Türkler ve Kürtler Tek millettir, Hz.İbrahim (a.s) milletindendir.

Bugün her zamankinden daha elverişli ve hem bir o kadar vahim bir şeriat içerisinde
Nâmütenâhi bir çizgi ve ahval içerisindeyiz. Osmanlı imparatorluğunun gerileme döneminden itibaren topraklarımız içerisinde dış mihrakların ajan ve pravokatörleri başta Şam ve Bağdat olmak üzere daha içeride doğu ve güneydoğumuzda yerleşmişler milletimiz içinde hareket bulmuşlar, insanlarımıza osmanlının lehtarı gibi görünerek aleyhinde fikir ve ideolojiler öğretmişlerdir.

Bu anarşist fikir ve ideolojik akımlar kimi insanımızdan talep gördüyse de bu insanlarımız, asıl olup bitenin farkında olmamıştır. Birinci cihan harbinin patlak vermesiyle gün yüzüne alenen çıkıveren bu ideolojiler vatanın toprak kaybetmesinde etkili olmamış, sadece düşman kaynaklarına istihbarat aktarmakla kalmıştır. Dünya harbinde bile bu millet kopmamış ayrılmamıştır . Bunun en büyük resmi ise Çanakkale ve yemen deki büyük cephelerde tek yürek olan islam ümmetidir.

Buraya dikkat etmenizi istiyorum İslam için birbirine destek veren silah arkadaşlığı yapan Osmanlı devletinin İbrahim milletinden birinci dereceden kardeşi olan Muhammed Mustafa (s.a.v) ümmetidir. Birinci dünya harbinden sonra yine bu ideolojiler boş durmayıp yeni yeni fırkalar oluşturmuş fitne değirmenini çevirmeye devam etmişlerdir. ASALA, PKK,YPG, PYD,TAK, DHKP-C bunlardan başlıcaları olup malum merkezlerin terör yuvalanmalarıdır.

Bugün yine ülkemizin gelişmesini istemeyen etrafımızı sarmış bulunan ve dahi içerimize kadar girmiş bulunan medeniyet adına bize ve cemiyetimize şekil taran eden, etmeye çalışan içeriden ve dışarıdan teşkil olmuş mihrakların hedefinde bulunmaktayız. Bunların başında yine PKK ve diğer terör yuvalanmaları bulunmaktadır.

Bugün dünden daha fazla sinsice musallat olmalarının sebebi ise hiç şüphesiz son yıllardaki memleketimizde arzu etmedikleri ve beklemedikleri gelişimdir.

Türk ve Kürt halkları Ak Parti politikaları sayesinde kardeşliği yeniden öğrenmeye başladılar. Başta Eğitim olmak üzere diğer devlet politikalarında doğu ve güneydoğu bölgelerimiz gelişmeler göstermiş bu gelişimlerin farkında olan kürtler hükümetine destek olmuş sahip çıkmışlardır.

Memleketimizin her zamankinden daha çok gayretli olması ve milletimizin daha çok birbirine bağlanmak istemesi Türk ve Kürt  halklarının bu ülkenin bir mozaiği olduğunun farkına varması kardeşlik arzusunun iki tarafta da yankı bulması bu mihrakların daha fazla sinsi oyunlar içerisine girmesine sebebiyet vermiş olup tüm güçleriyle saldırgan hale gelmişlerdir.

Bu elbetteki bir terör örgütünden beklenen gayet doğal bir tezahürdür. Ancak beklemedikleri ve anlayamadıkları bir temel vardır ki bu da islamiyet ve ümmet bilincidir. İki halk arasında bulunan aslı temelden İbrahim milletine dayanan bir bağ olup Muhammed Mustafa ümmeti olması ikinci en büyük bağdır. Yüzyıllardır birbirine olan akrabalık bağı ayrı bir zemin teşkil eder.Bu kadar derinden bağlanmış bir milletiz; biz tek milletiz ! Millet-i İbrahim`iz ! Bunu dış mihrakların anlaması güç olup ne kadar uğraşsalarda bunu bozamayacaklarını bildikleri için bilumum bir çok  terör örgütüne destek olmaktadırlar.

Bu halklar bir ve diri olmanın ümmet olmanın her zamankinden daha çok farkında, bizler bunu bildikten sonra geriye sıkıştırılmış ve baskı altında tutulan kardeşlerimizi kanlı terör örgütü asala bozması pkk den kurtarmamız gerekmektedir. Bugün hepimiz inanıyoruz ki kardeşlik ve barış hepimize daha elverişli yaşanılabilir gelecek sunacaktır. Lakin doğu ve güneydoğuda yaşayan kürt kardeşlerimiz pkk nın baskısı altında kalmaktadır, zorunlu olarak pkk ya boyun eğmektedir. Çözüm sürecinin başlamış olduğu günlerden bugüne geldiğimizde değişen tek farkın kürt kardeşlerimiz değil pkk'nın bu süreçten menfaat elde etmeye çalışmış olması ve uzantısı partinin insanlarımızı yıllardır yanıltmış bulunmasıdır. Hdp ve pkk sürecin başlangıcında söz verdikleri silah bırakma ve terör eylemlerine son verme konusunda göstermelik yaklaşımlarda bulunmuşlar,bu göstermelik tavırlar ve sonuçsuzluktan zaman kazanmaya çalışarak sözde KCK şehir yapılanmasıyla illegal yapılanmalara devam etmişlerdir. Tabi bunlar artık yenilir yutulur cinsten olmaktan çıkmıştır.Gereği üzerine şehit edilen asker ve polisler kaçırılan sağlık görevlileri hükümetin acil eylem yapmasını gerektirmiş ve gerekli en güzel cevap verilmiş, pkk kampları tarihte benzeri görülmemiş şekilde dağıtılmıştır. Başbakan Davutoğlu gelişmeleri operasyon merkezinden saat saat takip etmiş olası durumlarda muzaffer ordumuza moral ve motivasyon vermiştir.Türk silahlı kuvvetleri internet sitesinden gönüllü askerlik için başvurular yapan Türk ve Kürt halkı bu lanet terör örgütünden kurtulmak için hem PKK ya hemde Cihana kardeşlik için büyük bir mesaj yollamıştır.Bugün doksanlı yıllardan bahsedenler o günlerin özlemini çekenlerdir.İnsanlarımız doksanlı yılları geride bırakalı yirmibeş yıl olmuştur.Bugün hiç kimse o yılların tezahürünü yapmaya kalkışmasın,geçen o kadar yıl içerisinde insanlarımız doğruları görmüştür.Bir daha o günlere hiç bir şey irtica ettiremez bu milleti;

Bizlere ve cemiyetimize bugünlerde düşen daha uyanık bir ahval içerisinde hareket etmek olmalıdır. Bu duygu hasıl oldukça elbetteki bugünlerde geçecektir, hak ve hakikatın temsili memleketimizde ve inşallah bölgemizde hakimiyeti alem olacaktır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol