Cami cemaate gidiyor!
Kanada'nın en kuzeyinde, kutup dairesinde yer alan bir kasabadır Inuvik. Eksi elli dereceye ulaşan soğuklar, iki ay süren gündüz ve geceler kasabanın ilk dikkat çeken özellikleri. Kızgın güneşin sene boyu hüküm sürdüğü çöllerden doğan bir dinin ve ceziret-ül arab güneşinin tenine meftun olduğu bir peygamberin takipçilerini orada bulmayı çok da beklemiyor insanlar fakat işte oradalar ve sayıları her geçen gün artmakta.


3500 nüfusa sahip şehirde yaklaşık çehre Müslüman yaşamakta. Aralarında birkaç adet yerli Müslüman bulunsa da çoğu iş bulabilme ümidiyle çok uzaklardan kalkıp gelmiş bu soğuk topraklara. Sudanlı, Mısırlı, Lübnanlı… Öyle böyle bir göç değil bu, artı 50 derece sıcakların olduğu bir memleketten eksi 50 derece soğukların olduğu bir yere gelmek gurbetin en acayip hali olsa gerek. Yüz derecelik sıcaklık değişikliğinde su bile halden hale girerken, onlar kimliklerini kaybetmemek için çaba ediyorlar.




Sayıları artınca bir mescide gereksinim duyan ve terkedilmiş 50 yıllık bir karavanı bu amaçla kullanmaya başlayan Inuvik Müslümanları artık bu karavana sığmıyorlar çünkü karavan 25-30 kişiyi ancak almakta. Ama ne yazık ki çok da bir seçenekleri yok. Inuvik’teki zorlu hayat şartlarından kaynaklanan kalifiye eleman ve malzeme azlığı fiyatları da etkiliyor. Yeni bir mescid için ehil veya malzeme bulmak ateş pahası. Inuvikli bir Müslüman o an ki durumu şöyle özetliyor: “Çoğumuz dar gelirli aileleriz, yeni bir mescidin bir başımıza üstesinden gelmemiz olanaksızdı, bir yapabildiğimiz Allah’tan bize bir cami göndermesini dilemekti.” Bir süre duraklayıp gülümsedikten sonra ekliyordu: “Bunu dilerken aynen bu şekilde olacağını asla tahmin etmemiştik.”

The Zubaidah Tallab Foundation Kanada’nın güney kesimlerinde bulunan Winnipeg şehrinde kurulmuş bir yardım kuruluşu. Inuvik Müslümanlarının bu ihtiyacından haberdar olan kuruluş onlar için ne yapabileceğini düşünmeye koyulur. Yapılan hesaplar sonucunda ilk etapta çılgınlık olarak yorumlanabilecek çok enteresan bir vaziyet ortaya menfaat. Mescid’in Winnipeg’de yapılıp gönderilmesi, direkt Inuvik’te yapılmasına göre kargo masrafları da dâhil yüzde 30 daha kârlıdır. İşte bir caminin serüveni de tam burada başlayacaktır.




ZORLU TAŞIMA SÜRECİNE ZAMANLA YARIŞ DA EKLENMİŞ

Karar alınmıştır, mescid Winnipeg’de inşa edilecek ve Inuvik’e yollanacaktır. Kargo şirketleri ile de görüşüldükten sonra plan şekillenir. Winnipeg’den Inuvik’e yekün 4200 km yol katedecek caminin yolunun 2400 kilometresi Hay nehrine kadar bir tır yardımıyla kara yoluyla, 1800 kilometresi ise Mackenzie ve Hay nehirleri üzerinde bir gemi aracılığıyla katedilecektir çünkü Inuvik’i çevreleyen büyük nehirleri aşıp şehre ulaşmak kara yoluyla olası değildir. Nehirlerin donduğu çetin kış aylarında ise şehre sadece hava yolu ile ulaşılabilmektedir, o da hava şartları uygun olduğu sürece.


Winnipeg’de 140 metrekarelik yaklaşık 100 kişinin aynı anda secdeye gidebileceği büyüklükte prefabrik bir mescid inşa edilir. Hazırlıklar zaman alınca mescid ırmak donmadan evvel Inuvik’e kalkacak mevsimin nihai gemisine ancak yetişebilecek şekilde Winnipeg’den uğurlanır. Böylece zorlu taşıma sürecine zamanla yarış da eklenmiş olur.




Cami tamamlanıp gönderilmeden bir gün evvel gene Winnipeg’de oturan ve yeni bir sinema şirketi kuran iki sinema tutkunu Müslüman bacı Saira ve Nilufer Rahman, tevafuk eseri durumdan haberdar olurlar ve bu yolculuğun izlenmesi ve belgelenmesi gereken bir yolculuk olduğuna karar verirler. Böylece caminin zorlu fakat mukaddes serüveni kaydedilmiş olacak ve bu yolculukla ilgili bir belgesel hazırlanacaktır.

