Olamaz denilenler oldu, hiç beklenmedik bir anda, dağ dağa kavuştu; kaderin muğlâk çizgileri kabardı , alenî oldu.Keş Dağı, koca bir yüreğe, koca bir dağa, mihmandar oldu.

Anadolu’nun bağrından büyüyen çınar, bir dağ başına bayrak oldu. Yâre vefalı, itaatkâr, mütevazı… Ağyâra vakur heybetli… Muhsin Başkan Anadolu’ya âşık, yurdunu ‘yâr’ edinenlerdendi.

İnsanlar, ortalama 60-70 yıllık ömürlerine ne sığdırırlar, neler yaparlar? Çocukluk, gençlik, eğitim dönemi çıkınca, oldukça kısıtlı bir zaman dilimi kalıyor geriye. Yeme içme uyku… Kimileri sadece bir makine, fizyolojik bir kalıp gibi, fiziki ihtiyaçları yerine getirerek, silik bir silûet olarak yaşar, silik bir silûet olarak ölür.

Ama kimileri de vardır; varlıkları bulunduğu topluluğa bir lütuf, yaptıkları ülkelerinin tarihinin akışını etkileyen nefes olur.

İşte Muhsin Başkan yaşantısıyla, yaptıklarıyla bu ülkenin bir dönemine imza atmış, belli çentikler kazımıştır. İnandığı değerler için, insanoğlunun en zayıf, ama en kıymetli noktası olan “canıyla imtihan olmuş” bir kere dahi makas değiştirmemiştir.

Az bir şey midir, canına kıymıklar battıktan sonra kalkıp korkmadan dikenlere saldırmak. Ne için? İnandığı mefkûre -mefhum - dava için ! İşte “ bir canım var,o da millete feda” sözünü fiiliyata dökebilmek…

Az bir şey midir, bedenindeki çektiği işkencelerin meşum izleri silinmeden “ tankınızın üzerine çıkarım” diyebilmek?

Az bir şey midir, tabutluklara konulup, tırnaklarını kerpetenlerle çektirip, yaralarını güneşte kurutmaya çalıştığı günlerin akabinde, ölümün nefesini ensesinde hissettiği halde, acılarını unutmadan , “ millete yönelen tanka selam durmam” diyebilmek ?

Basit soruşturmalardan sonra, değil “dâvâ“ demek, eski arkadaşlarının semtine dahi uğramayan ürkeklerortada cirit atarken, iman kuvvetiyle, deklânşörlerin en ön safına takılabilmek…

Böyle hâlis, böyle kavî yürek, az geliyor yeryüzünün keşmekeş dolu kirli cidârına… Böyle yiğit, böyle civanmert az geliyor, kaygan zeminlerde gezinen nefsin dizginini eline alıp, tarihin tehlikeli zamanlarına güzel nişan bırakabilen…

Böyle dağ gibi heybetli, kararlı yürekleri, zeki ferâsetli beyinleri, bükülmeyen çelik bilekleri, bize hep çok gördüler.

Aynı Resulullah’ın üstün vasıfları karşısında, kinlerinden tırnaklarını ısıran “neden bizim soyumuzdan gelemedi, bizim gibi düşünmüyorsa, bu dünya ona dar olmalı” diyerek, işkence yapanlar gibioldular. Tuzak kurmak, işkence etmek, hile yapmak hep onlar gibi düşünenlerin şiârı oldu. Gizli iş çevirmek, istenmeyeni bir şekilde susturmaya kalkmak, hep onların sığınakları oldu.

Dağlar kirli nefeslerle erimez, görüneni kadar görünmeyen kısmı da vardır ve oradan insanlığın ruhuna hitap etmeye devam ederler. Öldükçe ürer, ezildikçe kükrer, kesildiği yerden yeni şıvgınlar biter. Sonra dağ yamaçları lâlezâr olur, gülşen olur, nice Muhsinler bu millete, “Başkan” olur.

Dağlar devrilmez; içinden lâvlar aksa da,hep dik,hep sağlam olurlar.Cansız gözükseler de dünyaya denge olurlar, eteklerindekilere gölge olurlar. Zirveleri kar olsa, boran olsa da, bu onların yüceliğinin emâresi, gücünün nişânesi olur.

Dağlar, sadece Ferhat gibi âşıkların karşısında erirler; söz konusu düşman olunca, oldukça sert, oldukça heybetli olurlar geçit vermezler. Ve burçlarına bayrak dikilir, onlar mânen hiç ölmezler.

Muhsin Başkan…Yüreği çatal,tek kişilik ordu… Ebu Zer gibi tekti, Ömer gibi mertti ! Düğün mü,Bayram mı? Bu kalabalık ne, nedir bu mahşerîakın? Bir yiğit, bir yiğit gidiyor, dünyadan ukbâya…

Ben kadın halimle çıksaydım dağlara. Ellerimle temizleyip, siper olsaydım yağan kara.Beş bin insan değil, beş milyon çıksaydı! Her bir adıma, her bir otun başına… Ey yiğit! Ey aslan uğurlar ola, rahat uyu bargâhında…

Sen ey yiğit ! İstiklâl Marşı dedin, Kur’an-ı Kerim dedin… İnsanlık şahit ki, bunun için mücadele verdin… Şimdi ebedî bekçilik yapmak üzere marşın yazıldığı yere gittin. Kim diyor gömüldü diye ? Bizim ölülerimiz diridir, bizleri yöneten ölülerimizdir !

İstiklâl Marşına gönül verdin, şimdi onun başını bekleyen nöbetçisin…Onu ruhlara okumak üzere görevlendirildin.Ölümünün sene-i devriyesinde, rahmetle anıyoruz.

Ruhu şâd olsun. Âmin

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
mehmet emin akbaş 7 ay önce

amin Allah rahmet eylesin