KA-DER'den Kadınlar Günü mesajı
Grup sayfamız için  

Kur’an Aşıkları Derneği (KA-DER) Genel Merkezi 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü farklı bir şekilde kutladı. Afişe cennetin annelerin ayağı altında olduğu, insanların hayırlılarının hanımlarına hayırlı olanlar olduğu, ailesine en hayırlı kişinin Peygamberimiz olduğu konusunun işlendiği bir hadisi-i şerif yazıldı. Hazırlanan bu afişler Şanlıurfa ilinin merkezindeki işlek caddelere asıldı.

Konu ile ilgili görüşüne başvurduğumuz Kur’an Aşıkları Derneği (KA-DER) Genel Başkanı Fethi KÜÇÜK şöyle dedi:  “8 Mart geliyor, yine bir kadınlar günü daha kutlanacak. İnsanlar kadınları, sorunları konuşacak ve tartışacaklar. Kadının daha da özgür olması için örgütlemeye teşvik edecekler!
   
Bayan kardeşlerimiz bilsinler ki; bunların hepsi hamasi ve aldatmaca nutuklardır. Eğer kadın özgürleşecekse, bunu, Marksist ve materyalist bir düşüncenin arzu ettiği şekilde evinden ve erkeğinden uzaklaşarak değil, aksine İslam’ın istediği şekilde evine ve erkeğine daha da yakınlaşarak başaracaktır.
    
İslam’a göre, bir gün değil, her gün kadınlar günüdür.
    
Sevgili Peygamber (s.a.v) Veda Hutbesinde: “Ey insanlar! Kadınlarınız üzerinde hakkınız, kadınlarınızın da sizin üzerinde hakları vardır.” diyerek, daha yedinci yüzyılda, kadınların haklarını ilk olarak açıklamıştı.
      
Yine Muaviye İbni Cahime es- Selemi (r.a)’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v):
“Cennet annelerin ayağı altındadır.” (İbni Mace, Cihad, 12) buyurarak kadına cennet gibi bir değeri bahşetmiştir.
 
Ayağının altında cennet olan anneler! “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nüz kutlu olsun.” dedi.


Kadınlar Gününün Tarihçesi
Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi. 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması ise 1970'lere rastlar.
      

İslama Göre, Bir Gün Değil, Her Gün Kadınlar Günüdür
      
Gerçek şu ki; kadın, gerçek yerini İslâm’da bulmuştur. İslamiyet ile kadın vakar, şeref ve sosyal statü kazanmıştır, iktisadi ve hukuki hakları garanti altına alınmış, kadının evlat, eş ve anne olarak statüsü yükseltilerek erkeğin sahip olduğu birçok hak ve imtiyazlar verilmiştir.
    
Gelelim günümüze;
       
Kadını  korumak, kadına yönelik şiddetin önlenmesi noktasında birçok çalışmalar, hukuki düzenlemeler yapılıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, sivil kurum ve kuruluşlar bu sorunun üzerine çok fazla yoğunlaşıyor ve çözüm odaklı çalışmalar yapılıyor. Dayakçı kocaya cezalar veriliyor, belli bir süre evden uzaklaştırılıyor, kadın koruma altına alınıyor. Vs.
      
İlginçtir bütün bu çalışmalar, şiddet ve cinayetleri ortadan kaldırmaya yetmiyor ve kadınlar sokak ortasında katlediliyor. Kadın cinayetleri aralıksız devam ediyor. Gün olmasın ki sokak ortasında bir kadın bıçaklanmasın, kurşunlanmasın. Hem de bütün dünyanın gözü önünde.
     
Hayat, ölüm ve ölüm ötesine dair sorumluluk taşımayan, onlar hakkındaki bilgilere kulak tıkayıp mahşerdeki hesaba inanmayan bir kişiyi hangi yöntemlerle cinayet işlemekten ve şiddete yönelmekten vazgeçirebilirsiniz ki?
      
8 Mart dünya kadınlar günü arefesindeyiz. Haberleri izliyorum. Bir kadın organlarını bağışlıyor ve şöyle diyor: “Mahkeme kocama iki aylık evden uzaklaştırma cezası verdi. Üç gün sonra bu süre bitecek ve eve gelecek. Ben ise çaresiz ve kendimi koruyacak durumda değilim. Bu adam nasıl olsa beni öldürecek. Bari organlarımı bağışlayayım da sevap kazanayım.”
   
Kanım donuyor, başım dönüyor, insanlığımdan utanıyorum. İnsan kanı, insan canı bu kadar ucuz ve korumasız mı? Biz neyi ihmal ettik, nerede yanlış yaptık ki insanlar bu kadar canileşti!
    
Aslında bunu sebebini çok iyi biliyoruz. Kadın ve erkek olarak Kur’an’ı hayatımıza taşımazsak, dinimizi yaşamayı öncelik sırasına göre yüzüncü sıraya koyarsak olacağı budur. Eğer Rabbimizin şu ilahi ikazını bilseydik ve uysaydık toplum olarak bu hale gelir miydik? İşte ilahi ikaz;
      
30- “Şüphesiz sen de öleceksin, muhakkak onlar da öleceklerdir!
      
31- Sonra gerçekten de siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.” (Zümer 30,31)
      
Gelin bu ihmalimizin telafisi için Rabbimize şöyle dua edelim.
       
Allah’ım! Kendi lütfunla bize hidayet ver de senin bizden istediğin imana sahih olalım. Sana gerçek manada bir kul olalım. Böylece rızana kavuşarak cenette dahil olalım. İnşallah

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.