İmam Musa Saygılı'dan, Gençlere Ramazan sohbeti
Grup Sayfamız için

Almanya Köln Ataşeliğine bağlı DİTİB Düren Fatih Camii`nde Ramazan ayı yaklaşması dolayısıyla her hafta gençlerle bir araya gelinerek yapılan GENÇLERLE BAŞBAŞA” sohbet programında bu haftaki konuyu Gençlerle Ramazanı Anlamak olarak belirlediklerini söyleyen Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI, gençlerle `ANLAMA` serisinin bu programının da çok verimli geçtiğini bildirdi.
 
DİTİB Düren Fatih Camii toplantı salonunda gerçekleşen programda Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI sözlerine Ramazan ayına kavuşma duasıyla başladı ve şöyle dedi:
 
Ramazan, Sevgili Peygamberimizin Medine’ye hicret edişinin ikinci yılından bugüne kadar kesintisiz olarak İslâm coğrafyasının her tarafında, her yıl idrak edilen, bir aylık ilahi bir mekteptir. Her mektepte olduğu gibi Ramazan mektebinin de bir gayesi ve bir programı vardır. Ramazan mektebinin gayesi “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki kötülüklerden korunursunuz..” (Bakara, 2/183  ayetin devamında geçen “LEALLEKUM TETTEKÛN” ifadesinde ve Hz. Peygamber (SAV)`in “Ramazan ayına erişip de günahlarından arınmadan Ramazanı terk eden insana yazıklar olsun.” Hadisinde gizlidir. Burada bir sitem vardır. Bir insan, Ramazana eriştiği halde arınmadan Ramazan’ı terk ederse ona yazıklar olsun. Çünkü bu, arınmaya direnmektir. Arınmaya direnmek, aslında yüreğini güzelliklere kapatmak demektir.
 
Ramazan Kelimesinin Anlamı üzerinde de duran Musa SAYGILI şöyle dedi: 
 
Bir izaha göre güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması / Kavurucu Ates anlamına olan "ramad" kelimesinden alınmıştır. Böyle kızgın yerde yürüyen kimsenin ayakları yanar, zahmet ve meşakkat çeker. Bunun gibi oruç tutan kimse de açlık ve susuzluğun hararetine katlanır, zahmet ve meşakkat çeker, içi yanar. Yahut Ramazan da müminlerin günahlarını yakar, yok eder. Dolayısıyla Ramazan, kötülükleri yakıp götürmelidir ki, insanlık ondan istifade edebilsin.

Ramazan, yaz sonunda güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına "ramda" kelimesinden alınmıştır.
 
Bu yağmur genellikle yeryüzünü temizler. Bunun gibi ramazan da müminleri günah kirlerinden temizler, kalplerini pak eder.

Kılıcın namlusunu veya okun ucundaki demiri inceltip keskinleştirmek için kaygan iki taşın arasına koyup dövmek; OKU iNCELTMEK anlamında alınmıştır. Okun incelerek hedefe varması gibi Müslüman’ın da Cennet hedefine varmasını da ifade eder.
 
Daha sonra Ramazan mektebinin programını da anlatan SAYGILI şöyle devam etti: Ramazan mektebinin programı otuz günlük bir programdır. Günlük program, sahurla başlar. Mümin, sahura kalkarak programa kaydını yaptırmış olur. Programın ana maddeleri bizzat Allah tarafından belirlenmiştir. Programın birtakım yönetmelikleri, bir takım teferruatı ise Hz. Peygamber (SAV) tarafından belirlenmiştir. Sahur, bizzat Hz Peygamber (SAV) tarafından programa dahil edilmiştir.

Ramazan mektebinin programında Sahur vardır. Sahur bir ibadete uyanık başlamaktır.
 
Bütün insanlığın gaflet uykusuna daldığı bir sırada, uykuyu bölüp kalkmak, aileye o ilahi rahmeti getirmek, aile efradını sofranın etrafında bir araya getirip seher vaktine neşe katmak, gerçekten çok önemlidir.
 
Ramazan mektebinin programında imsak vardır. İmsak, kelime anlamı itibariyle “TUTMAK” demektir. Oruç, sadece karnı aç bırakmaktan ibaret değildir.  İmsakten itibaren insan, bütün organlarını tutabiliyorsa, her türlü kötülükten ve günahtan uzak durabiliyorsa gerçek imsak, gerçek oruç budur. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır:

"Kim kötü söz ve davranışları bırakmazsa, Allah'ın onun yemesini ve içmesini terketmesine ihtiyacı yoktur."
 
Oruç tutmak, başta orucun tarafını tutmaktır. Yani,  “Ben oruçtan yanayım, ben orucun tarafındayım!” demektir.
Oruç tutmak kendini tutmaktır. Başımıza ne geliyorsa kendimizi tutamadığımız için gelir.
 
Günahların kökeni, öfkesini tutamamak, nefsini tutamamak, şehvetini tutamamak, dilini tutamamak vb. gibi sebeplere dayanır. Kişi orucu ne kadar tutarsa,  oruç da kişiyi o kadar tutar.  Kim orucun başını dik tutarsa, oruç da onun başını dik tutar.
 
Ramazan mektebinin programında KUR’AN OKUMAK vardır. Ramazan Kur’an’ın doğum ayıdır. İndiği geceyi günü bir ömre bedel kılan vahiy, indiği ayı da “Ayların Sultanı” olan Ramazan ayı kılmıştır.
Ramazanlarımız Kur’an’ı okuduğumuz, anladığımız, yaşadığımız ve yaşattığımız kadar mübarektir. Vahiy ilahi bir inşa projesidir. Amacı, kendisiyle inşa olmuş insanlar aracılığıyla hayatı inşa etmektir.  Mukabeleler vardır. Hz Ali (RA)’ın:  “Düşünmeksizin Kur’an okumanın hayrı yoktur.”
 
Ramazan mektebinin programında iFTAR vardır.
 
İftar, Hz. Peygamber (SAV)’in duaların kabul edileceği vakit olarak ifade ettiği, bütün aile fertlerinin, manevi açıdan dolu dolu geçen bir günün sonunda bir sofra etrafında bir araya gelmesidir. Hz Peygamber (SAV)’in  “Öyle bir aileye Allah, rahmet nazarıyla bakar.” Buyurduğu, manevi değerinin ölçülemez olduğu çok değerli bir vakittir.
Hz Peygamber (SAV) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Oruçlunun iki sevinci vardır. Biri iftar vaktindeki sevinci, diğeri de Rabbi ile bulaşacağı zamanda duyacağı sevinçtir.”
 
Ramazan mektebinin programında Teravih vardır. Teravih, programın içerisine bizzat Hz Peygamber (SAV)’in koyduğu, şekillenmesinde Hz. Ömer (RA)’in rolünün olduğu güzel bir ibadettir.          
 
Ramazan mektebinin programında zekât vardır. Bu da güzel bir gelenektir. Ramazan, aynı zamanda zekâtın mali yılıdır. Müslümanlar, zekâtlarını Ramazan ayında vermeyi gelenek haline getirmişlerdir. Bu çok güzel bir şeydir.
 
Ramazan mektebinin programında sadaka-i fıtr vardır. Ramazan bayramı sadakası. Yaratılış şükrümüzün ifadesi olmak üzere sevap kazanmak maksadıyla verilir. Hicret'in ikinci senesinde vacib olmuştur. Hür, Müslüman ve asıl ihtiyacından fazla nisap miktarı bir mala sahip olan kişilerin vermesi gerekir.         Akıl ve büluğ şart değildir. Ramazanda oruç tutmamış olanlar da fıtır sadakası verirler. Sadaka-i fıtır, zekat gibi malın değil, başın zekâtıdır.
 
Ramazan mektebinin programında İ’TİKAF vardır. Dini literatürde İTİKAF: Cemaatle namaz kılınan bir mescitte oruçlu olarak ve itikâfa niyet ederek beklemektir.
Mescitte beklemek itikâfın rüknüdür. İtikâf Kur'an ve sünnetle sabittir.
 
Programda namaz vardır, kıyam vardır, kıraat vardır, teheccüd vardır, nafile vardır, infak vardır, teravih vardır, kadir vardır, Kur’an vardır, mukabele vardır, ilim vardır, irfan vardır, itikâf vardır, ibadet vardır, iyilik vardır, güzellik vardır, tövbe vardır, hürriyet vardır, terbiye vardır, arınma vardır, korunma vardır ve nihayet Orucun neşesi Bayram vardır.
 
Program sonunda DİTİB Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI gençlerin sorularına cevap verdi. DİTİB Düren Fatih Cami Dernek yönetiminin ikramı ile program sona erdi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Anahtar Kelimeler:
DiyanetDinihaberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ditib Alsdorf Camii 1 yıl önce

Allah sizden Razı Olsun Musa Hocam, hizmetlerinizin ne kadar verimli olduğunu bir meslektaş olarak her daim takip ediyoruz. Umarım bu hizmetlerden Gereği gibi öğüt alır cemaatiniz...