Terörist Gülen mehdilikten peygamberliğe terfi edecek mi?
DiNiHABERLER.COM / öZEL

Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile birlikte devam eden FETÖ’cülerin tutuklanması anında Papaz Fethullah, içeri tıkılan beyinsizlerin motivasyonunu arttırmak için,“Binlerin kendi yerlerinde olmak için can attığını, hatta “Ne hata ettim ki Rabbim, bana Medrese-i Yusufiyye olan hapsi nasip etmedin” diye feveran ettiklerini” söyleyerek hapse giren müntesiplerine aklınca teselli vermişti.

Tabi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, o günlerde bu sözleri affetmedi ve “Buyur gel. Seni tutan yok. Onların yerine sen gir hapse” sözleriyle Gülen'e haddini bildirdi.

İlk olarak Said Nursi tarafından ortaya atılan Medrese-i Yusufiyye sözleri son elli yıldır hapse tıkılan Müslümanlarca daima “züğürt tesellisi” olarak kullanıldı.

Bu günlerde içeri tıkılan hain Fetullahçılar yine aynı züğürt tesellileriyle birbirleri motive ederek, “Küfre karşı mücadele ederken içeri tıkılmak Yusufluktur” deyip içeri tıkılan her bir beyinsiz için “Yusufcuk” nitelemesinde bulunmaya başladılar. 

Erkekler Yusufcuk olunca haliyle kadınlar da “Yusufiyye” oluyorlarmış.

Hapis eğer bir medrese ise başta belirtelim ki Hz.Yusuf, özgürlüğüne kavuşan yanındaki mahkuma “Beni melikinin yanında an!” şeklinde dışarı çıkma talebinde bulunmazdı.

Gerek Kur'an'da ve gerek hadislerde Mü'minler, bu günlerde olduğu gibi hiçbir zaman uğradıkları işkence, iftira ve haksızlıklar karşısında düştükleri hapsi nimet olarak görüp sadist duygularla zevk aşamasına gelmemişlerdir. 

Her şeyden önce mü'min adildir. Ve adaletin gereği olarak eşyaya en güzel şekilde hakkını vermelidir. “İşkenceyi rahmet, hapishaneyi Medrese-i Yusufiyye, belaları şefkat tokadı” olarak adlandırmak zamanın, mekanın ve bulunduğu halin hakkını vermemek, olanı ters yüz etmek, gerçeklerden kaçmaktır.

Bu bakış, ahırı saray, tuvaleti okul, pisliği nimet görme yanılsamasıdır. Peygamberimiz, Müslümanların onur ve şereflerini korumaları sadedinde, “Baş edemeyeceği bir mücadelenin içine girerek Müslümanın rezil olmasını, zillet” olarak tarif etmiştir.

Yine Peygamberimiz, “Ölümü, hastalığı, zulmü, düşmanla karşılaşmayı murat etmeyin” diyerek insan fıtratının kabul etmeyeceği halleri, Müslümanların arzulamasını yasaklamıştır.

Her ne şartta olursa olsun Müslüman'ın hareket noktası, “Kur'an” olmak zorundadır. Hareket noktasını Kur'an dışında başka kaynaklarda gören Müslümanlar, hayata ve dine şaşı bakarak hapishane denen ceza yerini, Medrese-i Yusuffiyye görme absürtlüğünde bulunabilmektedirler.

Bu sözleri söylerken akıllarınca teselli verdiklerini sananlar, sözlerinin keşke altını az yoklasalar ne kadar komik duruma düştüklerini görebilirlerdi. Tüm ibadetlerde özgürlüğün esas alındığı bir din, acaba hapishaneyi medrese görebilir mi?

Kur'an dışında kendi görüşlerini putlaştıranlar, hapse düşmezlerse mağrur mağrur gezinirler. Bir şekilde içeri atılınca da hapsi medrese görürler. Bu tipler kendilerini daima Kur'an'a eş tutarlarken, dönüp de dışardan hangi halde olduklarını bir türlü görmek istemiyorlar. 

Gerçekten kim medresede? Ve kim Yusuf'a denk?

İrancılar mı? Hizbullahçılar mı? Vahhabiler mi? Süleymancılar mı? Nurcular mı? Tarikatçılar mı? Tahrirciler mi? Mustazaflar mı? Milli Görüşçüler mi? İhvan-ı Müslimciler mi? Cemaati İslamiciler mi?...

Binlerce cemaat ve hem de birbirlerini gördükleri takdirde bir kaşık suda boğacak türden envai çeşit zihniyete sahipken bunların hangisi Yusuf oluyor? 

Son Yusufumuz Fethullah'ın fedaileri…

Beyinsiz FETÖ'cüler kendilerini Medrese-i Yusufiyye’de görüp teselli olurken liderleri en lüks hayatı yaşıyor. 

Madem hapishaneler medrese ise buyursun Fetonun kendisi F Tipi, L Tipi medreselerimize gelsin, girsin. Kim bilir, Fetoş belki mehdilikten peygamberliğe terfi eder.

Hatta FETO’yu Abdullah Öcalan'ın yanına koyalım. Adam yıllardır medresede belki keramet ehli olmuştur.Gel Fetullah, seni Pensilvanya zindanından kurtaralım. Seni Silivri mahkumları yaşatma ve yetiştirme medresesine alalım. 

Bu Mursi'de çok imansız olmalı değil mi, Fethullah’ın beyinsizleri? 

Sisi ona iyilik edip medreseye koyuyor. Sisi'ye dua edeceğine o ise çıkmak için feveran ediyor.

Erdoğan'da çok dünyacı çıktı. Atıyorlar Medresei Yusufiyye'ye utanmadan çıkıyor meydanlara “Ben bir şiir okudum diye Medrese-i Yusufiyye'ye tıkıyorlar” diye feryat ediyor. 

İnsan bir teşekkür eder kendisini Medreseye tıkanlara değil mi?

Bundan sonra üniversiteleri kapatalım. Hep birlikte Medrese-i Yusuffiyye girmek için suç işleyelim. 

İlkokul kısmı için hırsızlık; ortaokul kısmı için adam kaçırma, uyuşturucu satıcılığı; lise ve üniversite eğitimi için tecavüz, adam öldürme ve vatana ihanet suçları işleyelim.

Medrese-i Yusuffiyemizde tüm Yusufçuklara, Kur'an, Hadis, Fıkıh, Usul-i Hadis, Usul-ü Tefsir, Felsefe Mantık, Sosyoloji, Tıp, İktisat, Uluslararası İlişkiler… eğitimiverildiğini de hatırlatalım. 

Yemekler medreseden. Çay ikramımız da var. Buyrun, suç işlemeye…

Hatta “Bir okul, bin hapishane kapatır” sözünü Fetullah'ın gözleri körelmiş müntesipleri için “Bir Hapishane, Bin Okula bedeldir” şeklinde uyarlayalım ki suç işlemenin, vatana ihanetin cazibesi artsın ki Medrese-i Yusufiyyeler boş kalmasın.



 

Kaynak: Dinihaberler.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahrar 2 ay önce

yazan kişi said nursi ye atıfta bulunarak m edreseyi̇ yusufi̇yye konusunu i̇şlemeye çalişmiş fakat meseleni̇n künhüne vakif olmadiği i̇çi̇n yerli̇ yeri̇ne oturtamamiş.

Avatar
alişan 2 ay önce

onlardan olsa olsa kerizcik olur