Düren Fatih Camii'nde Fetih Ruhu
Grup Sayfamız için

Almanya Köln Ataşeliğine bağlı DİTİB Düren Fatih Camii`nde İstanbul`un Fethinin 562. yıldönümü dolayısıyla gençlere özel bir program düzenlendi. Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI, her hafta gençlerle bir araya gelinerek yapılan “GENÇLERLE BAŞBAŞA” sohbet programında bu haftaki konuyu ``Gençlerle Fetih Ruhu ve İstanbul`un Fethi`` olarak belirlediklerini söyledi. DİTİB Düren Fatih Camii toplantı salonunda gerçekleşen program gençlerden Fatih CEBECi`nin okuduğu Fetih Süresinden ayetler i ile başladı.
 
Daha sonra konuyu sinevizyon sunumuyla gençlere anlatan Musa SAYGILI sözlerine “İstanbul (Kostantiniyye) elbettte fetholunacaktır. O’nu fetheden komutan ne güzel komutan ve onun askeri de ne güzel askerdir.” Hadis – i Şerifi ile başladı ve şöyle dedi: Tarihte bazı olaylar vardır ki, insan hafızasından asla silinmez. Hatta bu hadiseler gün geçtikçe canlılığını muhafaza ederler. işte bu olaylardan biri de İstanbul`un Fethi`dir. Fetih: açmak demektir, kapalı bir kapıyı açmaktır. Fetih: Ezan okunmayan, Kur’an okunmayan, secde edilmeyen İslam’ın ulaşmadığı bir ülkeyi İslam’a açmak demektir. Bu işi yapana da Fatih deniliyor. FETiH; işgal değildir, Zorla ele geçirmek değildir. FETiH; Pas tutmuş kilitleri açmak; Surlardan ziyade kalplere, şehirlerden ziyade gönüllere giriş yapabilmektir. FETiH; Zalime dur diyebilmek; Zulme itiraz edebilmektir. FETiH; Mazlumların elinden tutmaktır. FETiH; Zulmün egemen olduğu diyarlara hakkı ve adaleti taşımaktır. `` Başımızda kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeği arzu ederiz`` dedirtmektir. Diye sözlerini sürdüren SAYGILI, Fatih bakın gayesini nasıl anlatıyor bir şiirinde diyerek devam etti:
 
" İmtisal-i Cahidü fillah olubdur niyyetüm
Din-i İslamun Mücerred Gayretidür Gayretüm
Fazl-ı Hakk u Himmet-i Cünd-i Ricaullah İle
Ehl-i Küfri Serteser Kahreylemekdür Niyyetüm
Enbiya Vü Evliyaya İstinadum Var Benüm
Lütf-i Hakkdandur Heman Ümmid-i Feth ü Nusretüm
Nefs ü Mal İle Nola Kılsam Cihanda İctihad
Hamdülillah Var Gazaya Sadhezaran Rağbetüm
Ey Muhammed Mücizat-ı Ahmed-i Muhtar İle
Umarum Galib Ola Ada-yı Dine Devletüm „
 
" ALLAH Yolunda Şavaşmaktır Niyetim
İslam Dininin Yanlızca Yücelmesidir Gayretim
ALLAH`ın ve Evliya Ordusunun Yardımıyla
Küfür Ehlini Baştan Başa Kahreylemek Niyetim
Peygamberlere ve Velilere Dayanmışlığım Var Benim
ALLAH`ın Lütfundandır Fetih Ümidim ve Kuvvetim
Benliğimi ve Malımı Dünyada Feda Etsem Ne Olur ?
ALLAH`a Hamd Olsun, Var ALLAH Yolunda Savaşmaya Yüzbin Rağbetim
Ey Mehmed ! Ahmed-i Muhtarın Mucizeleriyle
Umarım Galip Olur Din Düşmanlarına Devletim „
 
 
İslam tarihinde yer alan fetihlerin tek amacı “Îla-i Kelimetüllahı Dünyaya hâkim kılmak” toplumları huzur ve sükûnete ulaştırmak, yeryüzüne huzur, barış adalet ve yüksek insani değerler getirmektir. Fetihler her zaman bir ihya hareketi olmuşlardır. Müslümanlar fethetmiş oldukları ülkeler ve şehirleri huzur ve sükûnete kavuşturmuş, imar ve ihyasını gerçekleştirerek adaletin tesisini sağlamışlardır.
 
7. Osmanlı padişahı olan, Peygamber Müjdesiyle Şereflenen Fetihlerin Fatihi SULTAN MEHMED HAN 30 Mart 1432 yılında Edirne’de Kuran terbiyesinin ve ahlakının yaşandığı bir ailede dünyaya teşrif etmiştir. Babası İİ. Murat, annesi Huma Hatun’dur. Diyen Musa SAYGILI, Sultan Mehmed`in eğitimi ve özelliklerine de dikkat çekerek şöyle devam etti: İİ. Murad onun iyi yetişmesi için ne gerekiyorsa yapmıştır. Devrin en önemli âlimleri, Molla Gürani, Akşemseddin, Molla Hüsrev, Hoca Yusuf Sinan Paşa, Molla Hayreddin, Bursalı Ahmet Paşa, Hasan Çelebi ve Bizans ve İtalya’dan gelen birçok hocadan dersler almıştır. Uygur alfabe ve lehçesini öğrenmiş, Arapça, Farsça, Yunanca, Latince, İbranice, sırpça ve Slovakça dillerini öğrenmiştir. Tarihi önemsemiş Bizans tarihçilerinin dikkat ve hayranlığını çekecek kadar Felsefe ve Matematikte ileri gitmiştir. Fıkıhta Molla Hüsrev, Tefsirde Molla Gürani, Molla Yegan, Hızır Bey Çelebi; Kelamda Hocazade; Riyaziyede Ali Kuşçu’dan dersler aldı. Fatih’in en ilgi çekici yanlarından biri de bir divan şairi olmasıdır. Avnî mahlasıyla şiirler yazmıştır. Mahiyetindeki 185 şairden 30’unu maaşa bağladı
 
