“Ne dostluklar ne de düşmanlıklar sonsuza kadar sürer. Sonsuza kadar sürecek olan milli menfaatlerdir.”

Bu söz İngiltere Eski Dışişleri Bakanı Palmerstone’a ait. 200 yıldır kurup uyguladığı plânlarla Osmanlı’nın yıkımına sebep olan İngiliz Derin Devleti bugün de halâ düşmanlığını sürdürmeye devam ediyor.

Bugün halâ hükumet ve askeri kurumlarının içine sızmış politikacıları, casusları, belli medya kuruluşlarındaki gazetecileri yoluyla Türkiye Cumhuriyeti’nin parçalanması için sinsice mücadele ediyor.

Ortadoğu’da İngiliz derin devleti hep halkı bölerek netice almıştır. İnsanları birbirine düşürerek ülkeleri zayıflatır ve istediğini elde eder. Yerli işbirlikçileri de bu işlerde kullanır.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye yine ilginç ziyaretçiler geldi, getirildi. Bunlar Lordlar Kamarası'nın bazı esrarengiz üyeleriydi.

Aralarında, İsrailli bir silah üreticisi adına İngiltere'de lobi faaliyetleri yapan, İsrail'in Dostları Girişim Grubu üyesi, Avam Kamarası İstihbarat ve Güvenlik Komitesi Başkanı, Mavi Marmara katliamını aklamak için İsrail'e mektup yazan komisyonun üyesi, İngiliz kamaralarının üstünde olan, derin devlet olarak adlandırılan Privy Council üyesi, homoseksüel rugby kulübü kurucusunun da bulunduğu, Türkiye karşıtı şahıslardan oluşan grubun en ilginç kişisi Baroness Neville. Bu kişi Sayın Erdoğan hakkında, "Otoriter olmak istiyor, siyasi nüfuzunu arttırıp demokrasiyi geriletmek istiyor" iftirasında bulunuyor. Ve milletimizin darbeye karşı savunmasını, karşı darbe olarak adlandırıyor. "Avrupa ve ABD, Türkiye'ye karşı aktif bir şekilde baskı uygulasın, şimdi Türkiye'ye müdahil olalım, Türkiye'nin kendi yolunda gitmesine izin vermeyelim” diyor. Bu kişilerin Türkiye getirilmesinin amacı nedir? (http://ingilizderindevleti.net/)

Bu şahısların Sayın Cumhurbaşkanımızın huzurunda ne işleri var? Türkiye ve Müslümanlardan nefret eden ve 15 Temmuz fitnesinde rolleri olan bu topluluk külliyeye kadar nasıl gelebildi?

İngiliz Derin Devleti, bölmek istediği devlet ve milletler üzerinde çeşitli psikolojik savaş yöntemleri uygular. Tarih boyunca bu amaçla, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye üzerindeki planlarını gerçekleştirebilmek için çeşitli yöntemlere başvurmuştur. Dün olduğu gibi bugün de piyonlarıyla birlikte faaliyettedir.

Amerika da özellikle son yıllardaki tutumuyla terörü destekleyerek büyük bir yanlışın içinde. Türkiye’ye karşı büyük bir oyun oynanıyor. Bu yüzden tam da bugün liderin etrafında birlik olmak hayatîdir. Tam da bugün devletinin arkasında dik durmak yerine yengeç gibi yan yan gidenlerden, askere direkt söyleyemediğini çakallık yapıp farklı şekilde söyleyenlerden, kafasında tilki gibi planlar kuranlardan, kurt gibi farklı posta bürünenlerden, içten pazarlıklı, samimiyetsiz ve kendisi gibi olmayanları aşağılayan omurgasızlardan olmamak çok hayatîdir. Bu vatan savunmasıdır ve herkes safını belirlemelidir.

Genelkurmay Eski Başkanı Org. İlker Başbuğ'un Zeytin Dalı Harekatı'nı değerlendirmesi şöyle:

"Fırat Kalkanı’yla karşılaştırırsak çok daha zor bir operasyon. Coğrafya zor, ikincisi Afrin’de YPG ile ilk defa direkt çatışmaya giriyorsunuz. Başta şunu söyleyelim. TSK bunu başarıyla yerine getirir... PKK’dan daha eğitimli, daha teçhiz edilmiş bir askeri yapılanmayla karşı karşıyayız. Tabii ki TSK bu tehdidi ortadan kaldırır. Karadan da, havadan da…”

Kararlılıkla terör örgütlerinin kökünü kazıma operasyonları devam ederken, kimse “Savaşa Hayır” sloganıyla bunu Kürtlere karşı bir savaşmış gibi göstermeye çalışmasın. Kürtler bizim canımız, kardeşimiz. Bu bir savaş değil zaten, bu bir kazıma operasyonu. Savaş devletler arasında olur. Mücadelemiz ‘Komünist Kürdistan’ hayali kuran pislik kahpe kalleşlerle.  Ve devamı ile de inşaAllah bütün katillerin kökü kuruyacak!

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor? “Eğer biz sahip olduğumuz gücü hoyratça kullanmaya kalksak bu operasyon birkaç günlük iştir. Ancak biz Afrin'i işgale gitmiyoruz!

Milli birlik ve bütünlük için devlete tam destek olmak gerekirken, zarar verecek açıklamalar yapmak, ortamı provoke etmek,  samimi destek göstermemek ihanettir.

Dibimizde PKK devleti kurulmak istenirken, devlet nasıl davranmalıydı? Bunu kabullenmek PKK devletinin kurulmasını kabul etmektir. Amerika, AB kafa tutarken ve hükumetin haklı olduğu ortadayken, aldığı tedbirlerin arkasında durmak gerekir. Şüphe oluşturmanın, askerin şevkini kırmanın, ucuz kahramanlığın zamanı değil. Vatanını seven insan yapıcı olmalı, samimi olmalı.

Hainler, “TC Afrin’de sivilleri öldürüyor” diye iftira atarken, TSK/ÖSO bölge halkına yardım dağıtıyor. Türk Ordusu dünyanın en merhametli ordusudur.

“Merhamet en etkili silahtır; kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar” diyor Lavigerie… Allah, Mehmetçiğin ‘silah’ını her daim güçlü kılsın. Ordumuzu kahpe kurşunlardan, devletimizi kahpe düşmanlardan esirgesin.

“Millet için etti mi ordum sefer,

Kükremiş aslan kesilir her nefer.”

Sefer Allah’tan… Zafer Allah’tan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.