Mahmut Efendi'nin çile yıllarının başlaması

1993... O yılın Türkiye'sinde her ne meydana geldiyse bugün; hatıralarıyla, tartışmalarıyla ve gizemiyle hâlâ taptaze! Eşref Bitlis'in uçağının düşürülmesi, Özal'ın vefatı, Sivas katliamı, Mumcu suikastı, Adnan Kahveci'nin ölümü, Bingöl -Elazığ karayolunda 33 silahsız askerimizin şehit edilmesi ile başlayan PKK katliamları. Olaylar ve gelişmeler, 21 seneden beri yoruma açık; yoruma kapalı olan ise bütün bu olayların aynı yıla denk geldiği!

Kısaca Türkiye tarihinin en karanlık yılı olmaya aday bir yıl.....

İşte tam da bu yıla denk gelen bir olay daha var ki, "hadi canım sen de" kabilinden.

İsmailağa dosyası ile bu karanlık yılın ne alakası olabilir ki, diye düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum. Ancak şu bir gerçek ki, bütün bu olayların arkasında gizli bir elin varlığı, derin karanlık yapılanmanın o gün iktidarda olduğu akli selim sahibi herkesin ortak görüşüdür.

Öyle ise, son yarım asra damgasını vuran, ihanet şebekeleri gibi kendini kamufle etme ihtiyacı hissetmeyen, düşünce ve giyim tarzı ile "ben buradayım" diye tüm islam ve vatan düşmanlarına meydan okuyan bu cemaat ihmal edilmemeliydi. Tüm vatan ve islam düşmanlarının hedefinde olan siyasi iktidar ve güç odakları gibi manevi iktidar sahipleri de bu karanlık yapılanmanın kapsama alanı dışında olması mümkün değildi.

İşte bu karanlık yılda ülkemizde yaşanan karanlık olaylara paralel olarak ülkemiz ve tüm islam aleminin manevi önderlerinden olan mahmut efendi'nin de çile yılları başlıyordu.

Yıl 1993, Mahmut efendinin muhterem eşleri Zehra annemizin vefatı bu çile dolu yılların başlangıcıydı. Çok uzun bir hastalık sürecine bedeni yorgun düşmüştü. Mamut efendi'ye bu zorlu irşat döneminde eşlik etme görevini tamamlamış, ahiretteki ebedi yuvasını hazırlamak için oraya taşınmıştı.

Zehra annenin bu günün Kur'an Kursu idarecilerine ders olacak bir anektodunu da anlatmakta fayda olacağını düşünüyorum.

Bir gün çok iyi bir dostuyla dertleşirken şu soruyu sorar;

- Sizin Kur'an kursunuz var mı?

Hayır, cevabını alınca der ki;

- O zaman belki cennete girersiniz....

Evt, böyle hassas bir dini düşünceye sahip bir eşi kaybetmesi, ona en çok ihtiyacı olduğu zamanda Hz. Haticey'i kaybeden iki cihan serveri peygamberimizle acıda da ortak olduğu anlamına geliyordu.

Bu acıyı, Mahmut efendi ileriki yıllarda daha derinden hissedecekti.

Mahmut efendi'nin çile yılları böyle başladı. Önce eşini, sonra gözlerini, sonra bu davaya başladığı yakın dostlarını, sonra kendinden sonra bu bayrağı taşımaya en layık halefleri HIZIR ALİ MURATOĞLU ve BAYRAM ALİ ÖZTÜRK HOCALARI ve en sonunda da belki de tüm bunlardan çok sevdiği cemaatini kaybetmişti.

Büyüklerin sınavı da büyük oluyordu.

Davasına aşık olanların feda ettikleri de büyük oluyordu.

Aşk bedel istiyordu.

Mahmut efendi, bu bedellerin tümünü ödemiş, Eyyüp Aleyhisselam gibi tam bir teslimiyet içerisinde irşadına bu kez sözü ile değil, o nurani ama bir o kadar da düşünceli, çok şey anlatan yüzü ile devam ediyordu.

Evet 1993 dedik, çile dedik, derin yapılanma dedik. Bu sözlerin içini doldurmak lazım ki, sözler havada kalmasın cemaatin de aklında olan sorulara cevaplar bir bir verilsin.

Öncelikle şunu bilmekte fayda var. Mahmut efendi bir insandır. Beşerdir. Kimse Mahmut Efendi'den peygamberlerin şahıslarına mahsus özel haller beklemesin.

Evliyaların büyüklerinden olması ona yapılabilecek kötülük ve düşmanlıklardan korunabilecek önseziye sahip olması gerektiği anlamına gelmez. Konuştuklarında ve yaptıklarında hatadan münezzeh olduğunu söylemek büyük yanlıştır.

Çünkü, İsmet sıfatı yalnızca peygamberlere aittir.

وما ينطق عن الهوي. ان هو الا وحي يوحي

(O kendi arzusuna göre konuşmaz. Onun sözü ancak vahydir.) Ayeti kerimesi yalnız peygamberimiz için nazil olmuştur.

Meseleye bu zaviyeden bakarsak okuyacaklarınızda ve Mahmut efendi'nin yaşadıklarında ki kusur ve eksiklik kendinde olduğu gibi şu anki yakınlarında ve çevresinde de olabilir diye düşünebiliriz.

Kendisinin de bizzat "peygamberimizin 400 tane sünneti vardır bu sünnetlerden birini dahi yapmadığımı görürseniz beni daha dinlemeyin" demesi de buna işarettir.

Bu açıklamadan sonra gelelim çile ve ızdıraplarına vesile olan olaylara.

1993'te Zehra annenin vefatının emri ilahi olduğunda kuşku yok. Ancak bu gün yaşanan ve gelişen olaylara bakıldığında yeniden evlenmesinde derin yapılanmanın izlerini bulmak mümkün.

Şu anki çevresinin (kendilerimi efendinin hizmetkarları diye adlandırıyorlar) 21 yıllık süreçte yaptıkları, ne Mahmut efendiyi ne de cemaatini memnun eden gelişmeler değildir.

Çünkü bu evlilikten sonra olan olaylar tam da derin yapılanmanın arzu ettiği ve planladığı şekilde cereyan etmiştir.

Olaylar gerçek, ama perde arkasında yaşananlar tamamen cemaat içerisinde oluşan İDDİALAR dır.

Biz bu olayları maddeler halinde ve gerekçelere ilişkin İDDİALAR ile yazalım ki, her şey daha net ortaya çıksın.

1- MAHMUT EFENDİNİN İSMAİLAĞA'DAN VE FATİH'TEN AYRILMASI


 ... Mahmut efendinin, Şeyhi Ali Haydar efendimin de tekkesi olan İsmailağa ve Fatih'in Çarşamba semtinden ayrılması cemaatte tam bir şok etkisi meydana getirmiştir. Artık o mistik hava dağılmış, cemaati, mürşidini sabah akşam göremez olmuş, adeta protokol kuralları işlemeye başlamıştır.

 ... Dava arkadaşları bile randevü ile görüşür olmuş, cemaat mürşid ilişkisi yerine devlet protokolu veya sanatçı - hayran görüşmesi kuralları geçerli olmaya başlamıştır.

 ...  Hatta daha ilerisi, bizzat Mahmut Efendi'nin oğlu Ahmet hoca bile şahsıma "beni bile her istediğim zaman görüştürmüyolar" demiştir.

 ... Zenginler bire bir görüştürülürken cemaatin fakir fukara garip guraba kısmı çavuşbaşında yaptırılan maikanenin (çevresi buna hane-i saadet diyor, Biz ise çilehane diyoruz) balkonunun altında toplanıp camekanın arkasından iki ya da üç dakika tablo teşhir eder gibi göstetilmeye başlanmıştır.

 ... Bu ziyaret! lerle ilgili görüntüleri izlerken Mahmut Efendi'nin mübarek yüzündeki derin ızdırabı görmemek mümkün değildir.

 ...  Cemaatten YAKUP Y. İsimli kişinin böyle bir ziyarette yaşadığı olay çok acı vericidir.

YAKUP Y. diyor ki; Bir gün yine bir balkon ziyaretine gittim. El arabası ile getirdiler. İki üç dakika gördük sonra balkondan içeri alırlarken mubarek iki elini balkon duvarlarına dayayarak içeri girmeye engel olmaya çalışmış, adeta "bırakın cemaatimle biraz daha bakışayım" diye bir tavrı olmuş ama el arabasını taşıyan kişi buna izin vermemiştir.

MAHMUT EFENDİ'NİN ismail ağa ve çarşambadan koparılmasının arkadında iki iddia cemaat içerisinde yaygındır.


 ...  Biri, çarşamba semtimin patrikhaneye çok yakın olması nedeni ile patrikhanenin rahatsız olması. Mahmut Efendi'nin orda olduğu sürece gayri menkul fiyatlarının aşırı değerlenmesi ve gayri menkul satışının durması.

 ...  Bu da patrikhanenin satın alma yolu ile o bölgede genişleme stratejisinin sekteye uğraması anlamına geliyor.

 ... Bir diğer neden ise Mahmut Efendi'nin yeni ikametgahının çevresinde yeni rant kapılarının açılması.

 ...  Peşinen söyleyelim. Bu ranttan ilk istifade edenlerin başında Mahmut efendinin yeni çevresi geliyor.

 ...  Bir şeyi daha söyleyelim. Mahmut efendi bunların hiçbirinden haberdar değil.

