Umreciler Düren'de bir araya geldi
Grup Sayfamız için


Düren`den umreye gidenlerin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma güzel bir ortamda ve verimli geçti. Buluşmada Umrenin bize kazandırdıkları ile ilgili bir sunum yapan DiTiB Düren Fatih Cami ve gurubun Din Görevlisi Musa SAYGILI, Umre ibadetinden önce gurubumuzla bir araya gelerek ibadetimizi nasıl yapacagımızla ilgili bir seminer gerceklestirmistik. Müslüman’ın hayatında dönüm noktası teşkil eden ibadetlerden birinin de umre olduğunu, bu ibadet ile adeta o topraklarda inananların ve bizlerin eğitime gittiklerini, eğitimden sonra da orada kazandıkları güzellik, bilgi ve becerilerini hayatlarının tamamına yaymanın gayretinde olmamız gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti: Şayet bir insanın umreden sonraki hayatı, önceki hayatından farklı değilse, umre ile vaad edilen güzellikler onun yaşayışına, ahlakına, davranışlarına yansımamışsa belki zahirde bir ibadet eda edilmiş olur ama bu ibadetle amaçlanan sonuca ulaşılmamış olur. Temizlenmek önemli fakat temiz kalabilmek daha önemlidir. Temizlenmenin hemen akabinde kirlenmek temizlik masraflarının da boşa gittiğini gösterir. Onun için bizler temiz kalabilmenin yollarını aramalıyız. Bunun için yapılması gerekenleri de sıralayan SAYGILI, şöyle devam etti:

Yedi - sekiz milyar insan içerisinde Rabbimiz bize imkan, sağlık ve fırsat verdi umremizi yaptık. Rabbimizin bu nimetlerinin farkına varmalı ve şükrünü eda etmeye çalışmalıyız.

Umre, insanın günahlarının affedilmesine sebeptir. Artık Umre yapmış, tevbe ve af dilemiş Müminler olarak Kabe`yi gören gözlerimizi haramdan, bedenimizi de haram lokmadan uzak tutmalıyız. Ömrümüzün kalan kısmını da Yüce Allah`in emir ve yasaklarına uyarak yaşamaya gayret etmeliyiz.

İhrama girmek, insanın geleceğinde mukadder olan ecel, kabir ve mahşer istasyonlarına âdeta hayali bir ziyaret gibidir. Kefeni ve mahşerî hatırlatan iki parça beyaz örtüyle bedeni örtmek, ihram namazı kılmak ve umreye niyet etmek kişiye kabri, ölümü ve ahireti hatırlatır ve hazırlıklı olmasını sağlar. Bu ibadeti yapan bizler de ölümü ve mahşeri hatırlayıp oraya hazırlık yapan akıllı insanlardan olmalıyız.

Rahmana misafir olan bizler umrede ibadet merkezli bir atmosferde yaşadık. Sonrasında da hayatımızı ibadet merkezli yaşamaya devam etmeliyiz.

Kabe`de namaz kılarken hep O`nu seyrettik. Daha bir başka namazlarımızdan tad aldık. Burada da namazlarimizda Kabe`yi gözümüzün önüne getirmeye çalışarak namazlarımızı kılmaya çalışmalı, o duygularımızı canlı tutmalıyız.

Umrede hepimiz dua yönünden zayıf olduğumuzu fark ettik. Dua sadece vakit namazlarının ardından yaptığımız gibi değil, günlük hayatımızın her aşamasında olmalı. O zaman gerek Kur`an`daki dualardan gerekse Hz. Peygamber Efendimizin s.a.s. dualarından güzel dualar, günlük mesguliyetlerimiz ile ilgili duaları öğrenmeli ve her gün okumalıyiz.

