Uşşak ile Aytav'ın ByLock yazışmaları mahkemelere gönderiliyor

"FETÖ'nün sözcülüğünü yaptığı" iddiasıyla hakkında soruşturma açılan ve 2016'da vefat eden Cemal Uşşak ile firari Erkam Tufan Aytav'ın örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock" yazışmalarını ilgili mahkemelere gönderiliyor.

Uşşak ile Aytav'ın ByLock yazışmaları mahkemelere gönderiliyor

"FETÖ'nün sözcülüğünü yaptığı" iddiasıyla hakkında soruşturma açılan ve 2016'da vefat eden Cemal Uşşak ile firari Erkam Tufan Aytav'ın örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock" yazışmalarını ilgili mahkemelere gönderiliyor.

Raşit Tavus
Raşit Tavus
01 Kasım 2017 Çarşamba 18:27
Uşşak ile Aytav'ın ByLock yazışmaları mahkemelere gönderiliyor
banner221

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında, ByLock yazışmalarına ilişkin incelemesini sürdürüyor.

"FETÖ'nün sözcülüğünü" yaptığı iddiasıyla hakkında soruşturma açılan ve 25 Ağustos 2016'da vefat eden, kapatılan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın eski başkanı Cemal Uşşak ile "FETÖ yöneticisi olmak" suçundan aranan firari gazeteci Erkam Tufan Aytav'ın ByLock yazışmalarında, Altan kardeşlerden Hasan Cemal'e, Can Dündar'dan Ali Bulaç'a, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinden Abant toplantılarına, FETÖ elebaşının kitabını imzalayarak gönderdiği yazarlara kadar birçok konu yer alıyor.

Savcılık, "ByLock" yazışmalarını ilgili mahkemelere iletiyor. 

Abant toplantısı

Söz konusu yazışmalarda, 22 Ocak 2016'da Cemal Uşşak, Erkam Tufan Aytav'a "ByLock" üzerinden "Eğer HE (örgüt elebaşısı Fetullah Gülen) yayımlarsa bizim için gerek olmayabilir. Bir başka açıdan; iki sene önce babasıyla görüşüp her şeyi anlatmıştık. Faydadan hali olmayan bilir. İstişareye göre gereğini yapın." şeklinde talimat verdikten sonra "Tweet mesajları arasında, Cumhuriyet ile Zaman'ın demokratlığını kıyaslayan bir mesaj gördüm. Dayanışma gerektiren bir zamanda bu nevi mesajların uygun olmadığını düşünüyorum." şeklinde mesaj gönderdiği tespit edildi.

Aytav'ın 27 Aralık 2015'te "örgütün üst düzey yöneticileri"nden olduğu belirtilen Mehmet Yaşa'ya "Merhaba, bazı sorularımız olacak, iletebilir misiniz? Ocak ayının sonuna doğru Abant toplantısı yapmak istiyoruz. İyi bir katılım için ümitlerimiz var." mesajını attığı, Mehmet Yaşa'nın da "Katılımcı kimler düşünülüyor?" şeklinde yanıt verdiği belirlendi. Aytav'ın bunun üzerine "80 bin TL gibi bir maliyeti olacak Yapalım mı? Para konusunda yardımcı olunabilir mi? ... Mehmet Altan, Mümtazer Türköne ... ile görüştük. 'Yapalım' diyorlar, bir sorum daha var. Vakfa yönelik bir tehlike arifesinde Cemal Bey'in yerine 15 günlük nöbetçi başkanlar olsun diyoruz... Mümtazer Türköne, Mehmet Altan 'tamam' dedi. Demokrasi nöbeti, uygun mudur?" şeklinde mesaj yazdığı belirtildi.

Aytav, 12 Ocak 2016'da ByLock üzerinden örgüt üst düzey yöneticilerinden Mehmet Yaşa'ya yazdığı mesajda şunları kaydetti:

"Geçenlerde Ali Bulaç geldi. Saraya yakın bir arkadaşı ona (Bulaç'a) 'Vakfı basacaklar, sen vakfın mütevelli heyetinden ayrıl, yoksa seni de tutuklarlar.' demiş. O da 'Lütfen beni yanlış anlamayın. Ben her zaman hizmetin yanındayım, hiç şüpheniz olmasın ama mütevelliden beni çıkartın.' dedi. Ben her ne kadar 'yapma, etme' dediysem de ikna edemedim. Ve mütevelli heyetinden (Bulaç'ı) çıkardık. Ama duruşunda hiçbir problem yok. Ben HE üzülür diye düşünüyorum. Karar sizin."

Can Dündar'a Gülen'den imzalı kitap

Mehmet Yaşa'nın 21 Ocak 2016'da Erkam Tufan Aytav'a "Hocam, Abant'a katılacakları kendilerine okudum, memnun oldu. Acaba Cumhuriyet'ten ve Sözcü gazetesinden de birileri olsa keşke buyurdu. Kendileri Uğur Dündar'ın ismini verdi. Keşke o da gelse diye buyurdular ve emekli askerlerden de çağrılabilse diye ifade ettiler. Bir de 'Radikal'den de olabilir' dedi. Ayrıca Can Dündar ve Hasan Cemal'e 'Beyan' kitabını imzaladı. Size göndersem kendilerine ulaştırabilir misin?" mesajını attığı aktarıldı.

Araştırma sonucunda, örgüt lideri Fetullah Gülen'in ilk baskısı 2011 Eylül'de çıkan "Beyan" isimli kitabının bulunduğu, 2016 yılında Abant toplantısına Cumhuriyet gazetesinden de katılımcıların olduğu, toplantıya katılımların örgüt elebaşısı Fetullah Gülen'in talimatıyla gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi.

Erkam Tufan Aytav'ın 17 Aralık 2015'te bir ByLock kullanıcısına "Bugün Dündar'ın duruşmasındaydım. En az 100 kişi vardı. Alkışlarla karşılandı salona girerken ve çıkarken.", 18 Şubat 2016'da "Diyoruz ki hizmete dair insan hakları ihlalleri bizler dahil gazeteci ve yazarlar bilmiyor, bu raporlar, ilgili arkadaşlar İnsan Hakları İzleme ve Değerlendirme Merkezi'ne verse ve oradan yayınlansa, biz de o link üzerinden medyaya duyursak." şeklinde mesajlar attığı tespit edildi.

Bu ByLock kullanıcısının Aytav'a "Tanıdığın var mı araştıralım mı?" yazdığı, Aytav'ın ise "Tanıdığım olsa niye sana yazayım? Seninle ilgilidir sanıyorum." şeklinde yanıt verdiği, ByLock kullanıcısının "Ok irtibat kurabiliriz sanıyorum." dediği, Aytav'ın "Bugün halleder miyiz?" diye sorduğu belirlendi.

ByLock kullanıcısının Aytav'a "Ama raporu orada yayınlamak yerine üst kesime verip sonra yayınlamak lazım." şeklinde mesaj attığı, Aytav'ın kullanıcıya "Üst kesim?" sorusunu sorduğu, kullanıcının Aytav'a "Altanlar, Taha Akyollar, milletvekilleri, hukukçu akademisyenler." diyerek yanıt verdiği, Aytav'ın ise "İşte onlara biz duyuracağız." mesajı attığı kaydedildi.

Başka bir ByLock kullanıcısının 18 Ocak 2016'da Erkam Tufan Aytav'a şu şekilde mesajı yazdığı görüldü:

"18 Ocak gündem 1. HE (sözde Hocaefendi-terör örgütü lideri Fetullah GÜLEN kastediliyor) kardeşine yapılması planlanan iftira içerikli operasyonla ilgili operasyon ve sonrasında iftira haberleri yapmaları durumunda, RTE'yi bunaltan konuların değişmesine müsaade edecek fırsat verilmemeli, son sohbetteki meydan okumaya tüm mecralarda tüm imkanlarımızı kullanarak yayalım. RTE'nin avaneleri operasyonu bu meydan okuma üzerine yapmış olsun."

ByLock kullanıcısı Ergün Yüksel'in ise Aytav'a 1 Eylül 2015'te "Erkam Bey bir absürt teklifim var. Ancak bunu bizim seslendirmemiz değil de Nazlı Hanım gibi birilerinin veya Can Dündar gibi birilerinin söylemesi faydalı olur. Bundan sonra hangi gazete baskın yerse ertesi gün bütün gazeteler o gazetenin yüzünü aynen bassın ve bütün gazeteler birlikte hareketin resmini versinler. Yani bir nevi bütün basın o gün biz 'bugün medyasıyız' demiş olsalar. Yarın başka gazeteler olursa aynı şeyler onlar için de olmalı tabii." şeklinde mesaj yazdığı da tespit edildi.

Kaynak: AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273