Frechen Mevlana Camii'nde Çanakkale Programı
Grup Sayfamız için

Köln Ataşeliği DİTİB Frechen Camii Din Görevlisi Nusret ŞAHiN ve Dernek Yönetimi tarafından organize edilen 100. YıLıNDA ÇANAKKALE ( BiR BÜYÜK KARDEŞLiK DESTANI ) ANLAMA VE ANMA programı, Frechen Camii konferans salonunda gerçekleştirildi.

Düren DİTİB Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI`nin konuşmacı olarak katıldığı program, Frechen Camii Din Görevlisi Nusret ŞAHiN`in yaptığı açılış konuşması ve okuduğu Kur`an-i Kerim ve ardından Frechen Camii gençlerinden Ferhat Çetinkaya`nin okuduğu bir şiir ile başladı.

Daha sonra konuşmasını yapmak üzere Düren DİTİB Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI kürsüye geldi. Sözlerine 18 Mart 1915'teki Çanakkale Deniz Savaşı ve onu takiben bir yıl süren Gelibolu Yarımadası'ndaki kara savaşları, normal bir savaş değil Türk Milleti'nin kendine güvenini kazanması ve yeniden var olma savaşı oldu diye başlayan SAYGILI, bundan yüz yıl önce en son teknolojiyle donanmış gemileri ve savaş araç-gereçleriyle küçük bir kara parçasını aşıp, Osmanlı Devletini tarihin sayfalarına gömmek isteyen dönemin güçlü devletlerinin hesaba katmadığı tek şey, Gelibolu Yarımadası'ndaki savaşlarda kahraman Mehmetçiğin şanlı direnişi oldu. Bu şanlı direniş,kaynağını mensubu olunan Yüce İslam dininden alıyordu diyen SAYGILI, Kur`an-i Kerim`den örnekler vererek şöyle konuştu:

“Sizinle savaşanlara karşı, Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah, aşırı gidenleri sevmez.” (Bakara 2/190) "Ey iman edenler! Elem dolu azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah'a ve Resûlüne iman edersiniz ve Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla savaşırsınız. Eğer bilseniz, bu sizin için daha hayırlıdır." (Saf, /10-11) ayetleri ve Sevgili Peygamberimiz şehitliğin derecesiyle ilgili olarak “Hiç kimse cennete girdikten sonra bütün dünyaya sahip olsa bile- tekrar dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler, erdikleri nimetler sebebiyle dünyaya dönüp, on defa şehit olmayı arzu ederler.” Hadisleri bütün dünyaya karşı direnen ve “Çanakkale geçilmez” dedirten, Allah’ın rızasını ve cenneti kazanmak için adeta yarışan, kendisini karşılamak için bekleyen Hz. Muhammed’in s.a.s. ağuşuna biran önce atılmak için acele eden Mehmetçiğin zaferinin menbaini net bir şekilde ortaya koyuyor. işte bu imanı tanımadan Çanakkale Destanı anlaşılmaz.

“Gelibolu savaşları” adıyla da anılan Boğazlar’a yönelik bu harekâtın ilk deniz hücumu, 3 Kasım 1914’te iki İngiliz harp gemisinin Ertuğrul ve Seddülbahir, iki Fransız gemisinin de Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombardıman etmesiyle başladı. İtilâf devletleri (Fransa ve İngiltere) 5 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti’ne savaş ilân ettiler. Osmanlı Devleti buna 11 Kasım’da çıkan bir irade ile cevap verdi.18 Mart 1915 sabahı boğaza giren ve tabyaları topa tutan İngiliz ve Fransız filoları, Çanakkale Boğazı’nın iki yakasındaki mevzilerden açılan yoğun ateş ve Karanlık Liman’a dökülen mayınların etkisiyle, mevcutlarının % 35’ini kaybedip çekilmek zorunda kaldılar.

İslam Dünyasının Çanakkale`de bir bütün olduğunu ifade eden SAYGıLı, Suriye ve Filistin’den 787, Lübnan ve İrak’tan 117, Kosova’dan 65, Yunanistan’dan 45, Makedonya’dan 31, Arnavutluk’tan 27, Bulgaristan’dan 21 kişinin şehit olduğu kayıtlarda geçiyor dedi.

Konuşmasında küçük şehitlere de değinen SAYGILI, bulunduğu bölgenin en büyük en gözde liselerinden biri olan Kastamonu Abdurrahman Paşa Sultanisi’ nin 1911 yılında ancak 64 öğrenci mezun ettiğini ; Aynı okul, 1911-1913, 1916-1917, 1917-1918 ve 1920-1921 yıllarında süregiden savaşlar yüzünden hiç mezun veremediğini ve genç şehitlerin sayısının şehit sayısının yarışına yakınını oluşturduğunu söyleyerek su örnekleri verdi : Afyon Emirdağ ilçesi ikizce köyünden Satılmış oğullarından Mustafa oğlu Ali. 1902 doğumlu. 13 Ekim 1915 günü 13 yaşında Kirte`de, Zonguldak Ereğli`den Mehmet Oğlu Eyüp 1901 doğumlu. 9 Agurtos 1915 te Tekirdağ Mecruhin hastahanesinde 14 Yaşında, Çankırı Korgun ilçesi Maruf Köyünden Abdullah oğlu Mehmed 1901 doğumlu. 24 Mayıs 1915 günü 14 yaşında, Aydın Kuyucak Beldesi Horsunlu Köyünden Koca Yusuf oğlu Hasan 1901 doğumlu 8 Haziran 1915 te Tekirdağ Mecruhin hastahanesinde 14 Yaşında şehid oldu dedi.

Sultan Reşad`in Lise 3. sınıflar çanakkalede yetmedi. Lise 2. sınıflardan boyu postu yerinde olanlardan gürbüz olanları SAVAŞ MEYDANı iLE SEREFLENDiRiN fermanına da değinen SAYGILI, bunun bu günün gençlerine çok iyi anlatılması gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti :

Çanakkale Zaferi her üç evden ortalama bir şehidin düştüğü, her ay 29 bin, her gün 976, her saat ortalama 40 Mehmetçiğimizin şehit düştüğü, 1 metrekareye 6 bin merminin Mehmetçiğimizin üzerine düştüğü; Mehmetçiğimizin al kanlarıyla kazandığı büyük bir zaferdir. Çanakkale Cephesinde şehit olanların 10 binden fazlasının yüksek tahsilli, 70 bin kadarının da rüştiye (Orta okul) mezunu olduğu dikkate alındığında sergilenen fedakârlık ve kahramanlığın gerçek boyutları tüm ürperticiliğiyle ortaya çıkmaktadır.

Bu mücadelede dokuz sene askerlik yapan ve 250 kiloluk top mermisini tek başına kaldıran Seyyid onbasilarin ; Giresunlu Mustafa Çavuş yedi yıl, Banazlı Sadakat Hüseyin, on bir yıl, Göle köylü Mehmet Çavuş on yedi yıl, 19 yaşında köyünden çıkan Bolu Alpagut Köyü’nden Hamit Çavuş gibi kırk altı yıl sonra köyüne dönebilenlerin ve daha nice isimsiz kahramanların destanıdır diyen SAYGILI ; Bütün bunların, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un: “Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” ifadesinde de belirttiği gibi dinimizin, vatanımızın, devletimizin bekâsı için yapıldığının altını çizerek Akif`in şu dizeleri ile konuşmasını tamamladı :

“Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...

Bedr'in Arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.”


Daha sonra Nusret ŞAHiN, Frechen Camii cemaati tarafından aziz şehitlerimizin ruhlarına ithafen okunan hatimlerin duasını yaparak, organizede emeği geçen Başta Dernek başkanı Hilmi MALKOÇ ve dernek yöneticilerine, katılımlarından dolayı vatandaşlara ve konuşması için de Düren DİTİB Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI`ya teşekkür etti. Program Dernek yönetiminin katılımcılara ikramı ile son buldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.