Acıların üst üste geldiği, Kahraman vatan evlatlarının toprağa düştüğü, insanların birbirinden uzaklaştığı, dostluğun ve kardeşliğin dünyalık hırslara kurban edildiği, insanların birbirlerine güvenin kaybolduğu, Müslüman ülkelerin ateşe verildiği, Aylan bebeklerin Akdeniz kıyılarına vurduğu, Filistinli genç bir kızın Katil İsrail tarafından vurularak yerlerde süründürüldüğü, kısaca Müslümanların onur ve şereflerinin payimal edildiği bir dünyada yaşıyoruz.

Bir bayram  özlüyorum, çocukların ölmediği, annelerin ağlamadığı, dostlukların tükenmediği, küslüklerin olmadığı, alın teri ve emeğin karşılığını gördüğü, hırsızlık, aldatma nedir kimsenin bilmediği, nasırlı ellerin helalinden kazandığı para ile sevindiği mutlu bayramlar...
               
Ülkemizin yeniden mazlum milletler için umut olduğu, ağlayanları bağrına bastığı ve bundan hiç rahatsızlık duymadığı, babaların evlerine sevinçle ekmek götürdüğü, çocukların bayramlıklarıyla kalkıp bayram sabahına koştukları bir bayram...
               
Öksüz ve yetimlerin yalnız kaldıklarını hissetmedikleri, insanların onlara kol kanaat germek için yarıştığı kimsesizlerin güldüğü bir bayram...
               
Ülkemin insanlarının doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle kaynaşıp  kurbanlarını birbirlerine ikram ettiği, paylaşmak için birbirleriyle kucaklaştığı huzurlu bayramlar...
               
Gençlerimizin Rablerinin emrine boyun eğdiği, nefsinin esiri değil, Allah'a kul olmanın doyumsuz zevkini yaşadığı bayramlar...
               
Anne ve Babaların huzurevlerinde değil, evlatlarının yanı başında onlara her daim ağızlarından duadan başka sözcüklerin dökülmediği,  torunların sevildiği, sıcacık yuvalarda mutlulukların yükseldiği bayramları özlüyorum.
               
Dünyanın hiç bir tarafında, değil bir Müslümanın;  dini, milliyeti ne olursa olsun hiç kimsenin burnunun kanamadığı, adaletin ve hakkaniyetin geçerli olduğu bayramlar istiyorum.
               
Akraba ziyaretlerinin ihmal edilmediği, komşuların unutulmadığı, hasta ve düşkünlerin hatırlandığı ve onların dualarının alındığı bayramları arzuluyorum.
               
Bayramlıklarıyla uyuyan, babaları ve dedeleriyle bayram namazına sevinçten uçarak giden çocukların olduğu ve hiçbir çocuğun sahipsiz kalmadığı bayramlar istiyorum.
               
Randevu alınmadan, çat kapı evlere ziyarete gidilen, birbirine güven veren dostlukların tazelendiği dostların gelmesini iple çektiği bayramlar istiyorum.
               
İsrail'in ecdadımın kükremesiyle sus pus olduğu, Müslümanlara saldıran yedi düvelin kalbine korku salan Fatihlerin, Yavuzların, Muhteşem Süleymanların geri döndüğü günlerin hayalini taşıyan bayramları özledim.
               
Dünyayı titreten güce sahip olmuş, eşkıyanın aman dilediği, Müslümanların hamisi olduğumuz Süleymaniye'de Bayram Namazı kılınan günleri özledim.
               
Yüzümüze  gülüp arkamızdan kuyuların kazıldığı sahte bayramlaşmaları değil, mertçe ellerin sıkıldığı, samimiyetinden kuşku duyulmayan dostların bayramlaşmalarını özledim.
               
Sanal alemde sahte adamlarla değil, gerçek alemde harbi adamlarla bayramlaşmaları özledim.
               
Herkesin "eski bayramları özledik" diyerek zamanın suçlu bulunduğu bayramlar değil, yaşadığımız bu zamanda  eski zamanlardan daha çok samimiyetin oluşturulduğu bayramları özledim.
               
İsmaillerin değil, onların yerine bedel koçların kurban edildiği kardeşliğin hakim olduğu bayramları özledim.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.