KAYITLARA DÜNYANIN EN UZUN MESAFELİ EV HAREKETİ OLARAK GEÇTİ

Yolculuk beklenenden zorlu geçer. Dar bir köprüden geçerken nehre düşme tehlikesi yaşayan cami, bir an herkese “buraya kadarmış” dedirtir fakat ekibin gayretleriyle cami kurtarılır. Yollarda geçirilen kontroller, kapalı yollar ve benzeri hesapta olmayan problemler çıkınca limana geç kalınır ve gemi şirketinden gemiyi iki gün daha bekletmesi rica edilir, çünkü bu gemi ırmak donmadan evvel kalkacak nihai gemidir ve bir sonraki gemi tam yedi ay sonra kalkacaktır. Şirket iki gün bekler fakat cami gene de yetiştirilemez. Daha fazla beklemeyi kabul etmeyen gemi şirketi, yola çıkmaya niyetlense de hava koşulları yüzünden gene de limandan ayrılamayacaktır. Böyle olunca nihai anda da olsa gemiye yetişilir ve kuzey kutbuna doğru ırmak yolculuğu başlar.

Gemi Inuvik limanına 24 Eylül’de ulaşır. Üç haftayı aşan yolculuğun sonunda cami bir parça halinde Inuvik’e varmıştır. Gemi, limanda bu tarihî olaya tanıklık etmek isteyen bir avuç Inuvikli Müslüman tarafından tekbirlerle ve gözyaşlarıyla karşılanır. Mescidin bu yolculuğu kayıtlara dünyanın en uzun mesafeli hane hareketi olarak geçer.




GECE YARISI GÜNEŞİ MESCİDİ

Cami Inuvik’e ulaştıktan sonra ibadete açılması için yapılan hazırlıklar da yaklaşık bir buçuk ay sürer. St. Catherines’de yaşayan bir marangoz olan Fathallah Fargat caminin hikâyesinden etkilenip Kanada’nın başka bir ucundan Inuvik’e kadar mescidin kurulmasına yardım etmek amacıyla gelir ve mescidin 10 metrelik minaresinin yapılmasını da sağlar. Son müdahaleler yapıldıktan sonra cami 10 Kasım 2010’da ibadete açılır. Açılışa Müslüman, Hrıstiyan, Eskimo ve Alaskalı kamu ile sivil cemiyet teşkilat liderleri de katılır.

Mescide Midnight Sun Masjid (Gece yarısı güneşi mescidi) adı verilir. Gerçekten de caminin hikâyesi Inuvik’tekiler için gece yarısı doğabilecek bir güneş gibi mucizevîdir. Gece Yarısı Güneşi Mescidi artık ABD kıtasının en kuzeyde yer alan mescidi ünvanına sahiptir.

Rahman kız kardeşler tarafından 200 saatlik video kayıtları içerisinden yaklaşık iki yıl süren çalışmalar sonunda tamamlanan ve “Arctic Mosque” (Kutup Cami) ismi verilen belgesel öncelikle geçtiğimiz hafta Kanada milli kanalı CBC’de gösterildi. Belgeselde yol boyunca caminin başından geçen tehlikeler, karşılaşılan zorluklar, bazen vakit biten bazen vakit yine yeşeren ümitler, yolculuk esnasında karşılaşılan insanların verdiği tepkiler, caminin Inuvik’e ulaştığı anlar, sonrasında ibadete hazır hale getirmek için gösterilen çabalar ve açılıştan görüntüler dâhil olmak üzere yolculuğun bütün detayları var.  Yapımcıları tarafından muhtelif festivallere de gönderilmesi planlanan belgesel umarız en kısa zamanda bizim ekranlarımıza da bir şekilde ulaşır. Şimdilik yapabileceğimiz unutmamak için bir kenara not etmek.

Notlar:

-Dünyada geleneksel mimariye sahip camiler içinde en kuzeyde bulunanı, Rusya’da, Sibirya bölgesindeki Norilsk şehrinde bulunan Masjid Nurd Kamal. Enlemi: 69°20’27”.

-Geleneksel mimariye sahip olmasa da Norveç’in Hammerfest şehrinde bulunan ve mescid olarak kullanılan daire, bulunduğu enlem itibariyle şu an dünyada en kuzeyde bulunan mescid olarak kullanılan bina. Enlemi 70° 39′ 50″.

-Inuvik’te bulunan Gece Yarısı Güneşi Mescidi, ABD kıtasının bulunduğu yarım kürenin en kuzeydeki camisi olma özelliğine sahip. Enlemi 68° 21′ 42″.

-Dünyanın en güneyde olma özelliğine sahip camisi ise Invercargill, Yeni Zelenda’da bulunmakta.

-Yeryüzünün mescid olduğu gerçeğinden yola çıkarsak dünyanın en kuzeyde yer alan mescidi bizce kuzey kutup noktasıdır. Enlemi 90°.

Kaynak: Dünya Bizim 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali 7 ay önce

Kisa da olsa bu yazıyı gözlerim yaşararak okudum. Diyanet TV nin en kısa zamanda bu belgeseli yayınlamasını istirham ediyorum.