Kıyametin büyük alametleri arasında sayılan “Dabbetu’l Arz”’ın çıkışı konusu hadis-i şeriflerin dışında, Kur’an’ı Kerim’de de haber verilmektedir.  

Dabbe kelimesi Kur’an’da Hud suresinin altıncı, Ankebut suresinin altmışıncı ayetlerinde “canlı” anlamında kullanılmaktadır. Konumuzla ilgili olan Dabbetu’l-Arz’dan bahseden ayet ise mealen şöyledir:

“O söz başlarına geldiği (kıyamet yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir Dabbe (mahlûk) çıkarırız da, bu onlara insanların ayetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.” (27.Neml–82)
Ayetten, kıyamete yakın, yerden bir canlı çıkarılacağı ve bu canlının, insanların Allah’ın ayetlerine kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyleyeceği anlaşılmaktadır.

Acaba Dabbetu’l-Arz bir insan mı, yoksa hayvan mıdır? Gene acaba Dabbetu’l- Arz bir tane olarak mı yerden çıkacaktır, yoksa bu bir cins ismi midir? Bu sorulara net cevaplar vermek mümkün değildir. Ancak her halükârda konuşacağı ve insanlara iman açısından durumlarının yeterli olmadığını söyleyeceği belli olmaktadır.
Konumuzla ilgili olan aşağıdaki hadisi Müslim ve Ebu Davud rivayet etmişlerdir:

İbn Amr İbn As (r.a.) anlatıyor: Resulullah buyurdular ki: “Çıkış itibariyle, kıyamet alametlerinin ilki güneşin battığı yerden doğması, kuşluk vakti insanlara Dabbetu’l-Arz’ın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de hemen peşindedir.” (Prof. İ. Canan, c:14,s:144,5047. hadis)

Aşağıdaki hadisi Tirmizi nakletmiştir:

Ebu Hureyre (r.a.)’in rivayetine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Dabbetu’l-Arz, beraberinde Hz. Musa’nın asası ve Hz. Süleyman(a.s.)’in mührü olduğu halde çıkar. Asa ile mü’minlerin yüzünü cilalar, mührü ile de kâfirlerin burnuna basar. Öyle ki, sofra ehli toplanınca biri diğerine (yüzündeki parlaklıktan dolayı) “Ey mü’min!” der, diğeri de (öbürüne, burnundaki mühür damgası nedeniyle) “Ey kâfir!” der. (yani mü’min de kâfir de yüzünden tanınır.)” (Prof. İ. Canan, Kütüb-ü Sitte, c:3, 728.hadis)
Bu hadisten, Dabbetu’l-Arz’ın zuhuruyla birlikte münafık sınıfının yok olacağı, çünkü bu tür insanların kendilerini gizleyemeyecekleri belli olmaktadır.

Günümüze kadar yaşanan bazı olaylar göz önünde bulundurularak, Dabbetu’l-Arz hakkında birçok tahminde bulunulmuştur.

Bazıları insanın vücudunu kemirecek bir çeşit mikrop, bazıları AİDS hastalığı olarak yorumlamışlardır.

Konu, kıyametin alametleri arasında anlaşılması en zor (müteşabih) olanı şeklinde görünmektedir. İyi niyetle yapılan bütün yorumlara saygı gösterilir. Fakat kendimizi bağlayacak şekilde konuyu te’vil etmek ve çok geçmeden yanıldığını anlama durumuna düşmek doğru değildir.

Dabbetu’l-Arz’ın kıyamete çok yakın bir zamanda zuhur edeceği ve insanlara yanlış yolda olduklarını, tam olarak iman etmediklerini haber vereceği anlaşılmaktadır. Bundan, Dabbetu’l-Arz’ın akıllı ve konuşan bir varlık olacağı anlaşılmaktadır. Yine de mevcut bilgilerle Dabbetu’l-Arz’ın mahiyetini tam olarak anlamamız mümkün değildir.
Dabbetu’l-Arz çıktığında insanların durumlarından pişmanlık duyacakları, ancak bu pişmanlığın kendilerine fayda vermeyeceği konunun bütünlüğü içinde belli olmaktadır.

Konudan anlamamız gereken mesaj şu olmalıdır:

Tam ve sağlam bir imana sahip olmalı, hidayet üzere bulunmak için takva ile Kur’an’a sarılmalıyız. Son günler gelip de Dabbetu’l-Arz çıktığında veya güneş batıdan doğduğunda hiçbir işimizin bize faydası olmaz, tövbemiz kabul edilmez.

O günlere erişemeyecek olan da, eceli geldiğinde ruhunu teslim edeceğine göre, imanın sıhhatli olmayacağı ve tövbenin kabul edilmeyeceği yeis haline düşmeyi beklemeden, kâmil bir mü’min olmaya ve Allah’ın rızasını kazanmaya bakmalıdır. Kıyamet alametleri, o günlere kavuşacaklar için yeis vaktinin başlangıcıdır; O günlere kavuşamayacak olan kişilerin yeis zamanları ise, ruhlarını teslim edecekleri vakittir. Önemli olan, yeis vaktine kavuşmadan kâmil mü’min olabilmektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.