Umre`de tam bir Kur`an ziyafeti ile karşılaştık. Meğer Kur`an okumak ve dinlemek ne büyük bir nimetmiş. Bilmeyenlerimiz hayıflandık ve keşke bilseydim dedik. O halde Kur`an okumasını bilmeyenlerimiz, ne için duruyoruz. En kısa zamanda Kur`an`i öğrenelim. Bilenler tecvid üzere okumaya ve manasını anlamaya gayret edelim. Her gün Kur`an`dan mutlaka belli miktarda okuyalım. Vahyin indiği Nur dağını gören gözler Kur`an`dan mahrum kalmamalı, O`nu okumaya ve anlayıp yaşamaya gayret etmeliyiz.

Kabe`de ve Mescid – i Nebevi`de Namazlarimizi cemaatle kılmaya çalıştık. Cemaatle namaz kılmak meğer ne güzelmiş. Yirmiyedi derece daha sevap olmasını daha iyi anladık. Şimdi hepimiz namazlarimizi cemaatle kılmaya ve yirmiyedi derece sevaptan hissedar olmaya çalışmalıyız. Orada iken kildigimiz namazlar gibi namazlarımızı kılmaya gayret etmeliyiz. Orada onsekiz dakikada kıldıgımız bir namazı burada iki - üc dakikada kılmanın doğru olmadığının farkına varmalıyız.

Kabe`de ve Mescid – i Nebi`de her vakit namazından sonra çocuk, kadın, erkek birçok Cenaze Namazı kıldık. Belki de ömrümüzde bu kadar cenaze namazı kılmamıstık. Peygamber Efendimiz s.a.s. bir hadis – i Şeriflerinde bu konuda şöyle buyuruyor. Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı bestir : Selamına daha güzeliyle karşılık vermek, Davetine icabet etmek, Aksırınca duasına karşılık vermek, Hastalanınca ziyaretine gitmek, Cenaze Namazını kılmaktır.

Kabe`de ve Mescid – i Nebevi`de ayrı ırk ve renkten kardeşlerimizi gördük. Onlarla aynı safta namaz kıldık. Omuz omuza tavaf yaptık. Hiçbir sınıf ve statü farkı gözetmedik. Memleketlerimizde ve dünyanın değişik yerlerindeki farklı renk ve ırktan olan Müslüman kardeşlerimize sevgimizi devam ettirmeli yakınımızda olanlarla irtibatımızı koparmamalı, uzakta olanlarla da dualarda buluşmalıyız.

Umre ibadetimizi yaparken İslam`ın doğusu ve Hz. Peygamberimizin s.a.s. hayatı hakkında da yerinde bilgiler edindik. Bu arada da İslam tarihi hakkında ne kadar az bilgimiz olduğunun farkına vardık. Şimdi önce kendimizi sonrada çoluk çocuğumuzu İslam ve İslam tarihi hakkında bilgilenme yolunda çalışmalı, gayret göstermeliyiz.

Ziyaretimizin güzelliklerini es, dost, akraba, tanıdık ve arkadaşlarımıza anlatarak onlarında bu ziyareti yapmalarına sebep olmalıyız. Bizim sayemizde birisi karar verip oraya giderek ibadetini yapsa onun sevabinin bir mislinin de bize geleceğini unutmayalım.

Burada geçirdiğimiz süre içerisinde de gurup olarak yeni arkadaşlıklar ve güzel dostluklar kurduk. Bu arkadaş ve dostluğumuzu devam ettirmeli zaman zaman bir araya gelmeli önemli zamanlarda telefon ve sosyal medyayı da kullanarak birbirimizin hal ve hatırını sormaya devam etmeliyiz diyerek sözlerini tamamlayan Musa SAYGILI, Bu imkani bize hazırlayan DiTiB Düren Fatih Cami Dernek yönetimine ve katılımlarından dolayı herkese tesekkür etti.

Ardından ikrama gecildi. ikramla beraber umre yolculugu sırasında cekilen fotograflardan hazırlanan sinevizyon izlenerek program sona erdi.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol