İhsan Şenocak'ın iyi bir animist olduğunu biliyor muydunuz?

Ülke Tv’de Muhsin Bay’ın sunumuyla gerçekleştirilen "Gerçeğin Peşinde" adlı programda bol keseden atan ANİMİST İhsan Şenocak’ın konuşmasını irdelemeye devam ediyoruz...

İhsan Şenocak'ın iyi bir animist olduğunu biliyor muydunuz?

Ülke Tv’de Muhsin Bay’ın sunumuyla gerçekleştirilen "Gerçeğin Peşinde" adlı programda bol keseden atan ANİMİST İhsan Şenocak’ın konuşmasını irdelemeye devam ediyoruz...

13 Aralık 2017 Çarşamba 19:58
İhsan Şenocak'ın iyi bir animist olduğunu biliyor muydunuz?

Umarız, Muhsin Bay, samimiyetine kanıp “Allah, Allah!..” derken Şenocak’ın kendisinin güvenini sarsarak nasıl aldattığını yazılarımız sayesinde anlar.

“İhsan Şenocak’tan akıllara zarar veren açıklamalar” başlıklı haberimizde Şenocak’ın konuşmasında verdiği ilk örneği irdelemiş, İhsan Şenocak’ın Allah’ın dışında Hz. Peygamber (as)’dan yardım dilemenin mahzuru olmadığına dair Nisa 64. ayeti nasıl çarpıttığını ayet ve hadislerle ortaya koymuştuk.

İhsan Şenocak’a göre “Yetiş ya Muhammed!” demek gayet normal imiş. Peygamberden imdat dilemeyi normal gören İhsan Şenocak konuyla ilgili Nisa 64. Ayeti çarpıtırken Kur’an ve Sünnet’ten ve ne de sahabeden tek bir örnek veremiyor. Ama sahip olduğu ANİMİZM düşüncesine sahip menkıbeler üzerinden Müslümanları saptırmaya çalışıyor.

İhsan Şenocak iyi bir ANİMİST’tir. Animizm ise İslam’da şirk olarak reddedilmiştir. İnananları ise müşrik ve sapık ilan edilmiştir.

Şenocak’ın sözünü ettiği bedevi güya peygamberimizin mezarı başına gelmiş ve bir güzel övgü de bulunacak dörtlük söylemiş ve mezardan ayrılmıştır. Duruma şahit olan Utbi evine döner ve rüyasında Peygamberimizi görür. Peygamberimiz Utbi'ye "Git o bedeviyi bul ve cennetle müjdele!" der. 

BEDEVİ ÜZERİNDEN UMUT TACİRLİĞİ YAPAN TASAVVUF

Bu tür olaylarda dikkat edilirse seçilen kahraman daima bir bedevi olur. 

Neden?

Çünkü bedevi cahildir, köylüdür ve kendinden beklenmeyen bir iş yapmış, yaptığı iş de haliyle tazimde bulunduğu makamca büyük kabul görmüş ve karşılığında ödüllendirilmiştir. 

Tarikat tabanı çoğunlukla okuma yazma bilmeyen veya eğitimi zayıf kişilerden seçildiği için bu tür hikayelerle gayrete getirilmek istenir. İyi niyetli ol, senden istenilenleri yap ve cennetle müjdelen!

Şenocak'ın Utbi'sinin cennetle müjdelenen bedevisi de böyle bir cahil!

Kur'an ve Hadislerde Müslümanların nasıl amel edeceği, hangi ibadetleri yapacağı kayıt altına alınmışken bir şiirle cennetlik oluvermiştir. Lakin bu bedevinin sonraki hayatında cennetlik amelde bulunup bulunmayacağı, irtidat edip etmeyeceği, şirke/küfre/nisyana girip girmeyeceği dahi bilinmeden nasıl böyle bir müjdeye nail olduğu ise muamma...

Oysa Kur'an'da bu durum şiddetle reddedilir:

“De ki: Peygamber olarak gelen ilk insan ben değilim ki! (Sanki peygamber olduğunu söyleyen ilk insan benmişim gibi nedir bu kadar tepkiniz?) (Dünya hayatında) benim ve sizin başınıza neler geleceğini bilemem. Ben sadece bana ne vahyediliyorsa ona uyarım. Çünkü ben açıkça uyaran bir elçiden başka bir şey değilim.” (Ahkaf, 9)

Bu konuya dair bir rivayette şöyledir:

Osman b. Mazun öldüğünde, hanımı “Cennet sana mübarek olsun.” manasına gelen bir ifade kullanınca, Hz. Peygamber (asm) ona ters ters baktı ve sonra da

“Sen onun cennetlik olduğunu nereden biliyorsun?” diye sordu. Hanımı

“Ya resulallah!  O senin süvarin ve arkadaşın idi.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber:

“Vallahi ben, benim hakkında nasıl bir muamele yapılacağını bilmiyorum (diğer bir rivayette; ben Allah’ın Resulü olduğum halde, bana nasıl bir muamele yapılacağını bilmiyorum)” dedi.

UTBİ KİMDİR?

Tasavvufçuların görüşüne sıkça başvurduğu Utbi, Masal ve hikaye uydurmada tarihe damgasını vuran İran devletinin bir tarihçisidir. Gazneli Sebük Tigin'in yanında çalışan Utbi 999'da Gazneli Mahmut tarafından Gürcistan'a elçi olarak atanır. 

Utbi'nin masalcı İran'a ait kökeni ile bu hikayeyi değerlendirecek olursak Şenocak'ın anlattığı hikayenin asıl maksadının daha iyi ortaya çıktığı görülür. 

O yıllarda Hacca gelen onbinlerce Müslüman'ın Peygamberimizin mezarını da ziyaret ettiği, ziyaret edenler arasında yüzlerce edebiyatçı, şair, bilim adamı, müfessir, hadisçi, tarihçi olduğu malumdur. Her ziyaret edenin duygulanıp düşüncelere daldığı, dualar ettiği, şiir ve na'tlarda bulunduğu bilinir. Anlık ziyaretlerde bulunan binlerce ziyaretçinin söylediği elbette güzel söz ve şiirler vardır. Lakin şu an tüm teknolojiye rağmen kimsenin kaydedilme imkanı yokken o yıllarda bu bedevinin ettiği şiiri kim not etti?

Utbi için sıradan olan bir bedevi ve şiiri nasıl oldu da kayda geçirildi?

Cennetle müjdeleyen Peygamber neden bedevinin rüyasına girmek varken Utbi'nin rüyasına girme gereği duydu? 

Telefon, internet, postacılık, adresleme, nüfus kaydı, vize ve pasaport gibi adres ve kişiyi tanımaya dair hiçbir sistemin olmadığı dönemde bir kez gördüğü bedeviyi Utbi'nin tanıyıp gidip bulması imkansızken Peygamber böyle zorlu bir görevi Utbi'ye vermekle Utbi'ye zulm etmiş değil midir?

Peki bunları da geçelim... Bir peygamber henüz kıyamet kopmamış, mizan kurulmamış, Mahşer günü kimin cennetlik ve cehennemlik olduğu ortaya çıkmamışken Allah adına nasıl hüküm verip cennetle müjdeleyebiliyor?

Ölmüş bir peygamber nasıl olup da gaybi bir konuda bilgi sahibi olup yaşayan bir insanın rüyasına girebiliyor?

