Başkandan özür dile Hüseyin Ekmekçi!
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ DİN İŞLERİ BAŞKANLIĞI tarafından gönderilen basın açıklaması şöyle:

Havadis Gazetesinin 27.06.2016 tarihli nüshasındabirinci sayfadan verilen daha sonra bazı internet sitelerinin de kullandığı “Özür dile Talip Atalay”, “Sayın Atalay, özür dileyin” gibi başlıklar altında suçlayıcı, yargılayıcı ve mahkûm edici bir üslupla aktarılan haber/yazıda, söz konusu gazetenin Başkanlığımızla ilgili daha önceki yayınlarında da olduğu gibi, yine kamuoyunu yanıltıcı hususlar dikkat çekmekte, öne çıkmaktadır.

Bu nedenle zihinlerde oluşması muhtemel soru işaretleri göz önüne alınarak, haber/yazıda belirtilen hususlara açıklık getirmekve kamuoyuna doğrusunu aktarmak amacıyla, aşağıdaki hususlarda bir açıklamanın yapılması elzem görülmüştür.

•    “Din İşleri Başkanlığı, amacından sapalı çok oldu” şeklinde başlayan söz konusu haber/yazıda en başından mesafe/maksat ortaya konulmaktadır. Maalesef Sn. Hüseyin Ekmekçi tarafından yapılan haber,  eleştiri değil, asılsız ve yalan iddialardır. Doğrudan Din İşleri Başkanlığının ve Sn. Atalay’ın kişiliği, manevi şahsiyeti ve temsil ettiği görevi ile alakalıdır.  

Söz konusu haber/yazıda farklı cemaatler ve kişilerin toplumda “fink attığı” ifade edilmektedir. KKTC toplumu kozmopolit bir yapıya sahiptir, her düşünce, inanç, anlayış ve hatta etnik ve coğrafi kökenden insan yaşamaktadır. Bütün kesimlerin temel İnsan Hakları ve İnanç Özgürlüğü çerçevesinde,  KKTC kültürü ve yasalarına uymak kaydıyla var olma hakları Anayasal garanti altındadır. KKTC Din İşleri Başkanlığı da konuya Anayasa ve ilgili yasalar çerçevesinde bakmaktadır. Bu çerçevede bir devlet kurumu olması hasebiyle görev tanımı içine giren dini konularla ilgili her türlü yapının şeffaflaştırılarak sistemin içinde kalması Başkanlığımızın temel sorumluluğu olarak görülmektedir. Ülkemizde bütün kesimlerle gerçekleştirilen kurumsal ilişkinin temeli bu esasa dayanır. Din İşleri Başkanı, hiçbir dini cemaat ile şahsi ve organik bir bağ içinde olmamıştır, olması da asla düşünülemez. Kamuoyunda aksi yönde yaratılmaya çalışılan algı tamamen kötü maksatlı ve çıkar amaçlıdır.

•    Sayın Hüseyin Ekmekçi’nin “Maraş’taki olay…” başlığı altında verdiği haberinde özellikle TC – KKTC vatandaşları arasında kullandığı ayrıştırıcı, ötekileştiricidil ve kehanete varan yaklaşım biçimi ürkütücüdür. Din İşleri Başkanı’nın her türlü ırkçı ve ayrımcı söylem ve/veya imaya karşı olduğu, gerek Kıbrıs Adası’nda gerekse de diğer komşu ve dünya ülkeleri insanlarıyla barış içerisinde olmanın önemini her daim dile getirdiği aşikârdır.

•    Mansur Öztürk’ün mahkemeye intikal etmiş olan bir davaya ilişkin suçlu bulunması halinde çarptırılacağı cezanın takdir hakkı bağımsız mahkemelerindir. Talip Atalay yönetimindeki Başkanlığımız, toplumda bu yönde artan suçlara karşı daima hassas olmuştur. Kim olursa olsun tacize uğrayan masumun yanında olunmuştur ve daima da öyle olunacaktır. Bu çerçevede mağdurların ilgili bütün kurumlar ve vicdan sahibi kişilerce sahiplenilmesi dini, ahlaki, insani ve vicdani görev olarak telakki edilmektedir.

•     Sn. Atalay’ın daha evvel Havadis Gazetesi muhabirlerine de söylediği gibi tanışıklığı söz konusudur. Sn. Atalay’ın görev süreci boyunca ilgili şahıs ile nadiren karşılaşmıştır. Yani Hüseyin Ekmekçi’nin iddia ettiği gibi, Sn. Atalay’ın, Mansur Öztürk ile şahsen samimi veya yakın bir ilişkisi hiçbir zaman olmamıştır.

•    Ancak, geleneksel Hala Sultan Türbesi ziyaretlerinde, bir çok ziyaretçi Din İşleri Başkanımızla hatırı fotoğrafı çektirmektedir. Bu çerçevede çekilen bir fotoğrafı gazetede yayınlayıp, Sn. Öztürk ile samimiyetin ve onun her türlü işinin arkasında olmanın delili olarak kullanılması gazetecilik etiği ve habercilik ilkeleriyle uyuşmamaktadır. Dolayısı ile Gazetecilik  etiği, Basın Yayın ciddiyeti açısından bu kadar ilkel bir yöntem ile “negatif algı” yaratılmaya çalışılması son derece üzücüdür. Mansur Öztürk, Türkiye’den emekli olduktan sonra Din İşleri Başkanlığı’na dönemin Din İşleri Başkan Vekili Sn. Ahmet Cemal İlktaç tarafından din görevlisi olarak alınmış, ancak 2004 yılında 136 kişiyle birlikte Din İşleri Başkanlığındaki görevine mali gerekçelerle son verilmiştir. Din İşleri Başkanı Atalay ile resmi olarak hiç çalışmamıştır. Din İşleri Başkanlığına 2012 yılında yazılı olarak yaptığı başvuruda, 2004 yılında görevine mali gerekçelerle son verildiğini belirtmiş ve fahri olarak (ücretsiz) görev yapmak için izin talebinde bulunmuştur. Daha önce Din İşleri Başkanlığında görev yapmış olması nedeniyle,  talebinin ücretsiz olması koşuluyla diğer benzer örneklerle birlikte Başkanlığımızca uygun görüldüğü yazılı olarak kendisine bildirilmiştir. KKTC vatandaşı İlahiyat ve İmam-Hatip Lisesi mezunlarından talepler gelmeye başladıktan sonra, 2014 yılında, bu yıla kadar yapılan izinler durumun hassasiyeti de göz önünde bulundurularak iptal edilmiştir.

Din İşleri Başkanlığının yaz kursları ile ilgili görevlendirme prosedürü açıktır. Söz konusu dernek ya da kişinin bu yönde bir talebi veya bu yönde verdiğimizgüncellenmiş bir izin yoktur.

Havadis Gazetesi’nde şu ana kadar Sn. Talip Atalay aleyhinde pek çok ön yargılı, asılsız haber ve yazıya basın özgürlüğüne saygı nedeniyle tahammül edilmiştir. Ancak üzülerek ifade etmemiz gerekir ki,  Havadis Gazetesi’nin 27 Haziran 2016 tarihinde “Özür Dile Talip Atalay” başlığıyla manşetten verdiği haber ve makalesinde ve Havadis Haber Paketi’ndeki mesajında “ Din İstismarı ve tacizin arkasından Din İşleri Başkanlığının çıktığı ve Talip Atalay’ın imzasıyla gerçekleştiği” savunulmuştur. Bu son derece talihsiz ve gayri ahlaki iddialara daha fazla göz yumulmayacağını ve objektif gazeteciliğe de bir nebze katkı olması amacıyla dava konusu yapılacağını tüm kamuoyuyla paylaşırız.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.