İşte cemaat içerisinde sıklıkla ifade edilen bu iki iddia Mahmut Efendi'nin Çarşamba'dan ve cemaatle özdeşleşen ismailağadan koparılmasının nedenleri.

1993 yılı sonrası cemaatte yaşanan karanlık olayları yazmaya devam edeceğiz.

1. BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN 

2. BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN 
3. BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN 
4. BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN 
Anahtar Kelimeler:
Mahmut EfendiCemaat

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ihvan 2 yıl önce

kardeşim bu ne saçma sapan bir yazıdır bu siteyi bir daha ziyaret etmicem edenleride uyaracam girmesinler bu cemaati herkes kendi kafasına göre yorumlarsa ne olur ben 20 yılı geçik bu cemaatin içindeyim hızır efendi ismail agada bayram hocam da orada şehid edildi asıl hedef aslında mahmud efendiydi ne olup bittigini bilmiyorsunuz 97 yılından sonra efendi hazretlerimizi zehirleme faliyetleri başladı hemde içerden olan bazı kimselerin doktoru sebebiyle yanlış ilaçlarla uyuşturdular ozamandan sonra konuşamaz oldu uyuşturuldu yıllarca devam etti bu durum ne yürüyordu nede kendine gelebiliyordu nihayetinde yeni hizmet ekibinin doktor değiştirmesiyle efendiyii oradan kurtarıp eski sağlık ve sıhhatine kavuşmasına vesile olmuşlardır.efendi hazretlerine zarar verme öldürme plan ve projesi içinde olanların planı çavuşbaşına gitmesiyle suya düşmüş oldu .evet efendiyi herkes çok seviyor amma velakin kimse efendinin sözünü dinlemiyor.

Avatar
Müride 2 yıl önce

Allah razı olsun sizden dini haberler. Yıllardır dillendiremediğimiz gerçekler bunlar. İnşaallah bu bahaneyle şeyhimiz o simsarların elinden kurtulur.

Avatar
Ayşe hoca 2 yıl önce

Bu çok yerinde bir çalışma olmuş bence. Ve kardeşlerim size sesleniyorum. Lütfen herkez şahit olduğu yalnışları yazsınki ak koyun kara koyun ortaya çıksın. Sabır ve sessiz kalma bu durumlar için caiz değil. Şu durumda sabır zalimin zulmünü arttırır sadece

Avatar
rahatsız edici gerçekler yerine uyuşturulmuş hayallerle yaşayanlar 2 yıl önce

gerçekler anlatılmaya başlamış bu yazıyı kim yazıyorsa tebrik ediyorum. daha yazılamayan bir çok gerçeğin de olduğuna inanıyorum. insanlar rahatsız eden gerçekler yerine yalanlara inanmayı tercih ederler. siz onlara bakmayın durmak yok yola devam

Avatar
Neslihan 2 yıl önce

ben bu yazıya imzamı basarım. noktasına varıncaya kadar doğru. bu yazıya benimde ilave edeceklerim var. güvendiğimiz site yayımlarsa her zaman yollamaya hazırım. Efendi hazretlerinin nasıl zehirlendirilmeye çalışıldığını da yazın lütfen... bu işte fetoşun da parmağı var onuda yazın...

Avatar
hayrunnisa hoca 2 yıl önce

Allahrazi olsun sizden.efendi hazretlerinin bu hanimi geldiği ilk zmnlarda bile görüşmeye giderdik de, efendi hazretlerinin karisinin gorevli tayin ettigi kadinlar tarafindan ,efendiyle görüşüp konusmayalim, kalkip gidelim diye alttan yediğimiz cimciklerin haddi hesabi yok.bizde efende hz.nin huzurunda saygisizlik yasanmasin diye gozumuz yasli gonlumuz kirik sekilde usulca kalkip giderdik.ama cok hata etmişiz.bunlarin azginliginin yillar gectikce artacagini bilemedik.biz sustukca onlar guclendiler.simdiki aklim olsa o cimcimler atildikca kiyameti koparirdim.o zmn korkmayip herkes konusabilseydi beki bugun boyle olmazdi

Avatar
ihvan 2 yıl önce

efndiyi görmek isteyen herkese duyrulur, her hafta görüş var görmek isteyenler gelip görüyor arkadaşlarım geçen hafta ziyaret etti herkese gösteriyorlar gayet sağlıklı allahım hayırlı uzun ömürler ihsan eylesin

Avatar
Betül 2 yıl önce

Yaziklar olsun Şeyhimize bu eziyeti yapanlara.
Cevresi derhal temizlensin bu pisliklerden!
Zaten cok sey duyuyorduk demek doyruymus...
Sonuna kadar arkanizdayiz.Bu cesur çıkışinizdan dolayi sizlere tesekkr ederiz.
Sonuna kadar arkanizdayiz .Allh razi olsun inss sizlerden.Dua ile