PEYGAMBERİMİZ ÖLMÜŞTÜR

Bu konu ile ilgili peygamberimizin vefat ettiği an ki şu manzarayı hatırlayalım: 

Hz. Ömer'in kılıcını çekip "Kim Peygamber öldü derse kılıcımla onun boynunu vururum" dediği bir yerde Hz. Ebu Bekir devreye girdi ve: 

"Kim ki Muhammed'e (as) tapıyorsa, bilsin ki, Muhammed (as) ölmüştür. Kim ki Allah'a ibadet ve kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah Hayy'dır, ölümsüzdür." deyip sonra da şu ayet-i kerimeyi okudu:

"Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah'a en küçük bir zarar vermiş olmaz. Fakat şükredenlere Allah mükafatını verecektir." (Ali İmran, 144)

Pantalon mücahidi İhsan Şenocak'a şu ayeti de hatırlatmak gerekir ki ölen bir insan ki Peygamberde bir insandır ve ölmüştür. Öldükten sonra bir insan Peygamberde olsa  dünya ile tüm irtibatı kesilir. Animistlerin inandığı gibi ruhları falan da insanlarla iletişime geçemez: 

“Eğer onlara dua ederseniz sizi, dualarınızı işitmezler. Şâyet işitmiş olsalar (bile) size icabet edemezler. Kıyâmet günü sizin şirkinizi inkâr edecekler. Ve sana bunun (bu haberin) mislini (benzerini) verecek (kimse, şey) bulunmaz (Allah’tan başkası haber veremez).”(Fatır, 14)

Şu ayette göstermektedir ki vefat edenler asla dünyaya bedenen ve ruhen dönemezler. Ayette günahkarların hali tasvir edilmek ve dünyaya dönme arzuları dile getirilmektedir. Ayetin muhalifince düşünülecek olursa Dünyaya dönme arzusu içinde olanlar günahkarlardır. Cennetlikler değil. Hal bu iken cennetliklerin dünya ile irtibatları temenni dahil kesilmiştir:

"Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır." (Mü'minun, 100)

Bu ayetler bize şunu da göstermektedir ki "yatır ve evliyaların geldiği, yardım ettiği, savaştığı..." gibi her tür riyavet yalandır.

Tasavvufçuların irtibata geçtiklerini iddia ettikleri ruhaniyat bir safsata olmaktan öte kafir cinlerin bu asalakların gaybden haber alma zaaflarını fırsat bilip irtibata geçerek saptırmasından başka bir şey değildir. Yani ruh diye gelen, görünen, kendisini hissettiren varlık şizofren tasavvufçuların zaafını değerlendiren cin şeytanlarıdır. 

İHSAN ŞENOCAK'A SAPIK DİYEN BİZZAT ALLAH'IN KENDİSİDİR

Burada şu konuyu da izah etmekte büyük fayda vardır:

Animizm, şaman ilkel dinin alt yapısını oluşturan ruhçu batıl bir görüştür. İhsan Şenocak bir animist olarak ruhlardan yardım istenebileceğini savunarak milleti şirke davet etmekte hoş göstermektedir. Bu art niyetini de "Bazıları burada diyecek ki..." türünden başlayan laflarla İbni Teymiyye, Muhammed bin Abdülvehhab gibi kişiler veya Selefi ve saire grupları sayarak bu düşüncesini eleştirenleri EHLİ SÜNNET DIŞI ilan ederek kendi görüşlerine meşruiyet kazandırma yoluna gitmektedir.

Oysa İhsan Şenocak'ı ANİMİST düşüncesinden dolayı müşrik ilan eden ne İbni Teymiyye ne de vahhabilerle selefilerdir. İhsan Şenocak'a SAPIK VE MÜŞRİK diyen bizzat Allah'ın kendisidir. İhsan Şenocak ve tasavvufdaşları utanmasalar Allah'ı da Vahhabi, selefi yapacaklar:

"Allah'ı bırakıp da, kıyamete kadar kendilerine cevap veremeyecek ve kendi çağırılarından habersiz olanlara yalvaranlardan daha sapık kim vardır?" (Ahkaf, 5) 

Müslümanların hayatına Tasavvuf Batıl Dini üzerinden bulaştırılan ŞAMAN KÜLTÜRÜ ANİMİZM'in ne olduğunu öğrenmek için TIKLAYINIZ...

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 24.01.2018 18:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.