Nihat Hatipoğlu hezeyanı!

Nihat Hatipoğlu “Cumhurbaşkanımızın hadisle ilgili hassasiyeti” başlıklı son yazısında Erdoğan’ın sünnet ile ilgili yazısını gündemine aldı.

Nihat Hatipoğlu hezeyanı!

Nihat Hatipoğlu “Cumhurbaşkanımızın hadisle ilgili hassasiyeti” başlıklı son yazısında Erdoğan’ın sünnet ile ilgili yazısını gündemine aldı.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
03 Kasım 2017 Cuma 07:49
Nihat Hatipoğlu hezeyanı!
banner221

Hatipoğlu yazısında hakkı savunmak yerine tribünlere oynamayı tercih ederek hurafecilerden yana rota kırmayı tercih etti. 

Hatipoğlu’na göre durum şu imiş: “Zira iki-üç yıldır özellikle de kendilerine hoca dedirten, bir kısmı ilahiyatçı olmayan, bir kısmı da ilahiyat kökenli olan bazı türedi tipler Hz. Peygamber'i (s.a.v.) devreden çıkarmak, böylece Kur'an-ı Kerim'le oynaşmak için hadis ve sünneti hedef tahtası haline getirmişlerdi.”

Bildiğimiz kadarıyla hadis eleştirileri yapanlar kendilerine pek de öyle hoca denilmesinden hazzetmeyen tipler ve Edip Yüksel dışında hadis konusunda eleştiri getirenlerin tamamı da ilahiyatçı olan kimseler. 

Hatipoğlu’nun iddiasının aksine bu türedi tipler iki üç yıldır değil piyasaya çıktıkları günden beri bu söylemlerini dillendiriyorlar. Ki bu tartışmalar bu günün de konusu değil. 

Hadis üzerinde var olan tartışmalar Peygamberimizin vefatından hemen sonra başlamıştır. Hz. Ömer’in Ebu Hureyre’ye hadis rivayetini yasak etmesi, Hz. Aişe’nin Ebu Hureyre’den için yalancı demesi bu tartışmaların mazisi hakkında bize yeterince bilgi vermektedir. 

Bu tartışmalar sahabeye kadar dayanır, fikir hürriyeti bağlamında ele alınır, dinin ana eksenine zarar vermediği sürece anlayışla karşılanırken ateş olsa cürmü kadar yer yakacak olan Hatipoğlu’nun türedi tipleri neden bir anda gündemi işgal eder oldu? 

Hatipoğlu her nedense Türkiye’de estirilen EHLİ SÜNNET operasyonunun etkisinde kalmış gibi gözüküyor.

Kendisi de nihayetinde bir ilahiyatçı iken topu neden başkalarına atma gereği duyup, “Hadise, sünnete ve Hz. Peygamber'i (s.a.v.) sahiplenmesi gereken hocalar ne yapıyorlar? Hiçbir sorumluluk hissetmiyorlar mı? Yoksa öğretim üyesi olmak, akademik unvanı tamamlamak onları la yüs'el mi yapıyor?” diyerek başkalarından medet bekler.

Türedi tiplerle mücadele kenardan köşeden laf çakmak ile olacaksa bu ancak cahillerin işidir. Hem ilahiyatçı hem de Profesör ünvanlı Hatipoğlu’nun mikrofon ve ekran üstünlüğünü açık ara elinde tutan bir ilim sahibi olarak türedi tiplerin isimlerini ve ortaya koydukları verileri, delilleriyle birlikte bir bir çürütmesi gerekir. 

EHLİ SÜNNET TARTIŞMASI MASUM BİR HADİS TARTIŞMASI DEĞİL

Hadis tartışmaları bu günün sorunu da değilken ne oldu da bir anda millet sünnet konusuna dikkat kesildi?

Kutlu Doğum Haftası tartışmaları bahane edilerek maalesef önce Diyanet’e saldırılar başladı. Ardından da İhlas medyanın başını çektiği bu operasyon yerini ağır ağır EHLİ SÜNNET tartışmasına bıraktı. FETÖ’nün bıraktığı boşluğu doldurmak isteyen Vatikan kontrollü hurafeci cemaatler bir noktada buradan güç devşirmek istedi.

Diğer taraftan EHLİ SÜNNET OPERASYONU Türkiye, İran, Irak arasında oluşması beklenen dostluk köprüleri baltalanarak Ortadoğu’nun İsrail, ABD ekseninde haçlı ittifakına terkedilmesi projesidir.

Dikkat edilirse aynı çevreler zamanında Türkiye’nin Mısır ile yaklaşması karşısında İhvan üzerinden yakınlaşmayı boykot etmiş, Suudi Arabistan ile yapılacak anlaşmalarda ise Vahhabilik bağlamında yaptıkları algı operasyonuyla anlaşmaların sekteye uğraması adına ellerinden geleni yapmaktan geri durmamışlardı.

Görüntüde Allah’a taat ve ibadetle meşgul olan insanların sosyal medyaya yansıyan yüzlerini tanıdıkça taat ve ibadetin ötesinde devletin uluslararası anlaşmalarına posta koyacak derecede söz sahibi olmak istediklerini görüyoruz. 

Kur'an Kursları ve İmam Hatiplerin kapatılması, başörtünün yasaklanması, Suriye ve benzeri ülkelerdeki Müslümanların dramında ortada gözükmeyen hurafi cemaatlerin uluslararası anlaşmalarda bir anda peydahlanmaları üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir konu...

HATİPOĞLU İDDİALARA NEDEN CEVAP VERMİYOR?

İslam’da her alanda olduğu gibi dini alanda da fikir hürriyeti vardır. Hakaret etmediği ve ortamı teröre boğmadığı sürece bu tür tartışmalar Müslümanların araştırmasına yardımcı olduğu gibi bilgilerini taze ve diri tutmalarına da yardımcı olur. 

İlim adamına yakışan varsa algıladığı bir saldırı, yapılan bir yanlış, edilen hatalı bir yorum karşısında çıkıp delilleriyle o saldırıyı püskürtmesi, yanlışı izale etmesidir. 

Hurafecilerin yaptığı gibi ya bizimsin ya toprağın mantığıyla düşünceyi kamuoyu gücüyle bastırmak İslam’a ve Müslümanlara yapılacak en büyük kötülüktür.
 
Hem dikkat edilirse Türkiye ve Ortadoğu’da ortalığı teröre boğanlar Hatipoğlu’nun iddia ettiği gibi hadis eleştirmenleri değil her tarafından cehalet akan, kuru taklitçi tarikat gruplarıdır. 


“Sünneti fütursuzca, ilkesizce, saldırganca tenkit edip yok sayan, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) anlatılmasından rahatsız olan, mucizelerini inkâr eden bu türedi tiplere kimler imkân ve güç devşiriyor, bakmak lazımdır. Bu tipler ve arkalarındakiler asla insanımızın hayrına iş yapmıyorlar.” türü bu sözler gerçekten Nihat Hatipoğlu'na yakışmıyor. Doğru veya yanlış konuşanın ağzını kapatmak cahilin işidir ilim adamının değil. 

İlim adamı doğru yada yanlış ortaya konulan her tezin karşılığını antitezle savunur. Öyle antitez ki ortaya koyduğu deliller karşısında herkes şapka çıkarmak zorunda kalır. Ramazan Ayvallı ile Cübbeli Ahmet gibi, "Efendim bu hadis! Hadise saldırıyorlar. İmdat! Yetişin.." demek ucuzluktur, ilmi ayağa düşürmektir. 

Allah bile ilah olduğu halde Kur'an'da kendi varlığını ispat etmek için bin türlü delil ortaya koyarken hadisleri savunan bir kimsenin hiçbir delil ortaya koymadan "Hadislere saldıranlar var" deyip topu taca atması gerçekten bir ilim adamına yakışmıyor. 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 03.11.2017 11:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sanane 2017-11-03 11:55:00

otu boku eleştirmeyi çok seviyon admin. bir haddini bilemedin gitti

Avatar
Imam 04 2017-11-03 17:21:34

Admin hz. Aişe Ebu hureyreye yalanci demis demissin. Bunu ilmi olarak ispatla. Allah icin. Bnde bunun yalan oldugunu ispatliyayim. Hodri meyda

Avatar
Yerli 2017-11-03 08:30:49

Sen nasıl Reisin atadığı birine söz soyleyebilirsin yoksa egeliler mi susadin. ..

Avatar
Hüdai 2017-11-03 13:36:53

Bir mustafa kemale daha ihtiyaç var tüm tarikatları kapatıp müntesiplerinide yapacaksanız irşadınızı burdakilerin daha çok ihtiyacı var deyip çine süreceksin

Avatar
aga 2017-11-03 13:34:01

yav bırakın bu nakitoğlunu kaale alıp gündeme getirmeyi.

Avatar
Nakitoglu 2017-11-03 17:45:57

Bence hatipoglu rivayetlerle hikayelerle insanlari duygulandirip aglatmayi ve uyuytmayi cok seviyor . Eger islam bihaber olmayan insan nigat hatipogluna karsi cikti mi da sonra admine sen haddini bilmiyirsun diye karsi cikiyorlar reisin atadigina vs vs . Reis belki kanallarda tüccarligi birakir belki hikaye anlatip milleti kandirmayi birakitmr diye atadi ama malesef olmadi bigun oglu cikti bigun kendi hatipoglunun. Bence hatipoglununda aciga hatta görevden alinmasi lazim .

Avatar
Fenomen 2017-11-04 17:34:36

Hálâ bu Nihat nakitoglu'nu savunanlar var yazık ya.kutuk ağlıyordu masallarıyla bu milleti uyutan bu dolar milyoneri din satarak koltuğunu sağlamlaştırmak gaye edinmiş Fakir peygamber anlatarak zengin olmuştur.uydurma hadiscilik kendi rekorunu Cübbeli ye kaptirmis sağa sola saldıran bir şahsiyettir.

Avatar
yeloğlu 2017-11-04 00:12:57

kütükten nağme çıkmaz.ne bekliyordunuz ki?!?

banner274

banner273