Değerli Kardeşim!

Amel, yapılış niyetine göre değer kazanır. Bir başka ifadeyle, amele sevap veya günah niteliği kazandıran, yapılışındaki niyettir.

Bilinen bir darbı mesel şöyledir: Yolculuk yapmakta olan bir insan, bir ağacın altında dinlenirken aklına şöyle bir şey gelir: Burası yolcular için bir dinlenme yeridir. O halde şu kenara bir kazık çakayım da yolcular dinlenirlerken hayvanlarını bu kazığa bağlasınlar. Bu niyetle yan tarafa bir kazık çakar. Bunu yapan kişi, doğal olarak bu iyi niyetli işinden dolayı sevap kazanır. Daha sonra aynı yerde bir başka yolcu dinlenirken yan taraftaki kazığı görünce şöyle düşünür: Burada dinlenmekte olan bir yolcu bir ihtiyaç için şu tarafa giderken ayağı bu kazığa takılıp düşebilir. O halda bu kazığı sökeyim de insanlar olası bir kazadan korunmuş olsunlar. İkinci yolcu, bu düşünce ile kazığı söker. Doğal olarak bu şahıs da iyi niyet eseri olan bu işinden dolayı sevap kazanır. Demek oluyor ki, bazen iyi niyetle yapılan birbirine zıt iki iş de sevap kazandırmaktadır.

Bütün işlerde iyi niyet sahibi olmak gerekir. Ancak yanlış olduğu herkes tarafından bilinen ve iyi niyetle bağdaştırılması mümkün olmayan kötülükleri iyi niyet eseri diye takdim etmek mümkün değildir.

Yapılan iş aynı olduğu halde, sahip olunan niyet nedeniyle, o iş ile sevap veya günah kazanmak mümkündür. Buna birkaç örnek verelim:

Namaz Kılanın Durumu:

Namazın farz olduğuna inanıp, bu farzı yerine getirmek niyetiyle Allah için namaz kılan kişi, ibadet etmiş olur.

Namazı gösteriş için kılan kişi, ancak günah kazanır; göreceği menfaat, bu dünyada alacağı övgüden ibarettir.

Namazı, müşterim artsın diye kılan kişi, günah kazanır; bütün karı sadece artan müşterileridir.

Namazın farz olduğuna inanmadan namaz kılan kişi, jimnastik yapmış olur. Namazın farz olduğuna inanmadığına göre, zaten mü’min değildir.

Oruç Tutanın Durumu:

Oruç tutmanın  Allah’ın emri olduğuna inanarak ibadet niyetiyle oruç tutan kişi, ibadet etmiş olur.

Adet ve alışkanlık olarak oruç tutan kişinin, sevap olarak bir kazancı olmaz.

İnanmadığı halde oruç tutan kişi, rejim yapmış olur; inanmadığı için zaten mü’min değildir.

Gizlice yeme imkanı bulunduğu için, orucu riya için tutma durumu pek olmaz; ancak oruç tutmadığı halde tutuyormuş gibi davranan olabilir. Bu da günah üstüne günahtır.

Hac Yapanın Durumu:

Allah’ın emri olduğuna inanarak hac yapan insan, ibadet yapmış olur.

Hacı olarak şöhret kazanmak ve insanlardan saygı görmek için hac yapan kişi günahkar olur. Elde edeceği bütün menfaat, insanlardan göreceği ilgiden ibarettir.

İnanmadığı halde hac yapan kişi ise, turist olarak gezmiş olur. İnanmadığı için, zaten mü’min değildir.

Dindarlık ve Sosyal İlişkiler:

Dindar olmak, büyük bir mazhariyettir. Fakir, zengin, amir, memur, tüccar, müşteri, siyasetçi vb. insanların dindar olmaları ancak takdir edilir. Ancak hangi sosyal sınıftan olursa olsun, dindar insanların bazı şeylere dikkat etmeleri gerekir.

Nasıl mı?

Bazı örnekler verelim:

Herkes gibi, dindar kimselerin de ticaret ve siyaset yapma hakları vardır. İşlerini yaparken dindar kimliklerini muhafaza etmelerinden daha doğal bir şey de olamaz. Ancak ticaret ve siyaset yaparken, dinlerini yaptıkları işlere alet etmeleri, dindarlıklarını kullanarak yaptıkları işten daha karlı çıkmaya çalışmaları asla tasvip edilemez.

Din, kişisel ve kurumsal menfaatlere alet edilmemelidir.

Dindar olmanın karşılığı, insanlardan değil, Allah’tan beklenmelidir.

Dinini yaşamak, ahiret hayatı ile birlikte düşünüldüğünde, uzun vadede en büyük kardır; dinini yaşamamak ise bu anlamda en büyük zarardır.

Dini, dünyevi menfaatlere alet etmek ise, onu yaşamamaktan daha da büyük bir zarardır.

Sevgili Kardeşim!

Sorumlu olduğun amelleri ihmal etme.

Her işini iyi niyetle yap.

İyi niyet, ihlas üzere olmayı gerektirir.

Allah’a tam bir teslimiyet içinde bulunarak ihlaslı ol

Hedefin, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak olsun.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner205