Balkanların Prensesi'nden 104 yıl sonra ezan sesi yükseldi

Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Haydar Kadı Camisi, 104 yıl sonra ibadete açıldı

Balkanların Prensesi'nden 104 yıl sonra ezan sesi yükseldi

Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Haydar Kadı Camisi, 104 yıl sonra ibadete açıldı

İsmet DEMİR
İsmet DEMİR
05 Kasım 2016 Cumartesi 14:50
Balkanların Prensesi'nden 104 yıl sonra ezan sesi yükseldi
banner221
104 yıl sonra ezan sesi yükseldi

Makedonya'nın güneybatısında bulunan ve Osmanlı döneminde merkezi bir konuma sahip Manastır şehrindeki Haydar Kadı Camisi, eski ihtişamına kavuştu. 104 yıldır kapalı durumda bulunan ve yerel halk tarafından “Balkanların Prensesi” olarak nitelendirilen camiden, Vakıflar Genel Müdürlüğünün gerçekleştirdiği restorasyon sonrası dünkü cuma namazıyla birlikte yeniden ezan sesleri yükseldi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 1561-1562 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Makedonya'nın Manastır kentinde Kadı Haydar Efendi tarafından yaptırılan Haydar Kadı Camisi, 2015'ten bu yana yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden hizmete kazandırıldı.



Başbakan Yardımcı Veysi Kaynak,  açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Bir ecdat yadigarı, 450 yaşını idrak etmiş bu eser, ibadete kapatıldıktan 104 yıl sonra yeniden Allah'ın kelamının, söyleminin yeri haline geliyor." dedi.

Balkanlarda olmanın heyecanını yaşadığını vurgulayan Kaynak, 600 yıllık Osmanlı Devleti'nin 550 yıl Balkanlarda hüküm sürdüğünü, Türkiye'nin her yerinde yaşayan vatandaşların Balkan göçmeni komşusu, akrabası ya da hatırası olabileceğini söyledi.


Kaynak, Balkanlar coğrafyasının dünyanın örnek alması gereken bir yer olduğuna dikkati çekerek, "Üç kıtada 600 yıl hüküm sürmüş Osmanlı Devleti her milletten, ırktan, dilden, dinden insanları yönetmiş ama hiçbir yerde emperyalist, sömürgeci olmamış, soykırım yapmamış. Fethettiği yerlerde insanlar kendi dillerine kültürlerine sahip çıkarak yaşayabilmişler." değerlendirmesinde bulundu. 

Kaynak, Fatih Sultan Mehmet'in Bosna'yı terk ederken, kimsenin rahatsız edilmemesi yönündeki fermanının buna örnek olduğunu söyledi.

"TÜRKİYE HUZUR NOKTASI OLMAYA DEVAM EDİYOR"

Aynı anlayışı günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetenlerin yerine getirdiğini ifade eden Kaynak, şöyle dedi:



"Biz, bugün Manastır'daki Haydar Kadı Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının sevincini yaşarken, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz Edirne'de Yahudilerin Avrupa'daki en büyük sinagogunu, Diyarbakır'daki en büyük Ermeni kilisesini de restore ediyor. Çünkü biz böyle bir medeniyetin mirasçılarıyız ve nerede bir ata yadigarı eser kalmışsa onun tamamını bizim yeniden hayata geçirmek, ihya etmek borcumuz."

Kaynak, Vakıflar Genel Müdürlüğünün Makedonya'da kimseye ayrım yapmadan gıda yardımı dağıttığını, Makedon hastaların Türkiye'nin en iyi hastanesinde tedavi ettirildiğini, öğrencilere de burs verildiğini anlatarak, "Bütün dünya mezhep savaşları, göçler, açlıklar ve yokluklarla boğuşurken Türkiye, yine ecdadına layık bir şekilde sizlerle birlikte yine huzur adası, yine emniyet odası olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.

TARİHİ CAMİ KÜLLERİNDEN DOĞDU

Klasik Osmanlı mimarisinin Balkanlardaki en önemli eserlerinden biri olan 455 yıllık geçmişe sahip Haydar Kadı Camisi, Osmanlı Devleti'nin 1912 yılında Manastır kentinden çekilmesi sonrasında bakımsızlıktan yıkılacak noktaya geldi. Kaderine terk edilen caminin bugüne kadar sadece 1957-1958 yıllarında mevcudu koruma amaçlı konservasyon çalışmaları yapılırken, 1961 yılında da kısmen restorasyonu gerçekleştirildi.

Bir dönem Mezar Taşları Müzesi, bir dönem depo, bir dönem de Manastır Müze Vakfı'nın deposu olarak da kullanılan Haydar Kadı Camisi'nin restorasyonu, Türkiye ile Makedonya arasındaki işbirliği sonucu Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından üstlenildi. Bu kapsamda, tarihi caminin tamamen yıkılmış olan minaresi orijinaline uygun olarak yeniden inşa edildi. Beden duvarlarında ve kubbesinde statik güçlendirmeler yapılan caminin üstü tamamen kapanan kalem işi bezemeleri yeniden ortaya çıkarılırken, pencereleri aslına uygun tasarlanarak yerine monte edildi.



Caminin paramparça vaziyetteki mermer minberi ise üzerinde yapılan ciddi bir çalışma sonucunda yeniden ayağa kaldırıldı. Kırık ve parçalanmış durumda olan ve yürütülen konservasyon çalışmaları ile onarımı gerçekleştirilen mezar taşları için de caminin bahçesinde bir hazire oluşturuldu.

Aynı zamanda camide ibadetlerini gerçekleştirecek vatandaşlar için de bahçede tuvalet ve Osmanlı mimarisine uygun ahşap şadırvan yapıldı. Herhangi bir bahçe duvarı ve peyzajı bulunmayan caminin, yöre mimari estetiğine uygun bahçe duvarları ve yeşil alan oluşturularak çevre düzenlemesi de gerçekleştirildi.

Caminin tüm bu restorasyon çalışmaları için Vakıflar Genel Müdürlüğünce toplam 4 milyon 565 bin 962 lira harcama yapıldı.

Makedonyalı Müslümanlar için de büyük bir değeri olan caminin yeniden ibadete açılması ile Türkiye'nin yurt dışındaki Osmanlı vakıf kültür varlıklarından biri daha yaşatılmış oldu.


 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner220