Öne Çıkanlar diyanet İLAHİYAT ÖSYM dinihaberler DİBBYS
banner222

Hüseyin Avni Kansızoğlu'nun peşinden gidenlerin vay haline!
banner221

DiNiHABERLER.COM / öZEL

Mektubu okuyunca “Biliyorsan konuş alim sansınlar. Bilmiyorsan bari sus ki adam sansınlar” sözünü hatırlamamak imkansız…
Çünkü Mektup, baştan sona tam bir cehalet örneği…

Malum bu Kansızoğlu, “uydurma hadislerin kralı” olarak nam salan Cübbeli Ahmet Hoca (!)ya göre “Büyük bir hadis alimi, iyi bir muhaddis” imiş.
Mahmut Ustaosmanoğlu’nun muhaddisi bu ise vayy bu adamın ve bu cahil adama iyi bir muhaddis diyen adamın ardına düşenlerin haline…

MEHMET GÖRMEZ’E ABA ALTINDAN HAKARET!

Kansızoğlu İmamı Rabbani yazı dizimize de gönderme yaparak bizlere de “Mehmet Görmez’in emri altındaki terbiyesiz ve cahiller..” demiş. 
Bu Kansızoğlu denen cahil ve terbiyesiz adam, bizi terbiyesiz ve cahil olarak ilan etmekle kalmıyor Mehmet Görmez’in emri altında olduğumuzu iddia ile aynı zamanda Mehmet Görmez’e de terbiyesiz, cahil demiş oluyor. 

SÖZDE ALİM(!) KANSIZOĞLU’NDAN DİNİHABERLER’E İFTİRA

Bu iddia malumdur ki ispat ister. İspatı mümkün olmayan şey zanndır ki zann ile hareket etmeyi ayet Müslümana yasaklamaktadır. (Hucurat Suresi, 12.ayet)  Zann kişinin içinden geçirdiği vehimdir. Bu vehim dışa yansıyor ve alenileşiyorsa artık zann olmaktan çıkmış iftira boyutuna geçmiş demektir.

Yani “Kılavuzu İmamı Rabbani olanın vay haline!” manşetimizin de haklılığı böylece ortaya çıkmış oluyor. Hüseyin Avni Kansızoğlu örnek olarak Kur’an’ı, rehber olarak Allah’ın kulu ve Resulü Muhammed (as)’i alsa idi burnu bu kadar pisliğe bulanmayacaktı. 

“İMAMI RABBANİ’NİN PEŞİNDEN GİTMEYİN, REZİL OLURSUNUZ” DEMİŞTİK

Bu dünya ile irtibatı kesilmiş Peygamberlerle iletişim kurduğu gibi halüsinasyon gören, histerik ve nevrotik İmamı Rabbani ve onun ardından giden şahısları mürşit edinen Kansızoğlu rezil olmasın da kim olsun!

DİNİHABERLER İLİM SAHİPLERİNE SAYGI DUYAR ŞARLATANLARA DEĞİL

Yazıyı okuyanlar yaşına, başına, sakalına ve sarığına hürmeten en azından ağır yazmamamız gerektiğini dile getirip bizi eleştirebilirler. Dinihaberler.com Allah’ın dini ile oynayan, İslam’ın genlerini bozan ve atalar dinine çevirdikleri İslam anlayışı ile ümmeti parça parça bölen hiçbir şahsı, saygıdeğer bulmaz ve hürmet etmez. Zaten Allah, Kur’an’da bu gibi müsveddelerle mücadele edilmesini ve kendilerine sert davranılmasını Müslümanlara emreder. 

Hem başkasının malı ile zengin, sahip olmadığı ilim ile alimlik taslayanların maskesini düşürmek lazım ki başkalarını kandırmasınlar. 
Gelelim Kansızoğlu’nun cehalet dolu mektubuna…

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez beş madde sayarak cemaatlerin asgari bu konulara dikkat etmesi gerektiğini söylemişti. Bunlar, “Tekfir etmemek, ötekileştirmemek, İslami yorumları Kur’an ve sünnet temelinde anlayıp yorumlamak, şahıs merkezli din yorumlarından kaçınmak, şiddetten uzak durmak” idi.

Kansızoğlu denen cahil, bu maddeleri öküzün altında buzağı ararcasına akla hayale gelmedik şekilde mektubunda ele aldı. 

MEHMET GÖRMEZ ARİF OLANLARA SESLENDİ KANSIZOĞLU ÜSTÜNE ALINDI

Oysa Mehmet Görmez bu maddeleri sıralarken arif olanlara seslenmişti. Arif olanlar anlar babından beş madde de işi özetlerken arif olmayan Kansızoğlu,  “Biz de senin kadar biliriz” demeye getirecek ya “Sen burada böyle dedin de bu nasıl olacak. Ya şunlar şunlar ne olacak. Bunlar da var, bunları ne yapacağız…” türünden saçma sapan sözlerle kendi cehaletini bir güzel ortaya koydu.

KANSIZOĞLU KAFİRLERİ DE TEKFİR ETMEYE YELTENDİ

Tekfir etmeyeceksin bölümünde Mehmet Görmez cemaatlere hitap ederken anlama özürlü Kansızoğlu Yahudileri, Hristiyanları, ateistleri tekfir etmeyecek miyiz? diye çocukça bir soru ile “gayri Müslümleri tekfir etmeyecek miyiz? dedi.

