Görmez, Erbaş, Özafşar ve Şenocak analizi!

Nihayetinde bir kamu görevlisi olan İhsan Şenocak Diyanetçe açığa alındı. Alınmasıyla birlikte devlete isyan bayrakları açıldı ve Diyanet'e "hain" mührü vuruldu!

Görmez, Erbaş, Özafşar ve Şenocak analizi!

Nihayetinde bir kamu görevlisi olan İhsan Şenocak Diyanetçe açığa alındı. Alınmasıyla birlikte devlete isyan bayrakları açıldı ve Diyanet'e "hain" mührü vuruldu!

04 Kasım 2017 Cumartesi 23:33
Görmez, Erbaş, Özafşar ve Şenocak analizi!
banner283

İslamcı medya İhsan Şenocak'ın açığa alınması üzerine Doğan ve Sol medyanın saldırılarını gerekçe göstererek “Hırsızsa benim hırsızım. Teröristse benim teröristim. Sol ve Doğan medyanın saldırdığı bir Müslümanı yedirmem!” moduna girip savunmaya kalkıştı. 

İhsan Şenocak’ı savunma moduna giren İslamcı medya, kendi mahallesine gol atıp Diyanet’e zalim muamelesi çekmeye başladı. Oysa henüz ortada açığa alınma nedenini açıklayan bir gerekçe bulunmadığı gibi Şenocak’ın mazlum olduğuna dair sonucu açıklanmış bir soruşturma da bulunmuyordu.

İSLAMCI MEDYA İHSAN’I NEDEN SAVUNDU?

Ama olsun İslamcı medya İhsan’ı savunmalıydı. Neden?

Bunun kişisel ve kurumsal iki boyutu var tabi ki…


Kişisel olarak; İhsan tarafından bir yazarın yazılarının beğenilmesi, twitter ve face ortamında paylaşılması durumunda aynı anda İhsan’ın binlerce talibanından destek görmek/hit almak vardı. Ne de olsa kalite alınan tıktan geçiyordu. 

Kurumsal olarak ise; gazete veya televizyona İhsan veya sevenleri tarafından reklam teklifi yapılabilir, para bağışlanabilir, şu kadar sayıda abonelik teklifi yapılmış olabilir. 

Gerçekten İslami medyada gündemi Kur'an ve sünnete göre yorumlama, olayları analiz etme, ilim ehli arasında kimin daha ehil olduğunu anlama ve tercih etme konusunda sorun var. Mantık, Kur'an ve sünnet üzere olmayıp amaç da rızai ilahi ve toplum menfaati olmayınca reytingin amaç olduğu yerde elbette Prof. Dr. Hayrettin Karaman mı Cübbeli Ahmet mi deseniz bizim İslamcı medya Cübbeli der. Prof. Dr. Mehmet  Görmez mi, İhsan Şenocak mı deseniz; İhsan Şenocak derler. Derler de sonuçta topluma ne kadar zarar verdiklerinin hesabını asla dönüp yapmazlar. 

Ya da avlayım derken kendileri av olup birilerinin hayallerine ve hedeflerine alet olurlarda farkına dahi varmazlar. 

İFAM’DAKİ ÇOCUKLAR ÜMMETTEN KOPUK!

Tabi kendi gazete ve köşesinin derdine düşen bu düşüncesiz tipler şu gerçeği ıskalarlar: 

 İFAM’da aklı dumura uğratılan, iddia edilenin aksine Kur’an ve sünnet’in çok çok uzağında kendi görüşünü putlaştırmış, ümmetten kopuk nesil yetiştiren, bu yetiştirdiği insanları da İlahiyat ve Diyanet’e düşman eden Şenocak'a hit meraklısı medya, milleti desteğe çağırırken o telef edilen çocukların hakkını kim savunacaktı?



TESETTÜR ÇIKIŞININ ZAMANLAMASI ŞÜPHELİ…

İslamcı Medyaya soracak olursanız Şenocak'ın tesettür çıkışı nedeniyle kendisini savunmak zorunda hissettiklerini söylediklerine şahit oluyoruz. Gerçekte bakıldığında tesettür çıkışı da şüpheli…

Çünkü ön incelemenin başladığı an yapılan bu tesettür çıkışı pek ilahi rızaya dayalı bir çıkışa benzemiyor. Adeta oluşacak ortamda tribünlerden gelecek sesleri, desteğe tahvil etme operasyonu gibi duruyor.

Hadi hocadır, İslamcı medyanın dediği gibi Müslümanlar hocasına sahip çıksın, diyelim.

BU SORULARA İSLAMCI MEDYA NE CEVAP VERECEK

İyi de İslamcı medya! Size sormazlar mı?

