Yüksek dozda değerler eğitimi Diken'i komalık etti
DiNiHABERLER.COM / öZEL iÇERiK

Diken adlı sol sitenin Cumhuriyet'te dayandırdığı habere göre Tokat’ta Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, Ensar Vakfı ve Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) da katıldığı çalıştayda, ‘din eğitiminin 0-6 yaştan başlaması’ ve ‘başarılı çocukların imam hatiplere yönlendirilmesi’ gibi öneriler çıkar.

Tabi ayrıntılar veren diken, Ensar Vakfı'nın soy kütüğünü de çıkarmayı ihmal etmedi. "Ensar Vakfı, Karaman’da 10 çocuğun yurtlarında cinsel istismara maruz kalması" ile gündeme gelmiş...

Ensar kadar TÜRGAV'ın da suçu kabarık.

Diken'in verdiği bilgilere göre "TÜRGAV’ın Yüksek İstişare Kurulu’nda Bilal Erdoğan dışında, 1 Kasım seçimleri öncesi kurulan geçici hükümetin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan, SETA (Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı) Genel Koordinatörü Burhanettin Duran ve Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Topbaş ailesinden Abdurrahman Topbaş gibi isimler bulunuyormuş"



Aman ne ayıp, ne ayıp!...

Çalıştay bununlada sınırlı değil. Adeta suç makinesi bir çalıştay teşkil ettirilmiş...

Çalıştaya, Ensar Vakfı ve TÜRGAV dışında, iktidarın eğitim politikalarına yön verem Eğitim Bir-Sen ve İlim Yayma Cemiyeti temsilcileri de katılmış.

Başka!...

Çalıştayda birbirinden korkunç şu öneriler gelmiş: ‘Medreselerin imam hatip okullarına yardımcı unsur olarak hizmet etmesi’, ‘Değerler eğitiminin 0-6 yaştan başlaması, 2 yaşından itibaren mutlaka verilmesi’, ‘Din öğretiminin okulöncesinde de verilmesi’, ‘Ailelerin zeki çocuklarını imam hatip okullarına yönlendirmesi için teşvik edilmesi, bunun için burs olanaklarının sağlanması’, ‘Temel öğretim kurumları öğretmenlerinin de başarılı öğrencileri imam hatip okullarına yönlendirmesi’, ‘Öğrencilerin okul dışında da öğretmenler ve imamlar tarafından takip edilmesi.’

İşin en korkuncu da ‘Kuran-ı Kerim dersi zorunlu olmalı’ denmiş. 


Çalıştay raporu Diken'e fena batmış olmalıki şu ifadeler ile verilmiş:

0-6 yaşa değerler eğitimi: Şahsiyet geliştirme aile eğitimleri ile desteklenmeli. Şahsiyet eğitiminde 0-6 yaş arası önem arz ettiği için bu yaşlarda değerler eğitimine önem verilmeli. Dede ve nineler şahsiyet eğitimine dahil edilmeli. Değerler eğitimi, öğrencilerin din öğretimine yatkınlık ve hazır bulunuşluk seviyesini arttırmak için 2-6 yaş arasındaki çocuklara mutlaka verilmeli.

Okulöncesinde din öğretimi: Din öğretimi okulöncesi dönemden başlayarak verilmeli. Kuran-ı Kerim dersi seçmeli değil, zorunlu ders olmalı. Liselerde öncelikli olarak temel dini bilgiler dersi seçilmeli, sonra diğer dersler seçilmeli.

Başarılı öğrenciler imam hatiplere: İlkokul öğretmenleri ile görüşülerek kabiliyetli öğrencilerin imam hatip okullarına yönlendirilmesi konusunda çalışmalar yapılmalı. Öğrenci seçme sınavlarında yüksek puanlı öğrencilerin imam hatip liselerini seçmeleri yönünde özendirici çalışmalar yapılmalı. Bunun için burslar verilmeli. Aileler çocuklar içerisinden en zeki olanları imam hatip kurumlarına yönlendirmeli. Nitelikli öğretmenler, imam hatip okullarını tercih etmeleri konusunda özendirilmeli.

İmamlar öğrencileri takip etmeli: Öğrenciler, öğretmenler arasında paylaşılarak okul dışında da takip edilmeli. Din görevlileri de gönüllü olarak buna katkı vermeli. Öğrenciler okul dışında din görevlileri ile buluşturulmalı.

Medreseler yardım etsin: İslam âlimi; daha çok imam hatipler ve daha sonra İlahiyat Fakülteleri’nde okuyan, bu okulları bitirdikten sonra lisansüstü ilim tahsisi yapan kimseler arasından yetişecek. Medreseler de İslam âlimi yetiştirir; ancak bugünün şartlarında onların yardımcı unsur olarak hizmet etmeleri daha uygun.

Bu öneriler ne derece doğru bilemiyoruz ama Kemalizme yapılan yüksek dozda din eğitimi Cumhuriyet ve Diken'i komaya sokmuşa benziyor. 


 

Kaynak: Dinihaberler.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.