Yüce Rabbimizin lütuf ve inayetiyle yeni bir kandil gecesini daha idrak etmenin milletçe huzur ve mutluluğu içerisindeyiz. Önümüzdeki Cumartesi gününü Pazar gününe bağlayan gece Berat kandilidir.

Kandiller; karanlık gecelerimizi değil, aynı zamanda manevi feyiz ve bereketleri ile de bunalan gönüllerimizi aydınlatan, zihinlerimizi berraklaştıran gecelerdir.

Berat, kırılan kalpleri onarma, dargınlıkları ortadan kaldırma, kin, nefret ve intikam duyguları ile beslenen gönül dünyamızı sevgi ırmağında yıkamaktır.

Berat; Yüce Yaratıcının affına sığınmaktır.

Berat, insanlığa sevgi penceresinden bakmaktır.

Berat; arzularımızın, emellerimizin ve bencilliğimizin esaretinden kurtulmaktır.

Berat; her türlü zülüm, küfür, kibir, kötülük, kin, nefret, içki, kumar, fuhuş, alkol, uyuşturucu, haksızlık ve adaletsizlikten uzak kalmaktır.

Arapça bir kelime olan Berat, “Beraet” kelimesinin Türkçe’deki kullanım şeklidir. Berat, borçtan, isnad edilen bir suçtan kurtulmak, aklanmak, temize çıkmak demektir. Mü’minlerin bu gece günah kirlerinden kurtulup, ilahi bağışa ermeleri ümit edildiği için bu geceye Berat gecesi denilmiştir.

Peygamber [s.a.v.] Efendimiz, hadis-i şeriflerinde Berat gecesinin feyiz ve bereketini şöyle anlatıyor; “Şaban’ın 15. gecesi (Berat Kandili) geldiğinde gecesini  ibadetle, gündüzünü de oruçlu geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah, rahmetiyle dünya semasına tecelli eder. Ve Şöyle buyurur: İstiğfar eden yok mu affedeyim ve bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu rızık vereyim. Başına bir musibet gelen yok mu sağlık ve afiyet vereyim.” Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.

BERAT GECESİNİN BELLİ BAŞLI ÖZELLİKLERİ:

1.    Her hikmetli işin ayırımı bu gecede yapılır:
O sene içerisinde meydana gelecek her önemli işe bu gecede karar verilir ve Kadir gecesinde ilgili meleklere tevdi edilir. Rızıkların, afetlerin, ölümlerin ayırımı bu gece, ilgili meleklerce yapılır.

2.    Bu gece yapılan ibadetlerin faziletinin çoktur:
Hazret-i Aişe [r.a.] validemiz; bu gecede Resulullah [s.a.v.] Efendimizin şöyle dua ettiğini anlatır:
" Ey Allah’ım, azabından affına sığınıyorum, gazabından rızana iltica ediyorum. Senden sana sığınıyorum. Hiçbir senayı (övgüyü), senin nefsine karşı olan senana denk saymıyorum”. Sabah olunca bana şöyle dedi. “Bunları hem öğren, hem de başkalarına öğret. Bunları bana Cebrail öğretti” buyurdu.

3.    Bu gece rahmet kapıları sonuna kadar açılır:
Peygamberimiz [s.a.v.] buyurdu ki: “ Allah Teâlâ Şaban’ın 15.gecesinde (berat kandili) dünya semasına tecelli eder, Ben-i Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları bağışlar."

4.    Bu gece yapılan tövbelerin kabul olunacağı müjdesi:
Hazret-i Enes bin Malik [r.a.] Resulullah [s.a.v.] Efendimizi şöyle buyururken dinledim dedi:
Allah Teâlâ şöyle buyurdu:

Ey Âdemoğlu! Günahların gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsa, sonra da benden affını dilesen, seni affederim.

Ey Âdemoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla karşıma gelsen; fakat bana hiçbir şeyi ortak koşmamış olsan, şüphesiz ben de seni yeryüzü dolusu bağışla karşılarım.”

BU GECEDEN NASİPSİZ OLACAKLAR:


Peygamber [s.a.v.] Efendimiz, şöyle buyurdular;“ Bana Cebrail (a.s.) geldi ve dedi ki: Şaban ayının yarısı (berat gecesi) (yok mu?). O gecede Allah (c.c.) için, Beni Kelp Kabilesi’nin koyunlarının tüyleri sayısınca (cehennemden)  azadlı olanlar vardır. (Ancak)  Allah bu gece Müşrike, çok kindar kimseye, akrabalık münasebetlerini kesenlere, kibirlenen kimseye, ana ve babalarına isyan edene ve  günahta ısrarlı olana rahmet nazarı ile bakmaz.”

Berat gecesi, gündelik hayatın akışı içinde bizlere varlığımızı yeniden gözden geçirme, muhasebe ve tefekkür etme imkânları kazandıran birer fırsat olarak değerlendirilmelidir. Bu ve bunun gibi mübarek geceler sayesinde ihmal ettiğimiz kulluğumuzun farkına varmalıyız. Kendimize çekidüzen vermeli, gönüllerimizi kin, nefret ve haset gibi manevî günahlardan arındırmalıyız. Sadece insanlarla değil aynı zamanda da Yüce Rabbimizle olan ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz.

Müslümanlar olarak bu gecede kendimizi, arzularımızı, isteklerimizi ve gelecekten yana beklentilerimizi yeniden tasnif edip planlamalıyız. Kur’an ve sünnet ölçüleri içinde bir kere daha yapıp ettiklerimizi veya edeceklerimizi gözden geçirmeliyiz.

Bu gece vesilesiyle bir kere daha hatırlatmak isterim ki bizler insanlık için gönderilmiş hayırlı bir ümmetiz. Hayırlı bir ümmetin ferdi olarak her birimize yüksek sorumluluklar düşmektedir. Etrafımızda olup bitenlere karşı duyarsız olamayız. Olaylar karşısında; “ beni ısırmayan bin yaşasın” deyip geçemeyiz. "Kenar-ı Dicle'de bir kurt aşırırsa bir koyunu, Adl-i İlahi gelir sorar Ömer'den onu." Hazret-i Ömer Efendimizin mesuliyet anlayışı ile sahiplenmeliyiz ümmetin derdini. Uzatmalıyız biçare insanlara ellerimizi. Yakin olmalıyız uzaklara.

Adaletsiz, vicdan yoksulu ikiyüzlüler karşısında hakkı tutup kaldıran birer mücahidler olmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslâm âleminin mübarek Berat gecesini kutluyorum. Feyz ve bereketinden hepimizin istifade etmesini, bu gecenin gerçek beratlarımıza vesile olmasını, hepimize mübarek Ramazan-ı Şerif ayına arınmış gönüllerle girmeyi nasip etmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Selam ve dualarla…

Ramazan TOPCAN
Balıkesir İl Müftü Yardımcısı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adil hoca 7 ay önce

hocam ömrüne bereket agzına saglık