Diyanet, cemaat ve tarikatlar hakkında bir şeyler yapması gerekiyor!

Bazı cemaat ve tarikatlar hakkında çok yazılar yazıldı ve çizildi. Ama her nedense üstü hep kapatıldı. Gelinen noktada bazı cemaat ve tarikatların Türkiye için tehlike saçtığını Ayşe Baykal, "Cemaatler kimin tuzağına düştü?" isimli köşe yazısında bunu alenen ilan etti.

Diyanet, cemaat ve tarikatlar hakkında bir şeyler yapması gerekiyor!

Bazı cemaat ve tarikatlar hakkında çok yazılar yazıldı ve çizildi. Ama her nedense üstü hep kapatıldı. Gelinen noktada bazı cemaat ve tarikatların Türkiye için tehlike saçtığını Ayşe Baykal, "Cemaatler kimin tuzağına düştü?" isimli köşe yazısında bunu alenen ilan etti.

28 Aralık 2017 Perşembe 08:06
Diyanet, cemaat ve tarikatlar hakkında bir şeyler yapması gerekiyor!
banner283

Cemaatlerin tarihi sürecini incelediğimde dikkatimi çeken ilk şey; cemaatlerin ülkemizdeki farklı yönetim dönemlerine göre sorunlarının da farklılık göstermesi oldu.

Osmanlı’dan günümüze doğru baktığımda cemaatler açısından en zor dönemin Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki yasakların ve 28 Şubat sürecinin olduğunu düşünürdüm; ta ki bugüne kadar…

Bugün anlıyorum ki, o dönemler aslında cemaatlerin altın yıllarıymış.

Hep siyasi erk tarafından bitirilme korkusu yaşayan cemaatlerin bir gün kendi kendilerini bitirecekleri kimin aklına gelebilirdi ki?

90’lı yıllarda Gülen grubu hariç (kendilerini diğer cemaatlerden üstün gördükleri için devlet erkânının dışında kimselerle ilişki kurmazlardı) cemaatler insanların dini sohbet yapmak için bir araya geldiği topluluklardı.

 Zor imkânlarla Kur’an Kursu açıp çocuk, genç ve yaşlı insanlara dini bilgileri öğretmek için gayret gösteren temiz insanlardı. Cemaatlerin o dönemlerde ortak sorunu devletin kendilerini rahat bırakmamasıydı. Tek dertleri de “din”di…

Ne tecavüz haberleri duyardık, ne de cemaatler arası kavgalara şahit olurduk. Mütevazılık önemliydi, özellikle de ilim sahipleri için.

Aradan yıllar geçti, cemaatlerin ortak sorunu ortadan kalktı.

Devlet onları rahat bıraktı ama en emin oldukları varlıktan tokat yediler. ŞEYTAN’ın tuzağına düştüler. Şeytan’ı sadece alkolde, kumarda vs. arayan cemaat fena hazırlıksız yakalandı. 


Dün “din bilinsin ve yükselsin” derdiyle dertlenen cemaat liderleri bugün “ben bilineyim, ben yükseleyim” derdine düştü.

Bugün herhangi bir cemaat mensubuna en büyük günah içinde olan kimdir sorsanız birçoğu, başka bir cemaatin mensubunu veya kendi cemaatinin içinden bir grubu gösterecektir.

Elbette eleştirilerim her cemaat mensubunu kapsamaz ama bizi bekleyen tehlikeyi görmezden gelemeyiz.

Samimi, dindar insanların da rahatsız olduğu şeyler yaşanıyor son zamanlarda. Mayınlı tarla misali herkes adım atmaya, ses çıkarmaya korkuyor ama birilerinin bir şey yapması gerek; özellikle de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın.

Toplum önünde dile getirilen bazı söylemler, dini yorumlamaktan çıkıp başka bir hâl almaya başladı. Açık veya gizli bir “O cemaat kötü, ben iyiyim” yarışı var.

Cemaat yurtlarındaki tecavüz vakaları, takdiri ilahiye emanet edilmiş yurt binaları vs yetmezmiş gibi bir de gün geçtikçe bunlara din adına eklenen hurafeler...

Son zamanlarda hızla yayılan bir istismar var ortada. Ülke genelinde Peygamberimize ait olduğu söylenen bir sakal dolaştırılıyor. Öyle camilerde filan değil evlere bazı hocalar tarafından götürülüyor ve ziyarete açılıyor. Yani aynı anda birçok şehirde, mahallede “Bu, Peygamber sakalı” diye insanlar kandırılıyor.

Peygamber adına yapılan bu saygısızlığı kimler planladıysa ortaya çıkarılması ve dur denmesi gerekmektedir (menşeini tahmin etmek zor değil).