12 yaşında tahta geçtiğini fırsat bilen Hıristiyanlık âlemi yeni bir haçlı ordusu teşkil edip Osmanlı topraklarına girmesi üzerine Fatih, babasına yazdığı mektupla yeniden devletin başına geçmesini şöyle talep etti. “Eğer siz padişah iseniz, gelin devletin başına geçin! Yok eğer ben padişah isem emrediyorum gelin ve devletin başına geçin!” Daha sonra Babası İİ. Muradın ölümünden on beş gün sonra 18 Şubat 1451'de Edirne'ye gelerek ikinci kez tahta çıkan Sultan Mehmed’in, ilk ideali İstanbul’un fethidir.
 
Konuşmasına Fethin aynı zamanda Tevekkülü de çok iyi anlattığını ifade ederek devam eden SAYGILI, Fatih`in fethi çin yaptığı hazırlıklardan da şöyle bahsetti: Sultan İİ. Mehmed, İstanbul'un fethine karar verdiğinde İstanbul'un aşılamaz olarak bilinen surlarını yerle bir edebilmek için Bizans’ın surlarını yıkacak balistik planlar hazırlamış, Edirne’de planı kendisine ait olan o güne kadar görülmemiş büyüklükteki, Sahi olarak bilinen topları döktürmüştü. Rumeli Hisarı'nı (Boğazkesen Hisarı) yaptırdı. Egeden gelecek yardımları engellemek üzere Çanakkale boğazının her iki tarafında en dar yerlerinde Kilitbahir Kalesini ve Çimenliktepe Kalesini inşa ettirir. Surların altına tüneller açtırmış ve yine surların dibine tekerlekli kuleler yaptırmıştı. Sultan Mehmed devrin büyük âlimlerinden ve maneviyât erenlerinden, Akbıyık Sultan, Molla Fenari, Molla Hüsrev, Molla Gürânî, Molla Zeyrek, Akşemseddin, Hızır Bey, Hocazâde Efendi, Şeyh Sinan, Molla Vildân ve Molla Şeyh Vefâ ve benzeri zatları öğrencileriyle beraber davet ederek savaş esnasında dua ve zikirde bulunmalarını onlardan istemiştir. “Benim Askerlerim Ok atarken, Top Güllesi atarken, siz de İstanbul'un Fethi için tespih çekip, Allah'a Dua edeceksiniz.” Diyerek maddi ve manevi bütün önlemleri aldıktan sonra 6 Nisan 1453 Cuma günü şehir, kuşatıldı.
 
7 Nisan 1453 te ilk top atışları başladı. 53 günlük bir kuşatmadan sonra 29 Mayıs 1453 Salı sabahı Fatih’in yaptırdığı sahi adı verilen topların açtığı gedikten Türk erlerinden, gönlü Allah için çarpan Ulubatlı Hasan, sancağı surların üstüne dikti, arkasından gelen 30 neferle birlikte tekbir sesleri getirerek şehit oldular. Artık İstanbul alınmış, güneş bir başka doğmuştu. Fatih Sultan Mehmed doğruca Ayasofya'ya gitti. Fatih buraya gelince atından inerek yaya olarak içeriye girdi.Ayasofya şehrin büyük kilisesi olarak camiye çevrildi. Fatih Ayasofya’nın tahribini önlemiş, burada müezzinlerinden birine ezan okumasını emretmiş, müezzin ezan okuduktan sonra maiyeti ile beraber ilk namazı ikindi namazını kıldırdıktan sonra Fatih Sultan Mehmed Fethin sembolü Ayasofya`nin Kıyamete kadar Cami kalmasını yazılı vasiyyet ve vakf eyledi ve vaif yazısını şöyle tamamladı. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, ALLAH’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. ALLAH’ın azabı onlaradır. ALLAH işitendir, bilendir. Fethin üçüncü günü 1 Haziran Cuma günü Fatih, Ayasofya’ya gelip ilk Cuma namazını askerleriyle beraber kılmıştır. İmamete İstanbul’un fethinin manevi mimarı Akşemseddin geçmiş, ilk olarak Fatih namına hutbeyi de bu nurani zat okumuştur.
 
Fethin gerçekleşmesinden sonraki olayları da anlatan SAYGILI, Fatih`in Ayasofya`yi Camiye çevirmesinin meşru olduğunu da şöyle ifade etti: İslâm devletler hukukunun hükümlerine göre, sulh yolu ile fethedilen ülkelerde mevcut olan ehl-i kitâba ait ma'bedlere asla dokunulmaz; ancak yenilerinin inşasına da müsaade edilmez. Eskiden beri var olanlar tamir edilebilir. Savaş yoluyla fethedilen topraklarda ise, durum tam tersinedir. Yani İslâm hükümdarı, isterse, başka dinlere ait bütün ma'bedleri yok eder ve gayr-i müslimleri de sürgün edebilir. İşte İstanbul, tamamen savaş yoluyla feth olunmuştur. Ayasofya 'nin camiye çevrilişinin meşrutiyet sebebi zikredilen hükümdür. Dedi. Artık orta çağ kapanıp yeni çağ başlamıştı. Program sonunda DİTİB Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI gençlerin sorularına cevap verdi. Programda DİTİB Düren Fatih Cami Dernek yönetiminden Necdet CEBECi ce Zeki GÜLACTİ da katılarak gençlere ikramda bulundular.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol