Taraf'tan hadis ve Diyanet düşmanlığı!
FETÖ destekçisi Taraf Gazetesi, bu gün yine bir skandala imza attı 

Diyanet Haber Analiz: Verilen haberde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı 2016 Takviminde yer verdiği bir fetvayı mal bulmuş mağribi gibi manşetine çeken Taraf büyük bir gaf yaptı. 

Diyanet'i bu konuda eleştiren Taraf’ın Diyanet'ten daha ayrıntılı bir şekilde Fethullah Gülen’in, “fuhşiyata, vesveseye neden olacak müziklere” ilaveten, “duyguları depreştirecek müziklerin dinlenmesinin” dahi haram olduğunu belirtip “esasen fazileti ve şüphesi bir tarafa bunları dinlemektense musiki olarak insana Kur’an yeter” deyip “Müzik dinlenmemesini” tavsiye ettiği konuşmasını es geçmesi kendi akılsızlıklarının bir göstergesiydi. 

Kendi akılsızlıkları ortada iken Taraf Gazetesi, mahiyetini Başkan Mehmet Görmez’in ifade etmesine rağmen “ensest ilişki” adı altında gündeme gelen fetva üzerinden Diyanet İşleri Başkanlığı’nı “Diyanet İşleri’nde çalışmak için birinci şart beyinle düşünmemek sanırım. Akılları fikirleri sekste, cimada. Bu konuların haricinde hiçbir şeye odaklanamıyorlar. Sağlıklı düşünen bir beyin böyle saçma sapan işlerle uğraşmaz” sözleriyle eleştirerek hakaret etmekten geri durmadı. 

Diyanet’i “cinsel organıyla düşünmekle itham eden Taraf’ın ne idüğü belirsiz yazarı” eleştirilerine “Diyanet İşleri Başkanlığı Sünni şovenist bir kimliğe bürünerek İslam ile Kur’an ile alakası olmayan uyduruk hadisleri, Sünni ilmihal ve içtihatlarını kaynak alarak dini yozlaştırıyor, yobazlaştırıyor” tavsiyleriyle devam etti. 

Bununla da yetinmeyen çok bilmiş alim yazar müsveddesi,  Kur’an dışında tüm kaynakların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. 

Taraf Gazetesi ve haberi hazırlayan “çok akıllı yazarı Utku” Kur’an’ın esas alınması durumunda “Peygamberi ikinci kanun koyucu ilan eden ayetleri” “cinsel organıyla düşünenlerin” ne yapması gerektiğini ise izah etmedi. 

Orucu bozan ve bozmayan haller; namazın kılınış şekli; faiz ve ilgili meseleler; zekat ve ilgili meseleler gibi pek çok konuda Peygamber (as) müfessir iken ve bunu bir çok ayette vurgularken bu konuda ahkam kesen Taraf Gazetesi acaba neresiyle konuşur, kimlerin borazancılığını eder ki….
 
Utku Şentürk ismiyle kaleme alınan Taraf Gazetesi’nin çelişkilerle dolu saçma sapan haberi şöyle…

Diyanet İşleri Başkanlığı İslam ile Kur’an ile alakası olmayan uyduruk hadisleri, Sünni ilmihal ve içtihatlarını kaynak alarak dini yozlaştırıyor.
 
 
2016 Takvimi’ne aldığı fetvalarla tartışmalar yaratan Diyanet İşleri Başkanlığı, yine tartışma yaratacak bir fetvaya yer verdi. “Müziğin dindeki yeri nedir. Hangi müzik çeşidi helaldir” sorusuna şu yanıt veren Diyanet, “Cinsel arzuyu körüklememek şartıyla” müziğe vize verdi. Diyanet’in “müzik fetvası” şöyle:

“Kuran ve sünnette, müzikle meşgul olmanın, müzik dinlemenin mutlak anlamda günah olduğunu gösteren deliller bulunmamaktadır. Bu itibarla, dinimizin temel inanç, amel ve ahlak ilkelerine aykırı olmayan, haramların işlenmesine sebep olmayan müzik türlerini dinlemekte dinen bir sakınca yoktur. Ancak cinsel arzuları tahrik eden ifade ve tasvirleri içeren, haramları güzel gösteren müzikleri yapmak ve dinlemek ise günahtır.”

Bundan kısa bir süre önce de ensest ilişki meraklısı bir sapık Diyanet İşleri Başkanlığı Din Bilgilendirme Platformu’na sorduğu bir soruyu Fetva Bölümü Başkanlığı bu soruyu cevapsız bırakmak ya da soranla ilgili suç duyurusunda bulunmak yerine, soruyu dinî açıdan yanıtlamayı uygun buldu.

Soru, İslam kaynaklarının farklı görüşlerine göre yanıtlanırken, “Babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur” ve “Babanın kızını kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duyması, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir” gibi ifadeler kullanıldı.
Diyanet İşleri’nde çalışmak için birinci şart beyinle düşünmemek sanırım. Akılları fikirleri sekste, cimada. Bu konuların haricinde hiçbir şeye odaklanamıyorlar. Sağlıklı düşünen bir beyin böyle saçma sapan işlerle uğraşmaz.
Dışarıdan Diyanet İşleri’ne bakan bir göz İslam’ın tamamen cinsellik üzerine kurallar ve yasaklar getiren bir din olduğuna kanaat getirebilir.

Diyanet İşleri Başkanlığı Sünni şovenist bir kimliğe bürünerek İslam ile Kur’an ile alakası olmayan uyduruk hadisleri, Sünni ilmihal ve içtihatlarını kaynak alarak dini yozlaştırıyor, yobazlaştırıyor.

Onyıllar öncesinde Mehmet Akif Ersoy Kur’an’a rağmen dini yozlaştıranların oluşturduğu manzarayı bakın nasıl tarif ediyor: Eğer İslam’dan maksat Kur’an’sa, ortada İslam diye bir şey olmadığını söylemek durumundayız. Çünkü Kur’an bugün göklere çekilmiş ve yeryüzündeki İslam’ın onunla ilgisi kalmamıştır.

Dine, din istismarcısının verdiği zararı hiçbir şey vermemektedir. Bunu Müslümanların çoğu, Hıristiyan engizisyonlarının insanları din dışı ilan etmelerinde, papazların günah çıkarmalarında çok iyi görür. Fakat aynı göz ne yazık ki kendi istismarcısının insanları cehennemlik ilan etmesinde, Kur’an’a ilave yeni din oluşturmasında aynı hassasiyeti göstermez. Evet, Hıristiyan papazlar nasıl dini kendilerinin tekeline almak için insanlara zulmettilerse, aynı zulüm bizim dinimizde de olmuştur. Falanca papazın kerametleri, üstünlükleri, o yüzden dinlenmeleri gerektiğinin hikâyeleri nasıl Hıristiyanlıkta anlatılmışsa; bizde de falanca şeyhlerin, imamların, evliyaların kerametleri, üstünlükleri, rüyalarında Allah’ı bile gördükleri, bu yüzden onlara uyulması gerektiği anlatılmıştır.

Tüm bu felaketlerden kurtuluşun formülü çok basittir: Allah’ın kitabı Kur’an’ı ele alıp, geri kalan her şeyi bir kenara bırakmak. Tüm ibadetleri, dinî ahlakı, insanlar arası ilişkilerdeki dinî gerekleri; yani hem teoriyi, hem hayatın pratiğini Kur’an’a giderek öğrenmek. Kur’an’da geçmeyen hususların dinle alakası olmadığını, Kur’an’ın açıklamadığı konularda Allah’ın kendi tercihimizi belirleme hakkını bize verdiğini bilmek.

Bunu Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin de kafalarına mıh gibi kazımaları dileğiyle…
 

Kaynak: Dinihaberler.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Garip 8 ay önce

Bi insan ancak senin kadar geri zekali olabilir. Peki ya Peygamber(sav) ne için geldi. Allahü Teala Kuran'ı peygambere ihtiyaç olmadanda indirirdi. Senin gibi aklını dinden diyanetten başka herşeye(özellikle bacak arasına) çalıştıranlar dinin hakikatini ne kavrayabilir nede anlatabilir. Din alimlerinin, hocaların hataları olabilir neticede insandır. Fakat sende ne bu hataları fark edecek bi beyin var nede bunları düzeltmek senin haddin değil. HADDİNİ BİL...

Avatar
ibrahim 8 ay önce

vAllahi de billahi de diyanet ankara merkez fetöcülerden kurtulmadığı muddetçe daha çok şey yazar çizerler