Efendimizin dünyamıza teşriflerinin yıl dönümü olan 11 Aralık Pazar günü, İslam âlemi bir kere daha Efendimizin dünyamıza gönderilmesi üzerinde yoğunlaşacak. O'nusuz geçen yıllarda kaybettiklerimizi hatırlayacağız. İçerisinde bulunduğumuz 21.asırda insanların, özelde Müslümanların maruz kaldıkları zulüm ve işkenceler karşısında âlem-i islam’ın çaresizliğinin sinelerimizde açtığı yaraları tedavi etmenin gayreti içerisinde olacağız.

Bu vesile ile Efendimizin [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] hayatına kısa da olsa hatırlatma babında değinmeyi bir vazife kabul ederek bu yazımı kaleme alıyorum. Rabbim razına uygun kılsın inşaallah.

Hazreti Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nuru ilk varlıktır. Tabiatıyla Cenab-ı hak, ilk var olan varlıktır. Allah [Azze ve Celle] ”Vacib-ül vücud” dur. Yani varlığı kendindendir. Var olabilmesi için bir anne ve babaya muhtaç değildir. Allah’ın [Azze ve Celle] varlığının üzerinden yokluk da geçmemiştir. 

Bunu şöyle açıklayabiliriz: Mesela 50 yaşında bir insan, 51 sene evvel neydi? Yoktu. Üzerinden bir yokluk geçmiş. Ama Cenab-ı hakkın varlığının üzerinden böyle bir yokluk geçmemiştir. 
Cenab-ı hakkın varlığı kendindendir. vacibul vucud’dur. Vacib-ül vücud olduğu içinde yani zamanda ‘‘Vacib-us sücud’’tur. Yani ibadete laiktir. 

Peki, vacib-ül vücud olmasa da caiz-ul vücud olmuş olsa yani Allah’ın [Azze ve Celle] varlığı da diğer âlemler gibi, diğer insanlar gibi bu âlemden, bu kâinattan olmuş olsa kâinatın yaratıcısı olmazdı. Çünkü bir şey kendi kendini yaratamaz. O halde Cenab-ı hak, vacib-ül vücud olduğundan yaratılmışlar gibi olmak Allah [Azze ve Celle] için mevzu bahis değildir.

Cenab-ı hak, kendi varlığını tanıtmak için Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nurunu yaratmıştır. O halde ilk yaratılan şey nedir? Diye sorulacak olursa diyebiliriz ki Allah’ın (Azze ve Celle) ilk yarattığı Hz. Muhammed [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nurudur. O nur varken, yaratılmışken kâinatta hiçbir şey yoktu. Bu âlem de yoktu, yerler de yoktu, gökler de yoktu, arş da yoktu, cennet de yoktu, cehennem de. 

Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimize soruldu:
”Ya Muhammed! [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Allah’ın ilk yarattığı şey nedir?” 
Efendimiz;‘‘Evvelu ma halekellahu nurii’’ (Allah’ın ilk yarattığı benim nurumdur) Buyurdular. 
Evet, bütün kâinat bu nurdan yaratılmıştır. Ve o nur var iken Hz. Âdem [Aleyhissalatü vesselam] daha yaratılmamıştı. İlk Peygamberlik Hz. Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nuruna verilmiştir. Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin mübarek cesetleri yaratılmadan önce muazzez ruhlarına peygamberlik verilmişti. Bir hadislerinde Efendimiz [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] şöyle buyururlar: “Kuntu Nebiyyen ve Ademu Beynel Mai vettini.’’ Ben peygamber iken Âdem daha su ile toprak arasında idi.

Başka bir rivayette ise ayni konu şöyle ifade edilmiştir: “Beynerruhi velcesedi.’’ Ben peygamber iken Âdem daha ruh ile ceset arasında idi. buyurmuşlardı.

Demek ki; Hz. Âdem [Aleyhissalatü vesselam]; Resulullah’ın nurundan yaratılmış Safiyyullah olmuştur. 

Hz. İbrahim’de [Aleyhissalatü vesselam]; Resulullah’ın nurundan yaratılmış Halilullah olmuştur.

Hz. Musa’da [Aleyhissalatü vesselam]; Resulullah’ın nurundan yaratılmış Kelimullah olmuştur. 
Hz. İsa’da [Aleyhissalatü vesselam]; Resulullah’ın nurundan yaratılmış o da Mesihullah olmuştur. 

Bütün melekler, her şey; arz ve sema hepsi Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nurundan yaratılmıştır. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nuru yere tecelli etti yer yaratıldı. Göklere tecelli etti gökler yaratıldı.

Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nuru yine yere tecelli eder yer bitki verir, hububat verir.

Unutmadan ifade edeyim ki Melekler de Efendimizin [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] nurundan yaratılmıştır. Cebrail [Aleyhisselam] Resulullah’a [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] hizmet için yaratılmıştır. Bunun içindir ki Miraç’da Cebrail [Aleyhisselam] bir noktaya kadar Resulullah’a [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] refakat edebilmiştir. Sidre-i müntehaya kadar. Ve oradan öteye geçersem yanarım demiştir. Ve geçememiştir. 

PEKİ: PEYGAMBERLER VE MELEKLER ARASINDA NE FARK VAR?
Peygamberler, Meleklerden üstündür. Çünkü Peygamberlerin ruhları Resulullah’ın [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] nurundan yaratılmıştır. Meleklerin ise vücutları Resulullah’ın [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] nurundan yaratılmıştır. O bakımdan bütün yaratılanlar Peygamberler de dâhil kâinatın bütün kısımları Efendimizin [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] nurundan yaratıldığı için Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bütün Peygamberlerin Sultanı oluyor, başı oluyor.
Peygamberlik, Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizden başlamış ve Onda son bulmuştur. Yani Efendimiz [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] hem mebde’dir hem de müntehadır. Hem Peygamberlerin başlangıcıdır hem de Peygamberlerin sonuncusudur. Hatemul Enbiyadır. Bu nedenle bütün peygamberlerin en üstünüdür ve Sultan-ul enbiyadır.

Allah’ı [Azze ve Celle]istisna edelim zira Allah [Azze ve Celle] var olan varlıktır. Allah [Azze ve Celle] ezelidir. Yani varlığının önü yoktur, ebedidir; varlığının sonu da yoktur. 

Allah [Azze ve Celle] kendi varlığına delil olacak bir varlık yaratmak istedi ve Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nurunu yarattı. Ruhlar âleminde bütün Peygamberlerin nurlarını Efendimizin nuru kuşatmıştır. 

Ve bütün Peygamberler; ”Ya Rabbi! Şu bizim nurumuzu kuşatan nur kimin nurudur?” diye sorar. 

Cenab-ı Hak;’’ O benim Halilimin nurudur. Ona inanırsanız Peygamberliği size veririm. Peygamberlik rütbesiyle sizi yüceltirim.’’

Onlar; inandık deyince Allah [Azze ve Celle] onlara Peygamberlik vermiştir.
Peygamberlerin sayısı bir rivayete göre 124.000 bin, bir rivayete göre ise 224.000 bin’dir. Biz, bu konuda büyüklerin yolunu takip ederek sayılarını ancak Allah [Azze ve Celle] bilir deyip geçelim. Bütün bu Peygamberlerin hepsi Efendimizden nur almıştır. Bakınız Kur’an-ı Kerimde Bakara suresinde ‘Ve alleme Ademel Esmae Kulleha’ buyurulur.

Cenab-ı hak bütün esmai Hazreti Âdem’e [Aleyhisselam] bildirmiştir. Bütün insanların, yerlerin, taşların. 

Bu isimlerin ilk vazii kimdir? Diye bir soru sorulsa bir rivayette de Hz. Âdem’dir, denebilir. Ama bu isimlerin iki hakikati vardır;
-Esma-i Nazile
-Esma-i Âliye
Hazreti Âdem [Aleyhissalatü vesselam] Efendimize öğretilen; Esmai Naziledir. 
Yani bugün insanların kullandığı kelimelerdir, telaffuzlardır.
Ama Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimize Allah [Azze ve Celle] tarafından öğretilen ise; Esma-i Âliyedir. 

Yani isimlerin asıllarıdır. Bu isimlerin asıllarını Hazreti Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bilir, Hazreti Âdem [Aleyhisselam] dahi bilmez. O bakımdan Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Âdem [Aleyhisselam] dan da daha mukaddemdir ve daha da üstündür.

Dünyaya geliş itibariyle yani ruhlara ceset giydirilmesi itibariyle Hazreti Âdem [Aleyhisselam]’ın ruhlarına Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin ruhundan evvel ceset giydirilmiştir. Ve bu itibarla Âdem [Aleyhissalatü vesselam] “ebul beşer” dir, İnsanların babasıdır. Yani onun ruhuna Resulullah’ın ruhlarına ceset giydirilmeden önce ceset giydirilmiştir. 

Ancak şurası unutulmamalıdır ki; Hazreti Âdem [Aleyhissalatü vesselam] Efendimizin ruhuna ceset verilişi Resulullah[Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizden öncedir fakat ruhların ve nurların yaratılışı itibariyle Hazreti Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin nuru ve ruhu Hazreti Âdem [Aleyhisselam]’ın ruhu ve nurundan öncedir. Bu itibarla bütün Peygamberlerden daha efdal ve ekmeldir. 

EFENDİMİZİN AHLAKI NEDİR?
Fatiha suresinin ilk ayetlerinde Allah [Azze ve Celle] kendisini; “Rabbil Âlemin” diye tanıtıyor. 
Yüce Rabbimizin güzeller güzeli birçok ismi var. Rab bunlardan sadece bir tanesidir. 
Ne demek Rab? Terbiye eden. 
O halde ilk mürebbi kimdir? 
Hz. Allah [Azze ve Celle]’dır. 

