Diyanet’in işi oldukça zor

Diyanet'in cemaatler buluşmasında üstlendiği abilik rolüne daha fazla tahammül edemeyen İsmailağa cemaati, İzmir vekili şarlatan Hüseyin Avni Kansızoğlu'nun çıkışı ile ilk su koyveren cemaat oldu

Diyanet’in işi oldukça zor

Diyanet'in cemaatler buluşmasında üstlendiği abilik rolüne daha fazla tahammül edemeyen İsmailağa cemaati, İzmir vekili şarlatan Hüseyin Avni Kansızoğlu'nun çıkışı ile ilk su koyveren cemaat oldu

04 Şubat 2017 Cumartesi 00:04
Diyanet’in işi oldukça zor
banner221

DiNiHABERLER.COM / öZEL

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında herkes gözünü Diyanet’e dikip, “FETÖ’nün günah galerisini neden daha önce ortaya dökmediniz?” demişti. 

Kimi canlı yayında mikrofondan, kimi bulduğu köşeden Diyanet’e haddini bildirmeye kalktı.

Bu çok bilmişlere göre Diyanet, FETÖ konusunda gereğini yapmayarak bildiği halde susmuş ve milleti uyandırmamıştı.

Hakikaten de ilahiyat ve Diyanet çevreleri, darbe sonrasında FETÖ’yü öyle bir güzel tanımlamışlardı ki yapılan tanımlardan sonra bu örgüte katılan insanın aklını peynir ekmekle yemesi gerekirdi. 

İyi ama Diyanet darbe sonrası anlattıklarını darbe öncesi neden beyan etmemişti?

Bu sorunun cevabı gayet açıktır ki Diyanet ne derse desin millet bildiğini okuyacaktı. Yetmez Diyanet’in yapacağı her açıklamada Yusuf Kaplan, Sefa Saygılı gibi çok bilmişler İsmailağa cemaatinin İzmir vekili Hüseyin Avni Kansızoğlu gibi cahillerin yanına düşüp, “Diyanet, cemaat düşmanlığı yapıyor.”

“Devlet, cemaatleri bitirmek istiyor.”

“Devlet, sivil alana müdahale ediyor. Yetişin millet!” diye yaygarayı basacaklarına kimsenin en ufak şüphesi olmasın.

DİYANET CEMAATLER BULUŞMASI ADIMI ATTI

15 Temmuzun psikolojik etkisiyle herkes gözünü Diyanet’e dikip, “FETÖ konusunda bizi uyandırmadın bari bundan sonraki FETÖ'lere karşı bizi uyar” babından beklenti içine girince Diyanet haliyle cemaatler buluşması yapmak için bazı adımlar attı.

Ön görüşmeler yaptı. 

Yaptığı görüşmeler sonucunda Diyanet uzatılan mikrofonlara haklı olarak, “FETÖ dışında devletin yönetimine kasteden cemaat olmadığını ama var olan cemaatlerin tekfircilikten uzak bir şekilde ötekileştirmeden, Kur’an ve sünnet merkezli hareket etmeleri, şahıs merkezli davranışlardan uzak durmaları ve şiddetle aralarına ne olursa olsun mesafe koymaları” şartıyla çalışma yapmalarını tavsiye etti. 

İMAMI RABBANİ KÖKENLİ HURAFECİ

Normal şartlarda atalar dini haline gelen İmamı Rabbani kökenli hurafeci cemaatlerin Diyanet’in cemaatler buluşmasına icap etmesi pek mümkün olmasa da milletten alacakları tepki nedeniyle yapılan çağrıya mecburen boyun eğip temsilci gönderdiler.

Tabi tribünlerden cemaatlerle buluşma gerçekleştiren Diyanet’e bakıp Millet, ümmeti parçalayan cemaatlerin ülkenin geleceğine katkı babından bir ivme kazanacağı, bir araya geleceği kanaatinde…
Ama gerçek bunun çok çok ötesinde gerçekleşti.

İLK SU KOYVEREN İSMAİLAĞA CEMAATİ OLDU

Diyanet’in abilik rolünden rahatsız olan İsmailağa cemaati ilk su koyveren cemaat oldu. Ve Diyanet’e  İzmir vekili şarlatan Hüseyin Avni Kansızoğlu aracılığıyla mektup bağlamında itirazlarını dile getirdi.

Mektubun sahibi Hüseyin Avni Kansızoğlu’nun sahiplendiği mektup cemaatin içler acısı halini anlatır gibiydi. 

Lider olarak tanınan ve bilinen Kansızoğlu’nun bu mektubu, cemaatin İslam’dan ne kadar uzakta durduğunu gösterdiği gibi İsmailağa cemaatin atalar dini yaşamaya başladığının da apaçık göstergesiydi. (Hey gidi günler, nerede o eski İsmailağa Cemaati)

Herşey bir tarafa cahil Kansızoğlu, İmamı Rabbani’nin avukatlığına soyunup yaptığımız eleştiriler sonrası bizi Mehmet Görmez’in tetikçisi ilan edip Mehmet Görmez ile birlikte bize “cahil ve terbiyesiz” deme cüretinde bulunuyordu. 

CEVAP VER KANSIZOĞLU: (HAŞA) ALLAH MI YALAN SÖYLÜYOR YOKSA İMAMI RABBANİ Mİ 

Yaptığımız yayınlara cevap vermek yerine hakaretle işin içinden sıyrılma kolaycılığı gösteren Kansızoğlu ve adındaki kansızlara sadece bir sorumuz var: “Allah Kur’an’da kendisinin görülemeyeceğini söylerken İmamı Rabbani Allah’ın görülebileceğini çok yerde Mektubatında belirtiyor. Müslümanlar olarak kendisinin görülemeyeceğini söyleyen Allah’a mı inanalım yoksa görüleceğini söyleyen İmamı Rabbani’ye mi? Eğer İmamı Rabbani’ye inanacaksak Allah’a yalancı demiş olacağız. Yok Allah bu konuda doğru söylüyor diyecek isek ki gerçeği budur. Bu takdirde Allah’a iftira atan hurafeci İmamı Rabbani nasıl oluyor da müceddidi elfi sani, ehli sünnetin kalesi ve savunucusu oluyor?”

Evet Kansızoğlu bu soruya cevap ver biz de seninle birlikte gidelim mürşitlerinizin pis abdest sularını İmamı Rabbani’nin tavsiyesine uygun bir şekilde birlikte içelim.
Sözü uzatmayalım. 

Diyanet’in işi oldukça zor

Karşısında Kur’an ve Sünnet ile kendisini yetiştirmiş Müslümanlar olsa iş kolay. Ama karşısında hurafecilerin babası İmamı Rabbani’nin dini ile atalar dinini yaşayan cahiller sürüsü var. 

Bu sürü, tarihte Hz. Ali’nin bile canını almaktan imtina etmezken Diyanet bunların yanında bir içimlik su…

 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 04.02.2017 00:28

banner274

banner273