Bu duruma acilen müdahale edilmesi gelecekte oluşabilecek başka istismarları önlemek adına önemlidir. İnsanlar sadece parası çalınınca dolandırılmış olmuyor, dini duyguların sömürülmesi de dolandırıcılıktır.

Toplum huzuru ve birliği için yani geleceğimiz için cemaatlere çeki düzen vermemiz mühim bir meseledir. Birilerinin cemaatleri bir güç gibi görüp maddi ve manevi yönden insanları sömürmesine, özünden uzaklaştırmasına izin vermemeliyiz. Cemaat kimliği kimseyi dokunulmaz yapmaz. Hükümetin muhafazakâr olmasından güç almamalı cemaatler. 

FETÖ ile mücadele ederken başka tehditleri görmezden gelemeyiz. Bir şeyler zıvanadan çıkmadan önce hükümetin ve Diyanet’in somut adımlar atması önemli.

Ün yapan isim yapan bir cemaat hocası adeta kendini iktidar, diğer cemaat gruplarını da muhalefet olarak addediyor. Kendisini Allah’ın seçilmiş kulu ilân edip diğer cemaatleri veya grupları çok kolay reddedebiliyor. Eleştirilere de cevap  hazır, “Beni çekemiyorlar.”

Biri “Ben falanca Cemaatim” diye turizm şirketi kuruyor, yetmiyor başka şirketler kuruyor -ki kurabilir elbette- fakat gereğinden fazla zenginleşmenin ve güç sahibi olmanın cemaat mantığıyla nasıl bir ilgisi olabilir?

Açıkçası hayatımın hiçbir döneminde kendimi cemaatlere bu kadar uzak hissetmedim. Konuştuğum birçok arkadaşım da aynı şekilde düşünüyor.

Cemaatlerin kapatılmasına veya faaliyetlerinin yasaklanmasına karşıyım. Bir muhasebe yapılmasını, yol yakınken yanlıştan dönülmesini temenni ediyorum.

Sorunlarımızı konuşmak bizi dinden çıkarmaz, konuşmaktan korkmayalım.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müslüman 2017-12-28 13:46:51

Gıyım tarzın bıle ıslama uymuyor ahkam kesıyorsun cemaatler hakkında bırkere ıslamı yaşamayı öğren ozaman konuş kendınuze gore ilımlı ıslam yapmak ısrıyorsunuz

Misafir Avatar
Seco 2017-12-29 09:56:48

Ehli sünnetin tek kalesi türkiyedir! 18yıl dile kolay ezan tüekçe okunurken neredeydiniz mesela? Türkiyede ve dünyada toplumun ve bireylerin vede müslümanların yararına twk gayesi K. Kerimi yaymak olan insanları karalamak nasıl bir bağnazlık! Taciz tecavüz olaylarının arkasında örneğin Adıyaman besnide imam hatip müdürü şuan ihraç edildi ve hapisde nedenini ben söyleyeyim çocukları kandırıp taciz iddiasıyla iftira attırdığı için. Bir başka olayda yurduna giden ögrencilere para ve pc karşılığında iftira attıran 2polis mercek altında. Hocası serbest bırakıldı.. Sabotaj la aleni çıkarılan yangınları hiç saymıyorum.. Sözde magdur olduğunu iddia eden aileleri cem Garipoğlu'nun avukatı #metinfeyzioğlu nun savunduğunu açıp bakın internetten.. Kör olmamak lazım! Kasıtlı ve bilerek çevrilen işlerin değirmenine su taşımak sizinkisi. O cemaat yurtlarına gitmeyip hem hafız hem hoca hem üniversite mezunu pırıl pırıl bir gençlik yetiştirin de görelim bakalım.. Gerçeklerin gün yüzüne çıkmak gibi bir huyu vardır.. Sizleri birazda ahlaksız seviyesiz pislik akan tvlere dizilere filmlere eleştiri yaparken görelim.. İgne li fıçısı kanlı börek bayramı livatası olan mason derneklerine sebatayist derneklerine laf atarken görelim birde!

Beğenmedim! (2)
Avatar
turan 2017-12-28 08:35:01

tarikatlar ve cemaatlar hurafelerin tuzağındadır.

Avatar
Mehmet 2017-12-28 13:17:34

Sayın Ayşe Baykal birazda devletin diyanetin yanlışlarından bahsetsene. Mesala demokrasinin laikliğin medeni hukukun ceza hukukun islama aykırı olduğunu haykırsana. Var mı öyle yürek görelim. Dini haberler de göremedim o yüreği çünki benim yazılarımı yayınlamiyor bir de sizinkini görelim

Avatar
ibn abdeeeen 2017-12-28 19:26:04

çok güzel haklı bir eleştiri yazısı