Bu soruyla da yetinmeyip buradan hareketle utanmadan sıkılmadan, “Müslüman olmayanları batıl üzere bilemeyecek ve İslam’a çağıramayacak mıyız? Zihinlerde doğabilecek bu ve benzeri düsturla acaba bunun önü mü alınmak isteniyor, kâfirler himaye edilmek mi arzu ediliyor yahut dinden çıkmanın önü açılmak mı hedefleniyor?” deyip Mehmet Görmez’i kafirleri himaye etmek ve kafirliğe yol açmakla suçlayıp iftira attı. 

Oysa tekfir, “Hz. Peygamber’in vahiy yoluyla alıp insanlara tebliğ ettiği kesin delille sabit olan dinî bir esasın doğruluğunu inkâr edenin kâfirliğine hükmetme anlamında kelâmi bir terimdir. Bu terim zaten küfürleri açık olan gayri Müslümleri kapsamamaktadır.” 

İMAMI RABBANİCİLER TEKFİRCİLİĞE NE DE MERAKLI

Hüseyin Avni, “Biz, Müslümanlar isek ve bizim gibi inanmayanlar, bizim gibi düşünmeyenler Müslüman hüviyetini kabul etmeyenlerse yahut dinin iman esaslarını veya kati dini meselelerden birini inkâr edenlerse tek kendimizi nasıl hak bilip onları dinden çıkanlar olarak bilmeyeceğiz?” demiş. 

İyi de Hüseyin Avni! Bu cahilliğinle kimin alim, kimin cahil, kimin dinden çıkıp çıkmadığına sen mi karar vereceksin? 

Biz ve herkes biliyor ki sana göre bırak Kur’an ve sünneti, dinin genleriyle oynayan hurafeci İmamı Rabbani’yi eleştiren erkes zaten dinden çıkmış oluyor. Eline fırsat geçse kafir deyip boynumuzu vuracağına da şüphe yok…

KANSIZOĞLU HERKESİN FİKRİNE PRANGA VURUP ÜMMETİ STATİKLEŞTİRİYOR

Şefaat ve Hz.Adem’in yaratılışı konusunda da cahilliğini ortaya koyan Kansızoğlu, sırf kendisi gibi olaya bakamadığı için “…birilerini kafir ilan etmeyelim mi?” diye soruyor. 

Yahu Kansızoğlu! Adam avaz avaz dil, hal ve hareketleriyle, “Ben Mü’mim” der ve savaş anında bile Nisa 94.ayette Allah, “Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, "Sen mü'min değilsin" demeyin!” derken sen hangi hakla Müslümanlığı ile onur ve gurur duyan bir insanı sırf senin gibi düşünmedi diye tekfir edebilirsin?

Bir kimse “Şefaat ve Hz.Adem” konusundaki ayetleri inkar etmiyor, “İmamı Rabbanicilerin kendi kafasına göre şefaatçi gördüğü ilahlaştırdığı Mürşitleri ben şefaatçi görmüyorum” diyor, “İnsan yaratılmıştır ama ilk insan Hz. Adem değil o ilk peygamberdir” diyorsa sen hangi hakla ve gerekçe ile bu adamı tekfir edeceksin?

İMAMI RABBANİ’NİN BATIL FİKİRLERİNİ HİÇBİR MEZHEP TEYİT ETMİYOR

Kansızoğlu, “Kur’an ve Sünnet’i doğru anlama ve dolayısıyla yanlış anlamanın önünü kesme mektepleri olan akîdevî ve amelî hak mezhepleri inkar edip Müminlere kendilerinin veya oryantalistlerin süzme batıl mezheplerini dayatan…” diye mezhepsiz ilan ettiği insanları da tekfir etmeye kalkışmış. 

Allah aşkına Kansızoğlu, sizin tüm mürşit bildiklerinizin kaçı mezhepleri takmış, ciddiye almış ve takip etmiş ki… Senin eleştirilmez görüp, Kur’an ve sünnetten dahi tashih etme gereği duymadan ilahlaştırdığın mürşitlerinin tamamının eseri ortada. 

En başta İmamı Rabbani’nin mektubatı olmak üzere tüm mürşitlerinizin eserleri, bid’at ve hurafelerle dolu iken hangi mezhep kriterine vurup temize çıkarabiliyor, başkalarını da mezhepsiz ilan etme zalimliğinde bulunuyorsun?

RABANİCİLERE GÖRE ARKASINDA SÜRÜSÜ OLAN HERKES MÜRŞİT/MÜCEDDİT VE MÜÇTEHİTTİR

Söyler misin Kansızoğlu? İmamı Rabbani, Abdülkadir Geylani, Saidi Nursi gibi peşine takıldığınız insanları müceddit, müçtehit ilan eden siz değil misiniz? 

Bunlar ardına adam toplamayıp sıradan vatandaşlar olarak yaşamış olsalardı yine müceddit, müçtehit diyebilecek miydiniz? 

Hem şu sizin ilmi kriterleriniz kriter mi ki önünüze geleni mezhepsiz, işinize geleni ise müceddit veya müçtehit ilan edersiniz. 

Hem şu müçtehit ve mücedditler neden daima İmamı Rabbanicilerden gelir de piyasada nam salmış fıkıh, tefsir ve hadis otoriteleri müçtehit olamaz hatta size göre mezhepsiz olur ki…

Yazımız devam edecek! Bekle Kansızoğlu…

Kaynak: Dinihaberler.com

Bunlar da İlginizi Çekebilir

banner220