Dün Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar açığa da değil savunma hakkı bile verilmeden hoş olmayan bir üslupla görevden el çektirilirken neden savunmadın? Neden milleti direnişe çağırmadın?

Özafşar’dan sonra aynı çark, Prof. Dr. Mehmet Görmez için döndürüldü. Hem de çarkı döndürenlerin arasında bu gün İslamcı medyanın savunduğu İhsan Şenocak da vardı. İhsan Şenocak Mehmet Görmez’e saldıranların başında kendi içinden çıktığı Çarşamba cemaatini gördüğü halde “dur” demedi. Bununla da yetinmedi saldıranların arasında başrolde olan Ramazan Ayvallı ile Görmez’e nispet edercesine buluşmasını pozlayıp “İslami ilimleri müteala ettiklerini” iddia ile resimlerini sosyal medyada paylaşmıştı. 


Mazlumlardan yana olan İslamcı medya, o gün milleti Görmez için direnişe çağırmadığı gibi olanı biteni uzaktan seyretmekle yetindi?

Derken Görmez’in yerine Prof. Dr. Ali Erbaş atandı. Görmez’i yerinden etmek için saldıran İhsan Şenocak’ın sahip olduğu zihniyet bu defa Erbaş’a “FETÖ’cü” deyip saldırdı. Hoca ise kapı gibi Erbaş hoca! Ama İslamcı medyada tek bir satırla dahi Erbaş hocaya destek yazısı çıkmadı. 

Şimdi mesele unvan ise;
Prof. Dr. Mehmet Görmez, Prof. Dr. Ali Erbaş, Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar …
Ve Dr. İhsan Şenocak…
Görüldüğü gibi İhsan Şenocak unvanda solda sıfır kalıyor. 

Mesele hizmet ise;
Görmez, Erbaş ve Özafşar’ın Diyanet’te yaptığı yurt içi ve yurt dışı çalışmalar kat ettikleri yol, ailelerinin bile yanına yoğunluktan gitmedikleri günler hesaplanacak olsa yine İhsan’ı solda sıfır bırakırlar. 

Mesele eser yazmak ise;
Görmez, Erbaş ve Özafşar’ın yazdığı eserler ümmetin sorunlarıyla doğrudan ilgili, üslübu nezih, kucaklayıcı, bilgilendirici ve kaynak eser özelliğinde olmaları yönüyle İhsan’ın kışkırtıcı, hizipçi, ilimden yoksun taraflı diliyle yine İhsan’ın eserlerini solda sıfır bırakırlar. 

Mesele ümmete mal olmak ise;
Görmez ve Özafşar tanınmış yüzleriyle Erbaş yeni başkan olması ama Görmez ve Özafşar ile aynı ekip olmaları yönü ve yaptıkları icraatlarla hem yurt içinde hem de tüm dünyada tanınan, bilinen ve saygı duyulan insanlar. İhsan Şenocak ise Diyanet’in adını ve eğitim merkezini kullanarak ulaştığı kitleler dışında pek tanıyanı ve seveni olmayan bir kimse. 

Mesele ümmetçi bakış açısı ise;
Görmez, Özafşar ve Erbaş’ın ümmetçiliğine herkes şapka çıkarırken İhsan Şenocak’ın hizipçiliğine dünya hem fikir.

Mesele soruşturmayı açan ise;
İhsan’ın görevden alınması esnasında iktidarda olan parti ile Görmez ile Özafşar’ın görevden alınması, Erbaş’ın göreve atanmasında da iktidar da aynı parti yani İslamcı medya mahallesinden bir parti var. 

Her şey ortada…

Görülen o ki Müslümanların değişen şartları ve sahip olmak istedikleri beklentilerine göre mazlumiyete yüklenen anlam da şartlar gibi değişebiliyor. 

Sayın okurlarımız! Siz, siz olun…

Görmez, Erbaş ve Özafşar gibi reklam verecek paranız, gazete alacak hatırı sayılır abonmanınız, parmağınızı çıtlattığınızda Diyanete hain diyecek taliban sürüleriniz yoksa sakın haa sakın boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın!

Sonra ortada ot gibi kalır mı kalırsınız! 

Bizden demesi…

Çünkü Kur’an ve sünnete göre Müslümanlık bekara avrat boşamanın kolay olduğu 28 Şubat öncesine has güzel bir nostalji imiş. 
Müslümanımız artık evlendi. 
Bekar günlerde bol keseden salladığı o günlerin aksine artık sorumluluk tüm ağırlığı ile omzunda...

En büyük sorun ise Kur'an ve sünneti hayata aktarma sıkıntısı. Ağzına bakarsanız tabakta kül bırakmıyor. Lakin uygulamada fetvalar, Kur'an ve sünnete göre değil para ve gücü gösterene göre şekilleniyor. 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 02.01.2018 22:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.