‘Devlette işe girmek!’ birçok gencin en büyük hayalidir. Hangi eğitim seviyesinde olursa olsun, devlet memur olunca, ‘Hayatım kurtuldu!’ düşüncesi yaygındır. Çünkü ekmek parası kazanmak kolay değildir. Ekmek parası kazanmanın üç yolu vardır; Kendi işini kurmak, özel sektörde çalışmak, devlet memuru olmak. Babadan kalma, ömür boy çalışmadan geçinecek paranız yoksa, başka bir alternatifiniz yoktur.

Hem devletten çalışmış, hem özel sektörde görev almış, şimdi de kendi işini yapan biri olarak, şu tespitlerimi çok rahat paylaşabilirim.

Özel sektör

Özel sektörde çalışmak, insana iş yapmayı öğretir. Yoğun bir tempoda çalışıyor olsanız bile, o işin nasıl yapılacağını, işi nasıl geliştirebileceğinizi öğreniyorsunuz. Ancak emeğiniz karşılığını alma ihtimaliniz zayıftır. Bir sonra ki yıl içerisinde aynı kurum ile çalışıp çalışamayacağınız, yıl içerisinde ki performansınıza veya masa başında ki pazarlık yeteneğinize bağlıdır. Sigortanız ya asgari ücretten yatırılır veya yatırılmadığını hastaneye gittiğinizde öğrenirsiniz. Tabi ki kendiniz takip etmemişseniz.

Kendi işini yapmak

Kendi işini yapmanın en iyi tarafı, üretmek zorunda oluşunuzdur. İşinizi ayakta tutabilmek veya geliştirebilmek için sürekli üretken olmanız gerekiyor. Her yıl bir önceki yıldan daha farklı yöntemlere kafa yoruyorsunuz. Sigorta primleriniz ve çalışanlarınızın maaş ve primleri gibi ek masraflarınızı da sürekli kazanabilmek zorundasınız. Kendi işinizi kurarken yapacağınız hataların maddi bedeli çok ağır olur bazen. Borçlar, kredi kartları, alacak verecek dengesi kurma gibi birçok sıkıntı ile yaşamak zorundasınız.

Devlet memurluğu

Devlet memurluğu, kurulu bir düzen içerisinde yerinizi ve işinizi öğrenmekle sabitlenir. Size verilen bir iş vardır. Bu işi, size belirlenen gün ve saatler içerisinde yapmanız gerek. Amiriniz dışında bir muhatabınız yoktur. Geliriniz belli olduğu için, giderinizi gelirinize göre planlamanız yeterlidir. Sigorta ve işe devam edip etmeme gibi bir derdiniz yoktur. Sizi kimse işten çıkartamaz. En kötü halinizle bile, başka bir yere gönderilirsiniz.

En rahat olanı olduğu için ‘Devlet memurluğu’ tercih edilir. Maaş garanti, sigortanız zaten yatırılıyor, alacak verecek sıkıntısı yaşamazsınız, seneye işsiz kalma korkunuz da olmaz.

Düğmeye basınca çayınız geliyor mu evde?

Düğmeye basınca çayınız geliyor makamınıza, masanıza. Evinde düğmeye basınca çay getirtebileniniz var mı? Devlet size bu imkanı, vatan(daş)a hizmet edin diye sunuyor.

Makamınızda, masanızda içtiğiniz çayın parasını devlet ödüyor. Devlet bu çay parasını milletten aldığı vergilerle ödüyor. Yani, içtiğiniz çayın, çaya kattığınız şekerin parasını ödeyen millete hizmet etmektir, devlet memurluğu.

‘Vatan sevgisi’ denilince, mangalda kül bırakmayan bir milletiz. Her birimiz, diğerinden daha çok vatansever olduğumuzu iddia ederiz. Bir devlet memurunun vatan sevgisi, işini iyi yapmasıdır.

Sınır da nöbet tutan bir askerin görevi ne kadar kutsal ve önemli ise, her devlet memurunun görevi de o kadar önemli ve kutsaldır. Sınır nöbetinde uyuyan bir askerin ihaneti ne ise, devlet memurluğu makamında, işini ihmal eden bir memurun ihaneti de aynıdır.

Devlet memuru olduğu halde sürekli işinden ve maaşından şikayetçi olan arkadaşlarıma ‘Madem bu kadar kötü bir iştesin, neden istifa etmiyorsun?’ sorusunu çok sordum. Genelde bu sorudan sonra susuyorlar.

Makamlar artınca sorumlulukta artar

Amir makamında oturan devlet memurunun sorumluluğu, diğerlerinkinden çok daha fazladır. Çünkü, amir makamında oturan kişiye devlet/millet sadece maaş, sigorta, çay gibi hizmetler sunmuyor. Makam odası, özel araç, şoför gibi özel hizmetler de sunuyor ki, işini daha rahat ve daha iyi yapsın diye.

Siz hiç kendi odanıza makam odası konforunda ofis almaya niyetlendiniz mi?

Ben çalışma odamı yaparken, gördüğüm fiyatlardan sonra, en ucuz çalışma ofisi almayı tercih ettim. Çünkü parasını cebimden ödemem gerekiyordu.

Bir Kaymakamın, Emniyet Müdürünün, Belediye Başkanının ve diğer amirlerin makam odaların fiyatları, birçoğumuzun yıllık gelirinden çok daha büyük paralarla alınıyor. Bu parayı ödeyen devlete / millete, hizmet etmek, o makamın hakkını vermektir. Makamının hakkını vermeyen amir / memur haram para yiyor demektir.

Devlet memurluğu vatan(daş)a hizmettir.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Birisi 2016-12-06 13:23:37

Ah bir nasib olsa..

Avatar
abreg 2016-12-06 12:03:23

yüzde yüz haklı bir tesbit devlette çalışıp ta şikayet eden babayiğitlere sesleniyorum sizleri orada zorna tutan yok erkekce istifa edein gidin de dünyanın kaç bucak olduğunu görün ben de devlet memuruyum bu göreve beni kimse zornan getirmedi kendi isteğimle geldim ve çokda memnunum asgari ücretle çalışan insanlara bir bakmazmısınız vicdansızlar aslında devlette memur maaşı 2000 tl yapsa yine bir Allahın kulu işten çıkmaz niyemi yine garantili ve sagariden fazla şahsen ben çıkmam Allah devletimize zeval vermesin inşAllah devlet memurlarınada helalinden kazanmayı ve kendilerine çeki düzen vertmesini nasip etsin