İlk kimi terbiye etmiştir? Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz; “Eddebeni Rabbi Fe ehsene Te’dibi.” Buyurmuşlardır.’’Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi ne de güzel eyledi. 
Efendimizdeki bu edep nereden geliyor? Allah [Azze ve Celle]’dan. 

Allah’ın [Azze ve Celle] Kur’an-ı kerimde ve kutub-i mukaddesede 100 kadar ismi var. Aslında Allah’ın [Azze ve Celle] 1001 ismi var. Bütün bu Allah’ın [Azze ve Celle] güzel isimlerinin hepsi Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizde var ve onda tecelli etmiştir. Mesela Allah’ın; El-Gafur, Es-Sabur, Eş-Şekur isimleri var. Bütün bunların hepsinin nuru Efendimizde tecelli etmiştir.

Efendimiz; “Tehalleku bi Ahlakillah” buyurmuştur. ‘Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın’ işte o ilahi ahlakın hepsi Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizde vardır. Bütün bu isimlerin nüvesi Onda tecelli etmiştir.

Şimdi bir Ferdiyet-i Zatiye var (Ehediyeti Zatiye) ki bu Allah [Azze ve Celle]’dır. Ne demek? Allah, Ferdiyet-i Zatiye sahibidir. Eşi ve benzeri yoktur.

Bir de Ferdiyet-i Sıfatiye vardır. Bu da Allah’ın [Azze ve Celle] halikiyetidir, yaratmasıdır. Onun da eşi ve benzeri yoktur.

Ferdiyet-i Zatiye, Ferdiyet-i Sıfatiye bunların eşi ve benzeri yoktur. Bunlar ilk olarak kimde tecelli etmiş? Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin hakikatinde. Demek ki
Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin tabiatları, hareketleri, yaşantısı ve yaşantısındaki kemal nerden geliyor? Allah’dan [Azze ve Celle] geliyor ve dolayısıyla Kur’andan geliyor. Hz. Aişe-i Sıddıka Validemizden sormuşlar Resulullah’ın ahlakından; “Elestum Tekreunel Kuran. Feinne hulukehu Kanelkuranu.” Buyurdular. ’Siz Kur’an okumuyor musunuz? Onun ahlakı Kur’an ahlakıdır. O halde Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz, hangi mektepte yetişmiş? Allah’ın (Azze ve Celle] mektebinde. O bakımdan Efendimiz Muhammedul Emin olmuştur. Efendimizin gökte ismi Ahmed, yerde Muhammed’tir. 

Ahmed ne demek Allah’ı [Azze ve Celle] en iyi bilen, en iyi tanıyan. Kur’an’ın bir yerinde de Hz. İsa [Aleyhisselam]; “Ye’ti Min Be’dismuhu Ahmed.” Benden sonra ismi Ahmed olan birisi gelecek. İncil’de Allah [Azze ve Celle] bunu bildirmiştir.

Muhammed, demek en üstün huylar sahibi, övülen, övgüye laik olan el-emin. Emin; güvenilir demek, davasından emin demektir. Onun bir davası vardı. O günün ileri gelenleri en büyük şeyleri vaad ettiler. Aman bu davandan vazgeç. Ne demiş idi:”Güneşi bir elime, ayı öbür elime verseniz yine de bu davamdan vazgeçmem. Demek ki davasından o kadar emin bundan dolayı Muhammed-ul Emin olmuştur. Bu ahlakı nerden alıyor? Kur’andan. 

Bütün hasımları onu inkâr ediyordu. Fakat değerli eşyaları olduğu zaman ona emanet ediyorlardı. Bunu ancak Muhammed korur diyorlardı. Bakınız en büyük düşmanlarından Ebu Süfyan’ın kızı Ümmü Habibe Resulullah’la [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] nişanlanmış babasına gelmiş demiş ki ben Hz. Muhammed’le [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] nişanlandım. Babası kızına iyi yapmışsın demiş. Çünkü O insanların en ekmelidir, efdalidir diye cevap vermiştir.
Bakın Allah [Azze ve Celle];”Veinneke Leala Hulukin Azim.” Buyurdu. Muhakkak sen üstün ahlakla yaratıldın. 

Efendimiz de: “İnnema Buistu Liutemmime Mekarimel Ahlak.” Buyurdular. Ben bütün üstün ve güzel huyları tamamlamak için yaratıldım. Diyor.

O kadar üstün huy ki Uhud muhaberesinde dişi şahit oluyor, kırılıyor kanlar akıyor, çevresindekiler; Ya Muhammed! Ne bekliyoruz bunlara bir beddua et Allah [Azze ve Celle] onları helak etsin diyor, Efendimiz: “Ene Ma Buistu Leaanen.” Buyurdu. ’Ben lain olarak gönderilmedim ve şöyle diyor: ”Ya Rabbi benim kavmime doğru yolu bildir. Çünkü bunlar cahildir. Doğruyu bilmiyorlar.’’ Diye dua etmiştir.

Selam ve Dualarla…

 
Ramazan TOPCAN
Balıkesir İl Müftü Yardımcısı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
a. hoca 2 ay önce

ömrünüze bereket hocam

banner205