veya Rus.

Müslüman için esas olan gönlüne, kulağına en hoş gelen şekliyle tekbir getirmesidir. 
Tekbirin söyleniş şekli değil…

Tekbirin söyleniş şekli, kültür-coğrafya-zaman ve zevklere göre değişiklik arz edebilir. 

Ama bunu anlayacak kapasiteden mahrum Soner Yalçın’a anlatmak zor tabi ki…

Soner’in havsalasında din hanesi olmadığı, İslam’ı kendi ideolojisine tehdit gördüğü için tekbirdense Polonyalının bestesini çalmak evladır.
 
Hem Soner’e göre Müslümanlar aptal olduğu için Atatürk her şeyin en güzelini ölçüp biçip ayarlamışken İslam’da ne oluyor ki…
Bırakın Kur’anları Atatürk gibi Türk Halk Müziği dinleyin!


KOMÜNİZM VE KEMALİZM İNSANI APTALLAŞTIRIR, Soner Yalçın.
 

Kaynak: Dinihaberler.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol