Süleymancılar ölülerden yardım istiyor

DiNiHABERLER.COM / ANALiZ

(Lütfen, haberi okumaya başlamadan önce yukarıdaki videoyu izleyiniz. Mehmet Fahri Sertkaya inkar etselerde Süleymancıların verdiği bilgilerle hurafe dünyası şekillenmiş biri. Sonra birileri çıkıp "iftira atıyorsunuz!" demesin bize. Biz değil kendi dillerinden kendilerini dinleyin...)

Önce Süleymancılar Fuat Avnilerinin açıklamalarından pek bir hoşlanıp ses etmediler. Bizi mezhepsizlik ve vahhabilikle suçlayan Fuat Avnilerine cevaplarımız dört mezhebin görüşleri ortaya konularak verilince Süleymancılar Fuat Avnilerini inkar etmeye, fitneci ilan etmeye başladılar.

SERTKAYA BİZİMLE İLGİLİ VİDEOYU YOUTUBE'DEN KALDIRDI

Dinihaberler.com’un verdiği cevaplarla sertkayaya çarptığını anlayan Mehmet Fahri Sertkaya; ilk kez bizim sayemizde düşüncelerinin ne kadar saçma, sapan ve temelsiz olduğunu anlamış olmalı ki bizimle ilgili bid’at ve hurafeler karışımı videosunu youtube’den kaldırmak zorunda kaldı.



İNHİRAFÇI CEMAATLER BATAKLIKLARINI SARAY GÖRÜRLER

İnhirafçı cemaatler içlerine kapalı oldukları için kendi çöplüklerini saray görme eğilimindedirler. Ama ne zaman üstlerine Kur’an ve Sahih Sünnet projektörünü tutsanız ışıktan rahatsız olan yarasalar gibi karanlık mağaralarına kaçışmaya başlarlar. Kaçmak zorundadırlar çünkü saray gördükleri meskenlerinin bataklık olduğu gerçeğiyle karşılaşmamak tercih ettikleri en kolay yoldur.

Bu nedenle genel karakterleri saldırmak. Vur kaç taktikleri yapmak. Yaftalamak. Kendi müşriki alışkanlıklarını pire yaparken muhaliflerinde gördükleri pirevari hataları deve yapmaktan çekinmezler.


BU GÜNKÜ KONUMUZ SÜLEYMANCILARIN ÖLÜLERDEN MEDET UMMASI

Süleymancılarla ilgili yazılara ara verdik. Çünkü Mehmet Fahri Sertkaya’yı reddeden Süleymancıların Sertkaya’nın açıklamalarını da inkar etme durumlarına istinaden biraz daha araştırmalarımıza devam etmek zorunda kaldık.

Evet bu gün de Süleymancıların çarpık din anlayışına başka bir örnekle devam edeceğiz. Kaynağımız Süleymancıların içinden yetişmiş olan Mehmet Fahri Sertkaya tabi ki…

Süleymancılara bir düşmanlığımızın olmadığını belirtip kendilerinin Kur'an ve Sünnete mugayir inanç ve ibadet şekillerini anlatmaktan başka bir amacımız bulunmamaktadır.

"Ümmetin arasına fitne sokmayın!" diyenlere de bir ikazımız var. Ortada ümmet  var mı ki parçalayalım. Zaten ümmetin oluşmasına az sonra ele alacağımız bu tür sapkın görüşler ve bu görüşler etrafında şekillenen cemaatlerin çıkardığı tefrika engel olmaktadır.


Biz ümmete giden yolda tefrikaya neden olan bu tür hataları ortaya koyacak ve bunun kalkdırılması için de her daim mücadele edeceğiz.

Neden internet yoluyla bu yayınları dünya aleme yapıyorsunuz? diyenler çıkabilir. Bu konuda bizi eleştirenler, dünyanın dört bir tarafına yayılmış bu cemaate internetten başka ulaşma imkanı varsa söylesinler, biz de o yola başvuralım.

Öncelikle Süleymancılara diyoruz ki,  “Bakınız, tarikat ve tasavvuf adı altında sizi Kur’an’dan ve Müslümanlardan koparıyorlar. Tarikatınızı ve tasavvufunuzu yaşayın ama bu konularda siz her ne kadar Kur'an ve Sünnete baksanız da şablonlaşmış beyinle gerçekleri görmeniz mümkün olmuyor. Hiç olmazsa sizi eleştirenleri dinleyerek hata yapmış olacağınızı düşünün." Sanırız bu hatırlatmayı yapmak tarikat ve tasavvuf düşmanlığı olmasa gerektir.

Biz Kur'an ve Sahih Sünnetin verileri ile ümmetin kabul ettiği alimlerle açıklamalarımıza devam edeceğiz. 

“Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır, yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes (dinde olmayan şeyin din adına çıkarılması) olanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid’attır, her bid’at dalalettir ve her dalalet ateştedir.” (Müslim 867, Nesei 3/188)


“…Yolun en faziletlisi Muhammed’in yoludur. En kötü iş ise sonradan icat edilenlerdir. Her bid’at dalalettir.” (Buhari İtisam 16)

KUR’AN’I DELİL KABUL ETMEK SAPIKLIKMIŞ

Süleymancılardan edindiği bilgilerle bize cevap veren Mehmet Fahri Sertkaya, “Geceleri Süleyman Hilmi kalkardı, gelirdi. Aralarına karışıp kendileriyle görüştüğüne inanırlar. Hani şöyle sapkınlıkta diyor zaten. Böyle itikadi bozukluk diyor. Halbuki asıl itikadi bozukluk, Kur’an’ı delil kabul edip tarikatı tasavvufu inkar etmektir.” diyor.

Süleymancılara soruyoruz: “Peygamberimizin tek rehberi Kur’an idi. Haşa bu mantıkla peygamberimiz sapık mı olmuş oluyor? Veya Kur’an’ın emredici ayetlerine göre de sahabe ve Müslümanlar için Kur’an uyulacak sözlerin en güzeli, Peygamberde takip edilecek yegane rehber iken sahabe hangi tarikat üzerinde veya hangi tasavvuf ekolüne tabi idi? Onlar her hangi bir tarikat veya tasavvufa tabi olmadığı gibi bu tür şeyler peygamberimizden çok çok sonra ortaya çıkmışken sahabe ve sonra arada yaşayan Müslümanlar sapık mı olmuş oluyor?

Süleyman Hilmi madem ölse bile ortalıkta gezecek kadar Allah'ın muhterem bir kuludur. Neden sadece Süleymancılar muhteremi görür de başkaları görmez? Yine buradan hareketle Allah Resulü hangi ölü yada ölülerin ortalıkta gezdiğini düşünüyor ve hürmet ediyordu. Tekasür suresi size bir şey hatırlatıyor mu?

Kendi cemaat süreciniz içinde oluşturduğunuz bir inancı, din haline getirdiğinizin farkında mısınız? 


Mehmet Fahri Sertkaya Süleyman Hilmi’nin ortalıkta dolaştığına delil getirme babından, “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.” (Bakara 154) ayetini delil getiriyor ve diyor ki “Bazı ölüler, ölü değildir kardeşim. Bunlar şimdi bu ayeti nasıl tevil edebilir” deyip zırvalıyor. 

Başı ve sonu bütünlük arzeden ve anlamı gayet açık olan ayeti tevil etmek hangi aklın karıdır. Zaten kimsenin apaçık şehitlerle ilgili nazil olan bir ayeti, Süleymancılar dışında tevil ettiği yokken Sertkaya bu güne kadar herkesle tartıştığını ama kimsenin kendine cevap veremediği yalanını söylüyor.


SÜLEYMAN HİLMİ DEĞİL ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLER ÖLÜ DEĞİLDİR

Öncelikle bu ayet, “bazı ölüler” demiyor. Allah, bu ayetinde Süleymancılara veya başkalarına içini dolduracak bir boşluk bırakmıyor. Ayet, o ölülerin hangi ölüler olduğunu gayet açık ve net olarak kayıtlamış.

“Allah yolunda öldürülenler.”
Yani Allah bu ölülerin, şehitler olduğunu özellikle vurguluyor.


Demek ki sadece “Allah yolunda öldürülenlere" biz "ölü" demeyecekmişiz.

Bize emredilen ne burada?
“Allah yolunda öldürülenlere ölü dememek.”

Başka…
"Diri olduklarına inanacak" ama bunu anlamak için de boş yere kafa yormayacakmışız. Yani Süleyman Hilmi ve benzeri iyi gördüğümüz insanların vefatının ardından diridir, aramızda dolaşır, bize fayda ve zararı dokunur falan gibi yorumlarda bulunmayacakmışız.

Neden?
Allah ayetin devamında “Siz bunu bilmezsiniz” dediği için...



YAHUDİ, BUNLARIN YANINDA HALT ETMİŞ

Ayet bu kadar net iken sen tut bu ayeti, haddini aşarak Allah'ın koyduğu sınırı takmayıp tam bir lüzumsuzlukla, “Bazı ölüler, ölü değildir” deyip ayeti asıl bağlamından çıkar. Ve zoraki Süleyman Hilmi’yi bu ayetin içine katıp ölü olmadığına kendini inandır. Utanmadan bir de çık! Süleyman Hilmi’nin ölü olmadığına milleti inandırmaya kalkış. Ve inanmayanları da sapıklıkla itham et.

Tam bir sapkınlık! Dine karşı din... Allah'ın modellemesine alternatif model geliştirme...

“Kimi Yahudiler kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik….(derler) (Nisa 46) ayetine göre ayetleri bulunduğu yerden  saptıran kim?

SÜLEYMAN HİLMİ EVİNDE VEFAT ETTİ

Malum Allah rahmet etsin Süleyman Hilmi, normal bir ölümle 16 Eylül 1959’da Kısıklı’daki evinde vefat etti. Savaş anında canını teslim etmediğine göre demek ki şehit değil. Şehit olmadığına göre diri değil ölü...

Hem ayet şehitler hakkında gerekli açıklamayı yapıp “siz bilmezsiniz” deyip kesip atmışken şehit bile olsa “O şehitlerden medet beklemek, yardım dilenmek, saygı ve hürmet göstermek, saygı ve hürmetin şekli veya aramızda ne şekilde gezdiği ve gezen şehide nasıl davranmamız gerektiğine..." dair hiçbir ayrıntı getirmiş değildir.


Hal bu iken Süleyman Hilmi’nin aramızda gezdiği, bizi gördüğü, Süleymancı yurtlarına gelenlere yardım ettiği gibi inanışlar Kur’an’ın ölülerle ilgili olarak nazil olan, “Kendilerine dua ederseniz, duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkar ederler. Sana, herşeyden haberdar olan (Allah) gibi, haber veren olmaz.” (Fatır, 14) ayetine terstir.

Bu ayete rağmen Süleyman Hilmi’nin kendini görüp, duyduğunu iddia eden ve bu görüşünü Allah’tan bir vahiy almışçasına mesnetsiz bu tür şeylere iman eden Allah’ın şu tehdidiyle karşı karşıya kalır: “Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz? Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz? Onda, "Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir" (diye mi yazılı?) Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız? Sor onlara: "Onların hangisi bu (iddianın doğruluğu)na kefildir?" Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını!” (Kalem 36-41) ayetlerine göre Müslümanlar dini delillerini Kur’an ve Sünnetin net hükümlerinden almak zorundadırlar. 

“Bana malum olmadı bizim abdala malum oldu. Bizim şeyhe, pire, müftüye, hocaya ve sair malum oldu" gibi cümleler kurup tevilatlar yapmak, cennet vaadi ve cehennem tehdidi olan bir dini sıradanlaştırmaktır. Hele Allah'ın kesin hüküm verdiği yerde kendince teviller yapmak yada müteşabihat konusunda ulu orta teviller getirerek Allah'ın muradının hilafına anlamlar çıkarmak Allah'ın koyduğu sınırları aşmak olduğu kadar Allah'a iftiradır da...

 

Kaynak: Dinihaberler.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Hizir ilyas kenan 2 ay önce

Ben suleymanci yurtlarinda 7 sene kaldim .en sonunda suleymancilara bulaşmaya başladilar.ama sunuda bilin suleymen efendinin talebeleri ne oluden meden unmaz ne devletine karsi gelir ne siyasetle ograsir onlarin tek bir amaçlari vardin iyiligi dogrulugu ve adaleti ögretirler . Bir anan bir babanin evlatina ogretmesi gereken seyleri ogretirlerr

Misafir Avatar
abdullah 2 ay önce @Hizir ilyas kenan

hızır ilyas kenan yalan söylüyorsun bende süleymancıları iyi tanıyorum admin az bile demiş.

Beğenmedim! (2)
Misafir Avatar
yeloğlu 2 ay önce @Hizir ilyas kenan

fetöcüler de görünüşte öyle idiler.sonra olanları tüm millet gördü.unutmayalım ki kapalı devre çalışan tüm cemaat ve tarikatlar her zaman tehlikelidir.hem din için hem de devlet için.

Beğenmedim! (12)
Avatar
Ömer 2 ay önce

Cemaatlar İslam dinine hizmet ederken diyanet neredeydi acaba,bundan on sene önce camilerde dahi çocuklara kuran eğitimi vermenin yasak olduğunu ne çabuk unuttu diyanet.o zamanlar nedense hiç sesleri çıkmiyordu. Ne oldu da birden cemaatlara saldırmaya başladı. Önce diyanet kendi içindeki Müslüman görünümlü kişilerle uğraşsın. Burada din ve diyanet yıpratıliyor...

Avatar
el hak 2 ay önce

Sayın admin bir müslüman da bir kötü haslet varsa muhakkak iyi hasletler de var iyi hasletleri kötüleri ne karıştırmak zulüm dur ...ne kadar da zahmet çekip uzun uzadıya yazı yazmışsınız.
Bugün müslümanları kateleden rusya ve amerika ve israili de kötülüyecek dünyaya duyuracak bir yazıyı zahmet edip hazırlayınız lütfen

Misafir Avatar
ÖMER 2 ay önce @el hak

elhak efendi.bu sapık anlayışlar ümmet arasında varken amerika israil ve rusya bize daha çooook zulmeder.unutma bu meseleler öyle basit meseleler değil inanç meselesi çok mühimdir.bu sapkınlıkları savunma.

Beğenmedim! (1)
Avatar
Vicdansız 2 ay önce

Fetullah gülen tarikatlarda yetişmedi ..........diyanette yetiştiiii. .......asıl bunları Yazmalısın. ....ama sapıtımaca oynuyorsun

Avatar
Paketci 2 ay önce

Kuru sıkı atma inandırıcı olmuyo

Avatar
Yavuz bey 2 ay önce

Bu yazıyı baştan aşağı yazan sahsi mulevviz
Bırak Allah için ugrasanlari
Eline karalamakla ne geçecek.
Bir de çok cahilsiniz. Ciddi diyorum.

Avatar
Emre 2 ay önce

Yazılarınızı önemle takip ediyorum. Bizleri görüşlerinizle aydınlattığınız için teşekkür ediyorum. Para ile çok fazla oynayan, Diyanetin kurdunuz yardım topluyoruz diye samimi müslümanları kandıran bu grubu da devletimiz acil olarak incelemeye almalıdır. Yoksa ileride daha çok zararlara sebebiyet verir.

Avatar
Polat 2 ay önce

Söz konusu video devlet tarafından engellendi ey dinihaberler.com. VPN değiştirip Youtubeden Akademi dergisi sayfasına girdiğiniz zaman göreceksiniz ki sizin yalanlarınızı ortaya döken o ses kaydı olduğu gibi orada duruyor.

Hepsine cevap yazıp parmaklarımı yormayacağım. Akademi dergisi sayfasında hepsine cevaplar sıralı şekilde var lakin el açma şekline takılmışsınız.

Rasulullah (SAS) efendimizin el açma şekli de tıpkı bu şekildeydi ve tüm müslümanlar bu şekilde el açıp dua ederdi. Ta ki Fatih Sultan Mehmet han hazretleri İstanbul'u feth edene kadar. Yahudilerin de bu şekilde dua ettiğini görünce ellerinizi açın demiştir. Peygamber efendimizin unutulmuş bir sünnetini canlandırmak neden ayrılık çıkarmak oluyor anlayabilmiş değilim.

Son olarak , ne yaparsanız yapın dünyanın en büyük ehli sünnet cemaati olan Süleymanlı kadrolarını diğer sapkın topluluklar gibi bölemeyecek ve yollarını şaşırtamayacaksınız. Vesselam.

Misafir Avatar
İmam 2 ay önce @Polat

Fatih zamanında Yahudiler vardıda Efendimiz zamanında yokmuydu Fatihni gördüyünü Efendimiz görmemişmi atın sizin gibi avamlar anck inanır yalanlarınıza

Beğenmedim! (5)